... de - Türkisch Englisch Wörterbuch

... de

Bedeutungen von dem Begriff "... de" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
... de neither adv.
‘I don’t seem to have any cash on me.’ ‘Neither do I.’
"Üzerimde hiç nakit yok sanırım. "Bende de yok."

More Sentences

Bedeutungen, die der Begriff "... de" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
(öykü/film vb'de) kötü adam villain n.
yine de even so adv.
yine de nevertheless adv.
yine de still adv.
yine de however conj.
General
kenanlılar'ın incil'de bahsi geçen gaddar tanrısı moloch n.
abd'de hizmet veren bir telefon firması telco n.
incil'de jonah jon n.
müziği varolan hareketleri bilinmeyen 13.yüzyılda napoli'de yaygın olan hareketli bir dans türü saltarello n.
hem avrupalı hem de siyahi kökenden gelen kimse veya bu kimselerin konuştuğu dil creole n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangh n.
çin'de yüksek memur mandarin n.
abd'de eyalet delaware n.
ibranice'de onuncu harf yod n.
suyun 0*'de donup 80*'de kaynadığı eski bir ısı ölçeği réaumur n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
her iki kategoriye de girebilecek bir durum borderline case n.
ingilizce'de meksika ve orta amerika için kullanılan ifade middle america n.
ingiltere'de, katedrali olan büyük yerleşim yeri city n.
genellikle meyve de içeren kahveli kek kuchen n.
ingilizce'de özellikle kırsal kesimlerdeki dar sokak veya patikalara verilen isim lane n.
(abd'de 1920-1933 arasında) alkollü içeceklerin üretiminin ve satışının yasak olduğu dönem prohibition era n.
mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de) censor n.
hinduizm ve budizm'de ölüm ve yeniden doğma devri samsara n.
ingilizce'de vergi veya geçiş ücreti anlamında sözcük levy n.
abd'de kongre azası congressman n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
abd'de gizli bir yasadışı grup cosa nostra n.
ingiltere'yle fransa'yı birleştiren ve dover boğazı'nı geçen tünele ingiltere'de halk arasında veril chunnel n.
güneydoğu ingiltere'de bir kent epsom n.
yahudiler'de giyilen bir tür başlık yarmelke n.
portekiz'de yerel üslupla inşa edilmiş ve devletin sahibi olduğu otel pousada n.
türkiye'de ms 680 civarında doğup bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
hem karada hem de denizde yaşayan canlı amphibian n.
kuyruksuyu batıklığı (baraj vb'de) tailwater submergence n.
hem karada hem de suda işleyebilen taşıtlar amphibian n.
ebeveyn ya da onların ebeveyninin ingiltere'de doğmuşlukları nedeniyle orada yaşama hakkı patriality n.
incil'de adı geçen hoş kokulu ağaç lignaloes n.
birkaç küçük kabileyi de kapsayan malaya orman insanları sakai n.
mekke'de kabe'yi ziyaret etmiş müslüman hajji n.
iş ilanları (gazete'de vb) job ads n.
israil'de komünal yerleşim kibbutz n.
asociacion mayoristas agencias de viajes espanolas amave n.
başmeleklerden mikail´in 29 eylül´de kutlanan yortusu michaelmas n.
hem geçişli hem de geçişsiz olabilen eylemler ergative verbs n.
iki elini de kullanabilen kimse ambidexter n.
ingilizce'de menfi anlamda almanları nitelemek için kullanılır hun n.
keşmir'de yüksek bir dağ k2 n.
jainizm ve budizm'de toplantı sangha n.
bilgisayar çıktısından alınan değil de elle yazılan dokümanlar için kullanılan ifade manual issue n.
müslümanların belli mevsimlerde mekke'de kabe'yi ziyaretleri hajj n.
ingiltere'de kontluk idare bölgesi shire n.
gümüş kıyı, kuzeyde oporto'dan güneyde costa de lisboa'ya kadar uzanan portekiz sahil şeridi costa de prata n.
(abd'de) iş tulumu overall n.
(ingiltere'de bazı bölgeler) metro hattı tube n.
fransız doğabilimci jean de lamarck'ın teorilerini destekleyen kişiler lamarckian n.
ibranice'de yedinci harf zayin n.
ingiltere'de alkollü içeceklerin satış ve tüketimine tahsis edilmiş bina public house n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa del sol n.
ingilizce'de bar veya pub anlamında argo sözcük watering hole n.
çin'de bulunan bir sıradağ kuenlun n.
kuzey kore'de bir bölge kyongsong n.
iki elini de kullanabilme ambidexterity n.
iki elini de aynı beceriyle kullanabilme ambidexterity n.
ibranice'de altıncı harf waw n.
israil'de bir aşiret dan n.
devlet dairelerinin ve ticari işletmelerin de çoğunun kapalı olduğu gün public holiday n.
portekiz'de turistik kıyı şeridi costa verde n.
suriye'de bulunan liman şehir latakia n.
budizm'de öğrenci ve ustası arasında öğrencinin meditasyon gelişmesi üzerine günde iki kere yapılan günlük toplantı sanzen n.
abd'de missouri ırmağının iki yakasında kurulu minneapolis ve st paul şehirleri twin cities n.
daha çok filipinler'de görülen küçük otobüs jeepney n.
nisan 1 de kandırılan kişi april fool n.
israil'de kolektif çiftlik kibbutz n.
portekiz'de lizbon civarındaki kıyılar costa de lisboa n.
erkin bir hükümdarın elinde değil de halkın elinde bulunduğu yönetim biçimi republic n.
abd'de dışarda bulunan tuvalet privy n.
abd'de ana yola katılan veya onu kesen bir başka yol crossroad n.
ms 950 yıllarında dnyeper havzasının kuzey kesimlerinde başlayıp bugün de süren medeniyet orthodox christian n.
güney ingiltere'de bir kıyı bölgesi bournemouth n.
rio de jenaryo janeiro n.
kuyruksuyu (baraj vb'de) tailwater n.
ingilizce'de turistler için kullanılan aşağılayıcı ifade rubberneck n.
musevilik'de roşaşana ve yom kipur bayramlarında çalınan koç veya keçiboynuzundan yapılmış bir boru shofar n.
eskiden ingiltere'de sopa ve topla oynanan bir tür takım oyunu shinty n.
nepal de himalayalar da yaşayan tibetli sherpa n.
çin'de yıllarca yaşamış batılı gazeteciler ya da diplomatlar old china hands n.
(çin'de) muhtar village headman n.
ingiltere'de bir şehir chester n.
israil'de nasıra şehri nazareth n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hui n.
cezayir'de bir şehir constantine n.
benin'de ticaretin merkezi olan şehir cotonou n.
abd'de bir şehir plymouth n.
ingiltere'de bir şehir plymouth n.
modern ama yine de klişe olmuş yeni kelime buzzword n.
etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen kimse vegan n.
15. yüzyıla kadar ispanya ve portekiz'de yaşamış museviler sephardic jew n.
ismin -de hali the locative n.
-de usta skilled in n.
abd'de bar veya gece kulübü café n.
ingiltere'de tekerlekli, motorlu veya motorsuz kara taşıma aracı car n.
abd'de otomobilin kısaltması auto n.
ingiltere'de hint alt kıtası veya çevresinden gelen kişi asian n.
abd'de uzakdoğu dahil asya'nın herhangi bir yerinden gelen kişi asian n.
abd'de arabaya servis yapan restoranlarda garsonlara halk arasında verilen isim carhop n.
ingiltere'de milli eğitim programının dört basamağından her biri key stage n.
(harita vb'de) açıklayıcı bilgiler legend n.
(patates vb'de) kabuk peelings n.
(tv'de) izlenme oranı rating n.
(arı vb'de) iğne sting n.
her iki elini de kullanamayan ambisinister n.
kentucky'de bir bölge bluegrass n.
olumlu özellikleriyle birlikte olumsuz özellikleri de olan şey mixed blessing n.
her iki elini de kullanma mixed-handedness n.
her iki elini de kullanma cross-dominance n.
nepal'de bir halk gorkha n.
filipinler'de bir etnik grup bicolano n.
türkiye’de yaşayan gürcüler'in gürcüce olarak kendilerini adlandırdıkları isim chveneburi n.
güneydoğu ingiltere'de bölge chelsea n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolang n.
çin'de sincan uygur özerk bölgesi'nde yaşayan bir halk dolan n.
çin'de yaşayan bir türk halkı salar n.
çin'de yaşayan müslüman kesim hwei n.
güney afrika cumhuriyeti ve zimbabve’de yaşayan bantu halkı matebele n.
(davranış/giyim vb'de) ortak standartlar convention n.
ingiltere'de bir şehir brighton n.
abd'de kadın kongre üyesi congresswoman n.
(ingiltere'de) trafik polisi traffic warden n.
heteroseksüel olup kendi cinsine de ilgi duyan kimse heteroflexible n.
abd'de bir genç kızın 16. yaşgününde yapılan doğumgünü kutlaması sweet sixteen n.
eskiden ingiltere'de zenginlerin ve soyluların kullandığı bir yaka türü piccadilly n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf 'n' turf n.
hem et hem de balıktan oluşan öğün surf and turf n.
faaliyeti bir arada özellikle de güçlükle sürdürmeye çalışma juggling n.
(roman/oyun vb 'de) kahraman protagonist n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce spanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espanglish n.
abd'de yaşayan hispanik nüfusun konuştuğu ingilizce espaninglish n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapai n.
iki kişinin de çok istediği halde yapamadığı bir şeyi belki karşıdaki kişi teklif eder diye birbirleriyle bakışması mamihlapinatapei n.
galler'de bir yerleşim yeri pontypool n.
kelimenin hem başına hem de sonuna getirilen ek circumfix n.
hawai'de taze çiçeklerden yapılan taç haku n.
-de olmayan bir özellik a feature absent in n.
hinduizm'de tanrı veya ilahi varlık deva n.
aynı anda hem özne hem de nesne konumunda olma durumu assujetissement n.
celile (israil'de bir bölge) galilee n.
aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması carpool n.