calling - Türkisch Englisch Wörterbuch

calling

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

calling — Definition

Bedeutung:
meslek, çağrı, arama
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈkɔːlɪŋ/ – BrE /ˈkɔːlɪŋ/)
Wortart:
İsim: calling (callings)

Bedeutungen von dem Begriff "calling" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
calling n. görev aşkı
He found his calling in charity.
Hayır işlerinde görev aşkını buldu.

More Sentences
calling n. meslek
Engineering is her possible calling.
Mühendislik onun muhtemel mesleği.

More Sentences
Computer
calling n. arama
I signed up for the 2-year calling plan with the phone company.
Telefon şirketinin 2 yıllık arama planına kaydoldum.

More Sentences
calling n. çağrı
Your goal should be to find a calling in life.
Amacınız hayatta bir çağrı bulmak olmalıdır.

More Sentences
General
calling n. seslenme
calling n. davet
calling n.
calling n. heves
calling n. istek
calling n. ticari unvan
calling n. tutku
calling n. ticari ünvan
calling n. telefon etme
calling adj. çağıran
calling adj. çağrıştıran
Computer
calling n. çağrı yapma
calling n. çağırma
calling expr. aranıyor
calling expr. arıyor

Bedeutungen, die der Begriff "calling" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
calling card n. kart
calling out n. sesleniş
calling off n. son verme
calling card n. kartvizit
conference calling n. konferans görüşme
calling crab n. amerika kıtasına özgü bir yengeç türü
calling subscriber n. arayan abone
name-calling n. alay etmek için isim takma
calling collect n. karşıdan ödemeli
calling collect n. karşı taraf ödemeli
calling collect n. karşı ödemeli
pocket-calling n. telefon sahibinin isteği dışında (genellikle yanlışlıkla telefon kilidinin devre dışı kaldığı durumlarda) gelişen yanlış arama
calling card n. telefon kartı
calling card n. ayırt edici özellik ya da davranış
calling together n. toplantıya davet
calling into question n. açıklama talebi
calling into question n. doğruluğunu sorgulama
calling together n. toplantı çağrısı
calling together n. toplantıya çağrı
name-calling n. hakaret
name-calling n. küfürbazlık
name-calling n. sövme
name calling n. küfretme
name-calling n. küfretme
name calling n. sövme
name calling n. küfürbazlık
name calling n. hakaret
start calling someone out of the clear blue v. birini birdenbire (telefonla) aramaya başlamak
Phrases
all the outs in free calling all the outs in free expr. elma dersem çık armut dersem çıkma
the pot calling the kettle black expr. dinime dahleden müslüman olsa
when destiny comes calling expr. kader gelip çattığında
Proverb
the pot calling the kettle black tencere dibin kara seninki benden kara
the pot calling the kettle black dinime küfreden müslüman olsa
Colloquial
stop by without calling v. aramadan uğramak
stop by without calling v. aramadan gelmek
whom are you calling? expr. kimi aramıştınız?
nature is calling me expr. tuvalete gitmem gerek
is that what they're calling it these days? expr. şimdi de bunu mu uyduruyorlar/uydurmuşlar?
is that what they're calling it these days? expr. böyle dendiğini de ilk kez/defa duyuyorum
is that what they're calling it now? expr. şimdi de öyle mi diyorlar?
is that what they're calling it now? expr. böyle mi yutturuyorlar?
is that what they're calling it now? expr. şimdi de bunu mu uyduruyorlar/uydurmuşlar?
is that what they're calling it now? expr. böyle dendiğini de ilk kez/defa duyuyorum
is that what they're calling it these days? expr. bu ismi mi takmışlar?
is that what they're calling it now? expr. böyle dendiğini de daha önce hiç duymamıştım
is that what they're calling it these days? expr. böyle mi yutturuyorlar?
is that what they're calling it now? expr. yeni adı bu mu olmuş?
is that what they're calling it these days? expr. böyle dendiğini de daha önce hiç duymamıştım
is that what they're calling it these days? expr. şimdi de öyle mi diyorlar?
is that what they're calling it now? expr. bu ismi mi takmışlar?
may I tell (someone) who's calling? expr. kim aramıştı?
may I tell (someone) who's calling? expr. kim arıyordu?
may I tell (someone) who's calling? expr. (birine) kim arıyor diyeyim?
may I tell (someone) who's calling? expr. (birine) kimin aradığını söyleyeyim?
what number are you calling from? expr. nereden arıyorsun/arıyorsunuz?
what number are you calling from? expr. hangi telefondan arıyorsun/arıyorsunuz?
what number are you calling from? expr. aradığın/aradığınız numara nedir?
Idioms
a calling card [us] n. kartvizit
calling card [us] n. kartvizit
calling card [us] n. ardında bırakılan imza
a calling card [us] n. ardında bırakılan imza
calling card [us] n. ardında bırakılan işaret
a calling card [us] n. ardında bırakılan işaret
calling card [us] n. ardında bırakılan delil
a calling card [us] n. ardında bırakılan delil
a calling card [us] n. ardında bırakılan iz
calling card [us] n. ardında bırakılan iz
a calling card [us] n. özel yetenek
a calling card [us] n. özel beceri
calling card [us] n. özel yetenek
calling card [us] n. özel beceri
left one's calling card n. imzasını bırakma
left one's calling card n. kimliğine dair izler bırakma
a calling card [us] n. avantaj sağlayan başarı
miss one's calling v. hayatta gerçekten uğraşması/yapması gereken kariyeri/işi yapmamak. yanlış meslek seçmek
find (one's) calling v. yapmak istediği mesleği keşfetmek
find (one's) calling v. ilgi ve becerilerini keşfetmek
find (one's) calling v. gerçek tutkusunu keşfedip onun peşinden koşmak
find (one's) calling v. yeteneklerinin üstüne gitmek
find (one's) calling v. tutkularının peşini bırakmamak
find (one's) calling v. yeteneklerini keşfetmek
find (one's) calling v. asıl tutkularının peşinden gitmek
find (one's) calling v. eğilimlerini keşfetmek
find (one's) calling v. tutkularının peşinde koşmak
find (one's) calling v. kendi doğasını/iç dünyasını keşfetmek
find (one's) calling v. tutkularını keşfetmek
find (one's) calling v. asıl tutkularını kovalamak
the pot calling the kettle black expr. tencere dibin kara seninki benden kara
that's the pot calling the kettle black expr. tencere dibin kara seninki benden kara
pot is calling the kettle black expr. tencere dibin kara seninki benden kara
within calling distance expr. ses mesafesinde
within calling distance expr. bağırdığında duyulabilecek kadar yakında
within calling distance expr. neredeyse seslenme mesafesinde
the pot calling the kettle black expr. hem suçlu hem güçlü
Speaking
where are you calling from? expr. nereden arıyorsunuz?
whom are you calling? expr. kimi aradınız?
where are you calling from? expr. nereden arıyorsun?
where are you calling from? expr. nereden arıyorsunuz?
what number are you calling? expr. hangi numarayı aradınız?
who's calling? expr. kim arıyor?
could I tell him who's calling? expr. kim arıyor diyeyim?
can I tell her who's calling? expr. kim aramıştı?
can I tell her who's calling? expr. kimin aradığını söyleyeyim?
what number are you calling? expr. kimi aramıştınız?
can I tell her who's calling? expr. kim arıyor diyeyim?
what number are you calling? expr. hangi numarayı aramıştınız?
may I tell him who's calling? expr. kim arıyordu?
thank you for calling expr. aradığınız için teşekkür ederiz/ederim
may I tell him who's calling? expr. kim aramıştı?
could I tell him who's calling? expr. kimin aradığını söyleyeyim?
who's calling? expr. kim arıyordu?
could I tell him who's calling? expr. kim arıyordu?
could I tell him who's calling? expr. kim aramıştı?
may I tell him who's calling? expr. kim arıyor diyeyim?
may I tell him who's calling? expr. kimin aradığını söyleyeyim?
can I tell her who's calling? expr. kim arıyordu?
stop calling me expr. beni aramayı kes
why are you calling me? expr. beni niye arıyorsun?
I'm calling the police expr. polisi arıyorum
thanks for calling back expr. tekrar aradığınız için teşekkürler
the number you are calling is not available expr. aradığınız numaraya ulaşılamıyor
who's calling please? expr. kim arıyordu?
who are you calling? expr. kimi arıyorsun?
is this why you're calling? expr. bu yüzden mi aradın?
you don't hear me calling you? expr. seslendiğimi duymuyor musun?
it's mike calling expr. telefondaki mike
it's mike calling expr. mike seni arıyor
whom are you calling? expr. Kimi arıyorsunuz?
can I tell (one) who's calling? expr. kim arıyor acaba?
can I tell (one) who's calling? expr. kim arıyor diyeyim?
can I tell (one) who's calling? expr. kimin aradığını söyleyeyim?
can I tell (one) who's calling? expr. kim arıyordu?
can I tell (one) who's calling? expr. kim aramıştı?
I'm calling him but I can't get through expr. onu arıyorum ama düşüremiyorum
Trade/Economic
random calling n. rastgele ziyaret
cold-calling n. ani ve haber verilmeden yapılan müşteri ziyareti
cold-calling n. ani baskın
cold-calling n. (telefonla) müşteri araması yapma
cold calling n. soğuk temas
cold calling n. soğuk çağrı
cold calling n. rehberden rastgele telefon numaralarını arayarak yapılan satış
Law
calling the plaintiff n. müşteki duruşmaya katılmağında, takipsizlik kararı verilmeden önce müştekinin mübaşir tarafından çağrılması
Technical
calling sequence n. çağrı sırası
automatic calling unit n. otomatik çağırma birimi
abbreviated address calling n. kısa numarayla arama
calling sequence n. çağırma sırası
calling line identification n. arayan numaranın bilinmesi
calling-party release n. çağıran aboneyle çözme
calling signal n. çağrı sinyali
Computer
calling macro n. çağıran makro