işlenmemiş - Turkish English Dictionary
History

işlenmemiş



Meanings of "işlenmemiş" in English Turkish Dictionary : 43 result(s)

Turkish English
General
işlenmemiş uncut adj.
işlenmemiş unfinished adj.
işlenmemiş scurrile adj.
işlenmemiş uncultivated adj.
işlenmemiş untreated adj.
işlenmemiş blank adj.
işlenmemiş in the raw adj.
işlenmemiş unimproved adj.
işlenmemiş unsorted adj.
işlenmemiş crude adj.
işlenmemiş unreclaimed adj.
işlenmemiş virgin adj.
işlenmemiş rough adj.
işlenmemiş unbroken adj.
işlenmemiş raw adj.
işlenmemiş undressed adj.
işlenmemiş unlaboured adj.
işlenmemiş uncommitted adj.
işlenmemiş unlabored adj.
işlenmemiş rude adj.
işlenmemiş unprocessed adj.
Trade/Economic
işlenmemiş crude
işlenmemiş uncommitted
işlenmemiş unwotked
işlenmemiş unprocessed
işlenmemiş unreclaimed
işlenmemiş raw
işlenmemiş unworked
Law
işlenmemiş uncommitted
Technical
işlenmemiş untreated
işlenmemiş raw
işlenmemiş coarse
işlenmemiş crude
işlenmemiş nontreated
işlenmemiş without surface treatment
işlenmemiş unwrought
işlenmemiş unmachined
işlenmemiş virgin
Construction
işlenmemiş undressed
işlenmemiş unfinished
Food Engineering
işlenmemiş unprocessed
Agriculture
işlenmemiş uncultivated
Tobacco
işlenmemiş unmanipulated

Meanings of "işlenmemiş" with other terms in English Turkish Dictionary : 69 result(s)

Turkish English
General
boş ve işlenmemiş arazi waste n.
güneybatı amerika'da özellikle alkali topraklarda hayvanları yemlemek için kullanılan işlenmemiş bir bitki sacaton n.
hiç işlenmemiş toprak virgin soil n.
hiç işlenmemiş topraklar virgin soil n.
işlenmemiş (toprak) lea n.
işlenmemiş deri pelt n.
işlenmemiş kereste untreated timber n.
işlenmemiş metal parçası slug n.
işlenmemiş parça blank n.
işlenmemiş şey rough n.
işlenmemiş yüzeyli taşduvar rockwork n.
yerleşim yerleri dışında açık ve işlenmemiş arazi moor n.
hiç işlenmemiş virgin adj.
işlenmemiş (deri) undressed adj.
işlenmemiş (tarla) unplowed adj.
işlenmemiş (tarla) unploughed adj.
işlenmemiş (toprak) untilled adj.
işlenmemiş (toprak) undeveloped adj.
işlenmemiş (toprak) uncultivated adj.
işlenmemiş durumda in the rough adv.
Colloquial
işlenmemiş cevher a rough diamond
işlenmemiş cevher a diamond in the rough
işlenmemiş cevher diamond in the rough
işlenmemiş elmas a diamond in the rough
işlenmemiş elmas diamond in the rough
işlenmemiş elmas a rough diamond
Trade/Economic
işlenmemiş bilgiler data
işlenmemiş tarım ürünü unprocessed agricultural product
işlenmemiş ürünler unprocessed raw materials
işlenmemiş veri raw data
Technical
işlenmemiş - işlenmiş sinyal wet-dry signal
işlenmemiş ahşap untreated timber
işlenmemiş deri rawhide
işlenmemiş dişli gear blank
işlenmemiş gereç raw material
işlenmemiş gereç virgin material
işlenmemiş ham demir puddleiron
işlenmemiş kenar sharp edge
işlenmemiş metal rough metal
işlenmemiş metal virgin metal
işlenmemiş optik cam blank
işlenmemiş optik cam parçaları selected chunks
işlenmemiş pamuk raw cotton
işlenmemiş sert toprak hardpan
işlenmemiş su raw water
işlenmemiş su untreated water
işlenmemiş taş rough stone
işlenmemiş veri raw data
işlenmemiş yün virgin wool
yüzeyi işlenmemiş undressed surface
Computer
işlenmemiş veri raw data
Telecom
işlenmemiş veri coarse data
Textile
işlenmemiş deriden yapılan basit ayakkabı veldskoene
işlenmemiş deriden yapılan basit ayakkabı veldskoen
işlenmemiş deriden yapılan basit ayakkabı velskoene
işlenmemiş kenar raw edge
Construction
işlenmemiş taş field stone
Woodworking
işlenmemiş ağaç undressed timber
işlenmemiş kereste undressed lumber
Mining
işlenmemiş töz mine run
işlenmemiş töz run-of-mine
Medical
işlenmemiş yığın unprocessed bulk
Food Engineering
işlenmemiş hamsi yağı unprocessed anchovy oil
Chemistry
işlenmemiş su raw water
Agriculture
işlenmemiş arazi undeveloped land
Apiculture
işlenmemiş bal virgin honey
işlenmemiş bal unprocessed honey
işlenmemiş balmumu virgin wax
Military
işlenmemiş not raw score