breakdowns - Türkisch Englisch Wörterbuch

breakdowns

breakdowns — Definition

Bedeutung:
arıza, çöküş, döküm
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈbreɪkdaʊn/ – BrE /ˈbreɪkdaʊn/)
Wortart:
İsim: breakdown (breakdowns)

Bedeutungen von dem Begriff "breakdowns" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 90 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
breakdown n. bozulma
Let me also briefly comment on the breakdown of the fisheries agreement with Morocco.
Fas ile yapılan balıkçılık anlaşmasının bozulmasına da kısaca değinmek istiyorum.

More Sentences
breakdown n. arıza
My truck had a breakdown on the way home.
Kamyonum eve dönerken arıza yaptı.

More Sentences
General
breakdown n. çöküntü
There has been almost a complete breakdown in the implementation of the roadmap for peace in the region.
Bölgede barışa yönelik yol haritasının uygulanmasında neredeyse tam bir çöküş yaşanmıştır.

More Sentences
breakdown n. döküm
He gave me a breakdown of the costs.
Bana masrafların bir dökümünü verdi.

More Sentences
breakdown n. çökme
There has been a general breakdown in the computer network and it lasted five minutes due to defective hardware.
Bilgisayar ağında genel bir çökme meydana geldi ve arızalı donanım nedeniyle beş dakika sürdü.

More Sentences
breakdown n. arıza
My truck had a breakdown on the way home.
Kamyonum eve dönerken arıza yaptı.

More Sentences
breakdown n. kriz
If she goes on like this, she'll have a nervous breakdown.
Böyle devam ederse sinir krizi geçirecek.

More Sentences
breakdown n. parçalanma
Glycerol is obtained from the breakdown of fat.
Gliserol yağın parçalanmasından elde edilir.

More Sentences
Colloquial
breakdown n. yıkım
Stress is one of the main causes of the collagen breakdown and wrinkles.
Stres kolajen yıkımının ve kırışıklıkların ana nedenlerinden biridir.

More Sentences
breakdown n. döküm
He gave me a breakdown of the costs.
Bana masrafların bir dökümünü verdi.

More Sentences
Trade/Economic
breakdown n. dağılım
This breakdown could be modified only by a unanimous decision by the Council.
Bu dağılım ancak Konseyin oybirliğiyle alacağı bir kararla değiştirilebilir.

More Sentences
Technical
breakdown n. arıza
My truck had a breakdown on the way home.
Kamyonum eve dönerken arıza yaptı.

More Sentences
breakdown n. bozulma
Let me also briefly comment on the breakdown of the fisheries agreement with Morocco.
Fas ile yapılan balıkçılık anlaşmasının bozulmasına da kısaca değinmek istiyorum.

More Sentences
Computer
breakdown n. aksaklık
This was very hard to control and it is not surprising that there were breakdowns in the way that was done.
Bunu kontrol etmek çok zordu ve bunun yapılış biçiminde aksaklıklar olması şaşırtıcı değil.

More Sentences
breakdown n. bozulma
Let me also briefly comment on the breakdown of the fisheries agreement with Morocco.
Fas ile yapılan balıkçılık anlaşmasının bozulmasına da kısaca değinmek istiyorum.

More Sentences
breakdown n. çökme
There has been a general breakdown in the computer network and it lasted five minutes due to defective hardware.
Bilgisayar ağında genel bir çökme meydana geldi ve arızalı donanım nedeniyle beş dakika sürdü.

More Sentences
Informatics
breakdown n. aksaklık
This was very hard to control and it is not surprising that there were breakdowns in the way that was done.
Bunu kontrol etmek çok zordu ve bunun yapılış biçiminde aksaklıklar olması şaşırtıcı değil.

More Sentences
breakdown n. bozulma
Let me also briefly comment on the breakdown of the fisheries agreement with Morocco.
Fas ile yapılan balıkçılık anlaşmasının bozulmasına da kısaca değinmek istiyorum.

More Sentences
Construction
breakdown n. çökme
There has been a general breakdown in the computer network and it lasted five minutes due to defective hardware.
Bilgisayar ağında genel bir çökme meydana geldi ve arızalı donanım nedeniyle beş dakika sürdü.

More Sentences
Food Engineering
breakdown n. bozulma
Let me also briefly comment on the breakdown of the fisheries agreement with Morocco.
Fas ile yapılan balıkçılık anlaşmasının bozulmasına da kısaca değinmek istiyorum.

More Sentences
General
breakdown n. sinir bozukluğu
breakdown n. bozukluk
breakdown n. ayrıntılı hesap
breakdown n. tutukluk
breakdown n. sağlığın bozulması
breakdown n. analiz
breakdown n. tahlil
breakdown n. çalışma arızası
breakdown n. durma
breakdown n. işletme arızası
breakdown n. delinme
breakdown n. canlı bir amerikan folk dansı
breakdown adj. okul gereksinimlerini azaltmak için hesaplanan
breakdown adj. çocuk işçiliği kısıtlamalarını kaldırmak için hesaplanan
breakdown adj. bir maddenin ayrışmasından elde edilen
breakdown N. çöküş
Colloquial
breakdown n. sinir bozukluğu
breakdown n. kalem kalem liste
breakdown n. madde madde sıralanmış liste
Trade/Economic
breakdown n. alt kırılım
breakdown n. analiz
breakdown n. hesap dökümü
breakdown n. kırınım
breakdown n. müfredat
breakdown n. sınıflara ayrılma
Law
breakdown n. analiz
Politics
breakdown n. yapı
Industry
breakdown n. (özellikle mastikasyon yoluyla) kauçuğun yumuşatılması veya plastikleştirilmesi
Technical
breakdown n. çalışmama
breakdown n. delinme
breakdown n. durma
breakdown n. gaz delinmesi
breakdown n. işletme arızası
breakdown n. kaba ezme
breakdown n. kırılım
breakdown n. makine bozulma
breakdown n. üretime ara verilmesi
breakdown n. üretimin kesilmesi
breakdown n. ayrışma
breakdown n. bileşenlerine ayrılma
breakdown n. sıcak basma kalıbın metal dağıtan bölümü
breakdown v. çürümek
Computer
breakdown n. delinme gaz
breakdown n. duraksatma
Informatics
breakdown n. duraksatma
Electric
breakdown n. elektrik boşalması
breakdown n. yarı iletken cihazda yüksek dinamik dirençten düşük dinamik dirence ani geçiş
breakdown n. yalıtım çökümü
breakdown n. yalıtım çökmesi
breakdown n. yarı iletken cihazda yüksek dinamik dirençten düşük dinamik dirence ani geçiş
Construction
breakdown n. atlama
breakdown n. ayrıntılı fiyat
breakdown n. fiyat analizi
Automotive
breakdown n. arızalanma
breakdown n. yalıtkanlık kaybı
Aeronautic
breakdown n. arızalanma
breakdown n. kesilme
Psychology
breakdown n. ruh halinin bozulması
Food Engineering
breakdown n. kırılma
Chemistry
breakdown n. analiz
breakdown n. tahlil
Biochemistry
breakdown n. (elma) çürüme
Sport
breakdown n. yarış başlangıcı
breakdown n. at yarışının başlangıcı
breakdown n. bir tür amatör güreş manevrası
breakdown n. (sistemin bölümleri arasındaki) düzen bozulması
Music
breakdown n. gürültülü ve hareketli bir amerikan folk dansı
breakdown n. gürültülü ve hareketli bir amerikan folk dansı müziği
breakdown n. 1970'lerin başında çıkan popüler bir dans
Cinema
breakdown n. senaryonun film yapım maliyet ve uygunluğu açısından analiz edilmesi

Bedeutungen, die der Begriff "breakdowns" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
breakdown voltage n. çöküm gerilimi
nervous breakdown n. sinirsel yıkım
breakdown truck n. çekici
engine breakdown n. motor arızası
nervous breakdown n. sinir argınlığı
breakdown lorry n. arıza kamyonu
breakdown lorry n. kurtarıcı
breakdown van n. çekici
electric breakdown n. elektriksel delinme
electric breakdown n. elektriksel çöküm
emotional breakdown n. duygusal çöküş
breakdown cover n. yol yardım hizmetleri
breakdown support n. arıza destek
motor breakdown n. motor arızası
breakdown report form n. arıza bildirim formu
breakdown by gender n. toplumsal cinsiyete göre analiz
moral breakdown n. ahlaki çöküntü
moral breakdown n. ahlaki bozulma
breakdown reporting n. arıza bildirimi
irremediable breakdown of the marriage n. evlilik birliğinin tamiri olanaksız bir şekilde yıkılması
breakdown of marriage n. evliliğin bitmesi
breakdown of marriage n. evlilik birliğinin sarsılması
irremediable breakdown of the marriage n. evlilik birliğinin tamiri olanaksız bir şekilde ortadan kalkması
breakdown of solidarity n. dayanışmanın bozulması
breakdown of marriage n. evliliğin sarsılması
service breakdown n. hizmet kesintisi
car breakdown n. araba bozulması
car breakdown n. araba arızası
car breakdown n. araba arızalanması
have a nervous breakdown v. evhamlanmak
have a nervous breakdown v. sürmenaj olmak
repair a breakdown v. arıza gidermek
cause a breakdown v. arızaya neden olmak
lead to a breakdown v. arızaya neden olmak
(breakdown) to occur v. arıza oluşmak
bring someone to the edge of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
bring someone to the verge of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
bring someone to the brink of a nervous breakdown v. sinir krizinin eşiğine getirmek
end up having a nervous breakdown v. sonunda sinir krizi geçirmek
lead to a nervous breakdown v. sinir krizine yol açmak
breakdown [uk] adj. enkaz tamirinde kullanılan
breakdown [uk] adj. arıza tamirinde kullanılan
Trade/Economic
machine breakdown time n. makine bozulma zamanı
organizational breakdown structure n. örgütsel ayrışım yapısı
breakdown method n. bütünü parçalarına ayırarak inceleme
cost breakdown n. maliyet dağılımı
work breakdown structure n. iş ayrışım yapısı
breakdown method n. ayrıntılı inceleme yöntemi
work breakdown structure n. iş kırılım yapısı
sectoral breakdown n. sektörel dağılım
cost breakdown n. maliyet dökümü
budget breakdown n. bütçe dökümü
sales breakdown n. satış dökümü
breakdown of expenses n. masraf dökümü
insurance against breakdown of machinery n. makinelerin zarar görmesine ilişkin sigorta
detailed breakdown n. ayrıntılı döküm
price breakdown n. fiyat dökümü
breakdown of price n. fiyat dökümü
breakdown of the lump-sum price n. götürü bedel fiyat dökümü
price breakdown n. fiyat kırılımı
price breakdown n. fiyat detayı
Law
breakdown clause n. gemi arızasına dair kloz
breakdown clause n. bozulma klozu
marital breakdown n. evliliğin sonlanması
marital breakdown n. evliliğin bitmesi
Politics
breakdown of negotiations n. görüşmelerin kesilmesi
breakdown and regime change n. rejimin çökmesi ve değişmesi
breakdown by type of accommodation n. kalacak yerin türüne göre analiz
Insurance
machinery breakdown n. makine bozulması
machinery breakdown insurance n. makine kırılması sigortası
breakdown clause n. bozulma klozu
Media
vfx breakdown n. görsel efektlerin ayrıntılı analizi/gösterimi
Technical
electric breakdown n. aşırı yüklenme sonucu kaçağa neden olan akım kanalı
breakdown crane n. kurtarıcı vinç
breakdown lorry n. tamir kamyonu
electrical breakdown n. elektriksel çöküm
breakdown voltage n. bozunma gerilimi
avalanche breakdown n. çığ tipi belverme
breakdown region n. belverme bölgesi
breakdown voltage n. dayanma gerilimi
work breakdown structure n. iş dökümü yapısı
electrical breakdown n. iletkenlik yitimi
breakdown truck n. tamir kamyonu
transistor breakdown voltage n. transistör çöküm gerilimi
breakdown test n. kırma deneyi
breakdown lorry n. arıza kamyonu
breakdown truck n. arıza kamyonu
breakdown voltage n. parlama gerilimi
breakdown crane n. kurtarıcı vinci
breakdown voltage n. hasar verici yüksek gerilim
engine breakdown n. motor arızası
machinery breakdown n. makine bozulması
engine breakdown n. motorun bozulması
engine breakdown n. motor bozulması
motor breakdown n. motor hasarı
breakdown frequency n. arıza sıklığı
optical breakdown n. ışıksal bozulma
dielectric breakdown n. içyükül çökümü
breakdown passes n. kaba ezme pasoları
breakdown passes n. kaba ezme geçileri
breakdown mill n. kaba ezme haddesi
breakdown roll n. kaba ezme merdanesi
dielectric breakdown n. dielektrik çökümü
surface breakdown n. yüzey bozulumu
zener breakdown n. zener çöküşü
breakdown voltage at power frequency n. güç frekansında delinme gerilimi
breakdown voltage n. çakma gerilimi
breakdown rolling n. ezme haddelemesi
breakdown rolling passes n. ezme haddelemesi geçileri
breakdown diode n. devre kesici diyot
specimen breakdown n. numune kopması
avalanche breakdown diodes n. çığ etkisiyle kırılma diyotları
system breakdown n. şebeke arızası
insulation breakdown n. yalıtım kesilmesi
breakdown maintenance n. arızi bakım
breakdown maintenance n. arıza olduğu zaman bakım
breakdown point n. bozulma noktası
breakdown susceptibility n. arızaya yatkınlık
wbs (work breakdown structure) abrev. iş kırılım yapısı
Informatics
work breakdown structure n. iş dökümü yapısı
Telecom
breakdown service n. arıza servisi
electric breakdown n. elektrik sistem arızası
electric breakdown n. elektriksel delinme
Electric
anode breakdown voltage n. anot delinme gerilimi
electrical breakdown n. elektriksel çöküm
electrical breakdown n. iletkenlik yitimi
electric breakdown n. elektriksel çöküm
transistor breakdown voltage n. transistor çöküm gerilimi
breakdown voltage n. kırılma gerilimi
Mechanic
tool breakdown n. takımın kırılması
Construction
breakdown strength n. atlama dayanımı
electrical breakdown n. elektriksel göçme
thermal breakdown n. ısıl sürüklenme
breakdown thermal n. ısıl yıkılma
insulation breakdown n. yalıtım bozulması
breakdown gang n. yıkma ekibi
Automotive
breakdown insurance n. arıza sigortası
breakdown voltage n. kırılma voltajı
breakdown truck n. kurtarıcı
Traffic
breakdown car n. çekme aracı
breakdown truck n. çekici
breakdown lorry n. çekici
breakdown lorry n. çekici araç
breakdown truck n. çekici araç
breakdown vehicle n. çekici (araç)
Marine
breakdown clause n. arıza klozu
breakdown clause n. bozulma klozu
Medical
nervous breakdown n. sinir bozukluğu
nervous breakdown n. nevrasteni
nervous breakdown n. nevrosteni