Reserve - Türkisch Englisch Wörterbuch

Reserve

Bedeutungen von dem Begriff "Reserve" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 92 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
reserve n. rezerv
reserve n. ihtiyat
reserve v. rezerve ettirmek
reserve v. ayırmak
reserve v. ayırtmak
General
reserve n. şart
reserve n. rezerve
reserve n. kayıtsızlık
reserve n. ilgisizlik
reserve n. yedek oyuncu
reserve n. kaynak
reserve n. ağız sıkılığı
reserve n. ihtiyat olarak saklanan şey
reserve n. stok
reserve n. ön koşul
reserve n. fon
reserve n. çekingenlik
reserve n. korumaya alınmış arazi
reserve n. şartsız
reserve n. ihtiyat
reserve n. yedek
reserve n. yedekli
reserve n. rezerv
reserve n. belirli bir amaç için ayrılmış arazi
reserve n. kızılderililer için ayrılmış arazi
reserve n. rezerv fiyatı
reserve v. ayırtmak
reserve v. hakkı saklı tutmak
reserve v. barındırmak
reserve v. yer tutmak
reserve v. rezerve ettirmek
reserve v. ertelemek
reserve v. rezerve etmek
reserve v. sonraya bırakmak
reserve v. tutmak
reserve v. korumak
reserve v. tahsis etmek
reserve v. saklamak
reserve v. ayırmak
reserve v. duygularını saklamak
reserve v. kenara ayırmak
reserve v. (belirli bir duruma) mahsus kılmak
reserve v. sahip olmaya devam etmek
reserve v. göstermeye devam etmek
reserve v. saklı tutmak
reserve adj. stokta tutulan
reserve adj. rezervi oluşturan
Trade/Economic
reserve n. fon
reserve n. ihtiyat
reserve n. karşılık
reserve n. yedek ihtiyat
reserve n. (müzayedede) açılış fiyatı
reserve n. ülkenin uluslararası ödemeleri için kullandığı likit kaynaklar (altın, döviz)
reserve n. mevcut piyasa şartlarını veya gelecekteki muhtemel zararları hesaba katarak bir mülkün defter maliyetinden yapılan kesinti
reserve v. ayırmak
reserve v. mahfuz tutmak
reserve v. tahsis etmek
reserve adj. yedek
Law
reserve n. karşılık
reserve v. istisna etmek
reserve v. mahfuz tutmak
Insurance
reserve n. ihtiyat
reserve n. karşılık
Tourism
reserve v. yer ayırtmak
Technical
reserve v. depo etmek
reserve v. korumak
reserve v. saklamak
reserve v. tersine çevirmek
reserve v. tahsis etmek
reserve v. (porselen) bazı alanları orijinal yüzeyle aynı renkte tutmak
reserve adj. rezerv
Computer
reserve v. ayırmak
Automotive
reserve adj. yedek
Mining
reserve n. belirli bir bölgede mevcut ve işletilebilir olan kaynaklar (maden, fosil yakıt)
Gastronomy
reserve n. daha fazla yıllanmış ve benzerlerine göre üstün kalitede olan şarap
Chemistry
reserve n. elektrokaplama sırasında tortunun sınırlarını saptamak için nesne üzerinde kullanılan preparat
reserve n. (çözeltinin) asit veya alkali ile reaksiyona girme kapasitesi
Breeding
reserve adj. büyükbaş yarışmasında ikinciliği kazanan (hayvan)
Environment
reserve n. vahşi yaşamı korumak için ayrılmış arazi
Geography
reserve n. kansas eyaletinde şehir
reserve n. new mexico eyaletinde yerleşim yeri
Military
reserve n. yedek
reserve n. stratejik bir ihtiyaç doğana kadar muharebeye sokulmayan savaş gücü
reserve n. silahlı kuvvetlerin faal görevde olmayıp olağanüstü bir durumda göreve çağrılan bölümü
reserve n. silahlı kuvvetlerin faal görevde olmayıp olağanüstü bir durumda göreve çağrılan bölümüne mensup kimse
Sport
reserve n. oyunlarda sadece çıkış hakemlerinin yedeği olarak oynayan veya bir sebepten oyuna sokulmayan oyuncu grubu
reserve n. oyunlarda sadece çıkış hakemlerinin yedeği olarak oynayan veya bir sebepten oyuna sokulmayan oyuncu
Weight Lifting
reserve n. yedek atlet
Card
reserve n. oyunda kullanılması için en başta dağıtılan bir grup kart
Archaic
reserve v. istisna yapmak
reserve v. ayrıcalık yapmak
reserve v. hariç tutmak

Bedeutungen, die der Begriff "Reserve" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
protected wildlife reserve n. tabiatı koruma alanı
hunting reserve n. avlanma yasağı olan bölge
equalisation reserve n. masraf muvazene fonu
the federal reserve n. abd merkez bankası
funded reserve n. özel ihtiyat
natural reserve n. tabiatı koruma alanı
nature reserve area n. tabiatı koruma alanı
foreign exchange reserve n. döviz rezervi
emergency reserve n. acil ihtiyat
home reserve n. milis
petroleum reserve n. petrol rezervi
reserve officer n. yedek subay
nature reserve n. doğa rezervatı
game reserve n. vahşi hayvanların doğal hayatlarını devam ettirdikleri geniş alan
strict nature reserve n. mutlak koruma alanı
ecological reserve n. mutlak koruma alanı
reserve capacity n. yedek kapasite
reserve printing n. rezerve baskı
emergency reserve n. ihtiyat
coal mine reserve n. kömür rezervi
coal reserve n. kömür rezervi
technical reserve n. teknik karşılık
water reserve n. su rezervi
reserve book n. yedek kitap
reserve list n. yedek listesi
dynamic reserve n. dinamik rezerv
tsr (traveling stock reserve) n. seyahat stok rezervi
proof of reserve n. rezerv kanıtı
reserve [australia/new zealand] n. spor ve eğlence faaliyetleri için ayrılmış kamu arazisi
hold in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
reserve judgment v. hüküm vermeyi uzatmak
have in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
keep in reserve v. elde tutmak
reserve a place v. yer tutmak
hold in reserve v. elinde tutmak
reserve the rights v. hakları saklı tutmak
reserve a place at the hotel v. otelde oda ayırtmak
reserve a place at the hotel v. otelde yer ayarlamak
reserve a place at the hotel v. otelde yer ayırtmak
reserve a room at the hotel v. otelde yer ayarlamak
reserve a room at the hotel v. otelde yer ayırtmak
reserve a room at the hotel v. otelde oda ayırtmak
reserve for oneself v. kendi için saklamak
reserve the rights to v. haklarını saklı tutmak
reserve a share v. pay ayırmak
reserve the right v. hakkını saklı tutmak
reserve the right v. hakkı saklı tutmak
keep in reserve v. yedekte bekletmek
reserve judgment v. bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak
reserve one's judgment v. bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak
reserve [obsolete] v. muhafaza etmek
reserve [obsolete] v. başkaları tarafından tanınmaktan kaçınmak
reserve [obsolete] v. var olmaya devam etmek
reserve [obsolete] v. (bir şeyi) bozulmadan saklamak
reserve [obsolete] v. durumunu sürdürmek
reserve [obsolete] v. olduğu gibi kalmak
in reserve adj. ihtiyaç olarak alıkonulmuş
in reserve adj. ihtiyaç olarak saklanmış
in reserve adj. yedekte
in reserve adj. ihtiyat olarak saklanan/bekletilen
without reserve adv. çekinmeden
without reserve adv. tamamen
without reserve adv. çekinmeyerek
without reserve adv. kayıtsız şartsız
with the usual reserve adv. şarta bağlı olarak
as a reserve adv. ihtiyaten
res (reserve) abrev. rezerv
res (reserve) abrev. ihtiyat
Phrasals
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için rezerve etmek
reserve for v. için bir kenara koymak
reserve for v. için rezerve ettirmek
reserve for v. için tutmak/saklamak
reserve for v. için ayırmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için bir kenara koymak
reserve for v. için rezerve etmek
reserve for v. için ayırtmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için ayırtmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için rezerve ettirmek
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için ayırmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için tutmak/saklamak
Phrases
with all reserve expr. doğruluğundan emin olmayarak
without any reserve expr. istisnasız
Idioms
hold something in reserve v. yedekte tutmak
hold something in reserve v. yedek olarak saklamak
hold something in reserve v. yedekte bulundurmak
hold in reserve and keep in reserve v. yedekte bekletmek
hold in reserve and keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
hold in reserve and keep in reserve v. elde tutmak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) yedekte bekletmek/tutmak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) elde tutmak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) ihtiyat olarak saklamak
Trade/Economic
reserve assets n. karşılık varlıklar
reserve fund n. yasak ve olağanüstü ihtiyatlar
capital reserve n. sermaye yedek akçesi
operating reserve account n. masraf karşılığı hesabı
maintenance reserve n. sabit değerlerin bakım ve onarımı için muhasebe defterlerinde ayrılan karşılık
reserve account n. ödemeler bilançosunda resmi rezervler hesabı
reserve assets n. yedek varlıklar
dividend equalization reserve n. temettü fonu
funded reserve n. özel bir amaçla ayrılmış ihtiyat
statutory reserve n. şirket sözleşmesine göre ayrılması gereken ihtiyat
general reserve n. olağanüstü yedekler
contingency reserve n. acil durum yedeği
reserve currency n. ülkelerin dış ödeme rezervi olarak tuttukları yabancı para
reserve fund n. yedek fon
foreign currency reserve n. döviz rezervi
taxation reserve n. vergi karşılığı
reserve adequacy n. işletmelerde yedek akçe yeterliliği sorunu
federal reserve bank n. abd'nin merkez bankası
loan loss reserve n. kredi kayıpları rezervi
reserve deposits n. bankaların rezerv mevduatı
official reserve account n. resmi rezervler hesabı
management reserve n. yönetim yedeği
secret reserve n. gizli yedek
depreciation reserve n. birikmiş amortisman
reserve tranche n. rezerv tranşı
liability reserve n. masraflar
reserve ratio n. karşılık oranı
pension reserve n. emeklilik karşılığı
reserve for income tax n. gelir vergisi karşılığı
reserve for contingencies n. olası zararlar için bulundurulan yedek
grain reserve program n. tahıl stoklama programı
inventory reserve procedure n. stok değer düşüklüklerinin karşılık ayırmak suretiyle zarar kaydedilmesi
reserve tranche n. rezerv dilimi
reserve account n. yedek hesabı
official reserve assets n. resmi rezerv araçları
revaluation reserve n. yeniden değerleme karşılığı
dividend equalization reserve n. ilerde karın düşmesi durumunda temettü ödeyebilmek için ayrılan karşılıklar
capital reserve n. anonim şirketlerde biriken borçlar
contemporaneous reserve accounting system n. cari haftanın rezerv muhasebe sistemi
gold reserve n. altın rezervi
revaluation reserve n. yeniden değerleme yedeği
reserve movements n. rezerv hareketleri
reserve for depreciation n. amortisman karşılıkları
hybrid reserve n. birçok amaç için ayrılmış yedek
true reserve n. gerçek yedek
reserve for bad debts n. şüpheli alacaklar karşılığı
reserve adequacy n. ihtiyat yeterliliği
reserve requirement n. rezerv zorunluluğu
legal reserve ratio n. yasal rezerv oranı
debt redemption reserve n. borç itfa karşılığı
reserve fund n. yedek akçe
gold reserve ratio n. altın rezerv oranı
reserve requirement n. bankaların merkez bankasına yatırmaları gereken karşılık
reserve army of the unemployed n. yedek işsizler ordusu
redemption reserve n. itfa için ayrılan yedek
reserve account n. karşılık hesabı
free reserve n. serbest yedekler
excess reserve n. olağanüstü yedek