iken - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

iken



Bedeutungen von dem Begriff "iken" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 12 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
iken while conj.
General
iken in adv.
iken meanwhile adv.
iken meantime adv.
iken during prep.
iken when conj.
iken as conj.
iken whereas conj.
iken even as conj.
iken as conj.
Speaking
iken what time
Technical
iken whilst

Bedeutungen, die der Begriff "iken" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 43 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
ham iken boyamak ingrain v.
birinin sorumluluğunda iken ölmek die on someone v.
balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak calver [old-fashioned] v.
ham iken boyama engraining n.
yumuşak halde iken deliklerden geçirilen demir çubuklar extruded rods n.
köpek podyumda iken, köpeğin dikkatini çekip hareketlerine yön verilmesi double handling n.
böyle iken anyhow adv.
hal böyle iken with this adv.
havada iken on the fly adv.
ölmek üzere iken at the point of death adv.
ölmek üzere iken in extremis adv.
yabancılarla iken in polite company (in formal settings) adv.
devam etmekte iken in the middle of prep.
hal böyle iken and yet conj.
iken (belirli bir şeyi yapar) over conj.
-iken while conj.
iken bile even as conj.
-iken dahi even while conj.
Phrases
hazır bu iş üzerinde iken while we are at it
-iken just as
Proverb
ağaç yaş iken eğilir as the twig is bent so is the tree inclined
Colloquial
durum uygun iken while the going is good
Idioms
sarhoş iken in one's cups
biri görev/vazife başında iken on someone's watch
Speaking
mademki öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together
madem öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together
hava güneşli iken when it's sunny
Slang
(eşi/sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip sport coat
(eşi/sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip sport's coat
Trade/Economic
satıcılar çok sayıda iken birkaç büyük alıcının piyasaya egemen olduğu ve fiyat üzerinde belirli bir denetim gücüne sahip bulunduğu piyasa yapısı oligopsony
stok halinde iken dağıtım issue while in stock
Law
bir dava görülmekte iken during litigation
bir dava görülmekte iken pendente lite
Technical
demirin sıcak iken dövülmesi forging
motor soğuk iken çalıştırma cold start
tam yükte iken devreden ayırma cut-off from full-load
Computer
boşta iken when idle
Automotive
taşıtın motoru vites kutusundan ayrılmış durumda iken sürülmesi coasting
(janta takılı iken) maksimum kesit genişliği maximum overall section width
Aeronautic
havada iken çarpışmayı önleyici sistem airborne collision avoidance system
Marine
ay hilal konumunda iken gözlenen küçük gel-git neap tide
Military
yakıt alan uçağın tankerin arkasında kontak pozisyonda iken içinde kalması gereken bölge limitleri air refuelling envelope
Sport
bir bacak önde bir bacak arkada kalça squat pozisyonunda iken zıplayarak öndeki bacağın arkaya arkadaki bacağın da öne doğru çekilmesi jumping lunge