venues - Türkçe İngilizce Sözlük

venues

venues — Definition

Anlamı ve Tanımı:
mekân, yer
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈvɛnjuː/ – BrE /ˈvɛnjuː/)
Terim Türü:
İsim: venue (venues)
Etkinliğin gerçekleştirildiği yer. Fransızca venue kökünden İngilizceye geçmiştir. Hukukta yargılama yeri, kültürde etkinlik alanı anlamı taşır.
Eş Anlamlılar:
location, site

"venues" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
venue i. toplantı yeri
Where is the venue for the meeting?
Toplantı yeri neresi?

More Sentences
venue i. mekan
We're still looking for a wedding venue.
Biz halâ düğün mekânı arıyoruz.

More Sentences
venue i. yer
Equally unfortunately, the issue of the venue of jurisdiction has found no clear resolution.
Aynı şekilde, yargı yetkisinin yeri konusu da ne yazık ki net bir çözüme kavuşmamıştır.

More Sentences
venue i. alan
Bitezyalihan Hotel, located 4.7 km from French Tower, features free Wi Fi throughout the venue.
Fransız Kulesi'ne 4,7 km mesafede yer alan Bitezyalıhan Hotel, tesis genelinde ücretsiz Wi-Fi hizmeti sunmaktadır.

More Sentences
venue i. olayın gerçekleştiği yer
venue i. mahkeme yeri
venue i. buluşma yeri
venue i. olay yeri
venue i. insanların buluşmayı veya bir şey kurmayı kararlaştırdıkları herhangi bir yer
venue i. olay mahalli
venue i. cinayet mahalli
venue i. bir etkinliğin gerçekleştiği yer
venue i. gösteri merkezi
venue i. karşılaşma
venue i. müsabaka
venue N. mekân
Hukuk
venue i. mahkeme yeri
venue i. yetki
Siyasal
venue i. cinayet mahalli
venue i. muhakeme yeri
venue i. olay yeri
venue i. yargılama yeri
venue i. yetki sahası
venue i. yetki dairesi
Spor
venue i. müsabaka yeri
venue i. yarışma yeri

"venues" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
entertainment venue i. eğlence mekanı
entertainment venue i. eğlence yeri
entertainment venue i. eğlence noktası
venue selection i. mekan seçimi
selection of venue i. mekan seçimi
venue setup i. mekan kurgusu
hip venue i. havalı, modern revaçta mekan
venue arrangement i. mekan ayarlama
wedding venue i. düğün mekanı
wedding venue i. düğün salonu
venue [us] i. tartışmada benimsenen duruş
venue [us] i. tartışmada alınan konum
cancel a venue f. mekan iptal etmek
multi-venue s. çoklu mekan
Hukuk
legal venue i. mahkeme yeri
legal venue i. mahkemenin olacağı yer
affirmative conflict of venue i. yetkide icabı ihtilaf
affirmative conflict of venue i. olumlu yetki uyuşmazlığı
challenging the venue i. yetkisizlik iddia etme
decision of rejection of venue i. yetkisizlik kararı
lack of venue i. yetkisizlik
inaffirmative conflict of venue i. yetkide olumsuz uyuşmazlık
reason of lack of venue i. yetkisizlik nedeni
rejection of venue i. yetkisizlik
change of venue i. davanın başka mahkemeye nakli
change of venue i. bir davanın başka bir yerdeki mahkemeye nakli
governing law and venue i. geçerli hukuk ve yargılama yeri
lay the venue f. yetkili mahkeme belirlemek
lay a venue f. yetkili mahkeme belirlemek
Futbol
a neutral venue i. tarafsız bir saha
Halter
competetion venue i. yarışma yeri