a head - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

a head

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "a head" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 1 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
a head adv. kişi başına

Bedeutungen, die der Begriff "a head" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 260 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
come to a head v. sona ermek
put a price on somebody's head v. başına ödül koymak
bring matters to a head v. çıbanın başını koparmak
come to a head v. dönüm noktasına varmak
have a good head on one's shoulders v. sağduyu sahibi olmak
have a good head on one's shoulders v. aklı başında biri olmak
come to a head v. son noktaya varmak
have a swollen head v. burnu büyümek
come to a head v. doruğa ulaşmak
set a price on someone's head v. aranılan bir kimsenin kellesine fiyat biçmek
come to a head v. çıkmak
come to a head v. baş vermek
not to touch a hair of someone's head v. kılına dokunmamak
bring to a head v. karar noktasına getirmek
have a good head on one's shoulders v. çok zeki olmak
suffer from a swollen head v. küçük dağları ben yarattım demek
give a head start v. avantaj vermek
win by a head v. bir baş farkıyla kazanmak
win by a head v. bir baş farkı ile kazanmak
come to a head v. son haddine varmak
come to a head v. doruk noktasına ulaşmak
(not) harm a hair of somebody's head v. birinin kılına bile dokunmamak
throw a hood over one’s head v. başına çuval geçirmek
throw a hood over one’s head v. kafasına çuval geçirmek
hold a gun against one's head v. birinin kafasına silah dayamak
reah a head v. iyice kızışmak
reah a head v. doruk noktasına gelmek/ulaşmak
be in a head-on collision v. bir araçla kafa kafaya çarpışmak
hold a gun to somebody's head v. birinin kafasına tabanca dayamak
put a gun to somebody's head v. birinin kafasına tabanca dayamak
head of a boil n. çıban başı
a roof over one's head n. başını sokacak bir yer
head official of a district n. kaymakam
office of a head clerk n. başkatiplik
razor with a movable (shaving) head n. oynar başlıklı
a roof over one's head n. başını sokacak bir dam
a head-on collision n. kafa kafaya çarpışma
a buck of the first head n. olgunluğa ulaşmış beş yaşında geyik boynuzu
wearing a head scarf adj. başörtülü
having a round head adj. toplu
Proverb
he wears a ten dollar hat on a five cent head eşeğe altın semer vursan yine eşektir
he wears a ten dollar hat on a five cent head kel başa şimşir tarak
better be the head of a dog than the tail of a lion ata kuyruk olmaktansa fareye baş olmak yeğdir
better be the head of a dog than the tail of a lion azıcık aşım ağrısız başım
uneasy lies the head that wears a crown büyük başın derdi büyük olur
still tongue makes a wise head az konuş öz konuş
still tongue makes a wise head söz gümüşse sükut altındır
a fish rots from the head down balık baştan kokar
Colloquial
like a bear with a sore head huzursuz
like a bear with a sore head huysuz
like a bear with a sore head sinirli
like a bear with a sore head aksi
like a bear with a sore head sol tarafından kalkmış
a swelled head burnu büyük
a swelled head burnu büyümüş
a swelled head kibirli
keep a level head mantıklı olmak
keep a level head soğukkanlılığını muhafaza etmek
keep a level head ne yapacağını bilmek
keep a level head sakin olmak
keep a level head soğukkanlı olmak
keep a level head mantıklı kararlar vermek
a head start bir sıfır önde başlamak
a head start avantajlı başlamak
a head start daha avantajlı başlamak
a head start diğerlerinden daha iyi başlamak
keep your head on a swivel gözünü dört aç
give someone a big head birinin havalarına girmesine neden olmak
give someone a big head birini aşırı şekilde havalara sokmak
give someone a big head birine aşırı biçimde yalakalık yapmak
give someone a big head birinin götünü kaldırmak
Idioms
a bald head and boxwood comb do not go together kel başa şimşir tarak
get a swelled head ne oldum delisi olmak
get a swelled head kendini bir şey sanmak
come to a head zirveye ulaşmak
come to a head dananın kuyruğunu koparmak
bang one's head against a brick wall akıntıya kürek çekmek
have a roof over one's head başını sokacak bir evi olmak
have a good head on one's shoulders sağduyu sahibi olmak
have a thick head kalın kafalı olmak
have a good head on one's shoulders kültürlü olmak
suffer from a swollen head küçük dağları ben yarattım demek
run around like a chicken with its head cut off deli dana gibi dolanmak
come to a head en yüksek noktaya gelmek
have a level head soğukkanlı olmak
come to a head olgunlaşmak
come to a head en üst noktaya ulaşmak
have a level head sakin olmak
have a level head soğukkanlılığını muhafaza etmek
have a level head ne yapacağını bilmek
have a level head mantıklı olmak
have a level head mantıklı kararlar vermek
come to a head doruğa ulaşmak
have a head for kafası olmak
have a good head on one's shoulders kafası çalışmak
have a head for bir alanda beceresi olmak
have a head on one's shoulders akıllı olmak
bash one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
knock one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
hit one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
bang one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
have a good head on one's shoulders yetenekli olmak
run one's head against a brick wall deveye hendek atlatmak
knock one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
hit one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
bang one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
have a head on one's shoulders becerikli olmak
have a head on one's shoulders kafası çalışmak
run one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
have a head on one's shoulders yetenekli olmak
knock one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
have a good head on one's shoulders akıllı olmak
have a good head on one's shoulders becerikli olmak
hit one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
bash one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
bash one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
bang one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
have a head for bir alanda yeteneği olmak
run one's head against a brick wall iğneyle kuyu kazmak
have a head for kafası çalışmak
have a head for çok iyi bilmek
put a price on someone's head birinin başına ödül koymak
set a price on someone's head birinin başına ödül koymak
hold a gun to someone's head silah zoruyla yaptırmak
hold a gun to someone's head birini bir şey yapmaya zorlamak
hold a gun to someone's head birine baskı yaptırmak
have a head start önde başlamak
have a head start avantajlı olmak
like a chicken with its head cut off ne yapacağını bilmez şekilde
by a short head kıl payı
by a short head burun farkı ile
run one's head against or into a brick wall boşuna uğraşmak
run one's head against or into a brick wall boş yere çabalamak
bang one's head against a brick wall boş yere çabalamak
bang one's head against a brick wall boşuna uğraşmak
run one's head against a brick wall boşuna uğraşmak
run one's head against a brick wall boş yere çabalamak
put a gun to somebody's head kafasına silah dayamak
hold a gun to somebody's head kafasına silah dayamak
like a sword of damocles hanging over the head başında demokles'in kılıcı gibi sallanmak
a head of steam (bir işin yapılması için gerekli olan) enerji
a head of steam iş yapma arzusu veya hevesi
keep a civil tongue in your head biraz kibar ol
keep a civil tongue in your head konuşmalarına dikkat et
keep a civil tongue in your head terbiyeni takın
need like a hole in the head hiçbir şekilde ihtiyaç duymamak
keep a civil tongue in one's head kibar konuşmak
keep a civil tongue in one's head kibar davranmak
a roof over your head başını sokacak bir ev
be hitting one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
be hitting one's head against a brick wall havanda su dövmek
hit one's head against a brick wall havanda su dövmek
be banging one's head against a brick wall boşa kürek sallamak
bang one's head against a brick wall boşa kürek sallamak
bang one's head against a brick wall havanda su dövmek
be hitting one's head against a brick wall boşa kürek sallamak
hit one's head against a brick wall boşa kürek sallamak
be banging one's head against a brick wall havanda su dövmek
be banging one's head against a brick wall boşa kürek çekmek
be like a bear with a sore head sinirlenmek
be like a bear with a sore head küplere binmek
a big-head ukala
a big-head bilmiş
a rush of blood to the head beyne kan sıçraması
a sudden rush of blood to the head beyne kan sıçraması
work up a head of steam (bir işi/görevi yapmak için) enerjisi/isteği/arzusu olmak
build up a head of steam (bir işi/görevi yapmak için) enerjisi/isteği/arzusu olmak
keep a cool head panik yapmamak
keep a cool head sakin olmak
keep a cool head kontrolünü kaybetmemek
run around like a chicken with its head cut off ne yapacağını bilmez şekilde bir oraya bir buraya koşuşturmak
run around like a chicken with its head cut off ne yapacağını bilmez şekilde dolanmak
a sword of damocles hangs over somebody's head demokles'in kılıcı gibi sallanmak
a sword of damocles hangs over somebody's head başının üstünde demokles'in kılıcının sallanması
run around like a chicken with its head cut off başı kesik tavuk gibi etrafta dolanmak
without harming a hair on somebody's head saçının teline halel getirmeksizin
without harming a hair on somebody's head saçının teline zarar vermeksizin
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
would not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermemek
not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
would not harm a hair on somebody's head kılına bile zarar vermez
would not harm a hair on somebody's head kılına zarar vermemek
wouldn't harm a hair on somebody's head kılına zarar vermez
build up a head of steam kendinde bir şeyi yapacak enerjiyi bulmak/toplamak
get up a head of steam kendinde bir şeyi yapacak enerjiyi bulmak/toplamak
work up a head of steam kendinde bir şeyi yapacak enerjiyi bulmak/toplamak
a cool head soğunkanlılık
a cool head sakin kafa
have a wise head on young shoulders çok görüp geçirmek
have a wise head on young shoulders yılların birikimine sahip olmak
have a wise head on young shoulders çok deneyimli olmak
have a wise head on young shoulders genç yaşına rağmen yılların birikimine sahip olmak
have a wise head on young shoulders görmüş geçirmiş olmak
want somebody's head on a plate birinin kellesini istemek
want somebody's head on a platter birinin cezalandırılmasını istemek
want somebody's head on a platter birinin kellesini istemek
want somebody's head on a plate birinin cezalandırılmasını istemek
knock one's head against a brick wall boşa uğraşmak
knock one's head against a brick wall boşa yorulmak
get a price on one's head başına ödül konmuş olmak
have a price on one's head başına ödül konmuş olmak
get a (big) head akşamdan kalmak
have a (big) head akşamdan kalmak
put a price on someone's head başına ödül koymak
place a price on someone's head başına ödül koymak
have a head start on something bir şeye avantajlı başlamak
get a head start on something bir şeye avantajlı başlamak
have a head start on something bir şeye önde başlamak
get a head start on something bir şeye önde başlamak
get up a full head of steam harekete hazır hale gelmek
get up a full head of steam kendine gelmek
get up a full head of steam kendini/enerjisini toplamak
get up a full head of steam güç kazanmak
get up a full head of steam tam formuna gelmek
get up a full head of steam ısınmak
get up a full head of steam toparlanmak
like a chicken with its head cut off başı kesik tavuk gibi
have a head start on bir adım daha yakın olmak
put one's head in a noose kendini tehlikeli bir duruma sokmak
place one's head in a noose kendini tehlikeli bir duruma sokmak
place one's head in a noose kendi sonunu hazırlamak
put one's head in a noose kendi sonunu hazırlamak
stick one's head in a noose kendini tehlikeli bir duruma sokmak
stick one's head in a noose kendi sonunu hazırlamak
run one's head against or into a brick wall havanda su dövmek
as cross as a bear with a sore head aşırı huysuz
as cross as a bear with a sore head aşırı somurtkan
as cross as a bear with a sore head aşırı ters/huysuz
cross as a bear with a sore head aşırı huysuz
cross as a bear with a sore head aşırı somurtkan
cross as a bear with a sore head aşırı ters/huysuz
keep a cool head sakin kalmak
beat one's head against a brick wall akıntıya karşı kürek çekmek
beat one's head against a brick wall akıntıya kürek çekmek
bang one's head against a (brick) wall akıntıya karşı kürek çekmek
bang one's head against a (brick) wall akıntıya kürek çekmek
Speaking
he has a good head on his shoulders aklı başında biri
he has a good head on his shoulders onun kafası çalışıyor
use your head for more than a hatrack saksıyı çalıştır
use your head for more than a hatrack kafayı işlet
use your head for more than a hatrack kafanı kullan
a place to rest my head kafamı dinleyebileceğim bir yer
i have a roof over my head başımı sokacak bir evim var
Slang
stick a bullet in one's head birinin kafasına kurşun sıkmak
get a big head götü kalkmak
give a pumpkin head degree birinin suratını darmadağın etmek
Trade/Economic
head of a firm patron
a head of lettuce bir demet marul
Law
head of a family aile reisi
Politics
head of a unit within the civil service mülki amir
Technical
head of a drain dren başı
head of a canal kanal başı
British Slang
have a turtle's head çok sıkışmak (büyük)
have a turtle's head kakası gelmek