when: - Türkisch Englisch Wörterbuch

when:

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Bedeutungen, die der Begriff "when:" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
when adv. ne zaman
when? adv. ne zaman?
when conj. iken
General
period when the courts are closed n. adli tatil
when n. zaman
exert one's strength when bearing a child or defecating v. ıkınmak
fail to pay the invoice when due v. faturanın gününü geçirmek
know when one is not wanted v. istenmediğini bilmek
quit when you are on top v. zirvede bırakmak
when then adv. her ne zaman olsa
since when adv. ne zamandan beri
no matter when adv. ne zaman olursa olsun
at the time when adv. vaktaki
when then adv. o zaman
until when adv. ne zamana kadar
until when adv. o zamana kadar
when? adv. ne zaman?
when there adv. orada
no matter when adv. her ne zaman olursa olsun
when the time comes adv. zaman geldiğinde
when there adv. her nerede olsa
when occasion serves adv. fırsat düşünce
as and when required adv. gerektiğinde ve gerektikçe
when adv. ne vakit
regardless when adv. ne zaman olduğuna bakmayarak
when required adv. gereğinde
when necessary adv. sırasında
until when adv. ne zamana kadar?
since when adv. o zamandan beri
when desired adv. dilediğinde
when there is a need adv. ihtiyaç halinde
when there is a need adv. ihtiyaç olduğunda
when there is a need adv. ihtiyaç duyulduğunda
when adv. ne zaman
when examined adv. bakıldığında
when analyzed adv. incelendiğinde
when needed adv. gerekli olduğunda
when possible adv. olası olduğunda
when required adv. gerekli olduğunda
when needed adv. gerekli olunca
when needed adv. gerektiğinde
when required adv. gerekli olunca
when required adv. gerektiğinde
when taking into consideration adv. dikkate alındığında
when taking into consideration adv. nazara alındığında
when considered adv. dikkate alındığında
when considered adv. düşünüldüğünde
when it is considered adv. dikkate alındığında
when it is considered adv. düşünüldüğünde
only when adv. ancak o zaman
only when adv. ancak o vakit
when conditions are suitable adv. koşullar münasip olduğunda
when conditions are suitable adv. şartlar uygun olduğunda
when required adv. gerektiği zaman
when required adv. ihtiyaç duyulduğu zaman
when needed adv. ihtiyaç duyulduğu zaman
when needed adv. gerektiği zaman
when it is taken into consideration adv. dikkate alındığında
when they grace us with their presence adv. teşrif buyurduklarında
barely...when adv. -er...-mez
where and when adv. nerede ve ne zaman
scarcely when adv. -er
scarcely when adv. -emez
hardly.... when adv. -maz
hardly.... when adv. -r
when you arrive adv. vardığında
when you arrived adv. vardığında
when adv. -diği zaman
when adv. -ebiliyorken
when adv. -diğinde
when adv. (mümkün olduğu) halde
when adv. -ince
when adv. -dığında/-diğinde
when adv. sırasında
regardless of when prep. ne zaman olduğuna bakmayarak
when intending to prep. derken
as and when conj. ne zaman
when conj. vakit
when conj. sırasında
when conj. (mümkün olduğu) halde
when conj. (olması gerektiği) halde
even when conj. -de dahi
when conj. -diği (gün)
when conj. -de
when conj. -ince
when conj. -ebiliyorken
when conj. -ması gerektiği halde
when conj. -ken
when conj. -diği zaman
when conj. -diğinde
when conj. -diğine göre
when conj. -dığı zaman
when conj. -ınca
when (something to happen) conj. olduğu zaman
when conj. -dığında
when conj. -dığında/-diğinde
even when conj. -dığı zaman bile
when conj. hangi zaman
when conj. hangi vakit
when conj. şu anda
when conj. şu sırada
hit a man when he's down! interj. vur abalıya!
Phrasals
when (one's) boat comes in expr. talih yüzüne güldüğünde
when (one's) ship comes in expr. talih yüzüne güldüğünde
when (one's) boat comes in expr. talihi/şansı döndüğünde
when (one's) boat comes in expr. paraya kavuştuğunda
when (one's) boat comes in expr. bir düze çıkayım
when (one's) boat comes in expr. köşeyi döndüğünde
when (one's) ship comes in expr. bir düze çıkayım
when (one's) ship comes in expr. köşeyi döndüğünde
when (one's) ship comes in expr. talihi/şansı döndüğünde
when (one's) ship comes in expr. paraya kavuştuğunda
Phrases
when not otherwise specified n. aksi belirtilmedikçe
when occasion serves expr. gereğinde
when one thinks expr. düşünüldüğü zaman
when convenient expr. uygun zamanda
when examining expr. bakacak olursak
when the chips are down expr. zora düşüldüğünde
when all is said and done expr. en son
when occasion serves expr. fırsat olunca
when first seen expr. ilk görüldüğünde
when due expr. zamanında
when it comes to the push expr. sorun ciddileşirse
when the need arises expr. ihtiyaç halinde
when the need arises expr. ihtiyaç duyulduğunda
when needs be expr. gerektiğinde
when the need arises expr. ihtiyaç olduğunda
when the need arises expr. gereksinim doğduğunda
when needs be expr. ihtiyaç olduğunda
when needs be expr. ihtiyaç halinde
when the need arises expr. gereksinim olduğunda
when examining expr. bakıldığında
when appropriate expr. yeri geldiğinde
when necessary expr. gerekli olunca
when necessary expr. gerektiğinde
when due expr. vadesinde
when considered from this point of view expr. bu açıdan bakıldığında
when viewed from this aspect expr. bu açıdan bakıldığında
when the occasion arises expr. sırası geldikçe
when the occasion arises expr. yeri geldikçe
when considering expr. dikkate alındığında
when considering expr. nazara alındığında
when it comes to expr. söz konusu olduğunda
when taken into account expr. dikkate alındığında
when it is taken into account expr. dikkate alındığında
when it is taken into account expr. düşünüldüğünde
when taken into account expr. düşünüldüğünde
when it is thought expr. düşünüldüğünde
when we consider expr. göz önünde bulundurduğumuzda
when we consider expr. göz önünde bulundurursak

Bedeutungen, die der Begriff "when:" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 1 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Colloquial
who, what, where, when, why ve how'dan sonra kullanılan vurgu ifadesi in blue blazes? expr.