early - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

early

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "early" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 19 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
early adj. erken
General
early adj. ilkel
early adj. erken
early adj. acele
early adj. başlangıç
early adj. eski
early adj. ilk
early adj. çabuk
early adv. önce
early adv. vaktinden evvel
early adv. erkenden
early adv. zamansız
early adv. ilk olarak
early adv. evvel
early adv. vakitsiz
early adv. önceki
Technical
early vaktinden önce
Places
early teksas eyaletinde şehir
early iowa eyaletinde şehir

Bedeutungen, die der Begriff "early" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be early v. erken gelmek
come early v. erken gelmek
get up early v. erken kalkmak
keep early hours v. eve erken dönmek
go to bed early v. erken yatmak
keep early hours v. erken yatmak
die early v. erken ölmek
react early v. erken davranmak
act early v. erken davranmak
leave early v. erken ayrılmak
wake up early v. erken kalkmak
ejaculate early v. erken boşalmak
become a widow at an early age v. genç yaşta dul kalmak
trigger an early labor v. erken doğumu tetiklemek
come home early v. eve erken gelmek
arrive early v. erken varmak/ulaşmak
like turkeys voting for an early christmas v. bile bile lades demek
retire early v. erken emekli olmak
start early v. erken başlamak
brake early enough v. zamanında fren yapmak
stop work early v. erken paydos etmek
finish work early v. erken paydos etmek
sign off early v. erken paydos etmek
clock out early v. erken paydos etmek
stay out until the early hours v. geç vakitlere kadar dışarıda olmak/kalmak
send something early v. erken göndermek
hold an early election v. erken seçime gitmek
hold an early election v. erken seçim yapmak
take off early v. yola erken çıkmak
early accounts to 1600 n. 1600'e kadar olan beyanlar
early warning n. erken uyarı
early riser n. sabahçı
early riser n. erken kalkan kimse
early morning n. seher
early abortion n. erken düşük
early assumption n. peşin hüküm
early warning system n. erken uyarı sistemi
early comer n. erkenci
early lunch n. erken öğle yemeği
early childhood education n. ilk çocukluk eğitimi
early unfitness for work n. erken malullük
early election n. erken seçim
early riser n. erkenci
early works to 1800 n. 1800’e kadar ilk çalışmalar
famine early warning system n. kıtlığın önceden tahminine yarayan sistem
early bird n. erkenci
early maps n. ilk haritalar
early morning hour n. sabahın erken saatleri
early election results n. kesin olmayan seçim sonuçları
early childhood n. erken çocukluk
early childhood teachers n. erken çocukluk öğretmenleri
early learning skills analysis n. erken öğrenme beceri analizi
early childhood education n. erken çocukluk eğitimi
early solution n. erken çözüm
early morning wind n. seheryeli
early period n. erken dönem
early delivery n. erken teslim
early termination n. erken sonlanma
early delivery n. zamanından önce teslim
early delivery n. vaktinden önce teslim
early reservation n. erken rezervasyon
late arrival and early departure n. geç varış ve erken kalkış
early diagnosis n. ön tanı
early termination n. erken son bulma
early termination n. erken iptal
early marriage n. erken yaşta evlilik
early dementia n. erken bunama
early career n. erken kariyer
early intervention n. erken müdahale
early start time n. erken başlama günü
early finish time n. erken bitirme günü
early-warning radar n. erken uyarı radarı
early republican period n. erken cumhuriyet dönemi
early cultures n. eski kültürler
early diagnosis n. erken tanı
early marriage n. erken evlilik
early development n. erken gelişim
early time n. erken zaman
early career-stage scientist n. kariyerinin başındaki bilim adamı
early career-stage scientist n. kariyerinin başlangıcındaki bilim adamı
early career scientist n. kariyerinin başındaki bilim adamı
early career scientist n. kariyerinin başlangıcındaki bilim adamı
early models n. başlangıçtaki modeller
early models n. ilk modeller
early registration n. erken kayıt
early enrollment n. erken kayıt
early evening n. akşamın ilk saatleri
early identification of the genetic nature of a given condition n. belirli bir durumun genetik doğasının erken belirlenmesi
early life stage n. hayatın ilk evreleri
early life stage n. yaşamın ilk yılları
early life stage n. hayatın ilk aşamaları
early history of n. erken tarihi
early estimates n. ilk tahminler
an early summer n. erken gelen yaz
an early winter n. erken bastıran kış
meal consumed early in the morning n. sahur
early modern period n. erken modern dönem
early notice n. erken bildirim
early-march n. mart başı
early action n. erken eylem
early start n. erken başlangıç
early release n. erken tahliye
early application n. erken başvuru
early bird dinner n. belli günlerde ve saatler arasında (müşterilere yönelik) ucuz/indirimli akşam yemeği
early 1900s n. 1900'lerin başı
early spring n. erken bahar
early age n. erken yaş
early earth n. dünyanın ilk 1 milyar yılı için kullanılan bir terim
early experience n. erken deneyim
early experience n. erken tecrübe
early life n. erken yaşam
early life n. (biyografide) çocukluk ve gençlik yılları
early warning signals n. erken uyarı sinyalleri
early celebration n. erken kutlama
early and late adj. erken veya geç demez
early and late adj. vakti saati yok
early-flowering adj. erken çiçek açan
early enough adv. zamanında
early in the morning adv. sabahın köründe
early in the day adv. erkenden
as early as 1600 adv. henüz 1600 yılında
in the early prime of one's life adv. gençliğin ateşli çağında
early in life adv. gençlikte
as early as 1700 adv. daha 1700 yılında
early on adv. ilk zamanlarda
early in the season adv. turfanda olarak
early in the morning adv. sabah sabah
in early days adv. eskiden
very early adv. turfanda
early and late adv. bütün gün
early in the season adv. tam mevsiminde
at an early date adv. yakında
early on adv. başlangıçta
early in the list adv. listenin başında
somewhat early adv. erkence
rather early adv. erkence
early in the morning adv. sabah erkenden
as early as possible adv. mümkün olan en erken sürede
as early as possible adv. mümkün olduğu kadar erken
as early as possible adv. vakit geçirmeden
since the early ages adv. ilk çağlardan bu yana
since the early ages adv. ilk çağlardan beri
early or late adv. er ya da geç
at an early date adv. erken bir tarihte
in his early fifties adv. ellilerinin başında
so early adv. çok erken
too early adv. çok erken
very early adv. çok erken
in the early years adv. ilk yıllarda
in the early 1980s adv. 80'li yılların başlarında
early 15th century adv. on beşinci yüzyıl başları
in the early part of eighteenth century adv. 18. yüzyılın başlarında
at early ages adv. erken yaşlarda
early afternoon adv. öğle 13:00 ve 15:00 arası
early november adv. kasımın ilk günlerinde
early november adv. kasımın başı
early november adv. nda kasım ayının başında
in the early days of prep. -in ilk zamanlarında
Phrases
in the early 1970s 70'li yılların başlarında
Proverb
the early bird gets the worm erken kalkan yol alır
early bird catches the worm erken kalkan yol alır
early bird catches the worm atı alan üsküdarı geçti
the early bird catches the worm erken kalkan çok yol alır
the early bird catches the worm erken davranan yol alır
the early bird catches the worm erken kalkan yol alır
early bird catches the worm erken kalkan kazanır
early to bed and early to rise, makes a man healthy, wealthy and wise erken yatmak erken kalkmak insanı sağlıklı, zengin ve akıllı yapar
early to bed and early to rise makes a man healthy, wealthy and wise erken kalkan yol alır
early bird gets the worm erken kalkan çabuk yol alır
Colloquial
bright and early sabahın çok erken saatinde
bright and early sabahın köründe
an early bird erkenci
an early bird çok erken kalkan insan
an early bird sabah kuşu
early on öncesinde
early to bed early to rise erken yatıp erken kalkma
early to bed early to rise erken yat erken kalk
come early in the morning sabah erken gel
not too early çok erken olmasın
our early guess is that ilk tahminlerimize göre
why'd you call so early? böyle erkenden aramanın nedeni ne?
tomorrow morning bright and early yarın sabah erkenden
so early çok erken
too early çok erken
Idioms
the early bird gets the worm sona kalan dona kalır
early bird gets the worm sona kalan dona kalır
bright and early sabahın köründe
take an early bath kısa zamanda işi bitirilmek
take an early bath takımdan kesilmek
it's early days yet (hüküm vermek için) henüz erken
it's early days (hüküm vermek için) henüz erken
early ripe, early rotten büyümüş de küçülmüş
bright and early sabah erkenden
like turkeys voting for an early christmas eceline susamışçasına
like turkeys voting for an early christmas olumsuz sonuçlanacağını bile bile
like turkeys voting for an early christmas bile bile lades deme
gotta get up pretty early in the morning to do something kırk fırın ekmek yemen lazım
for early bird saving erken kayıt avantajı için
like turkeys voting for an early christmas bile bile lades dercesine
like turkeys voting for an early christmas bile bile lades der gibi
early bird special indirimli yemek
Speaking
i woke up early in the morning sabah erkenden kalktım
i woke up early today bugün erken kalktım
i woke up early today ben bu sabah erken kalktım
I woke up early ben erkenden kalktım
it's early days yet (hüküm vermek için) henüz erken
i'm sorry to call you so early seni bu kadar erken aradığım için özür dilerim
it's too early to tell bunu söylemek için henüz çok erken
you're early erkencisin
you're early erkencisiniz
he gets up early erken kalkar
i hate waking up early erken kalkmaktan nefret ederim
i hate waking up early erken kalkmaktan nefret ediyorum
what would you say if we went a little early biraz erken gitsek ne dersiniz?
can i go early? erken gidebilir miyim?
i wake up early every morning her sabah erken kalkarım
i always wake up early ben daima erken uyanırım
i always wake up early ben daima erken kalkarım
i'm a little early ben biraz erken geldim
at this late/early hour? bu saatte mi?
it's too early daha çok erken
i wake up early on weekends hafta sonları erken kalkarım
you gotta get up pretty early in the morning to do something bir şeyler yapmak için erkenden hazırlanmalısın
why do you sleep early? niye erken uyuyorsun/yatıyorsun?
I knew early on önceden biliyordum
thank you for coming so early bu kadar erkenden geldiğiniz için teşekkürler
I get up early erken kalkarım
he gets up early o erken kalkar
she gets up early o erken kalkar
do they get up early? onlar erken kalkar mı?
she was in her early 30s 30'lu yaşların başındaydı
I will wake up early erken kalkacağım
I'm going to wake up early erken kalkacağım
it is very early in the morning sabah çok erken (şu anda)
I always go to bed early ben daima erken yatarım
I usually get up early ben genellikle erken kalkarım
I got up early this morning bu sabah erken kalktım
I am early erken geldim
Slang
come early erken boşalmak
Trade/Economic
early retirement erken itfa
early adopters erken benimseyenler
early retirement tahvilin vadesinden önce ödenmesi
early payment erken ödeme
early payment vadeden önce ödeme
early majority erken çoğunluk
early retirement erken emeklilik
early payment vadesinden önce ödeme
early warning system erken uyarı sistemi
early retirement erken emekli olma
early-bird price açılış fiyatı
early-bird price erken rezervasyon fiyatı
early-bird price geliş fiyatı
early-bird price erken alım fiyatı
early-bird price ilk teklif fiyatı
early payment fee erken ödeme ücreti
early industrialisation erken sanayileşme
early capitalism erken kapitalizm
early industrialization erken sanayileşme
early amortization event erken amortisman olayı
early amortization risk erken amortisman riski
early detection of risk committee riskin erken saptanması komitesi
early payment erken ödeme
early retirement erken emeklilik
Law
early law eski hukuk
early termination erken fesih
early retirement erken emeklilik
Politics
early warning unit erken uyarı birimi
planning and early warning unit planlama ve erken uyarı birimi
early stage research training ilk aşama araştırma eğitimi
early negotiation ön görüşme
early negotiation ön müzakere
call for an early election erken seçim istemek
decide to go for an early election erken seçim kararı almak
decide to hold an early election erken seçime karar vermek
decide to go for an early election erken seçime karar vermek
decide to hold an early election erken seçim kararı almak
early warning exercise erken uyarı tatbikatı
joint imf-fsb early warning exercise ortak imf-fsb erken uyarı tatbikatı
early warning frameworks erken uyarı çerçeveleri
intergovernmental coordination group for the tsunami early warning and mitigation system in the north-eastern atlantic, the mediterranean and connected seas kuzeydoğu atlantik, akdeniz ve bağlı denizlerde tsunami erken uyarı sistemi hükümetlerarası eşgüdüm komitesi
Institutes
department for early childhood education erken çocukluk eğitimi daire başkanlığı
Insurance
early retirement erken emeklilik
Tourism
early booking erken rezervasyon
Technical
early strength erken
microwave early warning mikrodalga erken uyarı sistemi
early fuel evaporation erken yakıt buharlaşması
early strength ilk mukavemet
early ignition erken tutuşma
early bolter erken tohuma kalkmış pancar
airborne early warning havadan erken uyarı
early cut-off erken kesme
early warning mechanism erken uyarı mekanizması
early detection of developing deviations from normal operation normal çalışmadan sapma gelişiminin erken algılanması
early release date erken çıkış tarihi
early stage cost estimation of buildings construction projects using artificial neural networks yapay si̇ni̇r ağları kullanarak i̇nşaat projeleri̇ni̇n ön mali̇yet tahmi̇ni̇
Computer
early release önceki sürüm
early receive erken al
early token release erken simge gönderme
early sunset günbatımı başlangıcı
early transmit erken aktar
early morning sabah erken
early receive erken alma
early sunset erken gün batımı
early life and career gençliği ve kariyeri
early life and career erken yaşam ve kariyer
early life and career çocukluğu ve kariyeri
Telecom
early-failure period alıştırma dönemi
early packet discard ilk paketin atılması
random early detection rasgele erken tespit
Electric
microwave early warning mikrodalga erken uyarı sistemi
Construction
early finish date erken bitiş tarihi
early start date erken başlama tarihi
early stiffening erken priz
high early strength cement yüksek erken dayanımlı çimento
early strength ilk dayanım
early acceptance of concrete betonun erken kabulü
early strength concrete erken sertleşir beton
early-strength admixture erken dayanım katkısı
high-early strength concrete çok çabuk sertleşir beton
high-early-strength cement ekstra hızlı çimento
early setting time erken priz süresi
early strength erken dayanım
Automotive
early injection erken püskürtme
early fuel evaporation system ön yakıt buharlaştırma düzeni
early apex erken apeks
Railway
covered wagon for the conveyance of early produce turfanda sebze nakil vagonu
Aeronautic
early failure ilk arıza
early failure period ilk arıza periyodu
airborne early warning havadan erken uyarı
early failure başlangıç arızası
airborne early warning havadan erken uyarı sistemi
early arrival erken varış/iniş
early delivery erken duhul
Medical
early demyelination syndrome erken demiyelinazyon sendromu
early diagnosis erken teşhis
early detection erken tanı
early childhood erken çocukluk dönemi
early menopause erken menopoz
go through early menopause erken menopoza girmek
early pregnancy erken hamilelik
early pregnancy erken gebelik
early ejaculation erken boşalma
early disease recognition hastalığın erken teşhis edilmesi
early disease recognition hastalığın erken tanımlanması
early disease recognition hastalığın erken tanımı
early tumor detection erken ur belirleme
need for early diagnosis and therapy erken tanı ve tedavi gerekliliği
advanced or very early age ileri veya çok küçük yaş
screening programs for early detection of breast cancer meme kanseri erken tanı tarama programları
early diagnosis erken tanı
potential early complications erken dönemde potansiyel komplikasyonlar
early onset meningitis erken başlangıçlı menenjit
early onset of the symptoms semptomların erken başlaması
early diagnosis and treatment methods erken tanı ve tedavi yöntemleri
early breast cancer erken evre meme kanseri
treatment of early breast cancer erken evre meme kanseri tedavisi
stem cells of early embryological period erken dönem embriyoda bulunan kök hücreler
early risk of stroke erken dönemde inme geçirme riski
early response erken müdahale
early detection of prostate cancer prostat kanserinin erken tanısı
early stage gastric cancer erken evre mide kanseri
early stage stomach cancer erken evre mide kanseri
suitable for early discharge erkenden taburcu edilmeye uygun
early fasciotomy erken dönemde fasyotomi
early recognition and treatment of osteoporosis osteoporozun erken tanımı ve tedavisi
early stage/beginning of jaundice sarılık başlangıcı
early pregnancy mortalities erken dönemde gebelik ölümleri
early pregnancy units erken gebelik üniteleri
early pain relief ağrının erken dönemde giderilmesi
early pain relief ağrıyı erken dönemde giderme
preeclampsia at the early pregnancy erken gebelikte preeklampsi gelişimi
early discharge erken taburcu
early discharge of newborns yenidoğan bebeklerin erken taburcu edilmeleri
early recognition and treatment of breastfeeding problems emzirme sorunlarının erken tanısı ve tedavisi
early-onset erken başlangıçlı
early treated patient erken tedavi edilen hasta
early recurrence rates erken dönem nüks oranları
early phase of acute pancreatitis akut pankreatitin erken fazı/dönemi
early glucose metabolism disorders erken dönem glukoz metabolizması bozuklukları
early secondary progressive multiple sclerosis sekonder progresif faza geçiş döneminde olan multipl skleroz
patient selection for early treatment erken tedavi için hasta seçimi
early pregnancy loss erken gebelik kaybı
autosomal recessive early-onset parkinsonism erken yaşta başlayan otozomal resesif parkinsonizm
death of the patient in the early period hastanın erken dönemde ölümü
early development of coma and intracranial hemorrhage erken gelişen koma ve intrakranial kanama
early-onset macrocephaly erken başlangıçlı makrosefali
early pulmonary involvement erken dönem akciğer tutulumu
early seizure erken nöbet
early period of the parkinson’s disease parkinson hastalığının başlangıç dönemi
recognition of early clinical signs such as headache erken dönemde başağrısı gibi klinik belirtilerin tanınması
early defibrillation erken defibrilasyon
early survival ratio erken yaşam oranı
early fibrinolytic therapy erken fibrinopürülan aşamada tedavi
early embryogenesis erken embriyogenez dönem
epilepsy of early childhood erken çocukluk çağı epilepsisi
early childhood epilepsy erken çocukluk çağı epilepsisi
early follow-up program erken takip programı
early-diagnosed patients erken tanılı hastalar
early and intensive physiotherapy erken ve yoğun fizyoterapi
early left ventricular filling sol ventrikül erken doluşu
lethal in early childhood erken çocukluk döneminde ölümcül olan
early exposure to high quantities of allergen allerjenin yüksek miktarlarına erken maruziyet
procedure-related early complications işleme bağlı erken komplikasyonlar
early surgical intervention erken cerrahi girişim
early enteral nutrition erken enteral nutrisyon
early stage adenomatous changes erken dönem adenomatöz değişiklikler
early oral feeding erken oral beslenme
die in the early postoperative period ameliyat sonrası erken dönemde ölmek
early and late surgical complications erken ve geç dönem ameliyat komplikasyonları
early surgery erken cerrahi
early primary anastomosis erken primer anastomoz
early alzheimer alzheimer başlangıcı
early labor erken doğum
early clinical treatment erken klinik tedavi
early clinical management erken klinik tedavi
early term treatment of acute lung injury erken dönemde akut akciğer hasarı tedavisi
early detection of oral cancer ağız kanserinin erken teşhis edilmesi
early detection of oral cancer ağız kanserinin erken tespiti
early detection of oral cancer ağız kanserinin erken teşhisi
early detection of oral cancer ağız kanserinin erken tespit edilmesi
early diagnosis of oral cancer ağız kanserinin erken teşhis edilmesi
intra-operative and early post-operative blood glucose regulation intraoperatif ve erken postoperatif dönemde kan şekeri regülasyonu
early extubation group erken ekstübasyon grubu
esmolol use in early post-operative period postoperatif dönemde esmolol kullanımı
early satiety erken doyma
early antibiotherapy erken antibiyoterapi
routine early operation rutin erken operasyon
early clinical decision erken klinik karar
early complications erken komplikasyonlar
early diagnosis of cancer kanserin erken teşhisi
early diagnosis of cancer kanserin erken tanısı
early skin aging erken deri yaşlanması
early colorectal cancer erken kolorektal kanser
early invasive cancer erken invaziv kanser
early endoscopic intervention erken endoskopik girişim
early ageing erken yaşlanma
early pregnancy bleeding erken gebelik kanaması
early goal-directed therapy erken hedefe yönelik tedavi
early repolarization erken repolarizasyon
early thoracotomy erken torakotomi
early ventilatory support erken ventilatör/solunum desteği
early rehabilitation results erken rehabilitasyon sonuçları
prehospital early interventions hastane öncesi erken dönem girişimleri
early supraglotic tumor erken evreli supraglotik tümör
early glottic cancer erken evre glottik kanser
early reoxygenation erken reoksijenasyon
early coronary artery disease erken koroner arter hastalığı
early-stage non-small cell lung cancer erken evre küçük hücreli dışı akciğer kanseri
early recovery erken derlenme
early recovery erken iyileşme
early recovery erken kendine gelme
early speech erken konuşma
Psychology
early onset erken başlangıç
early warning sign erken uyarıcı belirti
mental retardation in early childhood erken çocuklukta zeka geriliği
early seizures after stroke inme sonrası erken nöbet
early warning signs of schizophrenia şizofreninin erken uyarıcı belirtileri
early epidural blood patches erken epidural kan yamaları
early seizure erken nöbet
early psychiatric follow-up and treatment erken psikiyatrik takip ve tedavi
early maladaptive schema erken dönem uyumsuz şema
Dentistry
early childhood caries bebek yaştaki çocukların diş çürükleri
Pathology
early skin lesion erken deri lezyonu
early dementia in alzheimer's disease erken başlangıçlı alzheimer hastalığında bunama
early-onset cerebellar ataxia erken-başlangıçlı serebellar ataksi
haemorrhage in early pregnancy erken gebelikte kanama diğer
alzheimer's disease with early onset erken başlangıçlı alzheimer hastalığı
Food Engineering
early blowing erken şişme
early bolter erken tohuma kalkmış pancar
Physics
early fallout erken serpinti
Biology
early embryonic stage erken embriyonik evre
early embryonic phase erken embriyonik evre
Marine Biology
early life phase erken yaşam evresi
Botanic
early Dog-violet orman menekşesi
early seedling stage erken büyüme evresi
mid early orta erkenci
Agriculture
early grown turfanda
early grown tomato turfanda domates
early grazing erken otlatma
early fruit turfanda meyve
early vegetable turfanda sebze
early blight erken yaprak yanıklığı hastalığı
Education
early admission erken kabul
early decision erken karar
early education erken eğitim
department of early childhood education okul öncesi öğretmenliği bölümü
History
early han dynasty erken han hanedanlığı
early settlers ilk yerleşimciler
Archaeology
early bronze age erken tunç çağı
Geology
immature to early-mature stage olgunlaşmamış-erken olgun seviye
early miocene transgression erken miyosen transgresyon
early late carboniferous erken geç karbonifer
Military
air defense early warning n. hava savunma erken ihbar
air defense early warning n. hava savunma erken ikaz
distant early warning uzak erken haber verme ve uyarı hattı
distant early warning line uzaktan erken haber verme ve ikaz hattı
nato airborne early warning nato havadan erken ihbar
nato airborne early warning and control force command nato havadan erken ihbar ve kontrol kuvvet komutanlığı
nato airborne early warning and control programme management agency nato havadan erken ihbar kontrol programı yönetim ajanslığı
commander nato airborne early warning and control force command (naew&c fc) nato havadan erken ihbar ve kontrol kuvvet komutanı