late - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

late

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"late" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 23 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
late s. gecikmiş
late zf. geç
General
late s. her zamanki
late s. son zamanlardaki
late s. rahmetli
late s. müteveffa
late s. ölü
late s. tehirli
late s. merhum
late s. gecikmiş
late s. sabık
late s. geç kalan
late s. ölen
late s. geç
late s. yeni
late s. son zamanlarda olan
late s. eski
late s. ölmüş
late s. son
late s. geçen
late zf. geçenlerde
late zf. son zamanlarda
Technical
late gecikmiş

"late" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 200 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
be late f. geç kalmak
be late f. gecikmek
General
answer late f. geç cevap vermek
answer late f. geç yanıtlamak
arrive late to f. geç gelmek
arrive late to f. geç kalmak
be 30 minutes late f. 30 dakika geç kalmak
be a little late f. biraz geç kalmak
be late f. geç olmak
be late f. geç kalınmak
be late for f. -e gecikmek
be late for f. -e geç kalmak
be late for class f. derse geç girmek
be late for class f. derse geç kalmak
be late for school f. okula geç kalmak
be late for the appointment f. randevuya gecikmek
be late for the appointment f. randevuya geç kalmak
be late for the dress rehearsal f. elbise provasına gecikmek
be late for the dress rehearsal f. kostümlü provaya gecikmek
be late to class f. derse geç kalmak
be up late f. geç vakte kadar kalmak
cause to be late f. geç kalmasına neden olmak
come home late f. eve geç gelmek
come to class late f. sınıfa/derse geç gelmek
come to the job late f. işe geç gelmek
get into class late f. derse geç girmek
get late f. geç kalmak
get up late f. geç kalkmak
go home late f. eve geç gitmek
go to bed too late f. çok geç yatmak
go to school late f. okula geç gitmek
keep late hours f. geç saate kadar ayakta kalmak
pay late f. geç ödemek
reply late f. geç cevap vermek
reply late f. geç yanıtlamak
run late f. geç kalmak
sleep late f. geç yatmak
sleep late f. geç uyumak
start late f. geç başlamak
stay in bed late f. yataktan geç kalkmak
stay late f. geç saate kadar kalmak
stay out late f. gece geç saate kadar dışarıda kalmak
stay up late f. gece geç saatlere kadar uyanık kalmak
turn up late f. geç gelmek
wake up late f. geç kalkmak
work late f. geç saate kadar çalışmak
work or study late into the night f. gece geç saatlere kadar çalışmak
work until late f. geç saatlere kadar çalışmak
work until late f. geç saate kadar çalışmak
work until very late f. gece geç saatlere kadar çalışmak
being late i. geç kalma
being late i. geri kalma
feeling of being late i. geç kalma duygusu
late antiquity i. geç antik çağ
late arrival and early departure i. geç varış ve erken kalkış
late bloomer i. geç serpilen
late breakfast i. geç kahvaltı
late comer i. geç kalan
late delivery i. geç teslim
late developer i. geç gelişen
late ejaculation i. geç boşalma
late father i. rahmetli baba
late history i. yakın tarih
late hittite period i. geç hitit dönemi
late hittite period i. geç hitit çağı
late hour i. geç saat
late hours i. geç saatler
late husband i. rahmetli (ölmüş) eş
late ignition i. gecikmeli ateşleme
late marriage i. geç evlilik
late modern period i. geç modern dönem
late morning i. kuşluk
late mother i. rahmetli anne
late night hour i. gecenin geç saatleri
late reply i. geç verilen cevap
late reply i. geç cevap
late retun i. geç dönüş
late riser i. uykucu
late seral forest i. balta girmemiş orman
late spark i. gecikmeli ateşleme
late start i. geç başlangıç
late summer i. yazın sonu
late time i. geç zaman
late wife i. rahmetli (ölmüş) eş
the late i. rahmetli
the late i. merhum
early and late s. vakti saati yok
early and late s. erken veya geç demez
late for dinner s. yemeğe geç kalmış
late frost s. geç donmuş
late-coming s. geç gelen
late-to-middle aged s. orta yaşların sonunda
very late s. çok geç
a little bit late zf. biraz geç
a little bit late zf. azıcık geç
as late as zf. ancak
as of late zf. son zamanlarda
as of late zf. son günlerde
early and late zf. bütün gün
early or late zf. er ya da geç
late afternoon zf. akşama doğru
late afternoon zf. öğleden sonra geç saatlerde
late in zf. sonlara doğru
late in zf. sonlarına doğru
late in the day zf. günün sonuna doğru
late in the day zf. geç kalınmış
late in the evening zf. geç vakit
of late zf. geçmiş
of late zf. biraz evvel
of late zf. son günlerde
of late zf. son zamanda
of late zf. son zamanlarda
of late zf. yakın zamanda
of late zf. yakında
of late years zf. son yıllarda
of late years zf. son birkaç sene zarfında
of late years zf. son birkaç sene zarfında son
till the late hours zf. geç saatlere kadar
too late zf. fazla geç
too late zf. çok geç
Phrases
an hour late bir saat geç
in his late forties kırklarının sonunda
in his late forties kırklı yaşlarının sonunda
in his late forties ellisine merdiven dayamış
it's never too late to do well iyi yapmak için hiçbir zaman çok geç değildir
late afternoon akşam üstü
please accept my apologies for replying late geç cevap verdiğimden dolayı lütfen özürlerimi kabul edin
sorry for late reply geç cevap için özür
sorry for my late reply geç cevap yazdığım için üzgünüm
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for my late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late reply (yazışmalarda vb) geç cevabım için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç döndüğüm için
sorry for the late response (yazışmalarda vb) geç cevabım için
until it's too late çok geç oluncaya kadar
until it's too late iş işten geçinceye kadar
Proverb
better late than never geç olsun güç olmasın
it is never too late to learn öğrenmenin yaşı yoktur
it is never too late to learn öğrenmenin yaşı yok
too little too late bu saatten sonra artık çok zor
too little too late çok geç
too little too late geçti bor'un pazarı sür eşeğini niğde'ye
too little too late iş işten geçti
Colloquial
at a late hour geç bir saatte
be a minute late bir dakika geç kalmak
be working late geç saatlere kadar çalışmak
better late than never geç olsun ama güç olmasın
isn't it too late? çok geç olmadı mı?
isn't it too late? saat çok geç değil mi?
isn't it too late? çok geç değil mi?
late into the night gece geç saatlere kadar
late that night o gecenin sonunda
late that night o gecenin sonlarına doğru
late-breaking news on that story bu olaydaki son gelişmeler
since late august ağustos ayının sonlarından beri
so late çok geç
sorry for being late geç kaldığım için özür dilerim
sorry for my late reply geç cevap verdiğim için üzgünüm
sorry for my late reply geç cevabım için üzgünüm
three days could be too late üç gün çok geç olabilir
tomorrow may be too late yarın çok geç olabilir
tomorrow might be too late yarın çok geç olabilir
Idioms
a day late and a dollar short artık çok geç bir anlamı kalmadı
a day late and a dollar short geçti borun pazarı sür eşşeği niğde'ye
be late for one's own funeral kendi cenazesine bile geç kalmak
be late for one's own funeral her yere/şeye geç kalmak
before it is too late iş işten geçmeden
before it is too late yol yakınken
before it is too late çok geç olmadan
before it was too late çok geç olmadan
better late than never geç olsun da güç olmasın
better late than never geç olsun güç olmasın.
better late than never geç olsun güç olmasın
It is never too late to mend gönül almak için asla geç değildir
It is never too late to mend bir hatayı düzeltmek için asla geç değildir
It is never too late to mend (bir şeyleri) düzeltmek için hiçbir zaman çok geç değildir
keep late hours geç saatlere kadar ayakta kalmak/çalışmak
late bloomer (yeteneklerini gösterme anlamında) geç açılmış
late in life ilerlemiş yaşta
late in life yaşlanınca
late off the mark müdahalede geç kalma
late unpleasantness abd iç savaşı
Speaking
although it is late geç de olsa
are we late? geç mi kaldık?
at this late/early hour? bu saatte mi?
better late than never geç olsun güç olmasın
better late than never hiç olmamaktansa varsın geç olsun
better late than never geç olması hiç olmamasından iyidir
better late than never geç olsun da güç olmasın
don't be late geç kalma
don't be late again bir daha geç kalma
don't be late for class derse geç kalmayınız
don't be late for class derse geç kalma
don't be late for school okula geç kalma
don't be late tomorrow yarın geç kalmayın
don't come to class late derse/sınıfa geç gelme
don't come to school late okula geç gelme
don't come to school late okula geç gelmeyin
even if it's late geç de olsa