Reserve-... - Türkisch Englisch Wörterbuch

Reserve-...

Bedeutungen, die der Begriff "Reserve-..." mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
reserve n. rezerv
reserve n. ihtiyat
reserve v. rezerve ettirmek
reserve v. ayırtmak
reserve v. ayırmak
General
reserve n. ihtiyat olarak saklanan şey
the federal reserve n. abd merkez bankası
reserve n. şart
reserve n. şartsız
reserve n. fon
home reserve n. milis
reserve n. çekingenlik
reserve n. korumaya alınmış arazi
reserve n. kayıtsızlık
nature reserve area n. tabiatı koruma alanı
foreign exchange reserve n. döviz rezervi
reserve n. kaynak
reserve officer n. yedek subay
natural reserve n. tabiatı koruma alanı
protected wildlife reserve n. tabiatı koruma alanı
equalisation reserve n. masraf muvazene fonu
reserve n. ön koşul
reserve n. ağız sıkılığı
nature reserve n. doğa rezervatı
reserve n. stok
funded reserve n. özel ihtiyat
hunting reserve n. avlanma yasağı olan bölge
petroleum reserve n. petrol rezervi
emergency reserve n. acil ihtiyat
reserve n. rezerve
reserve n. yedek oyuncu
reserve n. ilgisizlik
reserve n. ihtiyat
reserve n. yedek
game reserve n. vahşi hayvanların doğal hayatlarını devam ettirdikleri geniş alan
ecological reserve n. mutlak koruma alanı
strict nature reserve n. mutlak koruma alanı
reserve n. yedekli
reserve n. belirli bir amaç için ayrılmış arazi
reserve n. rezerv
reserve capacity n. yedek kapasite
reserve printing n. rezerve baskı
emergency reserve n. ihtiyat
coal mine reserve n. kömür rezervi
coal reserve n. kömür rezervi
reserve n. kızılderililer için ayrılmış arazi
technical reserve n. teknik karşılık
water reserve n. su rezervi
reserve book n. yedek kitap
reserve list n. yedek listesi
dynamic reserve n. dinamik rezerv
tsr (traveling stock reserve) n. seyahat stok rezervi
proof of reserve n. rezerv kanıtı
reserve n. rezerv fiyatı
reserve [australia/new zealand] n. spor ve eğlence faaliyetleri için ayrılmış kamu arazisi
reserve v. ayırtmak
reserve v. rezerve etmek
reserve v. tutmak
reserve v. yer tutmak
reserve v. barındırmak
reserve v. rezerve ettirmek
keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
have in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
reserve a place v. yer tutmak
hold in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
keep in reserve v. elde tutmak
reserve judgment v. hüküm vermeyi uzatmak
reserve v. hakkı saklı tutmak
reserve v. sonraya bırakmak
reserve v. ertelemek
reserve v. kenara ayırmak
hold in reserve v. elinde tutmak
reserve the rights v. hakları saklı tutmak
reserve a room at the hotel v. otelde yer ayarlamak
reserve a room at the hotel v. otelde yer ayırtmak
reserve a place at the hotel v. otelde oda ayırtmak
reserve a place at the hotel v. otelde yer ayarlamak
reserve a place at the hotel v. otelde yer ayırtmak
reserve a room at the hotel v. otelde oda ayırtmak
reserve v. (belirli bir duruma) mahsus kılmak
reserve v. ayırmak
reserve v. korumak
reserve v. tahsis etmek
reserve v. saklamak
reserve for oneself v. kendi için saklamak
reserve the rights to v. haklarını saklı tutmak
reserve a share v. pay ayırmak
reserve the right v. hakkı saklı tutmak
reserve the right v. hakkını saklı tutmak
keep in reserve v. yedekte bekletmek
reserve judgment v. bir konuda (henüz) karar vermemiş olmak
reserve one's judgment v. bir konuda (henüz) karar vermemiş/kararsız olmak
reserve v. duygularını saklamak
reserve v. sahip olmaya devam etmek
reserve [obsolete] v. başkaları tarafından tanınmaktan kaçınmak
reserve [obsolete] v. var olmaya devam etmek
reserve [obsolete] v. muhafaza etmek
reserve v. göstermeye devam etmek
reserve [obsolete] v. (bir şeyi) bozulmadan saklamak
reserve [obsolete] v. durumunu sürdürmek
reserve [obsolete] v. olduğu gibi kalmak
reserve v. saklı tutmak
in reserve adj. ihtiyaç olarak saklanmış
in reserve adj. ihtiyaç olarak alıkonulmuş
in reserve adj. yedekte
in reserve adj. ihtiyat olarak saklanan/bekletilen
reserve adj. stokta tutulan
reserve adj. rezervi oluşturan
without reserve adv. çekinmeyerek
without reserve adv. çekinmeden
without reserve adv. kayıtsız şartsız
without reserve adv. tamamen
with the usual reserve adv. şarta bağlı olarak
as a reserve adv. ihtiyaten
res (reserve) abrev. rezerv
res (reserve) abrev. ihtiyat
Phrasals
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için rezerve ettirmek
reserve for v. için tutmak/saklamak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için tutmak/saklamak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için ayırmak
reserve for v. için bir kenara koymak
reserve for v. için rezerve ettirmek
reserve for v. için ayırmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için rezerve etmek
reserve for v. için rezerve etmek
reserve for v. için ayırtmak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için bir kenara koymak
reserve (something) for (someone or something) v. (bir şeyi biri/bir şey) için ayırtmak
Phrases
with all reserve expr. doğruluğundan emin olmayarak
without any reserve expr. istisnasız
Idioms
hold something in reserve v. yedekte tutmak
hold something in reserve v. yedek olarak saklamak
hold something in reserve v. yedekte bulundurmak
hold in reserve and keep in reserve v. ihtiyat olarak saklamak
hold in reserve and keep in reserve v. elde tutmak
hold in reserve and keep in reserve v. yedekte bekletmek
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) elde tutmak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) ihtiyat olarak saklamak
keep (something) in reserve v. (bir şeyi) yedekte bekletmek/tutmak
Trade/Economic
reserve currency n. ülkelerin dış ödeme rezervi olarak tuttukları yabancı para
federal reserve bank n. abd'nin merkez bankası
revaluation reserve n. yeniden değerleme yedeği
gold reserve ratio n. altın rezerv oranı
reserve for amortization n. çıkartılan borç tahvillerinin itfa karşılığı
reserve currency n. rezerv para
free reserve n. serbest yedekler
reserve adequacy n. ihtiyat yeterliliği
dividend equalization reserve n. temettü fonu
legal reserve ratio n. yasal rezerv oranı
reserve fund n. yedek fon

Bedeutungen, die der Begriff "Reserve-..." mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 2 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Trade/Economic
abd'de 1960'larda federal reserve bank'ın uyguladığı uzun vadeli menkul değerler alıp kısa vadeli olanları satarak faizlerin zaman yapısını çevirmeye yönelik politika operation twist n.
1950'lerde abd'de federal reserve bank'ın bankaların ödeyebilecekleri en yüksek faizi belirlemek üzere getirdiği kısıtlama regulation q n.