seks - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

seks



Bedeutungen von dem Begriff "seks" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 31 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
seks sex n.
General
seks intimate encounter n.
Idioms
seks rumpy-pumpy
Slang
seks frack (fuck)
seks poontang
seks shtupping
seks bang-bang
seks jiggy
seks fucking
seks nookie
seks laying the track
seks secks
seks shtup
seks nooky
Medical
seks sex
British Slang
seks grind
seks hump
seks rogering
seks nobbing
seks fuckathon
seks rumpy-pumpy
seks slap and tickle
seks porking
seks posh and becks
seks meat injection
seks shagging
seks friar tuck (rhyming slang on fuck)
seks knobbing
seks nooky
seks nookie
seks how's your father

Bedeutungen, die der Begriff "seks" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 341 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
anal seks yapmak engage in anal intercourse v.
düzenli olarak seks yapmak have sex regularly v.
düzenli seks yapmak have regular sex v.
düzenli seks yapmak have sex regularly v.
insan içinde seks yapmak have sex in public v.
para karşılığında seks teklif etmek accost v.
para karşılığında seks teklif etmek accoast [obsolete] v.
seks yapmak have sex v.
seks yapmak make love v.
seks yapmak istemek want to have sex v.
anal seks anal sex n.
anal seks buggery n.
aşırı seks arzusu nymphomania n.
bireylerin seks sonrası çektikleri kendi fotoğrafı after sex selfie n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks petting n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks non-penetrative sex n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks outercourse n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks heavy petting n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks dry humping n.
cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks dry sex n.
düzenli bir seks hayatı a regular sex life n.
düzenli seks regular sex n.
güvenli seks protected sex n.
güvenli seks safer sex n.
güvenli seks safe sex n.
ilk seks deneyimi first sex experience n.
kadında aşırı seks arzusu nymphomania n.
kendi kendine oral seks yapma autofellatio n.
kent veya kasabalarda genelevler veya seks endüstrisinin diğer kollarının bulunduğu kesim red light district n.
kısa süren seks quickie n.
kontrol edilemeyen seks düşkünlüğü satyriases n.
korunmalı seks safe sex n.
korunmalı seks safer sex n.
korunmalı seks protected sex n.
korunmasız seks unprotected sex n.
korunmasız seks unsafe sex n.
oral seks blowjob n.
oral seks fellation n.
oral seks fellatio n.
oral seks kondomu dental dam n.
sanal seks virtual sex n.
seks avcısı sexual predator n.
seks bağımlılığı sex addiction n.
seks bağımlısı sex addict n.
seks bağlantılı x-linkage n.
seks bilimi sexology n.
seks bombası sexpot n.
seks davranışı biçimi genitality n.
seks düskünlüğü lecherousness n.
seks düşkünlüğü lust n.
seks düşkünlüğü lecherousness n.
seks düşkünlüğü lechery n.
Seks düşkünlüğü sexual compulsion n.
seks düşkünlüğü sexual addiction n.
seks düşkünlüğü voluptuousness n.
seks düşkünü sex addict n.
seks düşkünü adam lecher n.
seks düşkünü kadın nymphomaniac n.
seks düşkünü kadın nymphomaniac n.
seks düşkünü kimse voluptuary n.
seks filmi blue film n.
seks filmi porno film n.
seks filmi sex film n.
seks hayatı sex life n.
seks istismarı sexploitation n.
seks işçisi sex worker n.
seks işçisi prostitute n.
seks kaseti sex tape n.
seks kaseti iddiaları sex tape claims n.
seks kaseti skandalı sex tape scandal n.
seks köleleri comfort women n.
seks köleliği sexual slavery n.
seks kromozomu sex chromosome n.
seks makinesi sex machine n.
seks manyağı sex maniac n.
seks müptelası kadın nymphomaniac n.
seks objesi sex object n.
seks objesi kadın twat n.
seks oranı sex ratio n.
seks oyuncağı sex toy n.
seks partili alem orgy n.
seks partisi orgy n.
seks partneri sexual partner n.
seks pozisyonu sex position n.
seks sahneleri sex scenes n.
seks sahnesi sex scene n.
seks sonrası yapılan konuşma pillow talk n.
seks sorunları sex problems n.
seks sömürüsü sexploitation n.
seks suçluları sex offenders n.
seks-turizmi sex tourism n.
üçlü seks threesome n.
vahşi seks wild sex n.
vajinal seks vaginal sex n.
yaşamsal ihtiyaçların karşılanması amacıyla yapılan seks işçiliği survival sex n.
seks düşkünü nymphomaniacal adj.
seks düşkünü voluptuous adj.
seks düşkünü goatish adj.
seks düşkünü libidinous adj.
seks düşkünü lechering adj.
seks düşkünü oversexed adj.
seks düşkünü licentious adj.
seks düşkünü highly-sexed adj.
seks müptelası nymphomaniacal adj.
seks yanlısı pro-sex adj.
seks düşkünü bir şekilde libidinously adv.
Colloquial
bir çok kişiyle seks yapmak put it about
seks köleleri sex slaves
seks yapmak make love to
seks yapmak bed
Idioms
(düzenli) seks yapmak be getting one's oats
(özellikle seks için bir partner) arayışında olmak be on the prowl
(seks) biriyle beraber olmak have carnal knowledge of someone
(şaka yollu) (seks anlamında) birini götürmek have one's wicked way with somebody
seks objesi a sex object
seks yapmak do the business
seks yapmak get one's end away
seks yapmak have one's end away
seks yapmak be intimate
uygunsuz durumda (seks yaparken) yakalanmak be caught in a compromising position
Chat Usage
en son ne zaman seks yaptın? when was the last time you had sex?
en son ne zaman seks yaptın? when did you last have sex?
Slang
(kıskançlık/tepki nedeniyle) partneriyle seks yapmayan erkek cockblock
(kıskançlık/tepki nedeniyle) partneriyle seks yapmayan erkek cockblocker
(kıskançlık/tepki nedeniyle) partneriyle seks yapmayan kadın box lock
(kıskançlık/tepki nedeniyle) seks yapmama cockblock
(seks geçmişinden ötürü) değersiz görülen kadın spoiled goods
anal seks snagging pelt
anal-oral seks rimjob
anal-oral seks tossing the salad
ancak çift kese kağıdıyla seks yapilabilecek güzellikte olan aşırı çirkin kadın double bagger (vulgar)
arabada oral seks (taraba hareket halindeyken) road dome
arkadaşının seks yapmasını engelleyen tip cock block
arkadaşının seks yapmasını engelleyen tip clam jam
bir kişiye oral seks yapmak french
bir seks pozisyonu spider monkey
birine oral seks yapmak give someone a blowjob
birine seks için birini bulmak procure
biriyle para karşılığı seks yapmak turn a trick
biriyle seks yapmak get jiggy with
daha alt sınıftan seks partneri a bit of rough
düzenli olarak seks yapmak get your oats
eş değiştirmeli seks partisi swinger party
farklı eşlerle seks yapmak swing
grup seks gang bang
işteyken öğle arasında biriyle seks yapılması nooner
oral seks blow job
oral seks mouth bath
oral seks blowjobs
oral seks beejay
oral seks skull
oral seks cunnilingus
oral seks fellatio
oral seks cock sucking
oral seks lip service
oral seks head
oral seks yapan fahişe chickenhead (rap slang)
oral seks yapmak give someone head
oral seks yapmak go down on
penisin göğüslerin arasında sürtünerek yapılan seks tittyfuck
seks amaçlı ilişki casual sex
seks aracı shagging wagon
seks araması booty call
seks arayan bir grup abazan erkek beaver patrol
seks arkadaşı butbuddy
seks arkadaşı fuckbuddy
seks bombası sex bomb
seks bombası/afet a sex kitten
seks daveti booty call
seks düşkünü erkek sex-junkie
seks düşkünü erkek man-whore
seks kölesi sex slave
seks kölesi (cezaevi argosu) prag
seks makinesi fuck machine
seks manyağı erkek man-whore
seks manyağı erkek sex-junkie
seks maratonu shagathon
seks oyuncağı dildo
seks partisi sex party
seks peşinde olan kimse root rat
seks robotu sex robot
seks robotu sexbot
seks sırasında eşini paylaşan/değiştiren kimse swinger
seks sırasında yapılan argo konuşma dirty talk
seks suçlusu skinner
seks suçlusu beast (uk)
seks suçlusu nonce
seks yapma arzusuyla yanıp tutuşan horny
seks yapmak get it on
seks yapmak make love
seks yapmak have sex
seks yapmak boink
seks yapmak know
seks yapmak bang
seks yapmak jump someone's bones
seks yapmak have it off
seks yapmak make whoopee
seks yapmak boff
seks yapmak have a naughty
seks yapmak get one's end away
seks yapmak get one's leg over
seks yapmak have a go at it
seks yapmak have one's end away
seks yapmak make out
seks yapmak do it
seks yapmak smush
seks yapmak lie with
seks yapmak screw
seks yapmak love
seks yapmak hump
seks yapmak roll in the hay
seks yapmak jazz
seks yapmak sleep with
seks yapmak fuck
seks yapmak get laid
seks yapmak get screwed
seks yapmak eff
seks yapmak bonk
seks yapmak have intercourse
seks yapmak için yapılan arama booty call
seyyar seks odası shagging wagon
uçakta seks partisi mile high club
uluorta seks dogging
uyuşturucu için seks yapan kimse tweaker (rap slang)
uyuşturucu karşılığı seks yapan kadın strawberry
yatmak (seks) roger
yavaş sakso/oral seks slow blow
Law
cezaevinde para karşılığı seks yapan mahkum sister
erkeğe oral seks yapmak fellate
seks suçlusu sex offender
Tourism
seks turizmi sex tourism
Computer
sanal seks net sex
sanal seks computer sex
sanal seks internet sex
sanal seks cybersex
Medical
idrar ile seks arzusu duyan undinism
idrar ile seks arzusu duyma urophilia
idrar ile seks arzusu duyma urolagnia
plazma seks hormon düzeyleri plasma sex hormone levels
seks bağlantılı hastalık x-linked disease
seks hormon bağlayıcı protein konsantrasyonu sex hormone binding globulin concentration
seks hormon preparatları sexual hormone preparations
seks hormonları sex steroids
seks hormonları sex hormones
seks hormonları gonadal steroids
seks hormonu sex hormone
seks hormonu bağlayan protein sex hormone bindglobuline
seks hormonu bağlayıcı globulin sex hormone-binding globulin (shbg)
seks hormonu bağlayıcı globulin sex hormone binding globuline
seks kord stromal tümörler sex-cord stromal tumours
seks kord tümörler sex cord tumors
seks kromozom anöploidileri sex chromosome aneuploidies
seks yoluyla bulaşan hastalık sexually transmitted disease
Psychology
seks korkusu genophobia
seks orucu sexual abstinence
Pathology
ayrılmamış seks indeterminate sex
seks kromozomu mosaisizmi sex chromosome mosaicism
yapısal olarak anormal seks kromozomu structurally abnormal sex chromosome
Biology
erkek seks hormonu male sex hormone
Marine Biology
seks oranı sex ratio
Social Sciences
evlilik öncesi seks premarital sex
evlilik öncesi seks sex before marriage
evlilik öncesi seks pre-marital sex
seks işçiliği prostitution
seks yanlısı feminizm pro-sex feminism
seks yanlısı feminizm sex-radical feminism
seks yanlısı feminizm sex-positive feminism
seks yanlısı feminizm sexually liberal feminism
seks-pozitif feminizm sex-radical feminism
seks-pozitif feminizm sex-positive feminism
seks-pozitif feminizm pro-sex feminism
seks-pozitif feminizm sexually liberal feminism
Cinema
gerçek seks sahnesi unsimulated sex scene
gerçek seks sahnesi non-simulated
gerçek seks sahnesi non-simulated sex scene
seks filmi pornographic film
seks filmi blue film
seks filmi erotic movie
simüle edilmemiş seks sahnesi non-simulated sex scene
simüle edilmemiş seks sahnesi non-simulated
simüle edilmemiş seks sahnesi unsimulated sex scene
British Slang
(genelde eşcinseller) topluma açık bir yerde seks yapmak cottage
(genellikle seks amacıyla) iki ayrı odanın duvarının delinerek oluşturulmuş delik glory hole
(irlanda argosunda) seks yapmak feek
(kadına) oral seks carpet munching
(kadına) oral seks yapan kimse carpet muncher
(önüne gelenle) seks yapmak sow one's oats
(özellikle geceleyin) seks amacıyla bir başkasının evine gitmiş kimse dirty stop-out
alelacele genellikle ayakta yapılan seks knee trembler
anal seks yapmak take a stroll/trip down bournville boulevard
bir erkek iki kadının yaptığı seks sausage sandwich
bir erkek iki kadınlı grup seks sausage sandwich
biriyle seks yapmak smash someone's pasty
elbiseleri çıkartmadan seks yapmak dry hump
elbiseleri çıkartmadan yapılan seks dry humping
erkek çoğunluklu seks partisi sausage fest
erkek çoğunluklu seks partisi sausage party
grup seks moresome
grup seks spit roasting. spit roast
grup seks roasting
grup seks daisy chain
hamile kalma amacıyla seks yapan kimse sperm bandit
iki erkek ve bir kadın arasında yapılan grup seks spit roast
kadına oral seks yapmak eat out
kısa bir seks quickie
masada seks table-ender
normal seks vanilla (gay usage)
oral seks bj
oral seks gobble
oral seks yapmak plate
önden seks easy pink
regl döneminde yapılan oral seks rainbow kiss
seks arayışı tomming
seks arkadaşı trade (gay use)
seks arkadaşı fuck buddy
seks dergisi girlie mag
seks için yalvarma begging for it
seks manyağı gibi davranmak have a mind like a sewer
seks partneri trade (gay use)
seks partneri bulmak amacıyla gidilen mekan meat market
seks yapıyor olmak be making the beast with two backs
seks yapmak bump tummies
seks yapmak root
seks yapmak bonk
seks yapmak slip (someone) a length
seks yapmak tup
seks yapmak shag
seks yapmak grind
seks yapmak bump uglies
seks yapmak hide the salami
seks yapmak shaft
seks yapmak get one's rocks off
seks yapmaya/sevişmeye değer worth a squirt (london use/ late 1990s)
toplum içinde yapılan seks dogging
üçlü seks sandwich
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks brachioproctic insertion
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks brachiovaginal
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks handballing
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks fisting
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks fist-fucking
yumruğu vajinaya sokarak yapılan seks fist-fuck