| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | winner i. | galip | ||
|
The winner of the contest will have a trip to Europe. Yarışmanın galibi Avrupa gezisi kazanacak. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | winner i. | kazanan | ||
|
Our economic system only advantages the winners. Ekonomi sistemimiz sadece kazananlara avantaj sağlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | winner i. | birinci | ||
|
She was the winner of the Miss Denmark contest. Danimarka Güzeli yarışmasının birincisiydi. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | winner i. | galibiyet sayısı | ||
|
She scored the winner at the last minute. Galibiyet sayısını son dakikada attı. More Sentences |
||||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | winner i. | kazanan | ||
|
Our economic system only advantages the winners. Ekonomi sistemimiz sadece kazananlara avantaj sağlıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | winner i. | ganyan | ||
| Genel | winner i. | zafer kazanan kimse | ||
| Genel | winner i. | galibiyeti sağlayan kimse | ||
| Genel | winner i. | takdire şayan yetenek ve sıkı çalışma ile başarılı olan kimse | ||
| Genel | winner i. | beğenilen kimse | ||
| Genel | winner i. | takdir gören kimse | ||
| Genel | winner i. | başarılı ürün | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | winner i. | kazanmasına kesin gözüyle bakılan kimse veya şey | ||
| Konuşma Dili | winner i. | başarmasına kesin gözüyle bakılan kimse veya şey | ||
| Maden | ||||
| Maden | winner i. | kömür alnı madencisi | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | winner i. | güney dakota eyaletinde şehir | ||
| Spor | ||||
| Spor | winner i. | müsabakayı kazanan kimse | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | winner i. | oyunu kazandıran kart | ||
| İskambil | winner i. | oyunu kazandırması beklenen kart | ||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | winner i. | birinci gelen | ||
| Bahisçilik | winner i. | bahsi kazanan kumarbaz | ||