crime - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

crime

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "crime" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 18 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
crime n. suç
General
crime v. suçlu bulmak
crime v. cezalandırmak
crime n. cürüm
crime n. aptallık
crime n. sabıka
crime n. cürm
crime n. kabahat
crime n. acımaya yol açacak kötü davranış
crime n. vukuat
crime n. yüz karası
crime n. cinayet
crime n. günah
crime n. suç
crime n. mantıksızca haraket
crime n. mantıksızlık
Law
crime suç
crime cürüm

Bedeutungen, die der Begriff "crime" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 371 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be a party to the crime v. suça ortak olmak
be a party to the crime v. suça taraf olmak
be considered a crime v. suç sayılmak
be initiated into crime v. suça itilmek
be involved in crime v. suça dahil olmak
be involved in crime v. suça karışmak
be pushed into crime v. suça itilmek
become involved in crime v. suça bulaşmak
breed crime v. suçu beslemek
breed crime v. suçu artırmak
breed the crime v. suçu beslemek
breed the crime v. suçu artırmak
bring justice to a crime-ridden city v. suçun kol gezdiği bir şehre adalet getirmek
commit a crime v. cürüm işlemek
commit a serious crime v. ağır suç işlemek
constitute a crime v. suç oluşturmak
constitute a crime v. suç unsuru oluşturmak
constitute a crime v. suç teşkil etmek
cover up a crime v. suç örtmek/gizlemek
decrease the crime rate v. suç oranını düşürmek
decrease the rate of crime v. suç oranını düşürmek
detect the crime v. suçu tespit etmek
drive anybody to crime v. herhangi birini suça sürüklemek
fight crime v. suçla mücadel etmek
fight crime v. suçla savaşmak
fight the crime v. suçla mücadele etmek
form a crime syndicate v. suç örgütü kurmak
get involved in crime v. suça dahil olmak
get involved in crime v. suça karışmak
hide a crime v. suç örtmek/gizlemek
investigate the crime scene v. olay yerini/suç mahallini araştırmak
investigate the crime scene v. olay yerini/suç mahallini incelemek
involve oneself in a crime v. suça bulaşmak
make someone turn into crime v. suça yöneltmek
pay for the crime v. suçun bedelini ödemek
perpetrate a crime v. suç işlemek
pin a crime on someone v. birinin üstüne suçu yıkmak
push into crime/push somebody into a crime v. suça itmek
reduce the crime rate v. suç oranını düşürmek
report a crime v. bir suç ihbarı yapmak
report a crime v. bir suç ihbarında bulunmak
tackle crime v. suçla mücadele etmek
take part in crime v. suça yataklık etmek
take part in crime v. suçta rol oynamak
take part in crime v. suça ortak olmak
take part in crime v. suça yardımcılık etmek
turn into crime v. suça yönelmek
witness a crime v. suça tanıklık etmek
witness a crime v. suça şahit olmak
witness a crime v. suça tanık olmak
witness a crime v. suça şahitlik etmek
a crime investigation n. bir suç araştırması
a rise in drug-related crime n. uyuşturucu ile ilgili suçlarda artış
act of charging with crime n. suçlama
alcoholism and crime n. alkolizm ve suç
capital crime n. failini ölüm cezasına çarptırabilen suç
computer crime n. bilişim suçu
crime (safe) haven n. suç cenneti
crime activity n. suç faaliyeti
crime against humanity n. insanlık suçu
crime analysis n. suç analizi
crime boom n. suç patlaması
crime boss n. suç patronu
crime boss n. mafya babası
crime drama n. suç draması
crime element n. suç unsuru
crime explosion n. suç patlaması
crime factor n. suç unsuru
crime heaven n. suç cenneti
crime history n. suç tarihi
crime lab n. suç laboratuvarı
crime laboratory n. suç laboratuvarı
crime line n. polis ihbar hattı
crime map n. suç haritası
crime no. n. suç no.
crime phenomenon n. suç olgusu
crime prevention n. suç önleme
crime prevention and architectural design n. suç önleme ve mimari tasarım
crime report line n. polis ihbar hattı
crime revenues n. suç gelirleri
crime scene n. suç yeri
crime scene n. suç mahalli
crime scene n. olay mahalli
crime scene investigation n. suç mahallinde yapılan tetkik
crime scene investigation n. suç mahallinde yapılan inceleme
crime scene investigation n. olay yeri inceleme
crime scene investigator n. olay yeri inceleme memuru
crime scene report n. olay yeri tutanağı
crime scene report n. suç mahalli tutanağı
crime scene searches n. suç mahallinde araştırma
crime scene tape n. olay yeri girilmez şeridi
crime science n. suç bilimi
crime statistics n. suç istatistikleri
crime syndicate n. suç örgütü
crime tip-off line n. polis ihbar hattı
crime victim n. suç mağduru
crime wave n. suç dalgası
cyber crime n. bilişim suçu
dissolving crime n. eritme
dissolving crime n. eritici
fight against the crime n. suçla mücadele
fighting crime n. suçla savaşma
firearms and crime n. ateşli silahlar ve suç
gambling and crime n. kumar oynama ve suç
hate crime n. nefret suçu
heinous crime n. iğrenç suç
house of crime n. suç evi
increase in crime rates n. suç oranlarındaki artış
life of crime n. suç hayatı
love crime n. aşk suçu
narcotic crime n. uyuşturucu suçu
narcotics and crime n. uyuşturucular ve suç
negligent crime n. taksirli suç
ordinary crime n. adi suç
organized crime n. örgütlü suç
organized crime n. organize suçlar
organized crime investigation n. organize suç soruşturması
partner in crime n. suç ortaklığı
perfect crime n. kusursuz suç
petty crime n. küçük suç
police crime line n. polis ihbar hattı
police crime tip line n. polis ihbar hattı
prevention of crime n. suçun önlenmesi
prevention of crime n. suçun engellenmesi
punishment in crime deterrence n. suçtan caydırmada ceza
rising crime rates n. artan suç oranları
scene of crime n. olay yeri
scenes of crime officer n. olay yeri inceleme memuru
the rising tide of crime n. suç oranlarındaki artış
the very nature of the crime n. suçun asıl mahiyeti
the victim of a crime n. bir suçun kurbanı
the world of crime n. suç dünyası
victim of a crime n. bir suçun kurbanı
victim of a crime n. bir suçun mağduru
victimless crime n. mağduru/kurbanı olmayan suç
war crime n. savaş suçu
war crime trials n. savaş suçu yargılamaları
yugoslav war crime trials n. yugoslav savaş suçu yargılamaları
at the scene of the crime adv. suç mahalinde
witness the crime suça şahit olmak
Phrases
crime scene do not pass suç mahalli geçmeyin
you do the crime you do the time eden bulur
you do the crime you do the time ne ekersen onu biçersin
Proverb
poverty is not a crime fakirlik ayıp değildir
poverty is not a crime fakir olmak suç değil
Colloquial
crime capital suç başkenti
crime of passion tutku cinayeti
Idioms
crime doesn't pay suçlu er geç yakayı ele verir
crime doesn't pay suçlu eninde sonunda yakalanır
partners in crime suç ortakları
pay for the crime cezasını çekmek
Speaking
get off the crime scene suç mahallinden çıkın
is that a crime? suç mu bu?
Trade/Economic
anti smuggling and organized crime department of police office of ankara ankara emniyet müdürlüğü kaçakçılık ve organize suçlarla şube müdürlüğü
associate in crime suç ortağı
occupational crime mesleki suç
Law
abetting a crime suça yataklık etmek
affected by crime suçtan zarar görmüş
affected by crime suçtan etkilenmiş
agrarian crime arazi taksimatında işlenen suç
agrarian crime arazi dağıtımından kaynaklanan suç
agrarian crime arsaya tecavüz suçu
agrarian crime arazi yüzünden işlenen suç
alleged crime atılı suç
anti-organized crime police organize suçlarla mücadele polisi
assistance to crime suça yardım
attempt to commit a crime suça teşebbüs
attempted crime teşebbüs suçu
attempted crime suç girişimi
bankruptcy crime sahte iflas
bankruptcy crime iflas suçu
be an accessory to the crime yataklık yapmak
business crime ticari suç
changing the nature and type of alleged crime iddia edilen suçun mahiyet ve vasfının değişmesi
charge with a crime suçlamak
child victim of crime suç mağduru çocuk
child victims of crime suç mağduru çocuklar
commit a crime suç işlemek
committing crime by means of publication neşir vasıtası ile suç işleme
completed part of crime suçun tamamlanan kısmı
computer crime bilgisayar suçu
concealing another crime başka suçu gizleme
constitute a crime suç niteliği taşımak
continuous crime mütemadi suç
continuous crime temadi eden suç
corporate crime işletme yararına suç
corporate crime kurumsal suç
corporate crime şirket suçu
council of europe convention on laundering, search, seizure and confiscation of proceeds of crime suç gelirlerinin aklanması, aranması, zaptedilmesi ve müsadere edilmesine ilişkin avrupa konseyi sözleşmesi
crime against humanity insanlığa karşı suç
crime against nature anormal cinsel suç
crime against officials resmi sıfatı haiz olan aleyhinde cürüm
crime against peace barışa karşı suç
crime against political freedom siyasi hürriyet aleyhinde cürüm
crime against presidents and ambassadors of foreign states ecnebi devletlerin reis ve elçileri aleyhinde cürüm
crime against public order asayiş suçu
crime against state devlete karşı suç
crime against the state devlete karşı suç
crime and criminal behavior suç ve suçlu davranışı
crime and criminals suç ve suçlular
crime and disorder act 1998 1998 suç ve düzeni bozma yasası
crime and the press suç ve basın
crime committed in turkey türkiye'de işlenen suç
crime defined in special law hususi kanunda tanımlanan suç
crime free suç işlenmeyen
crime free suçtan arındırılmış
crime free suçtan uzak
crime gang suç çetesi
crime investigator dedektif
crime investigator suç araştırmacısı
crime of aggression saldırı suçu
crime of passion tutku veya şehvet suçu
crime of violence şiddet suçu
crime prevention suç önleme
crime rate suç oranı
crime reporter adliye muhabiri
crime ridden area suçun yoğun oldugu bölge
crime ring suç şebekesi
crime scene olay yeri
crime scene analysis olay yeri analizi
crime scene investigation olay yeri inceleme
crime scene investigation team olay yeri inceleme ekibi
crime scene of investigation suç mahalli araştırması
crime scene searches suç mahallinde araştırma
crime science investigation units olay yeri inceleme birimleri
crime spree seri suç
cyber crime sanal suç
date of crime suç tarihi
denounce a crime suç duyurusunda bulunmak
directorate of anti-smuggling and organized crime branch kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele şube müdürlüğü
discretionary crime sınırlanmamış suç
duty of public prosecutor informed of crime suça muttali olan cumhuriyet savcısının görevi
element of a crime suç unsuru
elements of crime suçun unsurları
european committee on crime problems (cdcp) avrupa suç sorunları komitesi
fail to inform the known crime to competent authority öğrenilen suçu salahiyettar makama bildirmemek
fight against organised crime örgütlü suçla mücadele
financial crime mali suç
financial crime investigation board mali suçları soruşturma kurulu
forest crime orman suçu
forming society for the purpose of committing crime suç işlemek için cemiyet teşkil etme
fruits of a crime haksız biçimde kazanılan şeyler
fruits of a crime suç işleyerek elde edilmiş şeyler
grave crime ağır suç
habitual crime itiyadi suç
high crime cürüm
honor crime töre cinayeti
honour crime töre cinayeti
inciting to commit crime suç işlemeye tahrik
infamous crime yüz kızartıcı suç
infamous crime terzil edici cürüm
infamous crime şeref ve haysiyeti muhil cürüm
intended crime kasdolunan suç
intentional crime kasıtlı suç
international crime uluslararası suç
juvenile crime çocuk suçları
juvenile crime çocuğun suç işlemesi
juvenile pushed to crime suça sürüklenen çocuk
major crime nitelikli suç
material element of crime suçun maddi unsuru
mental element of crime suçun manevi unsuru
mock crime scene yapay suç mahalli
mock crime scene sahte suç mahalli
moral element of crime suçun manevi unsuru
nearest court to the place of committing crime suçun işlendiği yere en yakın mahkeme
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law ceza muhakkak kanuna dayanmalıdır
no crime (can be committed), no punishment (can be imposed) without (having been prescribed by) a previous penal law kanunsuz suç ve ceza olamaz
no crime without law kanunsuz suç olmaz
organize a crime syndicate for the purpose of generating monetary profit çıkar amaçlı suç örgütü kurmak
organized crime organize suç
organized crime organize suç
organized crime control bureau organize suçlarla mücadele bürosu
organized crime control bureau organize suçlarla mücadele dairesi
organized crime ring organize suç şebekesi
organized crime syndicates organize suç grupları
participation in crime cürümde iştirak
partner in crime fiilde şerik
partner in crime suç ortağı
petty crime basit suç
petty crime adi suç
petty crime juri yargılaması gerektirmeyen suç
petty crime hafif suç
political crime siyasi suç
possession of firearm during the commission of a crime suç işlendiğinde/işlendiği sırada ateşli silah taşıma/bulundurma
predicate crime öncül suç
property crime mülkiyet suçu
property crime mala karşı işlenen suç
public order crime asayiş suçu
quasi crime başkası hesabına işlenen suç
reporting of crime suçun ihbarı
road crime unit sokak suçlarıyla mücadele birimi
scene of the crime suç mahalli
scenes of crime officer (soco) olay yeri inceleme memurları
scenes of crime officer (soco) olay yeri inceleme ekibi
serious acquisitive crime mala yönelik suç
serious acquisitive crime mala yönelik hırsızlık suçu
serious non-political crime ağır adi suç
serious organised crime agency (soca) organize ağır suçlar dairesi
serious organised crime agency (soca) örgütlü ağır suçlar dairesi
sex crime cinsel suç
street crime sokakta işlenen suçlar
street crime sokakta işlenen suç
substantive crime asli ceza
tax crime vergi suçu
the law regarding the prevention of laundering of crime revenues suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesi hakkında kanun
thought crime düşünce suçu
time of crime suçun işlenme zamanı
tough-on-crime suça müsamaha göstermeyen
uncommitable crime işlenemez suç
victim of crime suç mağduru
victim of crime mağdur veya suç kurbanı
victimless crime kurbansız suç
violent crime şiddet suçu
war crime trials savaş suçu yargılamaları
white-collar crime beyaz yaka suçları
white-collar crime beyaz yakalı suç
youth crime çocuğun suç işlemesi
youth crime çocuk suçları
Politics
collective crime toplu suç
commit war crime savaş suçu işlemek
crime against humanity insanlığa karşı suç
crime of thought düşünce suçu
crime of thought fikir suçu
crime prevention suçun önlenmesi
crime victims committee suç mağdurları komitesi
cross-border crime sınır ötesi suçlar
fight against crime suçla mücadele
fight against international organized crime uluslararası organize suçlara karşı savaş
fighting crime suçla savaş
non-political crime siyasi olmayan suç
organised crime örgütlü suç
organized crime örgütlü suç
political crime siyasi suç
pre-accession pact on organised crime organize suça yönelik üyelik öncesi paktı
prevention of and fight against crime suçun önlenmesi ve suçla mücadele
un convention on the prevention and punishment of the crime of genocide birleşmiş milletler soykırım suçunun önlenmesi ve cezalandırılması sözleşmesi
un office for drug control and crime prevention bm uyuşturucu denetimi ve suç önleme ofisi
united nations office on drugs and crime birleşmiş milletler uyuşturucu ve suç ofisi
unodc commission on crime prevention and criminal justice unodc suçun önlenmesi ve ceza adaleti komisyonu
war crime savaş suçu
Institutes
department of anti-smuggling and organised crime kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
department of anti-smuggling and organised crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department of anti-smuggling and organised crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele daire başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime kom başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi başkanlığı
department of anti-smuggling and organized crime kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele dairesi
the international consortium on combating wildlife crime uluslararası yaban hayatı suçları ile mücadele konsorsiyumu
turkish international academy against drugs and organized crime türkiye uluslararası uyuşturucu ve organize suçlarla mücadele akademisi
Computer
computer crime bilgisayar suçu
Informatics
cyber crime fighters association bilişim suçları mücadele derneği
Psychology
general theory of crime genel suç teorisi
victimless crime kurbansız suç
Statistics
crime figure suç istatistiği
Social Sciences
crime watch mahallenin/yörenin insanı olarak bölgedeki evlerin güvenliğinden sorumlu olma
crime watch mahalle sakinlerinden gönüllülerin diğer evlerin güvenliği amaçlı gözetleme yapmaları
honor crime victim töre cinayeti kurbanı
honor crime victim töre kurbanı
neighborhood crime watch mahallenin/yörenin insanı olarak bölgedeki evlerin güvenliğinden sorumlu olma
neighborhood crime watch mahalle sakinlerinden gönüllülerin diğer evlerin güvenliği amaçlı gözetleme yapmaları
Literature
crime and punishment suç ve ceza
crime fiction polisiye roman
crime fiction suç romanı
crime fiction cinayet romanı
crime novel cinayet romanı
crime novel polisiye roman
crime novel suç romanı
Military
crime prevention programme suç önleme programı
military crime askeri cürüm
war crime harp suçu