rummage - Türkisch Englisch Wörterbuch

rummage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rummage — Definition

Aussprache (IPA):
(AmE /ˈrʌmɪdʒ/ – BrE /ˈrʌmɪdʒ/)
Wortart:
Fiil: rummage (rummages – rummaged – rummaging)
Synonyme:
search, scavenge
Antonyme:
organize

Bedeutungen von dem Begriff "rummage" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 23 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
rummage n. kolaçan
Someone must have a rummage in my room.
Birisi odamı kolaçan etmiş olmalı.

More Sentences
rummage v. karıştırmak
I rummaged in the drawer to find the keys.
Anahtarları bulmak için çekmeceyi karıştırdım.

More Sentences
Technical
rummage n. kırık dökük eşya
I gave away my rummage to people in need.
Kırık dökük eşyalarımı ihtiyacı olanlara dağıttım.

More Sentences
General
rummage n. araştırma
rummage n. mezat malı
rummage n. altını üstüne getirme
rummage n. çeşitli parçalardan oluşan karman çorman koleksiyon
rummage n. ne olduğu belirsiz yığın veya grup
rummage n. yardım dernekleri yararına yapılan kullanılmış eşya satışı
rummage n. ikinci el eşya satışı
rummage v. bir yeri karıştırmak
rummage v. aramak
rummage v. didik didik aramak
rummage v. altüst edip aramak
rummage v. altını üstüne getirmek
rummage v. araştırmak
rummage v. baştan sona özenli şekilde incelemek
rummage v. ayrıntılı incelemek
rummage v. didiklemek
Technical
rummage v. alt üst etmek
Marine
rummage n. geminin yükünü istiflemek için ayrılmış oda
rummage n. gemi yükünü istifleme
rummage n. yükle birlikte gelen kolileri çekip hareket ettirme

Bedeutungen, die der Begriff "rummage" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 51 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
rummage goods n. mezat malı
rummage sale n. yardım dernekleri yararına yapılan kullanılmış eşya satışı
rummage sale n. kullanılmış eşya satışı
rummage sale n. hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı
rummage sale n. ikinci el eşya satışı
rummage sale n. bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı
rummage [scotland] n. curcuna
rummage [scotland] n. gürültülü ve telaşlı karışıklık
rummage [scotland] n. hengame
rummage about v. kolaçan etmek
rummage about v. araştırma yapmak
rummage out v. araştırarak bulmak
rummage around v. arayıp taramak
rummage one's bag v. çanta karıştırmak
rummage one's bag v. çantasını karıştırmak
rummage out v. araştırıp bulmak
rummage up v. araştırıp bulmak
rummage [obsolete] v. birbirine karıştırmak
rummage [obsolete] v. harmanlamak
rummage [obsolete] v. iki şeyi birbirine karıştırmak
Phrasals
rummage through something v. (çanta/çekmece vb) karıştırmak
rummage around for (something) v. (bir şey) bulmak için arayıp taramak
rummage around in (something) for (something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyin) altını üstüne getirmek
rummage around in (something) for (something) v. (bir şeyi) karıştırıp (bir şey) bulmaya çalışmak
rummage around for (something) v. etrafı karıştırıp (bir şey) bulmaya çalışmak
rummage around for (something) v. (bir şey) bulmak için didik didik aramak
rummage through v. (çanta/çekmece) karıştırmak
rummage through (something) (for something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyi) arayıp taramak
rummage around in (something) v. (bir şeyin) altını üstüne getirmek
rummage around in (something) for (something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyin) her tarafını aramak
rummage around for (something) v. (bir şey) bulmak için ortalığın altını üstüne getirmek
rummage around in (something) v. (bir şeyi) didik didik aramak
rummage around in (something) v. (bir şeyin) her tarafını aramak
rummage around in (something) for (something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyi) arayıp taramak
rummage around in (something) v. (bir şeyi) karıştırmak
rummage around in (something) for (something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyi) didik didik aramak
rummage through v. -in içini karıştırmak
rummage around for (something) v. (bir şey) bulmak için her tarafı aramak
rummage around in (something) v. (bir şeyi) arayıp taramak
rummage through (something) (for something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyin) her tarafını aramak
rummage through (something) (for something) v. (bir şeyi) karıştırıp (bir şey) bulmaya çalışmak
rummage through (something) (for something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyi) didik didik aramak
rummage through (something) (for something) v. (bir şey) bulmak için (bir şeyin) altını üstüne getirmek
Trade/Economic
rummage sale n. tapon mal satışı
rummage goods n. ıskarta eşya
rummage sale n. hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı
rummage sale [us] n. elde kalmış malın satışı
rummage sale [us] n. sahipsiz mülkün satışı
Marine
rummage [obsolete] v. (yükü veya balastı) gemi ambarına istiflemek
rummage [obsolete] v. (yükü veya balastı) gemi ambarında yeniden düzenlemek
rummage [obsolete] v. yükü yeniden sıralayarak düzene sokmak (gemi ambarını)