| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | survival i. | hayatta kalma | ||
|
If free trade is implemented, this will mean survival of the fittest. Eğer serbest ticaret uygulanırsa, bu en uygun olanın hayatta kalması anlamına gelecektir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | survival i. | yaşama | ||
|
Fear is essential for survival. Korku yaşamak için gereklidir. More Sentences |
||||
| Genel | survival i. | kalım | ||
|
It's a matter of survival. Bu bir ölüm kalım meselesi. More Sentences |
||||
| Genel | survival i. | varlığını sürdürme | ||
|
Of course, we see a stronger Europe as a condition for the very survival of Nato. Elbette daha güçlü bir Avrupa'yı NATO'nun varlığını sürdürebilmesi için bir koşul olarak görüyoruz. More Sentences |
||||
| Genel | survival i. | sağ çıkma | ||
|
Survival of the car from the race is a miracle. Arabanın yarıştan sağ çıkması bir mucize. More Sentences |
||||
| Genel | survival i. | hayatta kalma | ||
|
If free trade is implemented, this will mean survival of the fittest. Eğer serbest ticaret uygulanırsa, bu en uygun olanın hayatta kalması anlamına gelecektir. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | survival i. | hayatta kalma | ||
|
If free trade is implemented, this will mean survival of the fittest. Eğer serbest ticaret uygulanırsa, bu en uygun olanın hayatta kalması anlamına gelecektir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | survival i. | yadigar | ||
| Genel | survival i. | artakalan şey | ||
| Genel | survival i. | sağ kalma | ||
| Genel | survival i. | hatıra | ||
| Genel | survival i. | kalma | ||
| Genel | survival i. | kalıntı | ||
| Genel | survival i. | daha uzun yaşama | ||
| Genel | survival i. | sağkalım | ||
| Genel | survival i. | yaşarkalma | ||
| Genel | survival i. | bir şeyin devamlılığı | ||
| Genel | survival i. | süreklilik | ||
| Genel | survival i. | yok olmayan şey | ||
| Genel | survival i. | sağ kalan birey | ||
| Genel | survival i. | kurtulmayı başaran kalıntı | ||
| Genel | survival i. | belirli bir zamana ulaşmayı başarmış kalıntı | ||
| Genel | survival i. | hayatta kalan birey | ||
| Genel | survival i. | nesilden nesle aktarılan kültürel davranış | ||
| Genel | survival i. | ölmeyen gelenek | ||
| Genel | survival i. | nesilden nesle aktarılan gelenek | ||
| Genel | survival i. | muhafaza edilen dil bilimsel özellik | ||
| Genel | survival i. | değişime uğramayan dil bilimsel özellik | ||
| Genel | survival s. | sağ kalmak için kullanılan | ||
| Genel | survival s. | sağ kalıma özgü | ||
| Genel | survival s. | hayatta kalmaya özgü | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | survival i. | artakalma | ||
| Ticaret/Ekonomi | survival i. | beka | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | survival i. | survi | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | survival i. | (evrim mekanizmasında) güçlü olanın hayatta kalması | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | survival i. | öte-yaşama | ||
| Dilbilim | survival i. | yaşayakalma | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | survival i. | beka | ||
| Askeri | survival i. | hayatta kalabilme | ||
| Askeri | survival i. | hayatı idame | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | survival i. | silah kullanmadan itişme mücadelesi | ||