güçsüz - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

güçsüz



Bedeutungen von dem Begriff "güçsüz" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 44 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
güçsüz weak adj.
güçsüz feeble adj.
güçsüz powerless adj.
General
güçsüz low adj.
güçsüz shaky adj.
güçsüz anemic adj.
güçsüz sinewless adj.
güçsüz weakling adj.
güçsüz infirm adj.
güçsüz nerveless adj.
güçsüz in the gristle adj.
güçsüz weaker adj.
güçsüz unpowered adj.
güçsüz incapable adj.
güçsüz tippy adj.
güçsüz sapless adj.
güçsüz helpless adj.
güçsüz crank adj.
güçsüz impotent adj.
güçsüz effete adj.
güçsüz flabby adj.
güçsüz faint adj.
güçsüz strengthless adj.
güçsüz forceless adj.
güçsüz insubstantial adj.
güçsüz prostrate adj.
güçsüz anaemic adj.
güçsüz doughy adj.
güçsüz ineffectual adj.
güçsüz weak adj.
Colloquial
güçsüz wishy-washy
güçsüz namby-pamby
güçsüz spineless
Slang
güçsüz whimp
Tourism
güçsüz flimsy
Technical
güçsüz underpowered
güçsüz powerless
güçsüz feeble
British Slang
güçsüz morngy
güçsüz half-arsed
güçsüz moany
güçsüz whingey
güçsüz mawngy
güçsüz morngie

Bedeutungen, die der Begriff "güçsüz" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 57 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
güçsüz kılmak incapacitate v.
General
birini güçsüz bırakmak leave someone weak at the knees v.
fiziksel olarak zayıf/güçsüz görünmek appear physically weak v.
güçsüz bırakmak weaken v.
güçsüz bırakmak incapacitate v.
güçsüz bırakmak impair v.
güçsüz bırakmak leave someone vulnerable v.
güçsüz duruma getirmek incapacitate v.
güçsüz düşürmek weaken v.
güçsüz düşürmek prostrate v.
güçsüz düşürmek incapacitate v.
güçsüz kalmak flag v.
güçsüz kılmak disempower v.
güçsüz kılmak weaken v.
daha güçsüz birine geçmiş yetki devolved power n.
güçsüz durumda olan grup underdog n.
güçsüz durumda olan kimse underdog n.
güçsüz kılma disempowering n.
güçsüz kılma disempowerment n.
ince ve güçsüz olma frailty n.
işsiz güçsüz nonworker n.
işsiz güçsüz dolaşan kimse vagabond n.
daha güçsüz weaker adj.
daha güçsüz doughier adj.
daha güçsüz birine geçmiş devolved adj.
en güçsüz weakest adj.
en güçsüz doughiest adj.
ince ve güçsüz frail adj.
işsiz güçsüz idled adj.
işsiz güçsüz idle adj.
işsiz güçsüz with nothing to do adj.
güçsüz bir şekilde washily adv.
güçsüz bir şekilde ineffectually adv.
işsiz güçsüz at an end adv.
Phrases
işsiz güçsüz out of work
Idioms
çok zayıf ve güçsüz as weak as a kitten
çok zayıf ve güçsüz as weak as a baby
işsiz güçsüz at a loose end
işsiz güçsüz kişi layabout
kendini zayıf/güçsüz/halsiz hissetmek be/feel light-headed
zayıf/güçsüz/eğreti (fikir/insan) a man of straw
zayıf/güçsüz/eğreti (fikir/insan) a straw man
Slang
ceza evinde cinsel tacize uğrayan güçsüz kimse catcher
güçsüz mahkum rumdum
kendinden güçsüz mahkuma şiddet uygulayarak istediğini elde eden mahkum bull dog
zayıf veya güçsüz mahkum herb
Politics
kuvvetli bir devletin güçsüz bir devleti silah kullanmadan nüfuzu altına alması peaceful penetration
Technical
güçsüz akım weak current
güçsüz iletken poor conductor
güçsüz karışım lean mix
güçsüz sıçrama weak jump
Aeronautic
güçsüz iniş dead stick landing
Wagering
bir oyunun muhtemel sonucunu eşitlemek ve bahsin değerini arttırmak için güçsüz olan tarafa tanınan handicap
British Slang
güçsüz ve aşırı duygusal soppy
güçsüz ve aşırı duygusal tip softy
zayıf ve güçsüz tip pipsqueak
zayıf veya güçsüz kimse prawn