tüketmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

tüketmek



Bedeutungen von dem Begriff "tüketmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 43 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
tüketmek use up v.
tüketmek consume v.
General
tüketmek run out of v.
tüketmek drain v.
tüketmek extinguish v.
tüketmek exhaust v.
tüketmek wear out v.
tüketmek eat up v.
tüketmek dispose of v.
tüketmek eat v.
tüketmek use v.
tüketmek go through v.
tüketmek whittle away v.
tüketmek get through something v.
tüketmek expend v.
tüketmek deplete v.
tüketmek whittle off v.
tüketmek finish v.
tüketmek swallow up v.
tüketmek waste v.
tüketmek erode v.
tüketmek get through v.
tüketmek consume v.
tüketmek sap v.
tüketmek wear away v.
tüketmek destroy v.
tüketmek outwear v.
tüketmek run out v.
tüketmek dry up v.
Phrasals
tüketmek spend up
Idioms
tüketmek clean out (of something)
tüketmek fresh out (of something)
tüketmek make away with
tüketmek eat something off
tüketmek eat something off of something
Trade/Economic
tüketmek consume
tüketmek deplete
tüketmek absorb
Politics
tüketmek use up
Technical
tüketmek spend
tüketmek deplete
tüketmek corrode
tüketmek consume

Bedeutungen, die der Begriff "tüketmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 78 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
alkol tüketmek consume alcohol v.
aşırı miktarda tüketmek (uyuşturucu/alkol vb) excessorise v.
aşırı tüketmek abuse v.
az tüketmek consume little v.
az tüketmek spend little v.
azar azar gücünü tüketmek wear down v.
azar azar tüketmek wear down v.
bahaneleri tüketmek run out of excuses v.
bahanelerini tüketmek run out of one's excuses v.
belirli bir miktar tüketmek average v.
bilinçli tüketmek consume consciously v.
birini tüketmek drain somebody v.
birinin enerjisini tüketmek sap someone's energy v.
birinin sabrını tüketmek try someone's patience v.
bitirip tüketmek devour v.
boşuna nefes tüketmek waste one's breath v.
bütün gücünü tüketmek take it out of someone v.
bütün gücünü tüketmek spend oneself v.
bütün imkanları tüketmek exhaust all possibilities v.
bütün kuvvetini tüketmek exhaust v.
enerji tüketmek consume energy v.
enerjisini tüketmek deenergize v.
fikirleri tüketmek run out of ideas v.
hesapsızca tüketmek spend lavishly v.
hesapsızca tüketmek spend like water v.
hesapsızca tüketmek lavish v.
hesapsızca tüketmek squander v.
hesapsızca tüketmek expend profusely v.
hesapsızca tüketmek spend extravagantly v.
-i tüketmek run out of v.
-i tüketmek get through with v.
kendini tüketmek burn oneself out v.
konserve ürünler tüketmek eat food from tins v.
konserve ürünler tüketmek eat food out of cans v.
meyve ve sebze tüketmek consume fruits and vegetables v.
nefes tüketmek waste one's breath v.
nefesini boşuna tüketmek waste one's breath v.
neslini tüketmek cause extinction drive something to extinction v.
neslini tüketmek lead to one's extinction v.
neslini tüketmek cause one's extinction v.
sabrını tüketmek acerbate v.
sıfırı tüketmek be on one's beam ends v.
sıfırı tüketmek have no strength left v.
soyunu tüketmek cause one's extinction v.
soyunu tüketmek cause extinction drive something to extinction v.
soyunu tüketmek lead to one's extinction v.
tüketmek (gıda) go short v.
yavaş yavaş tüketmek nurse v.
Phrasals
atıştırarak tüketmek snack off (of) something
çiğneyerek bitirmek/tüketmek chew away
satın alarak tüketmek buy something out
ufak ufak tüketmek eat away at something
yavaş yavaş tüketmek eat away at something
Colloquial
sıfırı tüketmek go bankrupt
Idioms
boşa nefes tüketmek flog a dead horse
boşa nefes tüketmek beat one's gums
boşuna nefes tüketmek preach to the converted
boşuna nefes tüketmek preach to the choir
boşuna nefes tüketmek beat one's gums
elindeki tüm çözümleri tüketmek be at your wits' end
konuşarak kendini tüketmek talk oneself out
kumarda sıfırı tüketmek tap out
miadını tüketmek (artık istenmemek) have had its chips
nefesini boşuna tüketmek cast pearls before swine
nefesini tüketmek waste one's breath
ömrünü tüketmek live out one's life
ömrünü tüketmek have had its chips
sıfırı tüketmek have had one's chips
sıfırı tüketmek be on one's beam ends
sıfırı tüketmek scrape the bottom of the barrel
sıfırı tüketmek be running on empty
sıfırı tüketmek ran out of steam
sıfırı tüketmek run out of steam
şansını tüketmek run out of luck
tüm fırsatları tüketmek have had one's chips
yiyip tüketmek eat up
Law
tüm kanun yollarını tüketmek exhaust all legal avenues v.
Politics
iç hukuk yollarının tüketmek exhaust internal authorities