marry - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

marry

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "marry" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 16 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
marry v. evlenmek
General
marry v. vermek
marry v. evermek
marry v. baş göz etmek
marry v. evlenmek
marry v. evlendirmek
marry v. izdivaç etmek
marry v. birleştirmek
marry v. birleşmek
marry v. başını bağlamak
marry v. ile evlenmek
marry v. aile kurmak
marry v. nikah masasına oturmak
marry v. (ile) evlenmek
marry v. evlilik yapmak
marry v. gelinlik giymek

Bedeutungen, die der Begriff "marry" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 61 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
marry off v. başını bağlamak
marry off v. evlendirmek
marry someone v. başgöz olmak
marry somebody off v. kocaya vermek
marry and start a family v. aile kurmak
marry someone v. varmak (birine)
marry into a family v. gelin gitmek
be of an age to marry v. evlenecek yaşta olmak
marry someone v. birine varmak
marry off v. baş göz etmek
marry outside the country v. ülke dışında evlenmek
force someone to marry v. zorla evlendirmek
marry one's daughter off v. kızlarını vermek
marry one's daughter off v. kızını vermek
marry someone v. hayatını birleştirmek
marry a rich person v. zengin biriyle evlenmek
marry secretly v. gizlice evlenmek
marry up with someone v. evlenmek
be too old to marry v. evlenmek için çok yaşlı olmak
marry into a family v. gelin/damat girmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. evlilik çağına gelmek
be old/mature enough to get married (to someone) or marry someone v. gelinlik çağına gelmek
certificate of freedom to marry n. evlenme izin belgesi
Phrasals
marry in evlilik yoluyla bir sınıfa girmek
marry into evlilik yoluyla bir sınıfa girmek
marry into (bir aileye) gelin gitmek
marry into evlilik yoluyla bir aileye girmek
marry in evlilik yoluyla bir aileye girmek
marry in (bir aileye) gelin gitmek
marry someone to someone else birini biriyle evlendirmek
Phrases
once upon a time there was a prince who wanted to marry a princess bir varmış bir yokmuş bir zamanlar bir prensesle evlenmek isteyen bir prens varmış
once upon a time there was a prince who wanted to marry a princess bir zamanlar bir prensesle evlenmek isteyen bir prens varmış
Proverb
marry in haste and repent at leisure iyice düşünmeden evlenirsen düşünmeye vakit bulunca pişman olursun
Colloquial
marry above kendi düzeyinden yüksekte birisiyle evlenmek
marry beneath kendi düzeyinden aşağıda birisiyle evlenmek
Idioms
marry below oneself kendisinden aşağı sınıfta birisiyle evlenmek
marry beneath oneself kendisinden aşağı sınıfta birisiyle evlenmek
marry beneath one's station kendisinden aşağı sınıftan birisiyle evlenmek
marry above oneself kendi düzeyinden yüksekte birisiyle evlenmek
marry one's way out of something kendi ait olmadığı bir sosyal sınıfa/statüye evlilik yolu ile girmek
marry one's way out of poverty (zengin biri ile) evlenerek yoksulluktan kurtulmak
marry one's way into royalty (asalet unvanına sahip biri ile) evlenerek asiller sınıfına girmek
marry out of love severek evlenmek
Speaking
marry me evlen benimle
will you marry me? benimle evlenirmisin?
will you marry me? benimle evlenir misin?
will you marry me? eşim olur musun?
will you marry me? benimle evlenir misin?
would you like to marry me? benimle evlenir misin?
she/he wants to marry you seninle evlenmek istiyor
i'm going to marry your daughter kızınızla evleneceğim
when are you going to marry? ne zaman evleneceksin?
why did you agree to marry him? onunla evlenmeyi neden kabul ettin?
why did you agree to marry her? neden onunla evlenmeyi kabul ettin?
marry into money paralı biriyle evlenmek
I want to marry you seninle evlenmek istiyorum
Law
certificate of legal capacity to marry evlenme ehliyet belgesi
impediment to marry evlenme manisi
request for licence to marry evlenmeye izin talebi
affidavit of eligibility to marry evlenme ehliyeti belgesi
Computer
marry me banner evlenme teklifi büyük başlığı