plea - Türkisch Englisch Wörterbuch

plea

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plea — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /pliː/ – BrE /pliː/)
Wortart:
İsim: plea (pleas)
Synonyme:
appeal, request
Antonyme:
refusal

Bedeutungen von dem Begriff "plea" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 24 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
plea n. savunma
I should therefore like to concur with our fellow MEPs in their plea.
Bu nedenle, AP üyesi arkadaşlarımızın savunmalarına katıldığımı belirtmek isterim.

More Sentences
General
plea n. rica
I wish to make a passionate plea for a new cooperation agreement with Tajikistan.
Tacikistan'la yeni bir işbirliği anlaşması yapılması için hararetli bir ricada bulunmak istiyorum.

More Sentences
plea n. yalvarma
God, hear my plea.
Allah'ım, yalvarmamı duy.

More Sentences
plea n. mazeret
She didn't come to the meeting on a plea of headache.
Başı ağrısı mazeretiyle toplantıya gelmedi.

More Sentences
plea n. talep
The members of the charity made a plea for help.
Hayır kuruluşu üyeleri yardım talebinde bulundu.

More Sentences
plea n. yalvarış
God, hear my plea.
Tanrım, yalvarışımı duy.

More Sentences
Law
plea n. savunma
I should therefore like to concur with our fellow MEPs in their plea.
Bu nedenle, AP üyesi arkadaşlarımızın savunmalarına katıldığımı belirtmek isterim.

More Sentences
General
plea n. özür
plea n. bahane
plea n. müdafaa
plea n. dava
plea n. itiraz
plea v. uğraşmak
plea v. tartışmak
plea N. savunma talebi
Law
plea n. cevap dilekçesi
plea n. cevap layihası
plea n. defi
plea n. dava
plea n. itiraz
plea n. ifade
plea n. iddia
plea n. müdafaa
Botanic
plea n. pulcuk

Bedeutungen, die der Begriff "plea" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 102 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
plea bargaining n. suç ikrarı
emphatic plea n. son çağrı
emphatic plea n. önemle vurgulanmış son çağrı
plea [scotland] n. tartışma
plea [scotland] n. uğraşma
make a plea v. dava açmak
on the plea of prep. bahanesiyle
Colloquial
a plea for help n. yardım yakarışı
Idioms
cop a plea v. bahane uydurmak
Law
counter plea n. karşı iddia
plea bargain n. bir suçlunun suçunu itiraf ederek alacağı ceza indirimi
plea agreement n. bir suçlunun suçunu itiraf ederek ceza indiriminden yararlanmak için yaptığı anlaşma
plea of unconstitutionality n. anayasaya aykırılık itirazı
plea of the crown n. cezai kovuşturma
plea of nullity n. iptal davası
plea of guilty n. suçu kabullenme
plea of guilty n. suçu kabul etme
making of plea n. defi ileri sürme
period for plea n. itiraz müddeti
plea-bargain n. bir suçlunun suçunu itiraf ederek alacağı ceza indirimi
jurisdiction plea n. yetki itirazı
gambling plea n. bahis def’i
gambling plea n. kumar def'i
plea of res judicata n. kaziyye-i muhakeme defisi
plea of autrefois convict n. sanığın daha önceden de aynı suç nedeniyle mahkum olduğunu gösteren defi
plea of autrefois acquit n. sanığın daha önceden aynı suç nedeniyle masum bulunduğunu gösteren defi
plea in bar n. davacının iddialarını asılsız kılan cevap layihası
plea in bar n. davalının cevap layihası
double plea n. birden çok iddiaya itiraz
plea of another action pending n. aynı taraflar arasında başka bir davanın görülmekte olduğunu belirten defi
dilatory plea n. geciktirici defi
plea of non est factum n. davalının bir belgeyi kendisinin düzenlemediğini iddia eden defi
plea in abatement n. usule itiraz
a plea of duress n. tehdit altında yapılmış bir işlemin iptal edilmesi talebi
plea of not guilty n. sanığın suçu reddetmesi
plea of guilty n. suçun kabulü
plea nolo contendere n. sanığın iddianameye cevap vermeyeceğini bildirmesi
plea of forgery n. sahtelik iddiası
plea of not guilty n. suçun reddedildiği sanık defisi
plea of guilty n. suçun kabullenilmesi
plea in ban n. davacıya ait iddiayı çürüten itiraz
dilatory plea n. tehiri gereken defi
foreign plea n. görevsizlik kararı
foreign plea n. yetkisizlik kararı
dilatory plea n. ertelemeyi gerektiren itiraz
plea of the general issue n. davaya konuyu olan bir suçun tamamen inkarı
anomalous plea n. hem olumlu hem olumsuz defi
defendant's plea n. davalının cevap layihası
common plea court n. medeni hukuk mahkemesi
court of common plea n. medeni hukuk mahkemesi
plea of non-detinet n. istirdat davasında davalının iddiayı tamamıyla reddettiği defisi
plea of the crown n. kraliyet davası
a plea of autrefois acquit n. sanığın daha önce aynı suçtan beraat etmiş olduğunu gösteren defii
plea of non-performance n. adem-i ifa def’i
peremptory plea n. esas davanın reddine dair defi
plea of the jurisdiction n. yetki itirazı
plea to the jurisdiction n. yetki itirazı
plea of pregnancy n. ölüm cezasına çarptırılmış olan kadının hamileliğine binaen yaptığı infazı geciktirme talebi
plea to the jurisdiction n. kaza hakkına itiraz
supplemental plea n. tamamlayıcı iddia
plea and case management hearing n. (davalı tarafından) suçlamaya ilişkin beyan ve dava idaresi oturumu
plea for a stay of execution n. infazın ertelenmesi talebi
plea for a stay of execution n. infazın ertelenmesi istemi
plea bargain n. iddia pazarlığı
copping a plea n. iddia pazarlığı
plea deal n. iddia pazarlığı
plea agreement n. iddia pazarlığı
copping a plea n. savcı-sanık uzlaşması
plea deal n. itiraf pazarlığı
plea agreement n. savcı-sanık uzlaşması
plea deal n. savcı-sanık uzlaşması
copping a plea n. itiraf pazarlığı
plea agreement n. itiraf pazarlığı
plea bargain n. savcı-sanık uzlaşması
plea bargain n. itiraf pazarlığı
plea of defence (uk) n. savunma dilekçesi
plea of defense (us) n. savunma dilekçesi
plea of another action pending n. derdestlik itirazı
plea bargaining n. itiraf pazarlığı
negotiated plea of guilty n. suçu kabullenmek suretiyle cezada pazarlık
plea bargaining n. ceza uzlaşması pazarlığı
plea bargaining n. cezada pazarlık
alford plea n. atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, suçunu itiraf karşılığında alacağı ceza indirimi şartıyla suçunu kabul etmesi
plea in confession and avoidance n. davacının iddiasının doğru olmakla birlikte sonradan geçersiz hale geldiğini öne süren savunma
declinatory plea n. mahkemenin yargılama yetkisini reddeden savunma
declinatory plea n. din adamı dokunulmazlığı savunması
dilatory plea n. dava konusuyla alakasız durum
insanity plea n. sanığın olay esnasında akli dengesizlik yaşadığı için masum olduğunu öne sürdüğü savunma türü
insanity plea n. akıl hastalığı savunması
issuable plea n. karşı tarafın da itiraz edebileceği veya yargılanabileceği esasına dayanan savunma
insanity plea n. cezai ehliyetsizlik savunması
plea of insanity n. cezai ehliyetsizlik savunması
special plea in bar n. özel cevap dilekçesi
special plea in bar n. yeni bir hususun öne sürüldüğü cevap dilekçesi
plea not guilty v. suçsuzluk savunması yapmak
plea guilty v. suçluluk savunması yapmak
enter a plea v. itirazda bulunmak
enter a plea v. itiraz etmek
cop a plea v. suçunu ikrar etmek
enter a guilty plea v. suçlamayı kabul etmek
plea-bargain v. daha ciddi bir suçlamanın düşmesi karşısında daha az ceza gerektiren bir suçu kabul etmek
plea bargain v. daha ciddi suçlamaların reddedilmesi karşılığında daha az ceza gerektiren bir suçlamayı kabul etmek