suçlama - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

suçlama



Bedeutungen von dem Begriff "suçlama" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 40 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
suçlama accusation n.
suçlama charge n.
suçlama accusing n.
General
suçlama act of charging with crime n.
suçlama blaming n.
suçlama descriptio n.
suçlama inculpation n.
suçlama excoriation n.
suçlama plaint n.
suçlama accusal n.
suçlama denunciation n.
suçlama condemnation n.
suçlama censure n.
suçlama accusation n.
suçlama allegation n.
suçlama crimination n.
suçlama impeachment n.
suçlama rap n.
suçlama incrimination n.
suçlama complaint n.
suçlama incriminating n.
suçlama blame n.
suçlama reproach n.
suçlama indictment n.
suçlama imputation n.
Trade/Economic
suçlama accusation
Law
suçlama accusal n.
suçlama accusement n.
suçlama delation
suçlama bill of indictment
suçlama denouncement
suçlama criminal charge
suçlama denunciation
suçlama impeachment
suçlama charging
suçlama accusation
suçlama official written accusation
suçlama crimination
suçlama arraignment
Trade/Economy
suçlama accusal n.

Bedeutungen, die der Begriff "suçlama" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 47 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
haksız olduğunu kanıtlamak (suçlama vb'nin) repulse v.
suçlama yöneltmek accuse v.
alenen suçlama denunciation n.
birbirini suçlama recrimination n.
delile dayanmayan suçlama smear n.
haksız suçlama unfair accusation n.
karşı suçlama countercharge n.
karşılıklı suçlama recrimination n.
kendi kendini suçlama self-accusation n.
kendi kendini suçlama self accusation n.
kendi kendini suçlama self incrimination n.
kendini suçlama self-recrimination n.
kendini suçlama self-reproach n.
kurbanı suçlama victim blaming n.
sorumluluk almamak adına başkasını suçlama eylemi scapegoatism n.
şiddetle suçlama excoriation n.
şiddetle suçlama excoriating n.
üstü kapalı/dile getirilmemiş suçlama veiled accusation n.
üstü kapalı/dile getirilmemiş suçlama unspoken accusation n.
hakkında herhangi bir suçlama veya itham bulunmayan sackless adj.
suçlama içeren accusatorial adj.
suçlama içeren accusative adj.
suçlama kabilinden incriminatory adj.
Idioms
birisini suçlama finger-pointing
birisini suçlama fingerpointing
haksız suçlama a bum rap
Speaking
beni suçlama don't point your finger at me
Law
suçlama içeren accusatorial adj.
suçlama içeren accusative adj.
asılsız suçlama false charge
gayrimenkul üzerinde meydana gelen hasardan dolayı kiracıyı suçlama impeachment of waste
haksız suçlama aspersion
karşıt suçlama countercharge
karşıt suçlama counteraccusation
kendi aleyhine suçlama self-incrimination
kendi kendini suçlama self incrimination
mukabil suçlama countercharge
mukabil suçlama counteraccusation
suçlama (dava dilekçesi veya iddianamede sayılan) count
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama hybrid offence
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama dual offence
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama either way offence
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama wobbler
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama crown option offence
sulh ceza ve/veya ağır ceza mahkemesinde yargılanması yapılabilecek suçlama dual procedure offence
Psychology
kurbanı suçlama blaming the victim
Social Sciences
suçlama kültürü blame culture