wealthy - Türkçe İngilizce Sözlük

wealthy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wealthy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zengin
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɛlθi/ – BrE /ˈwelθi/)
Terim Türü:
Sıfat
Büyük maddi varlıklara sahip olma durumu. Wealth kökünden türetilmiştir. Sosyoekonomik sınıflandırmalarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
affluent, rich
Zıt Anlamlılar:
poor, destitute

"wealthy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wealthy s. varlıklı
Robinson Crusoe is third and the littlest son of a quite wealthy family.
Robinson Crusoe oldukça varlıklı bir ailenin üçüncü ve en küçük oğludur.

More Sentences
wealthy s. zengin
James got married to a wealthy woman.
James zengin bir kadınla evlendi.

More Sentences
wealthy s. servet sahibi
Genel
wealthy i. zengin insanlar
During the Depression in the 1930's, many wealthy people lost everything in the stock market crash.
1930'lardaki kriz sırasında, çok sayıda zengin insan borsanın iflasında her şeyini kaybetti.

More Sentences
wealthy s. zengin
James got married to a wealthy woman.
James zengin bir kadınla evlendi.

More Sentences
wealthy s. varlıklı
Robinson Crusoe is third and the littlest son of a quite wealthy family.
Robinson Crusoe oldukça varlıklı bir ailenin üçüncü ve en küçük oğludur.

More Sentences
wealthy i. zenginler
wealthy s. servet sahibi
wealthy s. varsıl
wealthy s. bol
wealthy s. paralı
wealthy s. gani
wealthy s. paralı pullu
wealthy s. variyetli
wealthy s. müreffeh
Botanik
wealthy i. amerika'ya özgü sonbaharda yetişen kırmızı bir elma çeşidi

"wealthy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wealthy miser i. kirli çıkı
the wealthy i. zenginler
wealthy family i. varlıklı aile
wealthy neighbourhood i. zengin mahallesi
wealthy man i. varlıklı/zengin adam
a wealthy person i. varlıklı kimse/kişi
wealthy merchant i. zengin tüccar
get married into (a wealthy family) f. (zengin bir aileye) gelin gitmek
be married into (a wealthy family) f. (zengin bir aileye) gelin gitmek
be married into (a wealthy family) f. evlenerek zengin bir aileye girmek
great and wealthy (person) s. devletli
Atasözü
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
early to bed, early to rise (makes a man healthy, wealthy, and wise) erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
early to bed, early to rise (makes a man healthy, wealthy, and wise) erken kalkan yol alır
Konuşma Dili
a wealthy man i. zengin/varlıklı bir adam