origin - Türkisch Englisch Wörterbuch

origin

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

origin — Definition

Bedeutung:
köken, başlangıç
Aussprache (IPA):
(AmE /ˈɔːrɪdʒɪn/ – BrE /ˈɒrɪdʒɪn/)
Wortart:
İsim: origin (origins)

Bedeutungen von dem Begriff "origin" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 45 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
origin n. menşe
The coffee jars were organized by country of origin.
Kahve kavanozları menşe ülkelerine göre düzenlenmiştir.

More Sentences
origin n. köken
Sabrina is of North African origin.
Sabrina Kuzey Afrika kökenlidir.

More Sentences
General
origin n. asıl
Felicja's mother is a Polish of Romanian origin.
Felicja'nın annesi, Rumen asıllı bir Polonyalıdır.

More Sentences
origin n. kaynak
Finally, proof of origin of electricity generated from renewables will guarantee transparency for the public.
Son olarak yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin menşeinin kanıtlanması kamu için şeffaflığı garanti edecektir.

More Sentences
origin n. köken
Sabrina is of North African origin.
Sabrina Kuzey Afrika kökenlidir.

More Sentences
origin n. başlangıç
You'll find that each of their names has a fascinating origin story.
Her ismin büyüleyici bir başlangıç hikayesi olduğunu göreceksiniz.

More Sentences
origin n. orijin
The lower left-hand corner of the wall is selected as the origin of a two-dimensional Cartesian coordinate system.
Duvarın sol alt köşesi iki boyutlu Kartezyen koordinat sisteminin orijini olarak seçilmiştir.

More Sentences
Trade/Economic
origin n. kaynak
Finally, proof of origin of electricity generated from renewables will guarantee transparency for the public.
Son olarak yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin menşeinin kanıtlanması kamu için şeffaflığı garanti edecektir.

More Sentences
origin n. menşe
The coffee jars were organized by country of origin.
Kahve kavanozları menşe ülkelerine göre düzenlenmiştir.

More Sentences
origin adj. asıl
Felicja's mother is a Polish of Romanian origin.
Felicja'nın annesi, Rumen asıllı bir Polonyalıdır.

More Sentences
Math
origin n. orijin
The lower left-hand corner of the wall is selected as the origin of a two-dimensional Cartesian coordinate system.
Duvarın sol alt köşesi iki boyutlu Kartezyen koordinat sisteminin orijini olarak seçilmiştir.

More Sentences
Ottoman Turkish
origin n. menşe
The coffee jars were organized by country of origin.
Kahve kavanozları menşe ülkelerine göre düzenlenmiştir.

More Sentences
General
origin n. bir şeyin dayandığı temel
origin n. bir malın üretildiği yer
origin n. yolculuğun başlangıç noktası
origin n. kalkış noktası
origin n. mahreç
origin n. memba
origin n. soy
origin n. nesil
origin n. doğuş
origin n. başlangıç noktası
origin n. kök
origin n. merkez
origin n. başnokta
origin n. çıkış
Trade/Economic
origin n. çıkış
origin n. doğuş
origin n. kök
origin n. mebde
origin n. nesil
origin n. soy
origin n. (bir ürünün vb.) menşei
Politics
origin n. başlangıç noktası
Technical
origin n. başnokta
Computer
origin n. başnokta
Anatomy
origin n. kasın ucu
origin n. sinirin dallanmaya başladığı yer
origin n. kan damarının dallanmaya başladığı yer
Math
origin n. başnokta
origin n. koordinat sisteminde sıfır noktası
Biochemistry
origin n. öz
Marine Biology
origin n. köker
Ottoman Turkish
origin n. mebde
Engineering
origin n. dünya üzerinde bir koordinat sistemine göre sıfır olarak seçilen nokta

Bedeutungen, die der Begriff "origin" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
time of origin n. başlangıç zamanı
place of origin n. menşe yeri
social origin n. sosyal köken
origin and antecedents n. başlangıç ve öncekiler
animal origin n. hayvan menşeli
origin time n. oluş zamanı
origin of species n. türlerin kökeni
non-domestic origin n. yerli kaynaklı olmayan
origin-destination survey n. kaynak-menzil araştırması
country of origin n. menşe ülkesi
station origin n. hareket istasyonu
english origin n. ingiliz asıllı
false origin n. itibari başlangıç
country of origin n. memleket
actual origin n. gerçek menşei
national origin n. ulusal köken
ethnic origin n. etnik kimlik
of doubtful origin adj. adı belirsiz
nonlocal origin adj. yerli kaynaklı olmayan
balkan-origin adj. balkan kökenli
of turkish origin adj. türk asıllı
of greek origin adj. rum asıllı
of foreign origin adj. yabancı kaynaklı
of foreign origin adj. yabancı kökenli
c/o (certificate of origin) abrev. menşe belgesi
Trade/Economic
country of origin n. ihracatçı ülke
country of origin n. menşe ülke
country of origin n. mahreç
country of origin n. dışarıya ihraç olunan bir malı üreten ülke
telegram country origin n. telgraf çekildiği
country of origin n. kaynak ülke
mark of origin n. menşe markası
appellation of origin n. coğrafi kaynak işareti
country of origin n. menşei ülke
point of origin n. çıkış noktası
invoice of origin n. menşe faturası
country of origin certificate n. menşe şehadetnamesi
certificate of origin n. menşe şahadetnamesi
certificate of origin n. köken belgesi
principle of origin n. menşe ülke ilkesi
negative certificate of origin n. olumsuz menşe şahadetnamasi
point of origin n. menşe noktası
telegram country origin n. telgrafı gönderen ülke dilinde
country of origin n. menşe ülkesi
indication of origin n. köken imi
country of origin n. köken ülkesi
indication of origin certificate n. köken işareti belgesi
indication of origin n. köken işareti
return to country of origin n. mahrece iade
certificate of origin n. orijin belgesi
system of cumulation of origin n. menşe kümülasyon sistemi
confirmation of origin n. menşe teyidi
country of origin labeling n. menşe ülkenin etiket üzerinde yazılması
origin marking n. menşe işaretlemesi
country of origin labeling n. menşe ülke etiketlemesi
the origin of the product n. ürünün menşei
the origin of the product n. malın menşei
return to the country of origin n. menşei ülkesine iade
pan-european system of cumulation of origin n. pan-avrupa menşe kümülasyonu sistemi
food of animal origin n. hayvan menşeli gıda
food of animal origin n. hayvansal gıda
agreement on rules of origin n. menşe kuralları anlaşması
certificate of origin n. menşe şahadetnamesi
country of origin n. menşe ülke
origin principle of taxation n. çıkış ülkesinde vergilendirme ilkesi
local-origin adj. yerli menşeli
domestic-origin adj. yerli menşeli
coo (country of origin) abrev. menşei ülke
coo (country of origin) abrev. ihracatçı ülke
coo (country of origin) abrev. menşe ülkesi
Law
rules of origin n. menşei kuralları
minimum common list of third countries as safe countries of origin n. güvenli menşe ülke olarak üçüncü ülkelerin asgari ortak listesi
certificate of origin n. menşe şahadetnamesi
certificate of origin n. menkul şahadetnamesi
domicile of origin n. doğumla kazanılan konut
country of origin n. menşe ülke
certificate of origin n. menşe şehadetnamesi
state of origin n. menşe devlet
Politics
rule of origin n. menşei kuralları
pan mediterranean origin cumulation n. pan avrupa menşe kümülasyonu
origin rules n. menşe kuralları
proof of preferential origin of goods n. tercihli menşe kanıtı
country-of-origin principle n. menşe ülke ilkesi
pan-european system of cumulation of origin n. pan-avrupa menşe kümülasyonu sistemi
ethnic origin n. etnik köken
safe country of origin n. güvenli menşe ülke
country of origin n. menşe ülke
country of origin information n. menşe ülke bilgisi
state of origin n. menşe ülke
regularity committee on the protection of geographical indications and designations of origin for agricultural products and foodstuffs n. tarımsal ürünler ve gıdalara özgü coğrafi işaretler ve menşe adlarının korunması düzenleyici komitesi
pan european cumulation of origin n. pan avrupa menşe kümülasyonu
additional protocol to the european agreement on the exchange of therapeutic substances of human origin n. insan menşeili tedavi edici maddelerin karşılıklı verilmesine dair avrupa anlaşmasına ek protokol
european agreement on the exchange of therapeutic substances of human origin n. insan menşeili tedavi edici maddelerin değişimine dair avrupa sözleşmesi
wto committee on rules of origin n. dtö köken (menşe) kuralları komitesi
ethnic origin adj. etnik asıllı
of religious origin adj. dini kökenli
Institutes
department for rules of origin and free trade agreements n. menşe kuralları ve serbest ticaret anlaşmaları dairesi
department of customs value and origin n. kıymet ve menşe dairesi
Technical
certificate of origin n. menşe belgesi
soil of fluvioglacial origin n. akarsu ve buzul kökenli zemin
geological origin n. jeolojik menşe
time of origin n. tarih saat grubu
time of origin n. çıkış zamanı
true origin n. gerçek başlangıç noktası
acoustic origin n. akustik kaynak
measurement of quantities in samples of biological origin n. biyolojik kaynaklı örneklerin miktarının ölçülmesi
liquids of agricultural origin n. tarım kökenli sıvılar
Computer
suffix origin n. sonek kaynağı
vertical origin n. dikey başlangıç
class of origin n. özgün sınıf
file origin n. dosya kaynağı
horizontal origin n. yatay başlangıç
grid origin n. kılavuz başlangıcı
prefix origin n. önek kaynağı
by origin expr. kaynağa göre
Informatics
virtual origin n. sanal başnokta
Telecom
cell of origin n. asıl hücre
virtual origin n. sanal başlangıç noktası
Electric
protection against over-voltages of atmospheric origin or due to switching n. atmosfer kaynaklı veya anahtarlama sırasında meydana gelen aşırı gerilimlere karşı koruma
Traffic
origin-destination survey n. başlangıç son etüdü
Marine
origin carrier n. ticari başlangıç taşıtı
port of origin n. bağlı olduğu liman
station of origin n. hareket istasyonu
Medical
natural origin drug n. doğal kaynaklı ilaç
fever of unknown origin n. nedeni bilinmeyen ateş
maximum residue limits of veterinary medicinal products in foodstuffs of animal origin n. hayvansal kökenli gıdalarda veteriner ilaçları maksimum kalıntı limitleri
diseases of tropical-origin n. tropik menşeli hastalıklar
diseases of tropical-origin n. tropikal menşeli hastalıklar
medical devices incorporating materials of animal origin n. hayvansal kaynaklı malzemeleri birleştiren tıbbi cihazlar
disorder with an unknown origin n. nedeni bilinmeyen rahatsızlık
solid tumors with mesothelial origin n. mezotel kökenli solid tümörler
embryonic origin n. embriyonik köken
embryologic mesonephric origin n. embriyolojik mezonefrotik köken
common embryonic origin n. ortak embriyolojik köken
tumor with mesenchymal origin n. mezenşimal kökenli tümör
chronic liver disease of viral origin n. viral etkenlere bağlı gelişen kronik karaciğer hastalığı
single-use medical device incorporating materials of animal origin n. hayvansal kaynaklı maddeler içeren bir kullanımlık tıbbi cihaz
a cutaneous disease of unknown origin n. etyolojisi bilinmeyen bir deri hastalığı
samples of biological origin n. biyolojik kökenli numuneler
infection origin n. bulaşma kaynağı
ischemic origin adj. iskemik kökenli
Psychology
acoustic origin n. akustik köken
Pathology
impotence of organic origin n. organik kaynaklı impotans
female infertility of uterine origin n. uterus kaynaklı kadın infertilitesi
female infertility of cervical origin n. servikal kaynaklı kadın infertilitesi
pyrexia of unknown origin n. sebebi bilinmeyen ateş
female infertility of tubal origin n. tubal kaynaklı kadın infertilitesi
Food Engineering
pdo (protected denomination of origin) abrev. korunan menşe adı
Math
origin of coordinates n. koordinat başnoktası
origin of coordinates n. koordinat başlangıç noktası