tool - Türkçe İngilizce Sözlük

tool

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tool — Definition

Anlamı ve Tanımı:
alet, araç
Okunuş (IPA):
(AmE /tuːl/ – BrE /tuːl/)
Terim Türü:
İsim: tool (tools)
Bir işi kolaylaştırmak için kullanılan nesne ya da yöntem. Eski İngilizce tōl kökünden gelir. Fiziksel aletlerden yazılım çözümlerine kadar geniş bir anlam alanı vardır.
Eş Anlamlılar:
instrument, implement
Zıt Anlamlılar:
hindrance

"tool" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 55 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tool i. araç
His ability to do in-depth research has become a valuable tool for him at work.
Derinlemesine araştırma yapma yeteneği, iş yerinde onun için değerli bir araç haline gelmişti.

More Sentences
tool i. alet
He didn’t have the tools necessary to take the computer apart.
Bilgisayarı parçalarına ayırmak için gereken aletler onda yoktu.

More Sentences
Genel
tool i. maşa
They noticed that he uses his assistant as a tool.
Asistanını bir maşa olarak kullandığını fark ettiler.

More Sentences
tool i. araç
His ability to do in-depth research has become a valuable tool for him at work.
Derinlemesine araştırma yapma yeteneği, iş yerinde onun için değerli bir araç haline gelmişti.

More Sentences
tool i. takım
This gives tool manufacturers a unique advantage in this highly-competitive industry.
Bu, takım üreticilerine bu son derece rekabetçi sektörde benzersiz bir avantaj sağlar.

More Sentences
tool i. alet
He didn’t have the tools necessary to take the computer apart.
Bilgisayarı parçalarına ayırmak için gereken aletler onda yoktu.

More Sentences
tool f. arabayla gitmek
I just saw him tooling down Oxford Street.
Az önce onu Oxford Caddesi'nden aşağı arabayla inerken gördüm.

More Sentences
Teknik
tool i. takım
This gives tool manufacturers a unique advantage in this highly-competitive industry.
Bu, takım üreticilerine bu son derece rekabetçi sektörde benzersiz bir avantaj sağlar.

More Sentences
Mekanik
tool i. alet
He didn’t have the tools necessary to take the computer apart.
Bilgisayarı parçalarına ayırmak için gereken aletler onda yoktu.

More Sentences
Otomotiv
tool i. alet
He didn’t have the tools necessary to take the computer apart.
Bilgisayarı parçalarına ayırmak için gereken aletler onda yoktu.

More Sentences
Genel
tool i. başkasının istediği gibi kullandığı kimse
tool i. kalem
tool i. piyon
tool i. vasıta
tool i. kukla
tool i. parça
tool i. keski
tool i. pusat
tool i. el aleti
tool i. avadanlık
tool i. aygıt
tool i. torna bıçağı
tool f. (arabayı) sürmek
tool f. arabada gitmek
tool f. aletle işlemek
tool f. aletle şekillendirmek
tool f. götürmek (arabada)
tool f. arabayla götürmek
Teknik
tool i. el ile kullanılan aletlerin tümü
tool i. gereç
tool f. alet kullanmak
tool f. bir alet ile şekil vermek
tool f. edavat tedarik etmek
Bilgisayar
tool i. yardımcı program
tool i. destek programı
Mekanik
tool i. torna bıçağı
Otomotiv
tool i. işleme tezgahı
tool f. sürmek
Deniz Biyolojisi
tool i. avadanlık
Ciltçilik
tool i. ciltçinin el aleti
tool i. el aletiyle kitap cildine işlenen motif
tool i. kalıp demiri
tool f. (kitap kapağını) el aleti kullanarak süslemek
Argo
tool i. alet (penis)
tool i. babafingo
tool i. malafat
tool f. araba sürmek
İngiliz Argosu
tool i. silah
tool i. tabanca
tool i. yankesici
tool i. cepçi
tool i. aptal
tool i. geri zekalı
tool i. mankafa
tool i. salak

"tool" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tool room i. takımhane
machine tool i. imalat aletleri
tool using i. alet kullanma
tire tool i. lastik malzemesi
machine tool i. imalat makinesi
graving tool i. oyma keskisi
shaping tool i. şekillendirme aleti
calking tool i. kalafat takımı
lawn tool i. bahçe aletleri
tool box i. alet kutusu
tool chest i. alet kutusu
garden tool i. bahçe aleti
machine tool i. takım tezgahı
tool set i. alet takımı
hand tool i. el aleti
test tool i. test aracı
painter's tool i. boyacı takmaları
tool set i. alet seti
reporting tool i. raporlama aracı
tool-maker i. alet yapan
tool-maker i. uzman aletçi
tool-maker i. alet uzmanı
tool-steel i. takım çeliği
tool-maker i. aletçi
tool feature i. alet özelliği
rusty tool i. paslı alet
tool belt i. alet kemeri
depilatory tool i. epilasyon aleti
hair removal tool i. epilasyon aleti
lock-out tool i. kilit açma aleti
media tool i. medya aracı
technological tool i. teknolojik alet
tool-using monkeys i. alet kullanan maymunlar
manual tool i. el aleti
fashion tool i. moda aracı
negotiation tool i. müzakere aracı
door opening tool i. kapı açma aparatı
treatment tool i. tedavi aracı
main tool i. ana araç
primary tool i. ana araç
hooligan tool i. itfaiye ve kanun uygulayıcı personel tarafından bir yere zorla girerken kullandıkları metal araç
halligan tool i. itfaiye ve kanun uygulayıcı personel tarafından bir yere zorla girerken kullandıkları metal araç
blunt tool i. kör alet
blunt tool i. delici ve kesici olmayan el aleti
blunt tool i. keskin olmayan alet
grafting tool i. kanal açarken kullanılan çok kavisli bir kürek
pulaski tool i. bir tür tek taraflı balta
pulaski tool i. pulaski tip kazma
multi-tool i. çoklu alet
use somebody as a tool f. maşa gibi kullanmak
hand tool f. aletle biçim vermek
hand tool f. aletle şekillendirmek
Öbek Fiiller
tool something up f. bir yeri aletlerle donatmak
tool around in something f. araba ile gezintiye çıkmak
tool up f. teçhizatlanmak
tool up f. gerekli alet edevatla donanmak
tool up f. donanımlı hale gelmek
tool up f. teçhizatlandırmak
tool up f. gerekli alet edevatla donatmak
tool up f. donanımlı hale getirmek
Atasözü
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer taksan eşek yine eşektir
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer de vursan eşek yine eşektir
a fool with a tool is still a fool eşeğe altın semer vursan da eşek yine eşektir
Konuşma Dili
winning tool i. koz
don't be a fool, wrap your tool expr. aptallık etme, korunmadan cinsel ilişkiye girme
don't be a fool, wrap your tool expr. aptallık etme, korun
Deyim
put down one's tool f. iş bırakmak
put down one's tool f. aletleri bırakmak
put down one's tool f. işi durdurmak
not the sharpest tool in the box expr. salak
not the sharpest tool in the box expr. aptal
not the sharpest tool in the box expr. alık
not the sharpest tool in the box expr. akılsız
not the sharpest tool in the box expr. beyinsiz
Konuşma
internet is a communication tool expr. internet bir iletişim aracıdır
Ticaret/Ekonomi
creativity tool box i. yaratıcılık araç kutusu
machine tool i. işletme tezgahı
marketing tool i. pazarlama aracı
edge tool maker i. bıçakçı
edge tool industry i. bıçak endüstrisi
tool list i. alet edevat listesi
tool box talks i. işgüvenliği toplantısı
strategic performance management tool i. stratejik performans yönetim aracı
investment tool i. yatırım aracı
Hukuk
audit tool i. denetim aracı
Siyasal
political tool i. politika aracı
political tool i. siyasal araç
political tool i. politik araç
political tool i. siyasi araç
tool of statecraft i. devlet yönetim aracı
Sanayi
machine tool sector i. takım tezgahı sektörü
Teknik
lathe tool i. torna takımı
shunting tool i. römork çekme kancası
tool board i. takım paneli
ground engaging tool i. kazıcı koruyucu aksam ve uçları
remover tool i. sökme ya da çıkarma aleti
cold work tool steel i. soğuk iş takım çeliği
boring tool i. delme aleti
crimping tool i. çap küçültme aleti (boru vb için)
tool box i. araç kutusu
riveting tool i. perçin aleti
tool box i. takım sandığı
measurement tool i. ölçü aleti
cold work tool steel i. soğuk işlemlik takım çeliği
press tool i. baskı aleti
tool maker i. alet yapımcısı
steel tool bit i. çelik torna kalemi
assembly tool i. montaj aleti
lifting tool i. vinç kolu
boring tool i. delgi
tool cabinet i. alet dolabı
thread cutting tool i. diş açma kalemi (torna tezgahı)
portable hand tool i. taşınabilir el aleti
tool bag i. takım çantası
sampling tool i. numune alma aleti
removal tool i. çıkarma aleti
tool kit i. alet kiti
cutting tool i. kesme takımı
tool steel i. takım çeliği
tool cabinet i. takım dolabı
localization test tool i. yerelleştirme sınama aracını
tool bar i. alet çubuğu
thread cutting tool i. diş çekme kalemi
metal working machine tool i. metal işleyen takım tezgahı
removal tool i. giderme aparatı
lathe cutting tool i. torna kesme kalemi
grooving tool i. oluk açma aleti
precision tool i. hassas işlere mahsus alet
tool kit i. takım seti
tool equipment i. alet ekipmanı
edge tool i. kenar aleti
precision tool i. duyarlı işlere özgü aygıt
tool palette i. araç paleti
tool board i. takım tablosu
hot work tool steel i. sıcak iş takım çeliği
software tool i. yazılım aracı
tool retainer i. alet tutucusu
tool trolley i. alet arabası
knurlizing tool i. tırtıl çekme kalemi
tool chest i. alet sandığı
tool holder i. takım sapları
tool bag i. alet çantası
boring tool i. sondaj
tool maker's vise i. alet yapımcı mengenesi
tool mounting i. alet montajı
tool mounting i. montaj aleti
pressing tool i. sıkıştırma aparatı
windows reporting tool i. windows raporlama aracı
alloy tool steels i. takım alaşım çelikleri
tool kit i. alet takımı