| Englisch | Türkisch | |||
|---|---|---|---|---|
| General | ||||
| General | downhill adj. | yokuş aşağı giden | ||
|
The ride will be downhill through this street. Gezinti bu cadde boyunca yokuş aşağı giden bir seyirde olacaktır. More Sentences |
||||
| General | downhill adv. | aşağıya | ||
|
I must tell you that women's rights have gone downhill, not up. Kadın haklarının yukarı değil, aşağı doğru gittiğini söylemeliyim. More Sentences |
||||
| General | downhill adv. | yokuş aşağı | ||
|
They can't go downhill due to the snow. Kar yüzünden yokuş aşağı gidemiyorlar. More Sentences |
||||
| General | downhill n. | iniş | ||
| General | downhill n. | azalma yönünde değişim | ||
| General | downhill adj. | meyilli | ||
| General | downhill adj. | kolay | ||
| General | downhill adj. | inişli | ||
| General | downhill adj. | öncekinden daha kolay olan | ||
| General | downhill adj. | daha kolay | ||
| General | downhill adj. | giderek kötüleşen | ||
| General | downhill adj. | kötüye giden | ||
| General | downhill adv. | iniş aşağı | ||
| General | downhill adv. | bayır aşağı | ||
| General | downhill adv. | daha aşağı seviyeye doğru | ||
| General | downhill adv. | daha yoksullaşarak | ||
| General | downhill adv. | daha kötü bir duruma doğru | ||
| Technical | ||||
| Technical | downhill adj. | inişli | ||
| Sport | ||||
| Sport | downhill n. | parkurda zamana karşı yapılan kayak yarışması | ||
| Sport | downhill adj. | alp disiplini kayağa ait veya ilgili | ||
| Sport | downhill adj. | alp disiplini kayakta kullanılan | ||
| Sport | downhill adj. | (amerikan futbolunda) diklemesine koşma şekline ait veya ilgili | ||
| Sport | downhill adj. | (amerikan futbolunda) diklemesine koşma şeklini kullanan | ||