vurgulayan - Türkçe İngilizce Sözlük

vurgulayan

"vurgulayan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 2 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
vurgulayan accentuating i.
We will not find a European solution by accentuating the problems.
Sorunları vurgulayarak bir Avrupa çözümü bulamayacağız.

More Sentences
vurgulayan accenting s.

"vurgulayan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
cilde parlaklık vererek vurgulayan bir makyaj malzemesi highlighter i.
vurgulayan şey highlighter i.
eserin incelenmesi veya tasarlanmasında bağlamın önemli olduğunu vurgulayan teori contextualism i.
başkası ile kontrast oluşturup onun ayırt edici özelliklerini vurgulayan kimse foil i.
vurgulayan olmak highlight f.
bir şeyin temel yönlerini vurgulayan meat-and-potatoes s.
ezberi vurgulayan memoriter s.
bütünün önemini ve parçalarının birbirine bağımlılığını vurgulayan holistic s.
parçadan çok bütünü vurgulayan global s.
penisi vurgulayan priapic s.
eylem, süreç veya algıyı vurgulayan sıfatlardan sonra kullanılan bir eylem of ed.
Konuşma Dili
bir kişi hakkında söylenen şeyin, diğer kimse için daha da fazla geçerli olduğunu vurgulayan ifade that goes double for expr.
Deyim
içerisindeki ifadenin korkunçluğunu/ciddiyetini vurgulayan tırnak işareti scare quotes f.
Ticaret/Ekonomi
bir mal ile belli bir marka veya sembol arasındaki bağlantıyı vurgulayan stratejiler association strategies i.
Siyasal
amerikan milliyetçiliğini vurgulayan bir politika america first (policy) i.
işçi sınıfının önemini vurgulayan bir siyasi görüşle ilgili workerist s.
işçi sınıfının önemini vurgulayan bir siyasi görüşe ait workerist s.
ritüellerin serbestçe yorumlanmasını vurgulayan bir anglikan kilisesi partisine ait broad church s.
Medya
muhabirin öznel yorumlarıyla nitelendirilen ve kişisel katılımı vurgulayan kurgusal dramatize unsurlar içeren gazetecilik new journalism i.
Psikoloji
kan ve vahşetten ziyade bilinmeyenin ve anlaşılmaz olanın dehşetini vurgulayan kurgusal bir korku alt türü cosmic horror i.
kişilik gelişiminde veya zihinsel hastalıklarda sosyal ve kültürel etkileri vurgulayan modifiye edilmiş freudyen doktrine uygun neo-freudian s.
bireysel tepkiler veya davranış yapılarını vurgulayan molecular s.
Sosyal Bilimler
avustralya'nın eşitlikçiliği ve dostluğu vurgulayan adap kuralı mateship [australia] i.
ritüel formların kullanımını vurgulayan ritualistic s.
Eğitim
küçük çocukları kendi inisiyatifleri ve doğal yetenekleri doğrultusunda eğitmek gerektiğini vurgulayan bir metot montessori method i.
işaret dili yerine dudak okuma ve sesli ifadenin geliştirilmesini vurgulayan oral s.
Edebiyat
edebiyatta belli bir temayı özellikle yücelten ya da vurgulayan kimse celebrant i.
metnin üretildiği biyografik veya tarihi koşulların incelenmesini vurgulayan edebi değerlendirme yöntemi new critisizm i.
belirli ifadelerin tekrarıyla yazarın veya anlatıcının ana fikrini vurgulayan edebi araç diacope i.
Dilbilim
(harf) okunmayan ancak önden gelen sesli harfi vurgulayan servile s.
yüklemin öznesini vurgulayan subjective s.
Dini
toplum yaşamını vurgulayan manastır geleneği coenobitic monasticism i.
toplum yaşamını vurgulayan manastır geleneği cenobitic monasticism i.
isa mesih'in tanrısallığını ve tek oluşun vurgulayan hristiyan teologlar alexandrian school i.
sağlık ve refahın ruhani kaynaklarını vurgulayan 20. yy. amerikan dini hareketi unity i.
manevi kurtuluşun incil'e iman ile olacağını vurgulayan inanış evangelicalism i.
çin, tibet ve japonya'da en yaygın din olup evrensel kurtuluşu aramanın önemini vurgulayan, budizm'in iki büyük ekolünden biri mahayana buddhism i.
çin, tibet ve japonya'da en yaygın din olup evrensel kurtuluşu aramanın önemini vurgulayan, budizm'in iki büyük ekolünden biri mahayana i.
çin, tibet ve japonya'da en yaygın din olup evrensel kurtuluşu aramanın önemini vurgulayan, budizm'in iki büyük ekolünden biri great vehicle i.
vedalardaki tefekkür öğretilerini vurgulayan bir ortodoks hindu geleneği felsefesi vedantism i.
hristiyan inancında cehennem ateşini vurgulayan vaazlar veya vaizler hellfire i.
mo-zi ve müritlerinin evrensel sevgiyi, çileci öz disiplini ve cennet'in iradesine itaati vurgulayan dini ve etik öğreti moism i.
2. ve 3. yüzyıllarda tanrı'nın birliğini vurgulayan çeşitli hristiyan doktrinlerine verilen ad monarchianism i.
(mahayana budizmi'nde) herkesin nirvana'ya ulaşabileceğini vurgulayan önemli bir kutsal metin lotus sutra i.
viktorya dönemi'nde ortaya çıkıp güçlü bir erkeklik idealiyle birlikte enerjik hristiyan aktivizmine ihtiyacı vurgulayan bir hareket muscular christianity i.
mükemmeliyetçi bir kutsallık doktrinini kurtuluşun önkoşulu olarak vurgulayan holiness s.
Felsefe
zamanı ebedi olanın sembolüne indirgemek yerine, zamanın ve zamansal olanın nihai gerçekliğini vurgulayan felsefi doktrin temporalism i.
deneysel varlığın ve maddenin ötesinde sezgisel ve manevi bir varlığın olduğunu vurgulayan felsefi akım transcendental philosophy i.
deneysel varlığın ve maddenin ötesinde sezgisel ve manevi bir varlığın olduğunu vurgulayan felsefi akım transcendentalism i.
etik ve sanatta derinden hissedilen tepkilerin önemini vurgulayan bir doktrin emotionalism i.
bir konuya sadelik ve sezgiyle yaklaşmayı vurgulayan yaklaşım zen i.
kilise otoritesinin aksine insan aklının bağımsızlığını vurgulayan felsefi görüş humanism i.
nicel değerlendirme gerektirmeyen verilerin göz ardı edilmesiyle nesnelliği vurgulayan bir teori objectivism i.
Sanat
sanatta belli bir temayı özellikle yücelten ya da vurgulayan kimse celebrant i.
oyuncunun becerisini vurgulayan parça bravura i.
şekil ve rengin temsilinden veya sembolizminden bağımsız var olan somut gerçekliğini vurgulayan sanat akımı concretism i.
resim düzleminde dikey ve yatay özellikleri vurgulayan two-dimensional s.
Müzik
dönem enstrümanları ile tarihe göre araştırılmış partisyon ve çalma tekniklerinin kullanımını vurgulayan müzikal performans yaklaşımına verilen ad early music i.
Tiyatro
new york'ta geleneksel olmayan teknikleri ve radikal deneyleri vurgulayan avangard bir tiyatro hareketi off-off-broadway s.
Matbaa
sözcükleri vurgulayan yazı tipleri ile ilişkili display s.
sözcükleri vurgulayan yazı tiplerini kullanan display s.
Argo
fırlama/hergele (takdir/beğeni vurgulayan bir ifade olarak) son of a biscuit eater expr.