junks - Türkisch Englisch Wörterbuch

junks

junks — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /dʒʌŋk/ – BrE /dʒʌŋk/)
Wortart:
İsim: junk (uncountable)
Synonyme:
rubbish, trash
Antonyme:
treasure, asset

Bedeutungen von dem Begriff "junks" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 61 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
junk n. hurda
The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikaların değersiz hurdalardan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.

More Sentences
junk n. ıvır zıvır
I put all the junk into boxes.
Bütün ıvır zıvırı kutulara koydum.

More Sentences
junk n. çin yelkenlisi
These goods used to be carried by junks.
Bu mallar eskiden Çin yelkenlileriyle taşınırdı.

More Sentences
junk n. çöp
Let's get rid of this junk.
Şu çöplerden kurtulalım.

More Sentences
junk n. süprüntü
We've got a bunch of useless junk we should get rid of.
Kurtulmamız gereken bir sürü işe yaramaz süprüntü var.

More Sentences
junk n. çerçöp
One of your neighbors complained about all the junk in your front yard.
Komşularınızdan biri ön bahçenizdeki çerçöpten şikayet etti.

More Sentences
junk n. abur cubur
Eating junk can cause obesity.
Abur cubur yemek obeziteye neden olabilir.

More Sentences
junk v. çöpe atmak
I junked my old computer and bought a new one.
Eski bilgisayarımı çöpe atıp yeni bir tane aldım.

More Sentences
junk v. hurdaya çıkarmak
A tree fell on my new car and I had to junk it.
Yeni arabamın üzerine bir ağaç düştü ve onu hurdaya çıkarmak zorunda kaldım.

More Sentences
Automotive
junk n. hurda
The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikaların değersiz hurdalardan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı.

More Sentences
General
junk n. hurda demir
junk n. hurdalar
junk n. eroin
junk n. pılı pırtı
junk n. tapon mal
junk n. döküntü
junk n. hırtı pırtı
junk n. ıskarta mal
junk n. kırpıntı
junk n. hırdavat
junk n. değersiz şey
junk n. uyuşturucu
junk n. atılacak eşyalar
junk n. eskici
junk n. esrar
junk n. kuru kalabalık
junk n. yıkıntı
junk n. takatuka
junk n. tuzlanmış sığır eti
junk n. yıpranmış veya eskimiş ip
junk n. eski kablo veya halat parçası
junk n. büyük ve kalın parça
junk v. atmak
junk v. ıskartaya ayırmak
junk v. ıskartaya çıkarmak
junk v. hurdaya ayırmak
junk adj. ıskarta
junk adj. değersiz
junk N. işe yaramaz şey
Trade/Economic
junk n. çürük tahvil
junk adj. çürük tahviller ile ilgili
junk adj. çürük tahvillere benzeyen
Technical
junk n. atılası hurda
junk n. hurda malzeme
junk n. hurda halat
junk n. hurda palamar
Marine
junk n. çin sularında kullanılan tabanı düz yelkenli
Gastronomy
junk n. gemilerde tüketilen tuzlanmış biftek
Baseball
junk n. ani veya yavaş vuruşlar
Slang
junk n. alet
junk n. uyuşturucu maddeler
junk n. eroin
junk n. penis
junk n. çük
junk n. sik
junk n. alet
junk n. beyaz ırk
junk n. kıç
junk n. popo
junk adj. sikko
junk adj. tırt

Bedeutungen, die der Begriff "junks" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 125 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
junk food n. abur cubur
junk mail n. reklam olarak gelen posta
junk food n. besin değeri düşük gıdalar
junk food n. aburcubur
junk food n. besin değeri az olan yiyecek
junk dealer n. eskici
junk market n. bit pazarı
junk shop n. eski eşya dükkanı
ship junk n. gemi hurdası
heap of junk n. külüstür
junk car n. hurda araba
junk science n. sahte bilim
heap of junk n. hurda yığını
junk mail n. istenmeyen posta
junk store n. hurda deposu
space junk n. uzay çöplüğü
junk dealer n. hurdacı
junk science n. sözdebilim
junk pile n. çöp yığını
faux-junk food n. sahte abur cubur
junk heap n. çöp yığını
junk ring n. destekçi
junk ring n. taraftar
junk ring n. takipçi
Colloquial
junk-n-stuff n. ıvır zıvır şeyler
junk food n. çekici/cazip gelen ama bir faydası olmayan şey
junk fax n. faks makinesine gönderilen gereksiz/istenmeyen reklamlar
junk fax n. reklam olarak gelen faks
junk fax n. istenmeyen faks
junk fax n. önemsiz/gereksiz faks
junk food n. cazip ama içi boş/gereksiz şey
junk food n. çekici/cazip gelen ama elle tutulur bir değeri olmayan şey
junk-free adj. aburcubursuz
junk it! expr. at gitsin!
junk it! expr. at bunu!
Speaking
we shouldn't eat junk food expr. abur cubur yememeliyiz
we thought it was junk expr. onun hurda olduğunu sandık
Trade/Economic
junk bonds n. ıskarta tahviller
junk value n. hurda değeri
junk bond n. çürük tahvil
junk shop n. eskici dükkanı
junk shop n. hurda mağazası
junk bond n. değersiz, yüksek riskli şirket tahvili
Technical
junk senders list n. önemsiz ileti gönderenler listesi
junk ring n. yumuşak piston yayı
junk vat n. (tabakçılık) atık tabak sıvısının konulduğu büyük varil
junk [dated] n. külçe
junk [dated] n. kalın parça
junk bottle n. koyu renkli kalın camdan yapılan bira şişesi
Computer
junk mail n. önemsiz posta
junk senders n. önemsiz gönderenler
junk email n. istenmeyen eposta
junk e-mail n. önemsiz elektronik posta
junk e-mail n. önemsiz e-posta
junk mail n. çöp posta
junk box n. gereksiz kutusu
Telecom
junk e-mail n. istenmeyen e-posta
Aeronautic
junk ring n. gaz segmanı
junk ring n. conta rondelası
Mining
junk shot n. kuyudaki yağ kaçağını tıkamak için kuyuya yüksek basınçla moloz atma işlemi
Food Engineering
salt junk n. kurutulmuş tuzlu et
salt junk n. kurutulmuş tuzlu et
Biology
junk dna n. çöp dna
Astronomy
space junk n. uzay çöpü
Fishery
junk hook n. (balina avcılığında) büyük parçaları güverteye çekmek için kullanılan kanca
Military
military junk n. askeri enkaz/çöp (askeri işgal sonrası bırakılan)
junk wad n. top tıkacı
junk wad n. gülle tıkacı
Art
junk art n. hurda sanat
Slang
piece of junk n. külüstür
piece of junk n. hurda
junk in the trunk n. kalça
hunk of junk n. eski püskü
hunk of junk n. külüstür
junk car n. tekerlekli tabut
junk car n. uçan teneke
junk tank n. bağımlıların tutulduğu nezarethane
the junk n. (birinin) testisleri
one's junk n. (birinin) takım taklavatı
the junk n. (birinin) takım taklavatı
the junk n. (birinin) taşakları
one's junk n. (birinin) alt takımları
the junk n. (birinin) aleti
one's junk n. (birinin) cinsel organı
one's junk n. (birinin) taşakları
the junk n. (birinin) alt takımları
one's junk n. (birinin) testisleri
one's junk n. (birinin) aleti
the junk n. (birinin) cinsel organı
junk squad [dated] n. narkotik polisi
one's junk n. alt takımlar
one's junk n. birinin cinsel organı
one's junk n. birinin testisleri
junk squad [dated] n. yasadışı uyuşturucu polisliği konusunda uzman kolluk kuvvetleri
junk squad [dated] n. uyuşturucuyla mücadele ekibi
one's junk n. testisler
the junk n. birinin cinsel organı
the junk n. birinin testisleri
the junk n. testisler
the junk n. cinsel organ
one's junk n. cinsel organ
the junk n. alt takımlar
junk squad [dated] n. narkotik departmanı
junk shop n. antikacı
get a junk kit under one’s bed v. yatağının altında uyuşturucu zulası olmak
on the junk expr. uyuşturucunun etkisinde
on the junk expr. kafası yüksek
on the junk expr. eroin kullanıcısı
on the junk expr. uyuşturucu madde kullanan
on the junk expr. eroin bağımlısı
on the junk expr. uyuşturucu almış
on the junk expr. kafası iyi
on the junk expr. uyuşturucu bağımlısı
on the junk expr. eroinman
on the junk expr. uyuşturucu bağımlısı
on the junk expr. uyuşturucu kullanmış
on the junk expr. uyuşturucunun etkisinde
on the junk expr. uyuşturucu kullanan
on the junk expr. keş
on the junk expr. eroin bağımlısı
Star Wars
community junk yard n. topluluk hurda alanı
junk dealer n. hurda tüccarı
space junk n. uzay hurdası
temmin wexley's junk shop n. temmin wexley'in hurda dükkanı
vorn's junk shop n. vorn'un hurda dükkanı