üstün - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

üstün



"üstün" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 60 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
üstün outstanding s.
üstün superior s.
General
üstün star i.
üstün compare i.
üstün first-class s.
üstün ultra s.
üstün signal s.
üstün surpassing s.
üstün eximious s.
üstün super s.
üstün fine s.
üstün select s.
üstün superlative s.
üstün predominant s.
üstün transcendant s.
üstün topnotch s.
üstün eminent s.
üstün unequalled s.
üstün paramount s.
üstün ideal s.
üstün superiffic s.
üstün unequaled s.
üstün exquisite s.
üstün choice s.
üstün pukka s.
üstün topdrawer s.
üstün outdone s.
üstün ascendent s.
üstün atop s.
üstün preponderant s.
üstün excellent s.
üstün hegemonic s.
üstün advantageous s.
üstün transcendent s.
üstün topping s.
üstün pre-eminent s.
üstün supreme s.
üstün unsurpassed s.
üstün transcendental s.
üstün outclassing s.
üstün ascendant s.
üstün over s.
üstün up s.
üstün high s.
üstün topflight s.
üstün extra s.
üstün dominant s.
üstün superior s.
üstün top s.
üstün golden s.
üstün first-rate s.
üstün distingue s.
üstün preeminent s.
üstün above zf.
Idioms
üstün top-notch
Slang
üstün humdinging s.
Technical
üstün superior
Construction
üstün super
Medical
üstün predominant
Biochemistry
üstün super

"üstün" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
üstün gelmek surpass f.
General
bir gömlek üstün olmak be a cut above f.
bir gömlek üstün olmak have an edge on f.
bir tartışmada üstün çıkmak argue someone down f.
-den çok üstün olmak be head and shoulders above f.
-den çok üstün olmak outclass f.
-den üstün çıkmak outstrip f.
-den üstün olmak precede f.
-e üstün gelmek override f.
-e üstün kabul etmek prevail over f.
herkesten üstün tutmak value someone or something above someone or something f.
herkesten üstün tutmak value above f.
insan sayısınca üstün gelmek outman f.
kendiri olduğundan çok daha üstün görmek get above oneself f.
rakibinden üstün olmak outmatch f.
rütbece -den üstün olmak rank above f.
sayıca üstün olmak outnumber f.
üstün başarı sağlamak make a hit f.
üstün çıkmak surpass f.
üstün çıkmak get the upper hand f.
üstün çıkmak outstrip f.
üstün çıkmak (birinden) eclipse f.
üstün gelmek gain the upper hand f.
üstün gelmek outrival f.
üstün gelmek overtop f.
üstün gelmek predominate f.
üstün gelmek outcompete f.
üstün gelmek come out on top f.
üstün gelmek override f.
üstün gelmek outwent f.
üstün gelmek outmatch f.
üstün gelmek outgo f.
üstün gelmek outdo f.
üstün gelmek have the upper hand f.
üstün gelmek circumvent f.
üstün gelmek outclass f.
üstün gelmek prevail f.
üstün gelmek carry the day f.
üstün gelmek preponderate f.
üstün gelmek outdid f.
üstün görmek look up f.
üstün kılmak make something superior f.
üstün olmak get the better of f.
üstün olmak take precedence of f.
üstün olmak preponderate f.
üstün olmak be superior f.
üstün olmak excel f.
üstün olmak outdo f.
üstün olmak surpass f.
üstün olmak be over somebody f.
üstün olmak outperform f.
üstün olmak tower above f.
üstün olmak cut across f.
üstün olmak preponderate over f.
üstün olmak precede f.
üstün olmak predominate f.
üstün olmak outclass f.
üstün olmak have the edge on somebody f.
üstün olmak have the best of it f.
üstün olmak transcend f.
üstün olmak give points to somebody f.
üstün olmak (sayı/nüfuz/kuvvet/etki/derece açısından) predominate f.
üstün performans göstermek overperform f.
üstün performans göstermek deliver an outstanding performance f.
üstün performans göstermek put in an outstanding performance f.
üstün performans göstermek give an outstanding performance f.
üstün tutmak prefer f.
ahlaken kendini üstün gören kuralcı kişi prig i.
beyaz ırkın diğer ırklardan daha üstün olduğuna inanan kimse white supremacist i.
beyazların diğer ırklardan daha üstün olduğunu ve toplumu yöntenen kesim olması gerektiğini savunan ırkçı düşünce white supremacy i.
daha üstün olma betterness i.
diğerlerinden üstün above the rest i.
en üstün başarı düzeyi high-water mark i.
en üstün derece superlative i.
en üstün yer top i.
kendini üstün görme self-righteousness i.
kişinin kendinden daha üstün bir insanın kendisine aşık olduğuna inanması erotomania i.
kişinin kendinden daha üstün bir insanın kendisine aşık olduğuna inanması clerambault's syndrome i.
sözün yazıya üstün olduğu fikri phonocentrism i.
üstün adam key man i.
üstün başarı exploit i.
üstün başarı outstanding success i.
üstün başarı overachievement i.
üstün başarı wonderwork i.
üstün başarı eclat i.
üstün başarı belgesi certificate of excellence i.
üstün başarı belgesi certificate of high achievement i.
üstün başarı belgesi certificate of merit i.
üstün başarılı high flyer i.
üstün başarılı kimse high achiever i.
üstün beceri superior skill i.
üstün çıkma surpassing i.
üstün derecedeki supreme i.
üstün erkek supermale i.
üstün gayret outstanding effort i.
üstün gayret heroic effort i.
üstün gayret all-out effort i.
üstün gayret enormous effort i.
üstün gayret big effort i.
üstün gayret huge effort i.
üstün gayret remarkable effort i.
üstün gayret tremendous effort i.
üstün gayret distinguished effort i.
üstün gayret strenuous effort i.
üstün gayret great effort i.
üstün gayret high performance i.
üstün gayret herculean effort i.
üstün gayret valiant effort i.
üstün gayret major effort i.
üstün gelme outgoing i.
üstün gelme high ground i.
üstün gelme overcoming i.
üstün güçler superior powers i.
üstün hak greater right i.
üstün hizmet outstanding service i.
üstün hizmet madalyası meritorious service medal i.
üstün hizmet ödülü outstanding service award i.
üstün ırkçılık taslama ethnocentrism i.
üstün iletken superconductor i.
üstün insan superman i.
üstün kaliteli olma choiceness i.
üstün kimse superior i.
üstün körü iş (yapma) sloppiness i.
üstün niteliklere sahip kimse champion i.
üstün nitelikli blue ribbon i.
üstün nitelikli jüri blue ribbon jury i.
üstün nitelikte kumaş parçası coupon i.
üstün olan exceeder i.
üstün olma predominating i.
üstün olma preeminence i.
üstün olma pre-eminence i.
üstün olma superiority i.
üstün performans outstanding performance i.
üstün performans superb performance i.
üstün sorumluluk doktrini doctrine of superior responsibility i.
üstün teknoloji high technology i.
üstün teknoloji cutting-edge technology i.
üstün teknoloji advanced technology i.
üstün yetenek superior ability i.
üstün yetenek genius i.
üstün yetenekleri olan man of high attainments i.
üstün yetenekli çocuklar gifted children i.
üstün yeteneklileri destekleme derneği mensa i.
üstün zeka superior-high intelligence i.
üstün zekalı çocuk wunderkind i.
üstün zekalılık giftedness i.
yarışta üstün performans blinder i.
bir gömlek üstün a cut above s.
çok üstün (zeka) sharp s.
çok üstün yetenekli (oyuncu vb) highly talented s.
-den bir gömlek üstün a cut above s.
en üstün top s.
en üstün excellent s.
en üstün supreme s.
en üstün superlative s.
kendini ahlaki olarak üstün görüp tepeden bakan sanctimonious s.
kendini üstün gören self-righteous s.
rütbece üstün olan paramount s.
tanınmış ve üstün eminent s.
üstün gelen preponderant s.
üstün gelen prevailing s.
üstün gelmiş outdone s.
üstün kalite superfine s.
üstün kaliteli high-grade s.
üstün kaliteli superior s.
üstün kaliteli first-rate s.
üstün kaliteli (gıda maddeleri) fancy s.
üstün nitelikli superior s.
üstün nitelikli high-grade s.
üstün nitelikli top-caliber s.
üstün olan surpassing s.
üstün olmuş excelled s.
üstün özellikleri olmayan undistinguished s.
üstün vasıflı top-caliber s.
üstün yetenekli gifted and talented s.
üstün yetenekli highly gifted s.
üstün yetenekli gifted s.
üstün zeka overwise s.
-den üstün above zf.
en üstün düzeyde at concert pitch zf.
en üstün şekilde pre-eminently zf.
en üstün şekilde preeminently zf.
rütbe/yetki açısından üstün above zf.
üstün biçimde superiorly zf.
üstün bir şekilde goldenly zf.
üstün çabalarından dolayı for her outstanding efforts zf.
üstün çabalarından dolayı for his outstanding efforts zf.
üstün gelerek predominately zf.
-den üstün superior to ed.
Phrasals
(önem açısından) bir şeyden üstün tutmak put ahead
Phrases
üstün gelen one too many for
Colloquial
üstün gelmek take somebody to the cleaner's
üstün gelmek get the better of
üstün nitelikli top line
Idioms
bariz bir şekilde üstün olma a turkey shoot
bir gömlek üstün a cut above someone or something
bir gömlek üstün a cut above
bir şeyi olduğundan daha üstün göstermek err on the side of
birinden çok daha üstün olmak stand head and shoulders above someone
birinden çok daha üstün olmak be streets ahead of someone