zamir - Türkçe İngilizce Sözlük

zamir

"zamir" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 1 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
zamir pronoun i.
Can you tell the incident without using any nouns or pronouns?
Olayı herhangi bir isim veya zamir kullanmadan anlatabilir misiniz?

More Sentences

"zamir" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 39 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yerine zamir gelen isim antecedent i.
bir öznenin cinsiyeti bilinmiyorsa kullanılabilen zamir zhe i.
bazı eski ifadelerde dolaylı nesne olarak kullanılan ve fiille bitişik yazılan bir zamir me zm.
cinsiyet bilgisi içermeyen bir zamir hse zm.
(oyunlarda) oyuncuyu belirten zamir it zm.
Edebiyat
göndergesiz zamir referentless pronoun i.
Dilbilim
dönüşlü zamir reflexive pronoun i.
belgisiz zamir indefinite pronoun i.
dönüşlü zamir reflexive i.
bileşik zamir correlative adverb i.
cinsiyet bilgisi içermeyen zamir gender-neutral pronoun i.
zamir sistemi pronominal system i.
aynı kelimeyi tekrarlamamak için zamir gibi bir kelime kullanma anaphora i.
önceden bahsedilen bir şeye atıfta bulunan zamir anaphoric pronoun i.
tekrardan kaçınmak için kullanılan (zamir vb.) kelime anaphor i.
önceden bahsedilen bir şey ile ona atıfta bulunan zamir arasındaki ilişki anaphoric relation i.
yunancada isim veya zamir ile tamlama ekinin zarf cümlesi oluşturduğu yapı genitive absolute i.
nesne durumundaki zamir objective i.
zamir, fiil veya zarfın sonuna hece/bağlaç ekleme parelcon i.
cinsiyetsiz zamir neopronoun i.
cinsiyetsiz tekil zamir neopronoun i.
zamir işlevli sözcük pronominal i.
zamir işlevli ifade pronominal phrase i.
üçlü grup ifade eden (zamir, isim) trial s.
üçlü grup ifade eden (zamir, isim) trinal s.
aynı kelimeyi tekrarlamamak için zamir vb. bir kelime kullanma ile ilgili anaphorical s.
aynı kelimeyi tekrarlamamak için zamir vb. bir kelime kullanma ile ilgili anaphoric s.
bir fiilin nesnesi olan (isim, zamir) objective s.
(zamir) enklitik conjunct s.
(zamir) enklitik conjunctive s.
(zamir) vurgusuz conjunctive s.
fonetik olarak fiile eklenmemiş olup vurgulanan (zamir biçimi) disjunctive s.
ikinci tekil şahsa göre çekimli (zamir, fiil) intimate s.
zamir işlevi gören pronominal s.
zamir işlevi görerek pronominally zf.
zamir olarak pronominally zf.
zamir kullanarak pronominally zf.
cinsiyet ayrımı gözetmeyen zamir they zm.
Dini
tanrı'dan söz ederken kullanılan zamir him zm.