iddia - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

iddia



Bedeutungen von dem Begriff "iddia" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 39 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
iddia claim n.
iddia allegation n.
iddia assertion n.
iddia bet n.
General
iddia submission n.
iddia pretense n.
iddia wager n.
iddia contention n.
iddia claim n.
iddia allegement n.
iddia argument n.
iddia maintenance n.
iddia asseveration n.
iddia say-so n.
iddia thesis n.
iddia profession n.
iddia contest n.
iddia position n.
iddia charge n.
iddia pleading n.
iddia averment n.
iddia pretension n.
iddia suggestion n.
iddia pretence n.
iddia protestation n.
iddia information n.
iddia contention n.
Trade/Economic
iddia claim
Law
iddia assertion
iddia allegation
iddia clamor
iddia averment
iddia bet
iddia plea
iddia contention
iddia betting
iddia clamour
iddia challenge
iddia claim

Bedeutungen, die der Begriff "iddia" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 242 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bir iddia öne sürmek raise a claim v.
bir iddia öne sürmek assert a claim v.
iddia etmek allege v.
iddia etmek assert v.
iddia etmek claim v.
General
(kanıt olmadan) iddia etmek allege v.
(yetkili olmadığını) iddia etmek challenge v.
...diyecek/iddia edecek kadar ileriye gitmek go on to claim that v.
aksini iddia etmek contradict v.
aksini iddia etmek argue against something v.
aksini iddia etmek disaffirm v.
aksini iddia etmek assert the contrary v.
bir iddia öne sürmek assert a claim v.
bir şeyin üzerinde hak iddia etmek claim possession on something v.
bir şeyin üzerinde hak iddia etmek call dibs on something v.
böyledir diye iddia etmek maintain that it is so v.
doğru farzetmek (iddia) beg the question v.
doktorların ihmalinden öldüğü iddia edilmek die allegedly due to doctors' negligence v.
hak iddia etmek pretending v.
hak iddia etmek put in a claim for v.
hak iddia etmek lay claim to v.
hak iddia etmek claim v.
hak iddia etmek stake out a claim v.
hak iddia etmek arrogate to oneself v.
iddia edildiği gibi olduğuna dair garanti vermek stand behind v.
iddia edilmek be claimed v.
iddia etmek press home v.
iddia etmek affirm v.
iddia etmek argue that v.
iddia etmek asseverate v.
iddia etmek profess v.
iddia etmek maintain v.
iddia etmek enunciate v.
iddia etmek put forward v.
iddia etmek pontificate v.
iddia etmek suggest v.
iddia etmek call v.
iddia etmek attest v.
iddia etmek insist v.
iddia etmek pretend v.
iddia etmek declare v.
iddia etmek protest v.
iddia etmek argue v.
iddia etmek make out v.
iddia etmek pretend to v.
iddia etmek sustain v.
iddia etmek put forth v.
iddia etmek purport v.
iddia etmek declare oneself v.
iddia etmek argue for something v.
iddia etmek claim v.
iddia etmek aver v.
iddia etmek contend v.
iddia etmek alledge v.
iddia kanıtlamak prove a claim v.
iddia kazanmak win a claim v.
iddia ortaya atmak make a claim v.
mülkiyet iddia etmek claim title v.
tahtta hak iddia etmek pretend to the throne v.
tersini iddia etmek claim the opposite v.
üzerinde hak iddia etmek lay a claim v.
aksi iddia edilemeyen kanıt clinching proof n.
aksini iddia eden gainsayer n.
beyan veya iddia constatation n.
boş iddia jactitation n.
çelişkili iddia contradictory n.
hak iddia eden pretender n.
hak iddia eden kimse pretender n.
hak iddia eden kimse claimer n.
hak iddia eden kimse pretendant n.
hak iddia eden kimse claimant n.
hak iddia etme pretension n.
haksız iddia arrogation n.
iddia bayii turf accountant n.
iddia bayii bookmaker n.
iddia bayii bookie n.
iddia eden kimse assertor n.
iddia eden kimse claimer n.
iddia edilebilir şey predicable n.
iddia edilen suçlar alleged crimes n.
iddia edilen şeyle alakası olmayan bir sonuç çıkarılmasından doğan hata ignoratio elenchi n.
iddia etme alleging n.
iddia etme avouchment n.
iddia etme professing n.
iddia olunan hakaret alleged defamation n.
iddia olunan iftira alleged defamation n.
iddia olunan şey object at issue n.
iddia olunan tahkir alleged defamation n.
iddia sahibi claimant n.
işlendiği iddia edilen suçlar alleged crimes n.
karşı iddia counterclaim n.
kıyamet gününün yaklaştığını iddia eden kimse doomster n.
mantıksal iddia logical argument n.
sahte iddia false pretense n.
sahte iddia false pretence n.
yalan iddia jactitation n.
aksi iddia edilemez irrefutable adj.
birini sürekli tekrarladığı (iddia/söz) oft-repeated adj.
iddia eden assertive adj.
iddia edilebilir predicable adj.
iddia edilen pontificated adj.
iddia edilen alleging adj.
iddia edilen professed adj.
iddia edilen alleged adj.
iddia edilen self-acknowledged adj.
iddia edilen asserted adj.
iddia edilmiş pontificated adj.
iddia edilmiş alleged adj.
iddia ederek affirmingly adv.
iddia edildiğine göre allegedly adv.
iddia edildiğine göre professedly adv.
iddia edildiğine göre supposedly adv.
Phrasals
hak iddia etmek claim something for oneself
Phrases
iddia ediyor ki he will have it that
Idioms
bir şey üzerinde hak iddia etmek call dibs on something
bir şeyin üzerinde hak iddia etmek have dibs on something
birisinden iddia ettiği şeyi ispatlamasını istemek call one's bluff
birşeyin üzerinde hak iddia etmek put one's dibs on something
hak iddia etmek lay claim to something
hak iddia etmek stake out a claim to something
hak iddia etmek stake out a claim on something
hak iddia etmek stake a claim to something
hak iddia etmek stake a claim on something
üzerinde hak iddia edilmemiş go begging
üzerinde hak iddia etmek stake one's claim
Speaking
her şeyi bildiğimi iddia etmiyorum i don't profess to know everything
-i iddia ediyor he will have it that ...
iddia ediyorum i would argue that
Slang
barack obama'nın abd doğumlu olmadığını iddia edip abd başkanı olamayacağına inanan kişi birther
bir şeyin üzerinde hak iddia etmek claim rights on something
hak iddia etmek bagsy
Trade/Economic
bütçe kesintilerinin ekonomik faaliyetlere zarar vereceğini iddia eden ekonomik tahmin tekniği dynamic scoring
fesihten doğan iddia termination claim
hak iddia eden claimant
hak iddia edilmemiş eşya unclaimed merchandise
iddia etmek assert
iddia etmek allege
iddia etmek claim
karşı iddia counter claim
karşıt iddia adverse claim
Law
(iddia edilen) muhtemel bağlantılar alleged links
(sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia alibi
abd iddia mahkemesi u.s court of claims
açıkça iddia veya itiraf open avowal
akıl hastası olduğu için yargı gücünden yoksun bulunduğunu iddia etmek stultify
alt iddia subclaim
ana iddiaya bağlı ikincil bir iddia subclaim
asıl iddia principal claim
asılsız iddia immaterial averment
asılsız iddia false charge
aynı iddia ile ilgili gereksiz yere birden fazla dava açılması multiplicity of actions
başkasının zararına olan iddia jactitation
bir araziden hak iddia eden kimse homesteader
bir istirdat davasında haklı olduğunu iddia eden davalı avowant
bir istirdat davasında sanık olan kişinin makul gerekçeler göstererek haklı olduğunu iddia ettiği defii avowry
bir mahkeme kararının hükümsüz olduğunun başka bir dava sırasında iddia edilmesi collateral impeachment
bir tanığın taraf tuttuğu, taraflardan birine düşmanlığı, davada kişisel ilişkisi veya kötü şöhret sahibi olması nedeniyle ifadesinin gerçeğe aykırı olduğunu iddia etme impeachment of a witness
dava yoluyla iddia olunan şey relief
davalının bir belgeyi kendisinin düzenlemediğini iddia eden defi plea of non est factum
davaya etkisi olmayan iddia immaterial averment
doğruluğunu iddia etmek avow
ek iddia supplemental claim
eklenen iddia supplemental claim
esassız iddia immaterial averment
gereksiz iddia ve savunmalar surplusage
hak iddia eden claimant
hak iddia etme asserting a right
hak iddia etme demand
hak iddia etmek challenge
haklı iddia just claim
haklılık payı olan iddia merit
hileli iddia fraudulent claim
hükümdar adına çıkarılan ve herhangi bir imtiyaza sahip olduğunu iddia eden şahıstan iddiasının mesnedini soran karar quo warranto
iddia avukatı counsel for the prosecution
iddia eden complainant
iddia eden assertor
iddia eden taraf contesting party
iddia edilebilir affirmable
iddia edilen alleged
iddia edilen suçun mahiyet ve vasfının değişmesi changing the nature and type of alleged crime
iddia etme allegation
iddia etmek aver
iddia etmek assert
iddia etmek claim
iddia etmek allege
iddia etmek plead
iddia makamı counsel for the prosecution
iddia makamı prosecution
iddia olunan ayıp alleged defect
iddia olunan şey claim or relief sought
iddia pazarlığı plea bargain
iddia pazarlığı copping a plea
iddia pazarlığı plea agreement
iddia pazarlığı plea deal
iddia sahibi claimant
iddia sahibinin bir iddianın doğruluğunu kabul etmekle beraber başka nedenlerden türü o iddianın değeri olmadığını söylemesi confession and avoidance
iddia şahidi witness for the prosecution
ilave edilen iddia supplemental claim
ilave iddia supplemental claim
işlediği iddia edilen suçtan suçlu bulunmuştur guilty as charged
karşı iddia adverse claim
karşı iddia counter claim
karşı iddia rival claim
karşı iddia counter plea
karşı iddia reverse claim
karşı iddia counterplea
karşı iddia counteraccusation
karşıt iddia counteraccusation
karşıt iddia countercharge
kişinin davada masum olduğunu iddia etmemesi ya da suçlu olduğunu kabul etmemesi no contest
mahkeme kararının kanuna aykırı veya hükümsüz olduğunun başka bir davada dolaylı olarak iddia edilmesi collateral impeachment
mahkemede savunma ve iddia makamının jüri üylerinin duyamayacağı bir şekilde ya da kayıt dışı konuştukları yargıcın kürsüsü önündeki özel alan sidebar
masum olduğunu iddia etmek claim to be not guilty
masum olduğunu iddia etmek claim to be innocent
mukabil iddia set off
mukabil iddia adverse claim
ne suçu işlediğini kabul etme ne de işlemediğini iddia etme nolo contendere
ne suçu işlediğini kabul etme ne de işlemediğini iddia etme non vult
olumlu iddia affirmative
sağlam temele dayanan iddia merit
suçlu olduğu iddia edilen alleged criminal
suçsuz olduğunu iddia etmek claim to be innocent
suçsuz olduğunu iddia etmek claim to be not guilty
suçun tekerrürü iddia olunan defii autrefois convict
şümullü iddia general charge
tamamlayıcı iddia supplemental claim
tamamlayıcı iddia supplemental plea
tecavüz edildiği iddia edilen yere davalının tayin edilmesini isteyen defi blank bar
tecavüz edildiği iddia edilen yere davalının tayin edilmesini isteyen defi common bar
yasal olmadığını iddia etmek challenge
yetkisizlik iddia etme challenging the venue
zarar ve ziyan iddia etmek claim damages
Politics
hak iddia etmek demand
kelime anlamı aydınlar olan üyeleri tarafından ise ışığın insanları veya aydınlanmışlar olarak addedilen yeni dünya düzenini sağlamak amacıyla kurulduğu iddia edilen gizli bir örgüt illuminati
kullanılan oyların geçersizliğini iddia etmek challenge
oy verenlerin yasal yeterliği olmadığı iddia edilmesi challenge
yasal ve maddi iddia legal and material claim
Technical
hak iddia etmek claim
Tobacco
satışı ab'de yasak olan ancak norveç ve isveç'te kullanılan gittikçe popülaritesi abd'de artan ve sigara içimini azalttığı iddia edilen isveç menşeli nemli tütün tozu snus
Philosophy
Ölen bir kimsenin ruhunun tekrardan dünyaya geri döndüğünü iddia eden felsefeye inanan kişi reincarnationist
Latin
özgürlük iddia eden kimse adsertor libertatis
British Slang
irlandalı olduğunu iddia eden tip plastic paddy