taboo - Türkçe İngilizce Sözlük

taboo

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

taboo — Definition

Anlamı ve Tanımı:
yasak, tabu
Okunuş (IPA):
(AmE /təˈbuː/ – BrE /təˈbuː/)
Terim Türü:
İsim/Sıfat: taboo (taboos)
toplumsal olarak dokunulmaz kabul edilen davranış veya konudur. Polinezya tapu kökü, kutsal yasak fikrini antropoloji diline taşır.
Eş Anlamlılar:
prohibition, ban
Zıt Anlamlılar:
permissibility

"taboo" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 20 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
taboo i. tabu
The subject of sexual violence is shrouded in strict social taboos.
Cinsel şiddet konusu katı toplumsal tabularla örtülüdür.

More Sentences
Genel
taboo i. yasaklama
There is a strong taboo against marrying outside their society.
Kendi toplumları dışından biriyle evlenmeye karşı katı bir yasaklama söz konusudur.

More Sentences
taboo s. yasaklı
Certain topics are considered taboo in polite conversation.
Resmi konuşmalarda bazı konular yasaklı olarak kabul edilir.

More Sentences
taboo s. haram
In some cultures, eating certain animals is considered taboo.
Bazı kültürlerde belirli hayvanların yenmesi haramdır.

More Sentences
taboo s. kutsal
The sacred artefacts were deemed taboo.
Dini eserler kutsal sayılıyordu.

More Sentences
Dilbilim
taboo i. tabu
The subject of sexual violence is shrouded in strict social taboos.
Cinsel şiddet konusu katı toplumsal tabularla örtülüdür.

More Sentences
Genel
taboo i. yasak
taboo f. tabulaştırmak
taboo f. yasaklamak
taboo f. sürgüne göndermek
taboo f. yasaklamak
taboo f. engellemek
taboo f. sürgüne göndermek
taboo f. toplum dışına itmek
taboo s. dokunulmaz
taboo s. tabu olan
taboo s. memnu
taboo s. tekinsiz
taboo s. tekinsiz
Anthropology
taboo s. (polinezya'da) aynı anda hem kutsal hem de yasak olan

"taboo" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a taboo word i. belli bir kesim için incitici, kaba veya olumsuz bulunacak söz
taboo deformation i. küfürlü bir kelimenin toplum tarafından kabul edilecek şekilde değiştirilmesi
put under a taboo f. yasaklamak
play taboo f. tabu oynamak
taboo-breaking s. tabuları yıkan
Konuşma Dili
a taboo word i. küfürlü konuşma
a taboo word i. küfür
Psikoloji
virginity taboo i. bekaret tabusu
incest taboo i. ensest tabusu
İstatistik
taboo state i. tabu durum
taboo probability i. tabu olasılık
Askeri
taboo frequencies i. yasak frekanslar
taboo frequency i. jammer ya da uluslar arası karıştırıcıların kullanımının yasak olduğu frekans