Major - Türkisch Englisch Wörterbuch

Major

Bedeutungen von dem Begriff "Major" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 63 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
major adj. asıl
major adj. büyük
major adj. başlıca
major adj. ana
General
major n. binbaşı
major n. ana sertifika
major n. yetişkin
major n. reşit kimse
major n. branş
major n. (bu konudaki) büyüklerden/büyük oyunculardan biri
major n. üstün kabiliyetli kişi
major n. üstün yetenekli kişi
major n. büyük veya önemli müzik, film şirketi
major v. branşı doğrultusunda yoğunlaşmak
major v. bir alanda uzmanlaşmak
major v. bir alanda uzmanlık eğitimi görmek/almak
major v. bir uzmanlık alanında eğitim görmek
major v. (bir şeyi) başlıca ilgi alanı olarak seçmek
major v. (bir şeyi) başlıca ilgi alanı yapmak
major adj. reşit
major adj. rütbece daha büyük
major adj. ergin
major adj. önemli
major adj. daha büyük
major adj. esas
major adj. daha önemli
major adj. belli başlı
major adj. dikkate değer
major adj. majör
major N. bölüm
Trade/Economic
major adj. daha deneyimli
major adj. daha büyük
major adj. üst
Law
major n. buluğa ermiş kimse
major n. 18 yaşını doldurmuş kimse
major adj. büyük
major adj. daha büyük
major adj. reşit
Technical
major adj. esas
Construction
major adj. birincil
Medical
major adj. yüksek riskli
major adj. yüksek risk taşıyan
Logic
major n. büyük önerme
major adj. kıyasın büyük terimini oluşturan
major adj. kıyasın önermesini oluşturan
Education
major n. akademik ana dal
major n. asıl branş (üniversitede)
major n. anadal
major n. anadal
major n. belirli bir akademik alana odaklanmış üniversite öğrencisi
major n. belirli bir branşta uzmanlaşan üniversite öğrencisi
major adj. bir öğrencinin uzmanlaştığı alana dair
major adj. bir öğrencinin uzmanlaştığı alanla ilgili
Military
major n. binbaşı
Sport
major n. (gol veya teniste) üst düzey turnuva
Football
major n. (kanada futbolunda) sayı
major n. (kanada futbolunda) gol
Music
major n. majör
major n. majör (gam)
major adj. gamın veya makamın dördüncü ile beşinci ve yedinci
major adj. üçlünün veya bir akorun kök sesinin üzerinde majör bir üçüncüsü bulunan
major adj. (cazda) kök sesinin üzerine eklenmiş bir majör yedilisi olan majör akoruna işaret eden
Star Wars
major n. binbaşı

Bedeutungen von dem Begriff "Major" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 5 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
major main adj.
majör major adj.
Music
majör major n.
majör maggiore adj.
majör dur adj.

Bedeutungen, die der Begriff "Major" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
ursa major n. büyük ayı
major general n. tümgeneral
General
major key n. majör perdesi
major subject heading system n. ana başlık sistemi
major axis n. ana eksen
major offense n. büyük suç
major league n. büyük lig
chemistry major n. asıl branşı kimya olan öğrenci
major power n. çoğunluk gücü
sergeant major n. başgedikli
major disagreement n. en temel anlaşmazlık
major arc n. büyük yay
semi major axes n. x ekseni
major axis n. büyük eksen
major ablution n. gusül
major disaster n. büyük afet
major domo n. kahya
major topic n. ana başlık
major contribution n. büyük katkı
major development n. önemli gelişme
major development n. büyük gelişme
major trauma n. ağır travma
major project n. büyük proje
major activity n. ana faaliyet konusu
major effort n. üstün gayret
major-domo n. başkahya
major-domo n. kahya
major term n. büyük terim
major project n. esas proje
major repairs n. esas onarımlar
major premiss n. büyük önerme
major project n. ana proje
major muscle groups n. temel kas grupları
major change n. büyük değişme
major disaster n. felaket
major problem n. büyük sorun
a major risk n. büyük bir risk
a major step forward n. ileriye doğru büyük bir adım
a major role n. önemli bir rol
a major role n. büyük bir rol
major appliance n. beyaz eşya
a major health problem n. önemli bir sağlık sorunu
major client n. önemli müşteri
major customer n. önde gelen müşteri
major client n. önde gelen müşteri
major customer n. büyük müşteri
major customer n. önemli müşteri
major client n. büyük müşteri
major motivator n. asıl tetikleyici/teşvik eden
major source of pollution n. başlıca kirlilik kaynağı
major sin n. büyük günah
major obstacle n. büyük engel
a major part n. büyük bir kısım
major revision n. büyük revizyon
major loss n. büyük kayıp
major issue n. temel sorun
major issue n. ana konu
major issue n. ana sorun
major diseases n. büyük hastalıklar
etat major n. kurmay
etat major n. karargah heyeti
major-domo [dialect] n. yabancı bir ülkede varlıklı bir hanede baş hizmetçilik yapan kimse
major-domo [dialect] n. çiftlik veya malikane yöneten kimse
major-league n. en üst seviye rekabet
major-domo [dialect] n. ispanyol veya italyan kraliyet evlerinde baş hizmetçi veya kahya
major-domo [dialect] n. baş kahya
brigade major n. tugay komutanı yardımcısı
major incident n. büyük çapta hadise/olay
major characters n. ana karakterler
major decision n. büyük karar
deal major blow v. büyük darbe vurmak
strike major blow v. ağır darbe indirmek
make a major contribution v. büyük katkı sağlamak
deliver major blow v. ağır darbe indirmek
deal major blow v. ağır darbe indirmek
take a major blow v. büyük darbe almak
a major part of adj. önemli bir bölümü
major-league adj. üst seviye
major-league adj. üstün
major-league adj. ciddi
major-league adj. birinci sınıf
major-league adj. göze çarpan
major-league adj. yoğun
major-league adj. seçkin
maj. (major) abrev. büyük
maj. (major) abrev. ana
maj. (major) abrev. asıl
maj. (major) abrev. başlıca
Phrasals
major in something v. (bir konuda) eğitim almak/uzmanlaşmak
Phrases
the major ones are these expr. başlıcaları şunlardır
Colloquial
major stumbling block n. temel engel
major-league adj. etkileyici
major-league adj. önde gelen
major-league adj. önemli
Idioms
major stumbling block n. büyük engel
major rows n. büyük anlaşmazlıklar
major leagues n. ana rekabet alanı
major league n. en iyilerin rekabet ettiği seviye
major leagues n. en iyilerin rekabet ettiği seviye
major league n. majör lig/ligler
major league n. ana rekabet alanı
major league n. en yüksek lig/ligler
major leagues n. majör lig/ligler
major leagues n. en yüksek lig/ligler
Speaking
what is your major? expr. (üniversitede vb.) ne okuyorsun?
it's a major embarrassment expr. çok utanç verici
what is your major (in college)? expr. hangi bölümde okuyorsun?
we accept all major credit cards expr. belli başlı tüm kredi kartlarını kabul ediyoruz
Trade/Economic
major equipment n. ana teçhizat
major innovation n. büyük yenilik
major innovation n. daha önceden hiçbir firma tarafından satılmayan malın icadı
vis major n. mücbir sebep
vis major n. zorlayıcı neden
major taxpayers n. büyük mükellefler
major commodities n. başlıca hammaddeler
major equipment n. sınai donatım
major network n. ana şebeke
major equipment n. ana donatım
major activity n. ana faaliyet
major investor n. büyük yatırımcı
major area of activity n. ana faaliyet konusu
provisions for major repairs and maintenance n. önemli bakım ve onarım karşılıkları
major activity of the company n. şirket ana faaliyeti
major activity of the company n. şirketin ana faaliyeti
major source n. ana kaynak
major holders of company shares n. şirket hisselerinin başlıca sahipleri
play a major role v. başrol oynamak
Law
force major n. fors major
force major n. mücbir hal
force major n. mücbir sebep
major crime n. nitelikli suç
vis major n. mücbir sebep
Politics
major offense n. nitelikli suç
major world powers n. büyük dünya güçleri
major reserve currencies n. önde gelen rezerv para birimleri
major activities undertaken during the reporting period n. raporlama döneminde gerçekleştirilen temel faaliyetler
major country n. büyük devlet
major party n. görece olarak düzenli aralıklarla başa gelebilecek güce sahip siyasi parti
Institutes
major accidents hazards bureau n. büyük kaza tehlikeleri bürosu
Insurance
major medical n. ciddi veya uzun süreli hastalıklardan kaynaklı olup belirlenen tutarın üzerinde gelen hastane faturalarının çoğunu veya tamamını kapsayan sigorta
Technical
major street n. ana cadde
major principal stress n. maksimum asal gerilme
major repair n. büyük tamir
major earthquake n. büyük zelzele
major road n. büyük yol
major basin n. ana çanak
major road n. anayol
major principal plane of stress n. maksimum asal gerilme düzlemi
major lobe n. ana kulak
major basin n. ana havza