tar - Türkçe İngilizce Sözlük

tar

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tar — Definition

Anlamı ve Tanımı:
katran
Okunuş (IPA):
(AmE /tɑːr/ – BrE /tɑː/)
Terim Türü:
İsim: tar (uncountable)
Yapışkan ve koyu renkli hidrokarbon maddedir. Eski İngilizce teoru kökü, su yalıtımı ve koruma amaçlı maddeyi adlandırır.
Eş Anlamlılar:
pitch
Zıt Anlamlılar:
solvent

"tar" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tar i. katran
The fact is there is more cancer-causing tar in cigars.
Kansere neden olan katranın purolarda daha fazla bulunduğu bir gerçektir.

More Sentences
Genel
tar i. zift
As tar hardens quickly, it is preferred mainly for road constructions.
Zift çabuk sertleştiği için özellikle yol yapımında tercih edilir.

More Sentences
tar f. katrana bulamak
Tom was tarred and feathered by the crowd.
Tom kalabalık tarafından katrana bulanarak tüyle kaplandı.

More Sentences
Teknik
tar i. katran
The fact is there is more cancer-causing tar in cigars.
Kansere neden olan katranın purolarda daha fazla bulunduğu bir gerçektir.

More Sentences
tar f. asfaltlamak
The basement was tarred against moisture.
Bodrum, neme karşı asfaltlandı.

More Sentences
İnşaat
tar i. zift
As tar hardens quickly, it is preferred mainly for road constructions.
Zift çabuk sertleştiği için özellikle yol yapımında tercih edilir.

More Sentences
Otomotiv
tar i. katran
The fact is there is more cancer-causing tar in cigars.
Kansere neden olan katranın purolarda daha fazla bulunduğu bir gerçektir.

More Sentences
Medikal
tar i. tar
It is possible to read books directly from the zip, gzip and tar archives.
Kitapları doğrudan zip, gzip ve tar arşivlerinden okumak mümkündür.

More Sentences
Sanat
tar i. tar
It is possible to read books directly from the zip, gzip and tar archives.
Kitapları doğrudan zip, gzip ve tar arşivlerinden okumak mümkündür.

More Sentences
Genel
tar i. gemici
tar f. katranla kaplamak
tar f. katran sürmek
tar f. katranlamak
tar s. katran sürülmüş
tar s. katranlı
Teknik
tar i. asfalt
tar f. katranlamak
tar f. katran ile kaplamak
Denizcilik
tar i. denizci
tar i. gemici
Tütün
tar i. duman tuzağında toplanan katı sıvı maddelerden su ve nikotin çıkarıldıktan sonra geriye kalanlar
tar i. zifir

"tar" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Medikal
tar tar i.
It is possible to read books directly from the zip, gzip and tar archives.
Kitapları doğrudan zip, gzip ve tar arşivlerinden okumak mümkündür.

More Sentences
Sanat
tar tar i.
It is possible to read books directly from the zip, gzip and tar archives.
Kitapları doğrudan zip, gzip ve tar arşivlerinden okumak mümkündür.

More Sentences

"tar" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
coal tar i. katran
jack tar i. denizci er
mineral tar i. madeni katran
tar and feather i. katran tüy cezası
tar paper i. katranlı kağıt
crude tar i. ham katran
jack tar i. gemici
juniper tar i. ardıç katranı
coal-tar soap i. katranlı sabun
nicotine-tar deposit i. zifir
petroleum tar i. petrol katranı
tar heel i. north carolina'lı veya orada yaşayan kimse
tar baby i. katran bebek
tar-heel i. kuzey carolina yerlisi ya da sakini
tar-heel i. kuzey carolinalı
beat the tar out of somebody f. komalık etmek
whale the tar out of f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
tar and feather someone f. üstüne katran sürüp tüy yapıştırmak
tar and feather a person f. birinin üstüne katran sürüp tüye bulamak
Atasözü
do not spoil the ship for a ha'porth of tar küçücük/incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey için koca gemiyi yakma
do not spoil the ship for a ha'porth of tar pire için yorgan yakma
do not spoil the ship for a ha'porth of tar küçücük/incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey için gemileri yakma
Konuşma Dili
jack-tar [uk] i. ingiliz kraliyet donanması'nda denizci
tar-and-feather f. katran ve tüy sürerek cezalandırmak
Deyim
tar baby i. içinden çıkılması/çözülmesi zor durum
beat the tar out of someone f. hezimete uğratmak
beat the tar out of someone f. bozguna uğratmak
beat the tar out of someone f. birisini hezimete uğratmak
whale the tar out of someone f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
tar somebody with the same brush f. aynı kefeye koymak
knock the tar out of somebody f. hezimete uğratmak
knock the tar out of somebody f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the tar out of somebody f. bozguna uğratmak
knock the tar out of somebody f. fena benzetmek
beat the tar out of somebody f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the tar out of somebody f. hezimete uğratmak
beat the tar out of somebody f. fena benzetmek
knock the tar out of somebody f. bozguna uğratmak
knock the tar out of somebody f. komalık etmek
beat the tar out of somebody f. komalık etmek
beat the tar out of someone f. eşek sudan gelinceye kadar dövmek
beat the tar out of someone f. pestilini çıkarmak
beat the tar out of someone f. öldüresiye dövmek
beat the tar out of someone f. fena benzetmek
tar somebody with the same brush f. aynı kefeye koymak (koyulmak)
spoil the ship for a hap'orth of tar f. çok pahalı bir şey alıp ufak harcamalardan kaçınmak
have a lick of the tar brush [dated] f. rengi/teni katrana çalmak
have a touch of the tar brush [dated] f. teni esmer/teni koyu olmak
have a lick of the tar brush [dated] f. teni esmer/teni koyu olmak
have a touch of the tar brush [dated] f. rengi/teni katrana çalmak
whale the tar out of (one) f. (birini) hezimete uğratmak
whale the tar out of (one) f. (birini) perişan etmek
whale the tar out of (one) f. (birini) eşek sudan gelinceye kadar dövmek
whale the tar out of (one) f. (birini) fena pataklamak
whale the tar out of (one) f. (birine) dayak atmak
whale the tar out of (one) f. (birini) fena alt etmek
whale the tar out of (one) f. (birini) bozguna uğratmak
whale the tar out of (one) f. (birini) dağıtmak
whale the tar out of (one) f. (birini) açık ara yenmek/geride bırakmak
whale the tar out of (one) f. (birinin) ağzını burnunu dağıtmak
spoil the ship for a ha'porth of tar f. küçük bir harcamadan kaçacağım diye koca şeyi/elindekini/asıl önemli şeyi mahvetmek
spoil the ship for a ha'penny-worth of tar f. küçük bir harcamadan kaçacağım diye koca şeyi/elindekini/asıl önemli şeyi mahvetmek
spoil the ship for a ha'porth of tar f. pire için yorgan yakmak
spoil the ship for a ha'penny-worth of tar f. pire için yorgan yakmak
knock the tar out of (someone) f. (birini) fena benzetmek
knock the tar out of (someone) f. (birini) eşek sudan gelinceye kadar dövmek
knock the tar out of (someone) f. (birini) bozguna uğratmak
knock the tar out of (someone) f. (birini) hezimete uğratmak
knock the tar out of (someone) f. (birini) açık ara yenmek
knock the tar out of (someone) f. (birinin) canına okumak
spoil the ship for a ha'p'orth of tar f. küçük tasarruflar etmeye çalışırken daha büyük bir girişimi riske atmak
spoil the ship for a ha'p'orth of tar f. pire için yorgan yakmak
spoil the ship for a ha'p'orth of tar f. küçük bir harcamadan kaçacağım diye koca şeyi/elindekini/asıl önemli şeyi mahvetmek
tar people with the same brush f. aynı şekilde değerlendirmek
tar and feather f. kalaylamak
tar people with the same brush f. aynı kefeye koymak
tar (someone or something) with the same brush f. (birini/bir şeyi) aynı şekilde değerlendirmek
tar and feather f. acımasızca eleştirmek
tar and feather f. fırçalamak
tar and feather f. kınamak
tar and feather f. şiddetle eleştirmek
tar and feather f. alenen suçlamak
tar and feather f. eleştiri oklarının hedefi yapmak
tar (someone or something) with the same brush f. (birini/bir şeyi) aynı kefeye koymak
touch of the tar brush [dated] s. rengi kırık
touch of the tar brush [dated] s. koyu tenli
touch of the tar brush [dated] s. esmer tenli
touch of the tar brush [dated] s. rengi/teni katrana çalan
Teknik
refined tar i. damıtılmış katran
lignite tar i. linyit katranı
pine tar i. çam katranı
tar acids i. katran asitleri
soil stabilization with tar i. katranlı zemin stabilizasyonu
road tar i. yol katranı
refined tar i. tasfiye edilmiş katran
coal tar i. kömür katranı
standard tar viscometer i. standart katran viskometresi
tar emulsion i. katran emülsiyonu
oilgas tar i. petrol gazı katranı
tar product i. katran ürünü
tar coating i. zift kaplama
tar oil i. katran yağı
wood tar i. odun katranı
coal tar dyes i. kömür katranı kullanılarak üretilen boya maddesi
tar paving i. katranlı kaplama
tar stabilized soil i. katranla stabilize edilmiş zemin
coke oven tar i. kok fırını katranı
coat of tar i. katran katı
coal tar i. gazhane katranı
coal tar products i. kömür katranı ürünler
coat of tar i. katran tabakası
crude tar i. ham katran
coal-tar pitch i. kömür katranı
coal-tar felt i. katranlı muşamba
coal-tar pitch i. kömür katranı zifti
coal-tar emulsion i. kömür katranı sıvıasıltı
coal-tar felt i. ruberoit
coal-tar emulsion paint i. kömür katranı emülsiyonu badana
felt coal-tar i. kömür katranı zifti
water-gas tar i. su gazı katranı
tar coating i. katran örtü
tar paint i. katran badana
tar separator i. katran ayırıcı
tar paper i. katranlı kağıt
tar board i. katranlı kağıt
tar emulsion i. sıvıasıltı katran
tar brush i. katran fırçası
tar board i. katranlı levha
coal tar epoxy i. kömür katranlı epoksi
tar-bearing basic rimming mix i. katranlı sıkılama karışımı
tar coating i. katran sürme
tar-bearing beasic refractories i. katranlı bazik refrakterler
tar-bearing basic rimming mix i. katranlı tokmaklama karışımı
tar sand i. katranlı kum
tar decanting i. katran tortusunu ayırma
gas tar i. gaz katranı
coal tar resins i. kömür katranı reçineleri
bitumen tar i. linyit katranı
coal tar-based binder i. kömür katranı esaslı bağlayıcı
coal tar and pitch-based binders i. kömür katranı ve zift esaslı bağlayıcılar
coal tar-based oil i. kömür katranı esaslı yağ
coal tar and pitch based binders i. kömür katranı ve zifti esaslı bağlayıcılar
coal tar based oil i. kömür katranı esaslı yağ
coal-tar creosote i. kreozot yağı
coal tar base s. katran esaslı
coal-tar saturated s. kömür katranı ile doyurulmuş
tar-impregnated s. katran emdirilmiş
tar-saturated s. katrana doyurulmuş
İnşaat
asphalt-tar pitch i. asfalt katranı zifti
Ağaç İşleri
wood tar i. odun katranı