hardened - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

hardened

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "hardened" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 9 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
hardened adj. katır kutur
hardened adj. katılaşmış
hardened adj. kaşarlanmış
hardened adj. pişkin
Technical
hardened zemini sertleştirilmiş
hardened su verilmiş
hardened sertleşmiş
hardened sertleştirilmiş
Construction
hardened kürlenmiş/sertleşmiş

Bedeutungen, die der Begriff "hardened" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 100 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
be hardened v. pişmek
be hardened v. katılaşmak
become hardened to v. kanıksamak
become hardened to v. alışmak
become hardened to v. adet edinmek
battle hardened adj. savaş sebebiyle yüreği katılaşmış
over-hardened adj. aşırı sertleştirilmiş
Technical
age hardened yaşlandırılmış
age hardened alloy yaşlandırılmış alaşım
age hardened aluminium alloy yaşlandırılmış alüminyum alaşımı
age hardened microstructure yaşlandırılmış içyapı
air hardened havada sertleştirilmiş
air-hardened havada sertleşmiş
case hardened kabuk sertleştirilmiş
case hardened free cutting steel semente edilebilen otomat çelik
case hardened gear kabuk sertleştirilmiş dişli
case hardened roll dış yüzeyi sertleştirilmiş hadde
case hardened roll doku sertleştirilmiş hadde
case hardened roll kabuk sertleştirilmiş merdane
case hardened steel sementasyon çeliği
case hardened steel kabuk sertleştirilmiş çelik
case hardened steel dış yüzeyi sertleştirilmiş çelik
case hardened steel doku sertleştirilmiş çelik
case-hardened yüzeyden sertleştirilen
case-hardened yüzeyi sertleştirilmiş
differential hardened roll ayrımlı sertleşmiş merdane
dispersion hardened ayrık sertleşmiş
flame hardened yalazla sertleştirilmiş
flame hardened case yalazla sertleştirilmiş kabuk
hardened alloy sertleşmiş alaşım
hardened and tempered sertleştirilmiş ve temperlenmiş
hardened case sertleştirilmiş kabuk
hardened concrete sertleşmiş beton
hardened glass sertleştirilmiş cam
hardened materials sertleştirilmiş malzemeler
hardened materials sertleşmiş gereçler
hardened metal sertleşmiş metal
hardened mortar sertleşmiş harç
hardened mortar sertleştirilmiş harç
hardened steel sertleşmiş çelik
hardened steel sertleştirilmiş çelik
hardened steel ball sertleştirilmiş çelik bilya
hardened steel wire sertleştirilmiş çelik tel
hardened/solidified matter katılaşmış madde
induction hardened endüklemli sertleştirilmiş
induction hardened case endüklemeli sertleştirilmiş doku
induction hardened case endüklemli sertleştirilmiş kabuk
induction-hardened indüksiyonla sertleştirilmiş
oil hardened yağda sertleşmiş
oil hardened yağda sertleştirilmiş
oil hardened steel yağ çeliği
oil-hardened yağda sertleştirilmiş
oil-hardened spring steel wire yağda sertleştirilmiş çelik yaylık tel
oil-hardened steel yağda sertleşmiş çelik
oil-hardened steel yağda sertleştirilmiş çelik
precipitation hardened katı çökeltmeyle sertleştirilmiş
precipitation hardened çökelimli sertleştirilmiş
precipitation-hardened stainless steel çökelimli sertleştirilmiş paslanmaz çelik
precipitation-hardened steel çökelimli sertleştirilmiş çelik
self-hardened kendiliğinden sertleşmiş
shallow hardened sığ sertleşme
shallow hardened steel sığ sertleşmiş çelik
solidified/hardened substance katılaşmış madde
surface hardened yüzey sertleştirilmiş
surface-hardened metal yüzey sertleştirilmiş metal
surface-hardened steel yüzey sertleştirilmiş çelik
water hardened suda sertleştirilmiş
water hardened steel suda sertleştirilmiş çelik
work-hardened pekleşik
work-hardened metal pekleşik metal
work-hardened steel pekleşik çelik
Informatics
hardened computer dayanıklılaştırılmış bilgisayar
Telecom
radiation hardened radyasyona dayanıklı
Electric
induction hardened endüklemeli sertleştirilmiş
Construction
air void in hardened concrete sertleşmiş betonda hava boşluğu
density of hardened concrete sertleşmiş betonun yoğunluğu
determination of water absorption coefficient during capillary action of hardened mortar sertleşmiş harcın kapiler etkiler esnasında su emme katsayısının tayini
flexural and compressive strength of hardened mortar sertleşmiş harcın basınç ve eğilme dayanımı
hardened cement sertleşmiş çimento
hardened concrete sertleşmiş beton
hardened concrete sertleştirilmiş beton
hardened concrete density sertleşmiş beton yoğunluğu
hardened concrete substrate sertleştirilmiş beton tabaka/zemin
hardened concrete test sertleşmiş beton deneyi
non-hardened wet mixed mortars sertleşmemiş taze harç karışımları
water vapor permeability of hardened rendering and plastering mortars sıva ve örgü harçlarının su buharı geçirgenliği
Aeronautic
hardened aircraft shelter güçlendirilmiş uçak koruganı
hardened missile pekiştirilmiş roket
hardened missile pekiştirilmiş füze
Medical
chemically biologically hardened air transportable hospital kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically hardened air transportable hospital kimyasal etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically hardened air transportable hospital kimyasal etkenlere karşı güçlendirilmiş havayolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically-biologically hardened air transportable hospital kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı korunmuş hava yolu ile nakledilebilir hastane birimi
chemically-biologically hardened air transportable hospital kimyasal ve biyolojik etkenlere karşı güçlendirilmiş havayolu ile nakledilebilir hastane birimi
Chemistry
chemically-biologically hardened air management plant kimyasa-biyolojik bakımdan hava sızdırma takviyeli fabrika
Environment
hardened site takviye edilmiş tesis
hardened target takviye edilmiş hedef
Military
hardened aircraft shelter korumalı uçak sığınağı
hardened site zemini sertleştirilmiş mevzi sahası
hardened site tahkimli mevzi