temiz - Turkish English Dictionary
History

temiz



Meanings of "temiz" in English Turkish Dictionary : 50 result(s)

Turkish English
Common Usage
temiz clear adj.
temiz white adj.
temiz clean adj.
General
temiz pure adj.
temiz clarion adj.
temiz chaste adj.
temiz sanitary adj.
temiz trim adj.
temiz spruce adj.
temiz clean-handed adj.
temiz neat adj.
temiz waste free adj.
temiz nonstaining adj.
temiz fair adj.
temiz unstained adj.
temiz unpolluted adj.
temiz hygienic adj.
temiz tidy adj.
temiz natty adj.
temiz net adj.
temiz unsoiled adj.
temiz neater adj.
temiz decent adj.
temiz crisp adj.
temiz respectable adj.
temiz virgin adj.
temiz unspotted adj.
temiz virtuous adj.
temiz sharp adj.
temiz white adj.
temiz country adj.
temiz fresh adj.
temiz clear adj.
temiz clean adj.
temiz crystalline adj.
temiz stainless adj.
temiz kosher adj.
temiz ruly adj.
temiz fairly adv.
temiz neatly adv.
temiz cleanly adv.
Idioms
temiz as clean as a whistle
temiz in the clear
temiz pure in heart
Trade/Economic
temiz clean bill of lading
Technical
temiz sanitary
temiz fresh
temiz neat
Computer
temiz clear
Latin
temiz mundus

Meanings of "temiz" with other terms in English Turkish Dictionary : 200 result(s)

Turkish English
General
(bir araştırmadan vb) temiz çıkmak come up clean v.
(gbt vb) temiz çıkmak come up clean v.
biraz temiz hava almak get some fresh air v.
çevreyi temiz tutmak keep the environment clean v.
sabıkası temiz olmak have a clean criminal record v.
temiz bir dayak atmak give a good thrashing v.
temiz görünmek look clean v.
temiz görünmek seem clean v.
temiz hava almaya çıkmak go out for fresh air v.
temiz havaya çıkmak go out for fresh air v.
temiz kokmak smell clean v.
temiz tutmak keep it clean v.
temiz tutmak keep clean v.
temiz tutmamak keep unclean v.
temiz tutmamak not to keep clean v.
avrupa için daha temiz kentsel ulaşım cleaner urban transport for europe n.
havanın temiz tutulması kanunu clean air act n.
mera/otlak/yayla vb yerlerde yerden çıkan (temiz) su kaynağı pasture spring n.
musevi şeriatına göre temiz sayılan et kasher n.
temiz açıklık clear spacing n.
temiz açıklık clear distance n.
temiz açıklık clearance of span n.
temiz aşk idyll n.
temiz aşk idyl n.
temiz bir sayfa fresh start n.
temiz bir sayfa new chance n.
temiz bir sayfa new beginning n.
temiz bir sayfa opportunity to start over n.
temiz bir sayfa clean slate n.
temiz çarşaf clean sheet n.
temiz çarşaflar clean sheets n.
temiz çevre clean environment n.
temiz dişler clean teeth n.
temiz enerji clean energy n.
temiz ev clean house n.
temiz gelecek secure future n.
temiz gelecek clean future n.
temiz gökyüzü blue sky n.
temiz hacim clean space n.
temiz hava fresh air n.
temiz hava clean air n.
temiz hava kanalı clean air duct n.
temiz havalı yer sanatarium n.
temiz havalı yer sanatorium n.
temiz havalı yer sanitarium n.
temiz ifade articulation n.
temiz işyeri clean workstation n.
temiz kağıdı letter of clearance n.
temiz kalp clean heart n.
temiz kan arterial blood n.
temiz kopya fair copy n.
temiz kopya clean copy n.
temiz kum clean sand n.
temiz oda clean room n.
temiz oluş cleanliness n.
temiz ortam virgin medium n.
temiz para chink n.
temiz raporu certificate of good health n.
temiz soy dynasty n.
temiz su deposu clear-water reservoir n.
temiz teknoloji clean tech n.
temiz teknoloji clean technology n.
temiz toplum decent society n.
temiz yaşam clean life n.
daha temiz neater adj.
en temiz cleanest adj.
en temiz neatest adj.
kadar temiz as clear as adj.
kalbi temiz pure-hearted adj.
kalbi temiz clean hearted adj.
saf (ve temiz) intemerate adj.
temiz (kopya) fair adj.
temiz ahlaklı clean adj.
temiz ahlaklı morally justified adj.
temiz giyimli trig adj.
temiz giyimli smug adj.
temiz giyimli spruce adj.
temiz giyimli neat adj.
temiz giyimli well-groom adj.
temiz giyinen neatly dressed adj.
temiz görünümlü well-groomed adj.
temiz kalmış clean-living adj.
temiz kalpli harmless adj.
temiz kalpli truehearted adj.
temiz kalpli simple-hearted adj.
temiz kalpli homespun adj.
temiz kalpli pure-hearted adj.
temiz kalpli ingenuous adj.
temiz kalpli simple adj.
temiz olmayan grungy adj.
temiz pak sparkingly clean adj.
temiz tıraşlanmış clean shaven adj.
temiz ve düzenli neat and tidy adj.
temiz ve sağlıklı bracing adj.
temiz ve yakışıklı trim adj.
temiz ve zarif spruce adj.
temiz yürekli clean hearted adj.
bir temiz properly adv.
bir temiz severely adv.
bir temiz thoroughly adv.
temiz bir biçimde cleanly adv.
temiz bir şekilde sanitarily adv.
temiz bir şekilde respectably adv.
temiz bir şekilde cleanly adv.
temiz kalplilikle gullably adv.
temiz kalplilikle gullibly adv.
temiz olarak clean adv.
çok temiz very clean
Phrases
çevremizi temiz tutalım keep our environment clean
çevreyi temiz tutalım keep the environment clean
okulu temiz tut keep the school clean
okulu temiz tutun keep the school clean
sınıfı temiz tut keep the classroom clean
sınıfı temiz tut keep the class clean
sınıfı temiz tutun keep the classroom clean
temiz tut keep it clean
Proverb
vicdanı temiz olan rahat uyur a clean conscience is a good pillow
Colloquial
ellerini temiz tut keep your hands clean
odanı temiz tut keep your room clean
odanızı temiz tutun keep your room clean
odayı temiz tut keep the room clean
sıranızı temiz tutun keep the desk tidy
temiz araba drivability
temiz araba driveability
temiz bir sopa ass-whooping
temiz ve düzenli clean and tidy
Idioms
(o kadar temiz ki) bal dök yala so clean you could eat off the floor
çok temiz you could eat your dinner off that
fakir ama temiz/dürüst poor but clean
hiç temiz değil none too clean
işini iyi ve temiz yapan kişi a safe pair of hands
kalbi temiz pure in heart
kalbi temiz somebody's heart is in the right place
kalbi temiz olmak have a heart of gold
kalbi temiz olmak have one's heart in the right place
temiz bir sayfa a clean page
temiz bir sayfa a clean sheet
temiz bir sayfa a clean slate
temiz bir sayfa açmak start off with a clean slate
temiz bir sayfa açmak start over with a clean slate
temiz defter the slate wiped clean
temiz kağıdı almak get a clean bill of health
temiz kopya fair copy
temiz kopya clean copy
temiz sayfa clean sheet
vicdanın temiz olması clear conscience
Speaking
çevremizi temiz tutmalıyız we should keep our environment clean
çevreyi temiz tut keep the environment clean
sınıfı temiz tut keep the classroom tidy
sınıfı temiz tutun keep the classroom tidy
sıraları temiz tutun keep the desks clean
tahtayı temiz tut keep the board clean
tahtayı temiz tutun keep the board clean
tahtayı temiz tutunuz keep the board clean
temiz olduklarından emin olmalıyız we have to make sure they're clean
Slang
iyi ve temiz kız goody-two-shoes
temiz pak giyinmiş preppy
Trade/Economic
belgesiz kambiyo senedi temiz clean bill of exchange
görüldüğünde ödenecek vadeli poliçe ya da kambiyo senedi temiz clean draft
temiz akreditif clean letter of credit
temiz dalgalanma clean float
temiz kağıdı clearance
temiz kalplilik goodwill
temiz konişmento clean bill of lading
temiz konşimento clean bill of lading
temiz kömür sistemleri clean coal systems
temiz nüsha fair copy
temiz olmayan konşimento unclean bill of lading
temiz sağlık raporu clean bill of health
temiz sözleşme clean charter
temiz yüreklilik goodwill
yük temiz clean on board
Law
temiz eller operasyonu operation clean hands
temiz eller operasyonu clean hands operation
temiz kağıdı safe paper
temiz kira sözleşmesi clean charter
temiz konşimento clean bill of lading
temiz kramponlar operasyonu operation clean cleats
temiz kramponlar soruşturması clean cleats probe
temiz sabıka kaydı clean criminal record
temiz sözleşme clean charter
Politics
kalkınma yatırımları için temiz enerii çerçevesi clean energy for development investment framework
temiz eller operasyonu operation clean hands
temiz teknoloji clean technology
Institutes
bölge temiz hava merkezi müdürlükleri directorates of regional clean air centers
deniz temiz derneği turkish marine environment protection association (turmepa)
Industry
temiz üretim planı (tüp) clean production plan (cpp)
Technical
atık ve temiz su waste and clean water
basınçlı güç destekli temiz hava hortumlu başlıklı solunum cihaz compressed powered fresh air hose breathing apparatus incorporating a hood
düşey temiz açıklık vertical clearance
havanın temiz tutulması kanunu clean air act
sınırsız temiz enerji unlimited clean energy
temiz açıklık clear span
temiz açıklık clear space
temiz açıklık clear waterway
temiz agrega clean aggregate
temiz atan clear band
temiz atölye clean workstation
temiz bant clear band
temiz boyut clear dimension