| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | trial i. | yargılama | ||
|
There are reasons to believe that by their very nature these courts do not offer defendants a fair trial. Bu mahkemelerin, doğaları gereği, sanıklara adil bir yargılama sunmadıklarına inanmak için sebepler vardır. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | trial i. | duruşma | ||
|
Last month in a show trial, he was sentenced to six months' imprisonment for spreading false information. Geçtiğimiz ay göstermelik bir duruşmada, yanlış bilgi yaymaktan altı ay hapis cezasına çarptırıldı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | trial i. | sınav | ||
|
How can we emerge not just healed but strengthened from the trials of the last few weeks? Son birkaç haftanın sınavlarından sadece iyileşmiş değil, güçlenmiş olarak nasıl çıkabiliriz? More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | mahkeme | ||
|
His trial, too, was classified as unfair by the European Court of Human Rights. Onun davası da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adil bulunmamıştır. More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | dava | ||
|
I am counting on the Commission to protest in the strongest possible terms against this trial. Komisyon'un bu davayı mümkün olan en güçlü şekilde protesto edeceğine inanıyorum. More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | denenme | ||
|
The sustainable city is currently being trialled as a pilot project. Sürdürülebilir şehir şu anda bir pilot proje olarak denenmektedir. More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | deney | ||
|
We must reflect on the need to standardise the procedures that apply to clinical and pre-clinical trials. Klinik ve klinik öncesi deneyler için geçerli olan prosedürleri standartlaştırma ihtiyacı üzerinde düşünmeliyiz. More Sentences |
||||
| Genel | trial i. | yargılanma | ||
|
There are Member States in which people are held without trial for long periods; we must debate this issue. İnsanların uzun süreler boyunca yargılanmadan tutulduğu Üye Devletler vardır; bu konuyu tartışmalıyız. More Sentences |
||||
| Genel | trial f. | deneme yapmak | ||
|
The MAS hopes the prototype development will encourage other central banks to conduct similar trials. MAS, prototip geliştirmenin diğer merkez bankalarını benzer denemeler yapmaya teşvik edeceğini umuyor. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | trial i. | duruşma | ||
|
Last month in a show trial, he was sentenced to six months' imprisonment for spreading false information. Geçtiğimiz ay göstermelik bir duruşmada, yanlış bilgi yaymaktan altı ay hapis cezasına çarptırıldı. More Sentences |
||||
| Hukuk | trial i. | yargılama | ||
|
There are reasons to believe that by their very nature these courts do not offer defendants a fair trial. Bu mahkemelerin, doğaları gereği, sanıklara adil bir yargılama sunmadıklarına inanmak için sebepler vardır. More Sentences |
||||
| Hukuk | trial i. | yargılama | ||
|
There are reasons to believe that by their very nature these courts do not offer defendants a fair trial. Bu mahkemelerin, doğaları gereği, sanıklara adil bir yargılama sunmadıklarına inanmak için sebepler vardır. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | trial s. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| İnşaat | ||||
| İnşaat | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| İstatistik | ||||
| İstatistik | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | trial i. | deneme | ||
|
A second trial contravenes all legal principles. İkinci bir deneme tüm yasal ilkelere aykırıdır. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | trial i. | dert | ||
| Genel | trial i. | bakma | ||
| Genel | trial i. | imtihan | ||
| Genel | trial i. | çile | ||
| Genel | trial i. | muhakeme | ||
| Genel | trial i. | girişim | ||
| Genel | trial i. | sınama | ||
| Genel | trial i. | baş belası | ||
| Genel | trial i. | örnek | ||
| Genel | trial i. | tecrübe | ||
| Genel | trial i. | dert/tasa | ||
| Genel | trial i. | sıkıntı | ||
| Genel | trial i. | denek | ||
| Genel | trial i. | test | ||
| Genel | trial s. | geçici | ||
| Genel | trial s. | test amaçlı | ||
| Genel | trial s. | test ile elde edilen | ||
| Genel | trial s. | numunelik | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | trial i. | mahkemede duruşma | ||
| Ticaret/Ekonomi | trial i. | prova | ||
| Ticaret/Ekonomi | trial i. | tecrübe | ||
| Ticaret/Ekonomi | trial s. | deneme niteliğinde | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | trial i. | kovuşturma | ||
| Hukuk | trial i. | muhakeme | ||
| Hukuk | trial s. | davadan | ||
| Hukuk | trial s. | davayla ilgili | ||
| Hukuk | trial s. | davada kullanılan | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | trial s. | deneyerek yapılan | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | trial s. | deneme amaçlı | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | trial i. | ürün kalitesini ya da mekanik işlemin etkinliğini kanıtlamak için kullanılan numune | ||
| Boyacılık | ||||
| Boyacılık | trial i. | tutmayan bir rengi test etmek için yapılan damga | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | trial i. | trayıl | ||
| Dilbilim | ||||
| Dilbilim | trial i. | bazı dillerde, üçlü bir gruba atıf yapan kelimeleri ifade eden gramatik sayı | ||
| Dilbilim | trial s. | üçlü grup ifade eden (zamir, isim) | ||
| Dini | ||||
| Dini | trial i. | presbiteryen kilisesinin papaz adaylarına yaptığı seçme | ||
| Spor | ||||
| Spor | trial i. | sürücülerin becerilerinin zorlu zeminlerde test edildiği motosiklet müsabakası | ||
| Spor | trial i. | eleme maçı | ||
| Spor | trial i. | asıl yarışmadan önce daha az nitelikli adayları elemek için yapılan yarışma | ||
| Spor | trial i. | köpeklerin doğrudan rekabet ettiği saha yarışı | ||