Türkçe - İngilizce
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
İngilizce Eş Anlamlılar
Türkçe - İngilizce Cümleler
Çeviri
Reklamları Kaldır
Oturum Aç / Üye Ol
Işıkları Söndür
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Çeviri
Eş Anlamlılar
Cümleler
Araçlar
Kaynaklar
Hakkımızda
İletişim
Oturum Aç / Üye Ol
EN-TR
Türkçe - İngilizce
Almanca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İngilizce Eşanlam
Türkçe - İngilizce Cümleler
Türkçe - İngilizce
Fransızca - İngilizce
İspanyolca - İngilizce
Geçmişi Gizle
Geçmiş Detayları
Geçmişi Sil
Geçmiş :
seaweed
active debt
grey level
conmoverte mucho
beam splitter
makyaj
pompadoured
hand controller
brilliants
goggle-eye
lachrymatory
lavar (ropa)
star player
atarragar
lung
user environment
segment mark
engel
Schihelm
parallel spike
orbital digonal
inverse multinomial sampling
working through
team-player
supinate
takes
Geçmiş
Cümleler
"takes"
teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 146 sonuç
Kategori
İngilizce
Türkçe
Genel
1
Genel
winner takes all
i.
yalnızca başarılı rekabetçinin ödüllendirildiği çekişme
2
Genel
ensure that globalization takes a humane course
f.
küreselleşmenin insancıl bir mecraya girmesini sağlamak
3
Genel
ensure that globalization takes a humane course
f.
küreselleşmenin insancıl bir seyir izlemesini sağlamak
4
Genel
ensure that globalization takes a humane course
f.
küreselleşmenin insanca ilerlemesini garanti etmek
İfadeler
5
İfadeler
whatever it takes
expr.
neye malolursa olsun
6
İfadeler
that takes the cake
expr.
daha ne olsun ki
7
İfadeler
as many as it takes
expr.
ne kadar gerekirse
8
İfadeler
it takes two (to do something)
expr.
(kavga etmek/anlaşmak) iki kişi gerektirir
9
İfadeler
it takes two (to do something)
expr.
(kavga etmek/anlaşmak) iki taraflıdır
10
İfadeler
it takes two (to do something)
expr.
(iyi geçim/kavga etmek) iki baştan olur
11
İfadeler
it takes two (to do something)
expr.
(kavga etmek/anlaşmak) iki kişiliktir
Atasözü
12
Atasözü
it takes a village
expr.
birçok kişinin yardımı/desteği gerek
13
Atasözü
it takes a village
expr.
başkalarının da yardımı lazım
14
Atasözü
it takes two to make a quarrel
bu işte senin de hatan var
15
Atasözü
it takes two to make a quarrel
bu işte senin de kusurun olmuş olmalı
16
Atasözü
it takes two to make a quarrel
sende de hata var
17
Atasözü
difficult is done at once; the impossible takes a little longer
zoru hemen yaparız; imkansız, biraz zaman alır
18
Atasözü
god takes soonest those he loveth best
allah sevdiklerini yanına erken alır
19
Atasözü
god takes soonest those he loveth best
allah sevdiği kulunu yanına erken alır
20
Atasözü
it takes two to tango
eğer iki kişi kötü bir durumla karşılaşmışsa bu sorundan her ikisi birden sorumludur
21
Atasözü
It takes money to make money
kazanmak için harcaman gerekir
22
Atasözü
It takes two to make a bargain
pazarlık/anlaşma iki kişiyle yapılır
23
Atasözü
you pays your money and you takes your chances
(parayı verdin ama) artık ne çıkarsa bahtına
24
Atasözü
you pays your money and you takes your chance
(parayı verdin ama) artık ne çıkarsa bahtına
25
Atasözü
it takes one to know one
tencere dibin kara seninki benden kara
26
Atasözü
it takes one to know one
üzüm üzüme baka baka kararır
27
Atasözü
god takes soonest those he loveth best
tanrı sevdiği kulunu yanına erken alır
28
Atasözü
it takes a village to raise a child
bir çocuk yetiştirmek için bir köy gerekir
29
Atasözü
it takes a village to raise a child
bir çocuğun yetiştirilmesi pek çok kişini yardımını ve desteğini gerektirir
30
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
bir korkak bir orduyu bozar
31
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
çürük bir elma sepettekilerin tümünü bozar
32
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) barrel
bir baş soğan tüm kazanı kokutur
33
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
bir korkak bir orduyu bozar
34
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
itle yatan bitle kalkar
35
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
körle yatan şaşı kalkar
36
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
balık baştan kokar
37
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
38
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
bir korkak bir orduyu bozar
39
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
bir baş soğan bir kazanı kokutur
40
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
körle yatan şaşı kalkar
41
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
üzüm üzüme baka baka kararır
42
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
43
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan
44
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
bir baş soğan bir kazanı kokutur
45
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bushel
üzüm üzüme baka baka kararır
46
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
balık baştan kokar
47
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
itle yatan bitle kalkar
48
Atasözü
it takes one bad apple to spoil the (whole) bunch
bir uyuz keçi bir sürüyü boklar
49
Atasözü
you pays your money and you takes your choice
parayı veren düdüğü çalar
50
Atasözü
you pays your money and you takes your choice
parayı verenin borusu öter
51
Atasözü
you pays your money and takes your choice
parayı verenin borusu öter
52
Atasözü
you pays your money and takes your choice
parayı veren düdüğü çalar
53
Atasözü
you pays your money, and you takes your choice
parayı verenin borusu öter
54
Atasözü
you pays your money, and you takes your choice
parayı veren düdüğü çalar
Konuşma Dili
55
Konuşma Dili
winner takes all
expr.
kazanan her şeyi alır
56
Konuşma Dili
winner takes all
expr.
kazanan her şeyi kazanır
57
Konuşma Dili
it takes all kinds
expr.
çeşit çeşit insan var
58
Konuşma Dili
it takes two
expr.
iki taraflıdır
59
Konuşma Dili
it takes getting used to
expr.
alışmak lazım
60
Konuşma Dili
it takes getting used to
expr.
alışmak gerekecek
61
Konuşma Dili
it takes two
expr.
iki kişi gerekir
62
Konuşma Dili
it takes two
expr.
iki taraf da sorumludur
63
Konuşma Dili
it takes all kinds
expr.
her türden insan var
64
Konuşma Dili
it takes two
expr.
iki kişilik iştir
65
Konuşma Dili
it takes getting used to
expr.
alışmak biraz daha zaman alacak
66
Konuşma Dili
it takes two
expr.
iki kişiyle yapılır
67
Konuşma Dili
what it takes
expr.
gerekli özellikler
68
Konuşma Dili
what it takes
expr.
gereken nitelikler
69
Konuşma Dili
what it takes
expr.
yeterli özellikler
70
Konuşma Dili
what it takes
expr.
gerekli yetenekler
Deyim
71
Deyim
it takes one to know one
i.
kişi kendinden bilir işi
72
Deyim
have what it takes
f.
gerekli yeteneklere sahip olmak
73
Deyim
have what it takes
f.
yeterli özelliklere sahip olmak
74
Deyim
have what it takes
f.
gerekli olan becerilere sahip olmak
75
Deyim
have what it takes
f.
yeterli özellikleri içinde barındırmak
76
Deyim
have what it takes
f.
gerekli olan niteliklere sahip olmak
77
Deyim
have what it takes
f.
bir şeyi başarmak için gereken niteliklere sahip olmak
78
Deyim
have got what it takes
f.
gereken niteliklere sahip olmak
79
Deyim
have got what it takes
f.
gerekli özelliklere sahip olmak
80
Deyim
it takes one to know one
expr.
benzer benzeri çeker
81
Deyim
as a duck takes to water
expr.
tereyağından kıl çeker gibi
82
Deyim
as a duck takes to water
expr.
(çok) doğal olarak
83
Deyim
as a duck takes to water
expr.
kolaylıkla
84
Deyim
as a duck takes to water
expr.
hiç güçlük çekmeden
85
Deyim
it takes two to tango
expr.
sende de hata var
86
Deyim
the mood takes someone
expr.
canı istiyorsa
87
Deyim
the mood takes someone
expr.
modu iyiyse
88
Deyim
the mood takes someone
expr.
istediğinde
89
Deyim
as the fancy takes you
expr.
istediğin gibi
90
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
ne zaman canın isterse/çekerse
91
Deyim
whenever the fancy takes you
expr.
istediğin gibi
92
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
istediği gibi
93
Deyim
as the fancy takes you
expr.
ne zaman canın isterse/çekerse
94
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
ne zaman canı isterse/çekerse
95
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
canı ne zaman isterse
96
Deyim
whenever the fancy takes you
expr.
ne zaman canın isterse/çekerse
97
Deyim
as the fancy takes you
expr.
gönlünce
98
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
gönlünce
99
Deyim
whenever the fancy takes you
expr.
canının istediği/çektiği gibi
100
Deyim
as the fancy takes you
expr.
canının istediği/çektiği gibi
101
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
canının istediği/çektiği gibi
102
Deyim
whenever the fancy takes you
expr.
gönlünce
103
Deyim
it takes a thief to catch a thief
expr.
çivi çiviyi söker
104
Deyim
it takes a thief to catch a thief
expr.
hırsızı yakalamak için hırsız gibi düşünmek veya hırsız olmak gerekir
105
Deyim
it takes a thief to catch a thief
expr.
dinsizin hakkından imansız gelir
106
Deyim
it takes a thief to catch a thief
expr.
bir hırsızı ancak bir başka hırsız yakalar
107
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
kafasına göre
108
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
istediği zaman
109
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
kafasına esince
110
Deyim
whenever the fancy takes (one)
expr.
kafasına ne zaman eserse
111
Deyim
it takes two to tango
expr.
hırsızın hiç mi suçu yok
Konuşma
112
Konuşma
that takes the biscuit
expr.
artık bu kadarı da fazla
113
Konuşma
no matter what it takes
expr.
ne olursa olsun
114
Konuşma
no matter what it takes
expr.
bedeli ne olursa olsun
115
Konuşma
it takes one to know one
expr.
kişi kendinden bilir işi
116
Konuşma
that takes the cake
expr.
fevkalade
117
Konuşma
that takes the cake
expr.
mükemmel
118
Konuşma
that takes the cake
expr.
pes vallahi!
119
Konuşma
it takes all sorts to make a world
expr.
dünyada çeşit çeşit insan var (böyle kabul etmelisin)
120
Konuşma
it takes all sorts
expr.
dünyada çeşit çeşit insan var (böyle kabul etmelisin)
121
Konuşma
that takes care of that
expr.
bu iş tamam
122
Konuşma
that takes care of that
expr.
mesele halloldu
123
Konuşma
i have what it takes
expr.
gereken şeylere sahibim
124
Konuşma
you don't have what it takes
expr.
gerekli şeylere sahip değilsin
125
Konuşma
I will do whatever it takes
expr.
elimden geleni yaparım
126
Konuşma
it takes some getting used to
expr.
alışmak biraz daha zaman alacak
127
Konuşma
it takes all kinds to make a world
expr.
dünyada çeşit çeşit insan var
128
Konuşma
whatever it takes
expr.
ne pahasına olursa olsun
129
Konuşma
whatever it takes
expr.
her ne gerekiyorsa
130
Konuşma
whatever it takes
expr.
her ne olursa olsun
131
Konuşma
it takes just a few minutes
expr.
bu sadece birkaç dakika sürer
132
Konuşma
it just takes a few minutes
expr.
bu sadece birkaç dakika sürer
133
Konuşma
do you think you got what it takes?
expr.
gereken özelliklerin sende olduğunu mu düşünüyorsun?
134
Konuşma
however long it takes
expr.
ne kadar uzun sürerse sürsün
135
Konuşma
I'm willing to do whatever it takes to keep my business afloat
expr.
işimi ayakta tutacak ne varsa yapmaya hazırım
136
Konuşma
you have to do whatever it takes
expr.
bedeli ne olursa olsun her şeyi yapmalısın
137
Konuşma
I'll do whatever it takes
expr.
ne gerekirse yaparım
138
Konuşma
it only takes 5 minutes
expr.
sadece 5 dakika sürer/sürüyor
139
Konuşma
it takes three days
expr.
üç gün sürer
140
Konuşma
I wonder who he takes after
expr.
kime çekmiş acaba?
Ticaret/Ekonomi
141
Ticaret/Ekonomi
winner-takes-all markets
i.
kazananın her şeyi aldığı piyasa
Siyasal
142
Siyasal
winner-takes-all system
i.
oy çokluğu sistemi
143
Siyasal
winner-takes-all system
i.
çoğunluk oyu sistemi
144
Siyasal
winner-takes-all system
i.
oy çoğunluğu sistemi
Ulaştırma
145
Ulaştırma
the journey takes two hours
expr.
yolculuk iki saat sürmektedir
146
Ulaştırma
the trip takes two hours
expr.
yolculuk iki saat sürüyor
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of takes
×
Terim Seçenekleri
Çeviri Öner / Düzelt
Fransızca İngilizce Sözlük
İspanyolca İngilizce Sözlük
Almanca İngilizce Sözlük
İngilizce Eş Anlamlılar Sözlük
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy