warn - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

warn

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"warn" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 19 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
warn f. uyarmak
warn f. ihtar etmek
warn f. ikaz etmek
General
warn f. ihtar vermek
warn f. haber vermek
warn f. öğütlemek
warn f. ihbar etmek
warn f. tembih etmek
warn f. uyarıda bulunmak
warn f. ihtar etmek
warn f. ikaz etmek
warn f. uyarmak
warn f. ikazda bulunmak
warn f. ikaz yapmak
warn f. ihtarda bulunmak
Law
warn f. ihtar etmek
Technical
warn f. ikaz etmek
warn f. uyarmak
Computer
warn expr. uyar

"warn" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 33 sonuç

İngilizce Türkçe
General
warn from f. menetmek
warn sternly f. sert bir şekilde uyarmak
warn against f. -e karşı uyarmak
warn each other f. birbirini uyarmak
warn about f. ile ilgili olarak uyarmak
warn someone about something f. birisini bir şey hakkında uyarmak
warn someone against f. birisini bir şey hakkında uyarmak
warn someone gently f. kibar/nazik bir şekilde uyarmak
as a warn to others zf. örnek için
as a warn to others zf. ders almak için
Phrasals
warn someone away from f. birisini bir şeye karşı uyarmak
warn off f. kovmak
warn off f. vazgeçirmek
warn off f. uzaklaştırmak
warn of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir şey hakkında önceden bilgilendirmek
warn of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir şey hakkında uyarmak
warn of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) bir şey hakkında ikaz etmek
warn someone of something f. birini bir şey hakkında uyarmak
warn someone of something f. birini bir şey hakkında ikaz etmek
warn someone of something f. birini bir şey hakkında önceden bilgilendirmek
warn of f. bir şey hakkında uyarmak
warn of f. bir şey hakkında ikaz etmek
warn of f. bir şey hakkında önceden bilgilendirmek
Phrases
as a warn to others expr. diğerlerine uyarı olarak
Speaking
I tried to warn him expr. onu uyarmaya çalıştım
I tried to warn her expr. onu uyarmaya çalıştım
I should warn you expr. sizi uyarmalıyım
my boss didn't even warn me expr. patronum beni uyarmadı bile
I need to warn you about one thing expr. seni bir konuda uyarmam gerek
Computer
ecp warn i. ecp uyarı
warn width i. uyarı genişliği
Military
strike warn i. darbe ikazları
strike warn i. darbe uyarıları