incapable - Türkisch Englisch Wörterbuch

incapable

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incapable — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ɪnˈkeɪpəbəl/ – BrE /ɪnˈkeɪpəbəl/)
Wortart:
Sıfat
Synonyme:
unable, unfit, powerless
Antonyme:
capable, competent, able

Bedeutungen von dem Begriff "incapable" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 21 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
incapable adj. kabiliyetsiz
He was so incapable of handling the case that we had to hire another lawyer.
Davayı yürütme konusunda o kadar kabiliyetsizdi ki biz de başka bir avukat tutmak durumunda kaldık.

More Sentences
incapable adj. aciz
The students seem to be totally incapable of studying by themselves.
Öğrenciler kendi başlarına çalışmaktan tamamen aciz görünüyorlar.

More Sentences
General
incapable adj. aciz
The students seem to be totally incapable of studying by themselves.
Öğrenciler kendi başlarına çalışmaktan tamamen aciz görünüyorlar.

More Sentences
incapable adj. kabiliyetsiz
He was so incapable of handling the case that we had to hire another lawyer.
Davayı yürütme konusunda o kadar kabiliyetsizdi ki biz de başka bir avukat tutmak durumunda kaldık.

More Sentences
incapable adj. yetersiz
So far we have been incapable of responding to the long-term needs or shortages.
Şimdiye kadar uzun vadeli ihtiyaçlara veya eksikliklere cevap vermekte yetersiz kaldık.

More Sentences
incapable n. (özellikle zihinsel açıdan) yetersiz kimse
incapable adj. elinden gelmez
incapable adj. elverişsiz
incapable adj. kudretsiz
incapable adj. ehliyetsiz
incapable adj. liyakatsiz
incapable adj. iktidarsız
incapable adj. güçsüz
incapable adj. yeteneksiz
incapable adj. dirayetsiz
incapable adj. beceriksiz
incapable adj. muktedir olmayan
Law
incapable adj. yasal nitelik ve güçlerden yoksun
incapable adj. yasal bakımdan yetersiz
incapable adj. yasal olarak kısıtlı
Archaic
incapable adj. duyarsız

Bedeutungen, die der Begriff "incapable" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 23 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be incapable of holding (a job/post) v. dikiş tutturamamak
be incapable of v. yapamamak
be incapable of doing something v. acze düşmek
incapable of doing something v. aciz kalmak
remain incapable v. yetersiz kalmak
be incapable of v. yeteneğinin dışında olmak
be incapable of doing something v. aciz olmak
feel incapable v. aciz hissetmek
become incapable v. aciz durumuna düşmek
become incapable v. aciz duruma düşmek
appear incapable v. aciz görünmek
seem incapable v. aciz görünmek
be incapable v. yeteneksiz olmak
be incapable of v. acze düşmek
become incapable v. aciz hale düşmek
become incapable v. aciz duruma gelmek
become incapable v. aciz hale gelmek
incapable of working adj. sakat
incapable of being justly reproved adj. ayıplanamaz
incapable [obsolete] adj. müsamahasız
incapable (of) adj. kabul edecek durumda olmayan
incapable (of) adj. kabul edemeyen
incapable [obsolete] adj. anlayışsız