tames - Türkçe İngilizce Sözlük

tames

tames — Definition

Anlamı ve Tanımı:
evcil, uysal
Okunuş (IPA):
(AmE /teɪm/ – BrE /teɪm/)
Terim Türü:
Sıfat: tame; Fiil: tame (tames – tamed – taming)
Denetim altına alınmış veya tehlikesiz hâle getirilmiş olma durumudur. Eski İngilizce tam kökü, kontrol ve yumuşama fikrini içerir.
Eş Anlamlılar:
docile, domesticated
Zıt Anlamlılar:
wild

"tames" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tame f. evcilleştirmek
Bones can now be used to tame wolves.
Kemikler artık kurtları evcilleştirmek için kullanılabiliyor.

More Sentences
tame s. evcil
It is popular to have a tame cheetah amongst the rich people in some of the middle eastern countries.
Bazı Orta Doğu ülkelerindeki zenginler arasında evcil bir çitaya sahip olmak popülerdir.

More Sentences
tame s. uysal
It has to be said, though, that this is a fairly tame set of proposals.
Yine de bunun oldukça uysal bir öneriler dizisi olduğu söylenmelidir.

More Sentences
Genel
tame f. evcilleştirmek
Bones can now be used to tame wolves.
Kemikler artık kurtları evcilleştirmek için kullanılabiliyor.

More Sentences
tame f. uysallaştırmak
Gods created women to tame men.
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.

More Sentences
tame f. ehlileştirmek
It is possible to tame a wild horse.
Vahşi bir atı ehlileştirmek mümkündür.

More Sentences
tame f. uysallaştırmak
Gods created women to tame men.
Tanrılar kadınları erkekleri uysallaştırmaları için yarattı.

More Sentences
tame f. (öfkesini) dizginlemek
Sami realized it wasn't easy to tame his hidden desires.
Sami gizli arzularını dizginlemenin kolay olmadığını fark etti.

More Sentences
tame f. hafifletmek
Time tames the strongest grief.
Zaman en güçlü kederi bile hafifletir.

More Sentences
tame f. (bir merkezden) kumanda etmek
The new president successfully tamed the army.
Yeni başkan orduyu başarılı bir şekilde kumanda etti.

More Sentences
tame s. heyecan vermeyen
The film was promising at first, but it had a dull tame ending.
Film başlangıçta umut vericiydi, ancak heyecan vermeyen bir sonu vardı.

More Sentences
tame s. munis
If you can find a tame mechanic, you can use his workshop.
Eğer munis bir tamirci bulabilirseniz, onun atölyesini kullanabilirsiniz.

More Sentences
tame f. işlemek (toprak)
tame f. ekmek
tame f. terbiye etmek
tame f. işlemek
tame f. yumuşatmak
tame f. alıştırmak
tame f. uslandırmak
tame f. uslandırmak
tame f. (sinirini/öfkesini) bastırmak
tame f. cesaretini kırmak
tame f. sıkıcılaştırmak
tame f. ilgi veya heyecandan mahrum etmek
tame f. donuklaştırmak
tame f. heyecansızlaştırmak
tame f. toprak veya bitki olarak yetiştirmek
tame f. (toprağı) ıslah etmek
tame f. ekilir hale getirmek
tame f. tarıma elverişli kılmak
tame f. ehlileşmek
tame f. evcilleşmek
tame s. evcilleştirilmiş
tame s. yavan
tame s. uslu
tame s. heyecansız
tame s. sıkıcı
tame s. zararsız
tame s. tatsız
tame s. adamcıl
tame s. ehli
tame s. manasız
tame s. yumuşak başlı
tame s. ehlileştirilmiş
tame s. alıştırılmış
tame s. itaatkar
tame s. heyecandan yoksun
tame s. heyecansız
tame s. donuk
tame s. yumuşak huylu
tame s. zararsız
tame s. yavaş
tame s. ağır hareket eden
tame s. yavaş hareket eden
tame s. ağır ilerleyen
tame s. cansız
tame s. ruhsuz
tame s. ürkek
tame s. korkak
tame s. islah edilmiş (toprak)
tame s. kullanışlı ve yönetilebilir hale getirilmiş

"tames" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
become tame f. evcilleşmek
as tame as s. kadar evcil
Atasözü
a wild goose never laid a tame egg kırk yıllık kani olur mu yani
a wild goose never laid a tame egg böyle gelmiş böyle gider
a wild goose never laid a tame egg hiçbir şey durduk yere değişmez
Deyim
pudding and tame (childish rhyme) [obsolete] expr. ismin ne? sorusuna karşılık kafiye oluşturan anlamsız çocukça bir cevap
Botanik
tame grass i. ıslah edilmiş çim
tame pasture i. ıslah edilmiş mera
tame hay i. ıslah edilmiş ottan yapılan saman
tame grass i. belirli özellikleri öne çıkarmak için ıslah edilip yetiştirilen çim, ot