aciz - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

aciz



Bedeutungen von dem Begriff "aciz" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 21 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
aciz helpless adj.
aciz unable adj.
aciz incapable adj.
General
aciz weakness n.
aciz inability n.
aciz helplessness n.
aciz powerless adj.
aciz humble adj.
aciz ineffectual adj.
aciz cheap adj.
aciz impuissant adj.
aciz incapable adj.
aciz weak adj.
aciz impotent adj.
aciz feckless adj.
aciz unable adj.
aciz ten-cent adj.
Slang
aciz clunker n.
Trade/Economic
aciz insolvent adj.
Law
aciz unable adj.
Medical
aciz unable adj.

Bedeutungen, die der Begriff "aciz" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 58 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
aciz olmak be powerless v.
aciz olmak be unable to v.
aciz olmak be helpless v.
aciz kalmak incapable of doing something v.
aciz bırakmak incapacitate v.
aciz olmak be incapable of doing something v.
aciz olmak be unable to do something v.
aciz olmak be destitute v.
aciz görünmek appear incapable v.
aciz hissetmek feel helpless v.
aciz duruma düşmek lie helpless v.
aciz durumuna düşmek become unable v.
aciz görünmek seem incapable v.
aciz duruma düşmek become helpless v.
aciz duruma düşmek become incapable v.
aciz durumuna düşmek become incapable v.
aciz duruma düşmek become unable v.
aciz hissetmek feel incapable v.
aciz görünmek appear helpless v.
aciz görünmek appear unable v.
aciz durumuna düşmek become helpless v.
aciz hissetmek feel unable v.
aciz hale düşmek become helpless v.
aciz hale düşmek become destitute v.
aciz hale düşmek shrivel v.
aciz hale gelmek become destitute v.
aciz duruma gelmek become destitute v.
aciz duruma gelmek become helpless v.
aciz hale düşmek become incapable v.
aciz duruma düşmek become destitute v.
aciz hale gelmek become incapable v.
aciz duruma gelmek become incapable v.
aciz hale gelmek become helpless v.
aciz kimse crock n.
aciz hali insolvency n.
aciz bırakılmış incapacitated adj.
aciz bir şekilde incapably adv.
aciz bir biçimde helplessly adv.
ifadeden aciz bir şekilde ineloquently adv.
meramını anlatmaktan aciz bir şekilde unspeakingly adv.
Idioms
anlamaktan aciz kalmak make nothing of v.
aciz bir an a moment of weakness n.
koskoca bir hedefi bile vurmaktan aciz can't hit the side of a barn expr.
koskoca bir hedefi bile vurmaktan aciz can't hit the broad side of a barn expr.
-den aciz olmak couldn't organize a piss-up in a brewery
Trade/Economic
aciz hali insolvency n.
aciz vesikası certificate of insolvency n.
aciz belgesi proof of insolvency n.
aciz usulleri insolvency proceedings n.
aciz halindeki banka bank in falling condition n.
aciz olma durumu nonsolvency n.
iflas, aciz, tasfiye, ödeme planı, mahkeme planı, moratoryum ve kayyımlığa ilişkin yasalar bankruptcy, insolvency, liquidation, reorganisation, court schemes, moratoria, administration n.
Law
aciz vesikası certificate of insolvency n.
aciz halindeki banka bank in falling condition n.
aciz olasılığı contemplation of insolvency n.
aciz yöneticisi insolvency administrator n.
Politics
aciz hali failure n.
Marine
manevradan aciz gemi disabled ship n.