| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | thump i. | yumruk | ||
|
The man gave a hard thump to the snatcher. Adam kapkaççıya sert bir yumruk indirdi. More Sentences |
||||
| Genel | thump f. | yumruk atmak | ||
|
The lady unexpectedly thumped one of the attackers. Kadın beklenmedik bir şekilde saldırganlardan birine yumruk attı. More Sentences |
||||
| Genel | thump f. | ağır ve gürültülü bir şekilde vurmak | ||
|
The knight thumped his mug on the table and wanted another one. Şövalye kupasını masaya ağır ve gürültülü bir şekilde vurdu ve bir tane daha istedi. More Sentences |
||||
| Genel | thump f. | küt küt atmak | ||
|
My heart was thumping when I was on the stage. Sahneye çıktığımda kalbim küt küt atıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | thump i. | güm | ||
| Genel | thump i. | ağır ve sesli bir vuruş | ||
| Genel | thump i. | yumrukla yapılan vuruş | ||
| Genel | thump i. | ağır ve sesli bir indiriş | ||
| Genel | thump i. | dövme | ||
| Genel | thump i. | ağır bir vuruşun çıkardığı ses | ||
| Genel | thump i. | gümbürtü | ||
| Genel | thump f. | yumruk patlatmak | ||
| Genel | thump f. | güm güm vurmak | ||
| Genel | thump f. | vurmak | ||
| Genel | thump f. | yumruklamak | ||
| Genel | thump f. | gümbürdemek | ||
| Genel | thump f. | muşta vurmak | ||
| Genel | thump f. | gümbür gümbür hareket etmek | ||
| Genel | thump f. | yumruk indirmek | ||
| Genel | thump f. | güm güm vurmak (kalp) | ||
| Genel | thump f. | dövmek | ||
| Genel | thump f. | ağır ve gürültülü bir şekilde indirmek | ||
| Genel | thump f. | hezimete uğratmak | ||
| Genel | thump f. | (bir şeyi) şiddetle savunmak | ||
| Genel | thump f. | gümbür gümbür gitmek | ||
| Genel | thump f. | pat diye vurmak | ||
| Genel | thump N. | tok ses | ||
| Telekom | ||||
| Telekom | thump i. | hattın ortak kullanıldığı telefon/sinyal devrelerinde çalışma kaynaklı parazit | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | thump i. | hız kesici kasis | ||