mold - Türkisch Englisch Wörterbuch

mold

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mold — Definition

Bedeutung:
küf, kalıp
Aussprache (IPA):
(AmE /moʊld/ – BrE /məʊld/)
Wortart:
İsim: mold (molds); Fiil: mold (molds – molded – molding)
Synonyme:
fungus, cast
Antonyme:
sterility

Bedeutungen von dem Begriff "mold" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 93 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
mold n. kalıp
He poured molten metal into a mold.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mold v. şekil vermek
She molded the clay into a coffee mug.
Kil parçasına kahve fincanı şekli verdi.

More Sentences
mold n. yapı
mold n. yaradılış
mold n. şekil
mold v. biçimlendirmek
mold v. kalıba dökmek
mold v. küflenmek
mold v. küflendirmek
General
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
mold n. kalıp
He poured molten metal into a mold.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mold n. (akıllardaki) kalıp
He doesn't fit into the standard ‘entrepreneur’ mould.
Standart 'girişimci' kalıplarına uymuyor.

More Sentences
mold v. şekil vermek
She molded the clay into a coffee mug.
Kil parçasına kahve fincanı şekli verdi.

More Sentences
mold v. yapışmak
His wet shirt was molded to his body.
Islak gömleği vücuduna yapışmıştı.

More Sentences
mold v. yetiştirmek
She tries to mold her children into leaders.
Çocuklarını lider bireyler olarak yetiştirmeye gayret ediyor.

More Sentences
Trade/Economic
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
Technical
mold n. kalıp
He poured molten metal into a mold.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
Automotive
mold n. kalıp
He poured molten metal into a mold.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
Parasitology
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
Food Engineering
mold n. kalıp
He poured molten metal into a mold.
Erimiş metali kalıba döktü.

More Sentences
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
Biology
mold n. küf
The cheese was covered in mold.
Peynirin üzeri küfle kaplıydı.

More Sentences
General
mold n. gübreli toprak
mold n. yaradılış
mold n. şekil
mold n. yapı
mold n. bahçe toprağı
mold n. humus
mold n. hazır kalıp
mold n. prekast yapım kalıbı
mold n. kalıpla verilen şekil
mold n. mezarlık yüzeyi
mold n. mezarlık toprağı
mold n. kalıplanmış nesne
mold n. kalıplama
mold n. bir grup kalıp
mold n. sabit desen
mold n. sabit kontur
mold n. kalıpla yapılmış şey
mold n. kalıpla şekillendirilmiş şey
mold n. kalıpla verilen şekil
mold n. küf tabakası
mold n. stereotip
mold v. kalıba dökmek
mold v. küflenmek
mold v. biçimlendirmek
mold v. küflendirmek
mold v. küf bağlamak
mold v. kalıp yapmak
mold v. kalıplamak
mold v. çürümek
mold v. dökülmek
mold v. ufalanmak
mold v. üzerine etki etmek
mold v. malzemeyi oyarak süslemek
mold v. kontura uygun hale getirmek
mold v. (karakterini) şekillendirmek
mold v. şekillendirmek
mold v. yapışarak şeklini almak
Industry
mold n. genellikle 900 parçadan oluşan altıncı derisi paketi
Technical
mold n. beton deney öğesi kalıbı
mold n. dökme kalıp
mold n. hazır kalıp
mold n. kokil kalıbı
mold n. prekast yapım kalıbı
mold n. şablon
mold n. ısıtılarak yumuşatıldıktan sonra levhayı şekillendirmek için kullanılan üç boyutlu model
mold n. çerçeve oluşturmak için kullanılan şablon
mold v. biçimlendirmek
mold v. gabarilemek
mold v. kalıba dökmek
mold v. kalıp çıkarmak
Mechanic
mold n. döküm kalıbı
mold n. kalıp dökme
Architecture
mold n. tiriz
mold n. pervaz
mold n. korniş
Construction
mold n. numune kalıbı
Automotive
mold n. döküm kalıbı
Anatomy
mold n. bıngıldak
mold n. fontanel
Dentistry
mold n. yapay diş şekli
mold n. yapay dişlerin şekli
Printing
mold n. aşındırma için jelatin görüntüsü olan taneli bakır fotogravür plakası
Botanic
mold n. küf mantarından kaynaklanan bitki hastalıkları
Agriculture
mold n. çürüntüler
Archaeology
mold n. alçı kalıp
Geography
mold n. galler'de yerleşim yeri
Geology
mold n. fosil kabuğu gibi organik formun toprakta veya kayada bıraktığı iz
mold n. fosilin iç yüzeyinin kalıbı
Archaic
mold n. (insan vücudunun özü olarak) toprak

Bedeutungen, die der Begriff "mold" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
casting mold n. döküm kalıbı
water mold n. mantar
blue mold n. mavi küf
plaster mold n. alçı kalıp
mold coating n. kalıp kaplama
ring mold n. halka şeklindeki kalıp
gang mold n. toplu kalıp
gang mold n. grup kalıp
anti-mold n. küf giderici
mold designer n. kalıp tasarımcısı
cake mold n. pasta kalıbı
mold [obsolete] n. fikrin veya bireyin türetildiği prototip
mold [dialect] n. zemin
mold [dialect] n. yer
mold [obsolete] n. modaya uygun tarz
iron mold n. (kumaşta) pas lekesi
cast something in mold v. kalıba dökmek
cast mold v. kalıp dökmek
pour into a cake mold v. kek kalıbına dökmek
mold the public opinion v. kamuoyu oluşturmak
mold (moldova) abrev. moldova
Phrasals
mold something out of something v. (bir şeyden) kalıbını yapmak/çıkarmak
mold something from something v. (bir şeyden) kalıbını yapmak/çıkarmak
mold out of v. -en kalıbını yapmak/çıkarmak
Idioms
the glass of fashion and the mold of form n. güzellik abidesi
the glass of fashion and the mold of form n. çok beğenilen kişi
the glass of fashion and the mold of form n. hayran olunan kişi
the glass of fashion and the mold of form n. hayran olunası kişi
break the mold v. geleneği bozmak/yıkmak
be cast in the same mold v. aynı hamurla yoğrulmuş olmak
be cast in the same mold v. taban tabana aynı olmak
be cast in the same mold v. birbirinin aynısı olmak
break the mold v. ezberi bozmak/yıkmak
be cast in the same mold v. aynı hamurdan yoğrulmuş olmak
be cast in the same mold v. birbirlerine aşırı benzemek
be cast in the same mold v. tıpa tıp benzer olmak
be made from the same mold v. aynı hamurdan yoğrulmak
be made from the same mold v. birbirinin tıpatıp benzeri olmak
be made from the same mold v. aynı hamurdan yoğrulmuş olmak
break the mold v. ezber bozmak
be cast in a (some kind of) mold v. (belirtilen türde) olmak
be cast in a (some kind of) mold v. aynı, benzer hamurla/hamurdan yoğrulmuş olmak
be cast in a (some kind of) mold v. aynı, benzer kalıptan çıkmış gibi olmak
be cast in a (some kind of) mold v. taban tabana benzemek, aynı olmak
be cast in a (some kind of) mold v. birbirinin aynısı, benzeri olmak
break the mold v. kalıpları kırmak
break the mold v. kalıpların dışına çıkmak
cast in the same mold adj. aynı hamurla yoğrulmuş
cast in the same mold adj. aynı hamurdan yoğrulmuş
made from the same mold adj. aynı hamurdan yoğrulmuş
cast in the same mold expr. tıpatıp aynı
cast in the same mold expr. tıpatıp benzer
made from the same mold expr. birbirinin tıpatıp benzeri
in the same mold [us] expr. aynısı
in the same mold [us] expr. taban tabana aynı
in the same mold [us] expr. aşırı benzeyen
in the same mold [us] expr. tıpatıp aynı
in the same mold [us] expr. aynı/benzer tarzda
in the same mold [us] expr. aynı hamurdan
in the same mold [us] expr. tıpa tıp benzer
Technical
cast iron mold n. dökme demir kalıbı
beam mold for testing n. deney kirişi kalıbı
cube mold n. beton deney kübü kalıbı
green sand-mold n. döküm yapılan kalıp
rubber injection mold machine n. kauçuk enjeksiyon kalıp makinesi
plastic mold machine n. plastik kalıp makinesi
running mold n. korniş şablonu
running mold n. kaydırma şablon
travelling mold n. gezer kalıp
waste mold n. ölü kalıp
mold assembly n. kalıp tertibatı
mold release agent n. kalıp ayırıcı madde
hot mold n. sıcak kalıp
cold mold n. soğuk kalıp
neck mold n. boyun kalıbı
tilt mold n. eğme kalıp
upper mold n. üst kalıp
mold preventive paint n. küf önleyici boya
sand mold n. kum kalıp
male mold n. erkek kalıp
mold cavity n. kalıp çukuru
mold cavity n. kalıp gözü
mold stress relief distortion test n. kalıp gerilimini gideren şekil bozukluğu deneyi
skin-dried mold n. yüzeyi kurutulmuş kalıp
reference mold n. referans kalıp
steel mold n. çelik kalıp
green mold n. yeşil küf
in-mold decoration n. enjeksiyon kalıp sürecinde dekorasyon
treacle mold n. derin kesilmiş kalıp
jelly mold n. jöle kalıbı
make a mold v. kalıp çıkarmak
sweep a mold v. (döküm yaparken) kumu kalıp haline getirmek
iron-mold v. pas lekesiyle lekelemek
Telecom
mold growth n. küf oluşumu
Architecture
bed mold n. korniş tacının kornişte taç ile friz arasındaki silmehemen altındaki silme
bed mold n. çıkıntının altındaki silme
drip mold n. pervaz altındaki alanı yağmur suyundan koruyan çıkıntı
Construction
flood expansion mold n. su basması genişleme kalıbı
cubic concrete mold n. küp numune kalıbı
cylinder concrete mold n. silindir numune kalıbı
mortar permeability mold n. harç permeabilite kalıbı
three gang mortar mold n. üç parçalı harç kiriş kalıbı
cubic mold n. küp kalıp
beam mold n. kiriş kalıbı
block mold n. blok kalıbı
cylinder mold n. beton deney silindiri kalıbı
girder mold n. kiriş kalıbı
plaster mold n. alçı kalıp
plaster mold n. sıva kalıbı
loam mold n. kilden yapılan kalıp
loam mold n. kil kalıp
Woodworking
wood mold n. ahşap kalıp
face mold n. marangoz kesim kalıbı
Furniture
thumb mold n. bazı mobilyalarda bulunan dar dışbükey pervaz
Automotive
mold curing n. sıcak kaplama
female mold n. dişi kalıp
male mold n. erkek kalıp
mold release agent n. kalıp ayırıcı madde
mold bonded lining n. kalıpla yapıştırılmış balata
compression mold n. basınçlı kalıp
mold shrinkage n. kalıp çekilme oranı
adhesion to mold n. kalıba yapışma
Marine
female mold n. dişi kalıp
female mold plate n. dişi kalıp plakası
Medical
mold therapy n. bir çeşit brakiterapi
mold therapy n. kalıp üzerine radyoaktif madde konarak yapılan tedavi
Parasitology
noble mold n. kurşuni küf
noble mold n. olgun üzümlere bulaşarak şeker içeriğinde artışa neden olan parazitik bir mantar
noble mold n. gri küf
blue mold rot n. (bitkilerde) mavi küf çürüklüğü
Food Engineering
in-mold labeling n. kalıp içinde etiketleme
Gastronomy
cake mold n. kek kalıbı
butter mold n. tereyağı kalıbı
Chemistry
mold release n. kalıba sıkıldığında yapışmayı engelleyen madde
mold release n. kalıp ayırıcı
Biology
slime mold n. cıvık mantar
acellular slime mold n. miksomiset
acellular slime mold n. asesüler cıvık mantar
true slime mold n. myxomycetes sınıfından olan asesüler cıvık mantar
true slime mold n. miksomiset
plasmodial slime mold n. myxomycetes sınıfından olan asesüler cıvık mantar
plasmodial slime mold n. miksomiset
bead mold n. gövdeleri boncuk dizisine benzeyecek şekilde gevşek bir şekilde birleşmiş tekil hücrelerden oluşan bir mantar veya küf türü
bread mold n. ekmeklerde ve diğer yiyeceklerde gelişen rhizopus cinsi mantarlara verilen ad
bread mold n. siyah küf
bread mold n. ekmek küfü
bread mold n. rhizopus cinsi bir küf
sooty mold n. bağ küllemesi
sooty mold n. bazı bitkilerde mantarların yol açtığı bir küf tabakası
sooty mold n. küllenme