winner - Türkçe İngilizce Sözlük

winner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

winner — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kazanan
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈwɪnər/ – BrE /ˈwɪnə/)
Terim Türü:
İsim: winner (winners)
Rekabet veya seçim sonucunda üstün gelen kişi ya da şey. Win fiilinden türemiştir. Başarı ve olumlu sonuç imajı taşır.
Eş Anlamlılar:
victor, champion
Zıt Anlamlılar:
loser

"winner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 21 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
winner i. galip
The winner of the contest will have a trip to Europe.
Yarışmanın galibi Avrupa gezisi kazanacak.

More Sentences
winner i. kazanan
Our economic system only advantages the winners.
Ekonomi sistemimiz sadece kazananlara avantaj sağlıyor.

More Sentences
Genel
winner i. birinci
She was the winner of the Miss Denmark contest.
Danimarka Güzeli yarışmasının birincisiydi.

More Sentences
Spor
winner i. galibiyet sayısı
She scored the winner at the last minute.
Galibiyet sayısını son dakikada attı.

More Sentences
Bahisçilik
winner i. kazanan
Our economic system only advantages the winners.
Ekonomi sistemimiz sadece kazananlara avantaj sağlıyor.

More Sentences
Genel
winner i. ganyan
winner i. zafer kazanan kimse
winner i. galibiyeti sağlayan kimse
winner i. takdire şayan yetenek ve sıkı çalışma ile başarılı olan kimse
winner i. beğenilen kimse
winner i. takdir gören kimse
winner i. başarılı ürün
Konuşma Dili
winner i. kazanmasına kesin gözüyle bakılan kimse veya şey
winner i. başarmasına kesin gözüyle bakılan kimse veya şey
Maden
winner i. kömür alnı madencisi
Coğrafya
winner i. güney dakota eyaletinde şehir
Spor
winner i. müsabakayı kazanan kimse
İskambil
winner i. oyunu kazandıran kart
winner i. oyunu kazandırması beklenen kart
Bahisçilik
winner i. birinci gelen
winner i. bahsi kazanan kumarbaz

"winner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
winner's circle i. şeref turu
medal winner i. madalya kazanan
lottery winner i. piyango talihlisi
cup winner i. kupa galibi
winner takes all i. yalnızca başarılı rekabetçinin ödüllendirildiği çekişme
lottery winner i. loto talihlisi
winner of the month i. ayın talihlisi
winner of the week i. haftanın talihlisi
winner of the day i. günün talihlisi
the winner for the third consecutive year i. üçüncü kez peş peşe kazanan
prize winner i. ödül sahibi
prize winner i. ikramiye sahibi
prize winner i. ödül kazanan kimse
award-winner i. ödül alan şey
award-winner i. ödüllü kimse
award-winner i. ödüllü şey
award-winner i. ödül alan kimse
İfadeler
winner winner chicken dinner expr. hadi iyisin, çorba parası çıktı
Konuşma Dili
winner winner chicken dinner i. olumlu sonuçlanmış şey
vote-winner i. oy kazandıran eylem
a (real) winner i. tam dengi (kinayeli)
a (real) winner i. makul/geçerli bir fikir
a (real) winner i. ideal bir plan/fikir
a (real) winner i. gerçekten harika bir fikir (kinayeli)
a (real) winner i. gerçekten mükemmel/kusursuz bir plan (kinayeli)
a (real) winner i. uygun bir plan/fikir
a (real) winner i. başarılı
a (real) winner i. hayatı yolunda
a (real) winner i. işleri yolunda
a (real) winner i. makul/geçerli bir plan
a (real) winner i. birine gerçekten çok yakışmış/uymuş (kinayeli)
a (real) winner i. kabul edilebilir bir plan/fikir
vote-winner i. oy almayı güvence altına alan durum
winner takes all expr. kazanan her şeyi kazanır
winner takes all expr. kazanan her şeyi alır
winner winner chicken dinner expr. bir ödül kazanmak veya kazanmayı umma
ding, ding, ding, we have a winner! [cliché] expr. soruyu bildiniz ve kazandınız!
ding, ding, ding, we have a winner! [cliché] expr. doğru cevap, kazandınız!
ding, ding, ding, we have a winner! [cliché] expr. ve doğru cevap!
ding, ding, ding, we have a winner! [cliché] expr. yarışmanın kazananı belli oldu!
ding, ding, ding, we have a winner! [cliché] expr. ve işte kazanan!
winner take all expr. kazanan hepsini alır
w take (winner take) expr. iyi düşünce
Deyim
be onto a winner f. çok tutulmak
be onto a winner f. çok tutulacak olmak
pick a winner f. doğru seçim/tercih yapmak
pick a winner f. çok iyi bir seçim/tercih yapmak
pick a winner f. yararlı, uygun, başarılı olacak kişiyi/şeyi seçmek
pick a winner f. doğru kişiyi/şeyi seçmek
pick a winner f. en iyisini seçmek
pick a winner f. başarılı olabilecek birini/bir şeyi seçmek
pick a winner f. yarışı kazanma olasılığı yüksek atı, kişiyi seçmek
pick a winner f. doğru ata oynamak
be onto a winner f. başarılı olma yolunda olmak
be onto a winner f. başarıya doğru ilerlemek
sound like a (real) winner f. kulağa harika bir fikir gibi gelmek
sound like a (real) winner f. desene harika biri (kinayeli)
sound like a (real) winner f. kulağa çok iyi gelmek
sound like a (real) winner f. kulağa harika/uygun biri gibi gelmek
winner-take-all expr. kazanan hepsini alır
sounds like a winner! expr. kulağa harika/çok iyi geliyor!
Konuşma
what if it's you? (the next winner) expr. (piyango) ya çıkarsa
Ticaret/Ekonomi
winner bid i. ihaleyi kazanan tarafın teklifi
winner-takes-all markets i. kazananın her şeyi aldığı piyasa
Siyasal
winner-takes-all system i. oy çokluğu sistemi
winner-takes-all system i. çoğunluk oyu sistemi
winner-takes-all system i. oy çoğunluğu sistemi
Bilgisayar
hand winner i. eli kazanan
Spor
winner by default i. hükmen galip
winner's circle i. zafer halkası
winner's circle i. yarış kazanan atla jokeyine mükafatlarının takdim edildiği daire şeklindeki alan
ball-winner [uk] i. top çalan oyuncu
match-winner i. puan veya sayı alarak kendi takımına maçı kazandıran oyuncu
match-winner i. maçı kazandıran puan veya sayı
winner's enclosure i. eyer çıkarma alanı
medal-winner i. madalya kazanan
medal-winner i. madalya kazanan sporcu
medal-winner i. madalya sahibi
medal winner i. (golf turnuvasında) skorun yapılan toplam vuruş sayısı ile belirlendiği müsabakayı kazanan oyuncu
run a close second to the winner f. burun farkıyla ikinci olmak
run a close second to the winner f. birincinin hemen ardından gelmek
Voleybol
service winner i. servis atanın kazanması