Potential - Türkisch Englisch Wörterbuch

Potential

Bedeutungen von dem Begriff "Potential" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 46 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
potential adj. potansiyel
potential adj. olası
General
potential n. gizli güç
potential n. ihtimal
potential n. iktidar
potential n. güç
potential n. imkan
potential n. gerilim
potential n. gizil güç
potential n. potansiyel
potential adj. gizli
potential adj. muhtemel
potential adj. gizil
Trade/Economic
potential n. gizli güç
potential n. varolan imkan
potential adj. henüz ortaya çıkmamış olan
potential adj. muhtemel
potential adj. olası
potential adj. kuvvetli
potential adj. mümkün
potential adj. mümkün olan
potential adj. potansiyeli olan
potential adj. potansiyel
Technical
potential n. gerilim farkı
potential n. potansiyel farkı
potential adj. potansiyel
Electric
potential adj. potansiyel
Construction
potential n. gerilim
Automotive
potential adj. potansiyel
Food Engineering
potential adj. potansiyel
Physics
potential n. gizilgüç
potential adj. gizil
Linguistics
potential n. olasılık bildiren çekim
potential n. olasılık bildiren yapı
potential n. olasılık bildiren kip
potential adj. olasılık bildiren fiil yapısına ait
potential adj. olasılık bildiren fiil yapısı ile ilgili
potential adj. (fiil yapısı) olasılık bildiren
potential adj. yardımcı sözcüklü fiil yapısına ait
potential adj. yardımcı sözcüklü fiil yapısı ile ilgili
potential adj. (fiil yapısı) yardımcı sözcüklü
Ottoman Turkish
potential adj. bilkuvve
Archaic
potential adj. etkili
potential adj. tesirli
potential adj. güçlü
potential adj. kudretli

Bedeutungen, die der Begriff "Potential" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
vector potential n. vektör gerilimi
drum potential n. dram voltajı
deformation potential n. deformasyon potansiyeli
grand potential n. büyük potansiyel
magnetic potential n. manyetik potansiyel
potential reality n. potansiyel gerçeklik
human potential n. insan potansiyeli
potential difference n. anlaşmazlık
damage potential n. hasar potansiyeli
magnetic vector potential n. manyetik vektör potansiyeli
excitation potential n. uyarma potansiyeli
excitation potential n. uyarım potansiyeli
potential cooperation n. olası işbirliği
financial potential n. maddi olanak
potential danger n. olası tehlike
potential problems n. potansiyel sorunlar
potential problems n. potansiyel problemler
potential danger n. gizli tehlike
potential danger n. potansiyel tehlike
potential risk factors n. olası risk faktörleri
secret/hidden potential n. birisindeki gizli cevher
secret/hidden potential n. gizli cevher
the potential victims n. muhtemel kurbanlar
potential liability n. olası yükümlülük
potential developments n. muhtemel gelişmeler
potential developments n. olası gelişmeler
potential relationship n. potansiyel ilişki
full potential n. tam potansiyel
pot (potential) n. potansiyel
wasted potential n. harcanmış potansiyel
have a potential v. potansiyel taşımak
show potential v. potansiyel teşkil etmek
have potential v. potansiyel teşkil etmek
be aware of one's potential v. potansiyelinin farkında olmak
have potential v. potansiyeli olmak
show potential v. potansiyel göstermek
show potential v. potansiyel sergilemek
prevent a potential disaster v. olası bir facianın önüne geçilmek
prevent a potential disaster v. olası bir facianın önüne geçmek
see someone's potential v. birisinde potansiyel görmek
see someone's potential v. birinde potansiyel görmek
see someone's potential v. potansiyelini görmek
see the potential v. potansiyeli görmek
realize one's potential v. potansiyelinin farkına varmak
fulfil one's potential v. potansiyelini gerçekleştirmek
flood damage potential adj. sel hasarı potansiyeli
rich potential adj. zengin potansiyel
Phrasals
realize potential v. potansiyelinin farkına varmak
realize potential v. potansiyelini gerçekleştirmek
Colloquial
pfd (potential formal date) abrev. resmi bir yere birlikte gidilebilecek/davet edilebilecek kadar iyi görünümlü biri
Idioms
potential formal date n. muhtemel dans partneri
potential formal date n. kolej balosuna gidilecek olası partner
realize one's potential v. potansiyelini gerçekleştirmek
Speaking
you got potential expr. sende potansiyel var
Trade/Economic
potential gross national product n. potansiyel verim
potential gnp n. potansiyel gayrı safı milli hasıla
potential voting rights n. olası oy hakları
appreciation potential n. değer artış beklentisi
market potential n. pazar potansiyeli
potential output n. potansiyel üretim
potential demand n. olası talep
sales potential n. satış potansiyeli
production potential n. üretim gücü
potential demand n. potansiyel talep
potential deficit n. potansiyel açık
market potential n. piyasa potansiyeli
potential gross national product n. potansiyel gayri safi milli hasıla
potential labor force n. potansiyel işgücü
potential risk n. potansiyel risk
motivating potential score n. motive edici potansiyel göstergesi
potential foreign deficit n. büyük açık
potential investor n. muhtemel yatırımcı
potential competition n. potansiyel rekabet
potential ordinary share n. potansiyel adi hisse senedi
potential bidders n. ilgilenen teklif sahipleri
dilutive potential ordinary shares n. sulandırılmış yeni adi hisse senetleri
production potential n. üretim potansiyeli
potential voting rights n. potansiyel oy hakları
potential investor n. yatırım yapabilecek kişi
lending potential n. ödünç verme potansiyeli
potential ordinary share n. olası adi hisse senedi
dilutive potential ordinary shares n. sulandırma etkisi olan potansiyel hisse senetleri
potential foreign deficit n. potansiyel dış açık
potential demand n. muhtemel talep
potential market n. potansiyel pazar
potential market n. pazar imkanı
economic potential n. ekonomik güç
potential output n. potansiyel çıktı
growth potential n. büyüme potansiyeli
potential stock n. ihraç edilmemiş hisse senedi
potential saving n. potansiyel tasarruf
potential stock n. potansiyel hisse senedi
earning potential n. kazanç potansiyeli
a potential customer n. potansiyel müşteri
potential customer n. potansiyel müşteri
potential buyer n. potansiyel alıcı
potential buyer n. potansiyel müşteri
potential production level n. potansiyel üretim seviyesi
potential acquisition transactions n. potansiyel satın alma işlemleri
potential benefit n. potansiyel fayda
potential benefit n. potansiyel yarar
potential tax number n. potansiyel vergi numarası
Law
potential criminal n. potansiyel suçlu
Politics
potential impact n. olası etki
economic potential n. ekonomik güç
economic potential n. ekonomik potansiyel
potential zones of conflict n. olası ihtilaf bölgeleri
long-run growth potential n. uzun vadeli büyüme potansiyeli
growth potential n. büyüme potansiyeli
Tourism
potential tourist n. potansiyel turist
tourism potential n. turizm potansiyeli
potential market n. potansiyel pazar
Technical
chemical potential n. kimyasal potansiyel
sparking potential n. kıvılcım gerilimi
electrokinetic potential n. elektro kinetik potansiyel
potential residue method n. kalıntı miktarı yöntemi
current potential curve n. akım gerilim eğrisi
ionic potential n. iyonik potansiyel
constant potential n. sabit potansiyel
zero potential n. sıfır potansiyeli
firing potential n. ateşleme potansiyeli
deformation potential n. bozulma potansiyeli
negative anode potential n. negatif anot gerilimi
electric potential n. elektrik potansiyeli
contact potential n. temas gerilimi
capillary potential n. kılcal gizilgüç
potential attenuator n. potansiyel zayıflatıcı
potential galvanometer n. potansiyel galvanometre
electrokinetic potential n. elektriksel devinim potansiyeli
potential equilibrium n. bir sistemi dengede tutan sıcaklık ve basınç gibi dış koşullar
potential divider n. potansiyel bölücü
ground potential n. toprak potansiyeli
polarization potential n. kutuplaşma gerilimi
electrode potential n. elektrot gerilimi
coulomb potential n. kulomb potansiyeli
potential surface of sliding n. potansiyel kayma yüzeyi
diffusion potential n. difüzyon potansiyeli
radiation potential n. radyasyon potansiyeli
activation potential n. aktivasyon potansiyeli
streaming potential n. sıvı akımı potansiyel farkı
potential transformer n. potansiyel transformatörü
electrolytic potential n. elektrolitik potansiyel
potential equilibrium n. denge noktası
ground potential n. sıfır potansiyel
striking potential n. elektrik akımı boşaltma seviyesi
calorific potential n. ısı potansiyeli
driving potential n. sürücü gerilim
internal potential n. iç potansiyel
electric potential n. elektriksel potansiyel
electrostatic potential n. elektrostatik potansiyel