iken - Türkçe İngilizce Sözlük

iken

"iken" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 19 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
iken while bağ.
Labour costs are high while at the same time there is considerable unemployment in Europe.
Avrupa'da önemli ölçüde işsizlik var iken iş gücü maliyetleri de yüksektir.

More Sentences
iken when bağ.
In many ways it marks another stage down the road begun by Willy Brandt when he was mayor of Berlin.
Birçok açıdan Willy Brandt'ın Berlin Belediye Başkanı iken başlattığı yolda yeni bir aşamaya işaret ediyor.

More Sentences
Genel
iken as bağ.
The situation being as it is, I will make two proposals.
Durum böyle iken, iki öneride bulunacağım.

More Sentences
iken whereas bağ.
Whereas the Bitcoin blockchain was purely a list of transactions, Ethereum’s basic unit is the account.
Bitcoin blok zinciri tamamen bir işlem listesi iken, Ethereum'un temel birimi hesaptır.

More Sentences
iken as bağ.
The situation being as it is, I will make two proposals.
Durum böyle iken, iki öneride bulunacağım.

More Sentences
Teknik
iken whilst bağ.
The former is a synthetic market directive, whilst this directive on cogeneration is financial/technical.
Birincisi sentetik bir piyasa direktifi iken, kojenerasyona ilişkin bu direktif mali/teknik bir direktiftir.

More Sentences
Genel
iken in zf.
iken meanwhile zf.
iken meantime zf.
iken therewhile [obsolete] zf.
iken therewhilst [obsolete] zf.
iken during ed.
iken even as bağ.
iken whenas bağ.
iken whiles bağ.
iken whilom bağ.
iken gin [dialect] bağ.
Konuşma
iken what time expr.
Eski Kullanım
iken whiles [scotland] zf.

"iken" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 63 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
ham iken boyama engraining i.
yumuşak halde iken deliklerden geçirilen demir çubuklar extruded rods i.
köpek podyumda iken, köpeğin dikkatini çekip hareketlerine yön verilmesi double handling i.
uzun saçlı birinin lakabı iken sonradan soyadına dönüşmüş bir ifade fairfax i.
ham iken boyamak ingrain f.
birinin sorumluluğunda iken ölmek die on someone f.
balığı henüz canlı iken kesip hazırlamak calver [old-fashioned] f.
(kanıt düzeyi yetersiz iken) önceden hüküm vermek prejudicate [obsolete] f.
havada iken on the fly zf.
hal böyle iken with this zf.
böyle iken anyhow zf.
ölmek üzere iken in extremis zf.
ölmek üzere iken at the point of death zf.
yabancılarla iken in polite company (in formal settings) zf.
-iken along zf.
seyahatte iken out zf.
seyahatte iken out zf.
devam etmekte iken in the middle of ed.
iken (belirli bir şeyi yapar) over bağ.
hal böyle iken and yet bağ.
-iken while bağ.
iken bile even as bağ.
-iken dahi even while bağ.
hal böyle iken only bağ.
–iken whilst bağ.
Öbek Fiiller
-iken ölmek die in f.
sorumluluğunda iken ölmek die on f.
İfadeler
hazır bu iş üzerinde iken while we are at it expr.
-iken just as expr.
Atasözü
ağaç yaş iken eğilir as the twig is bent so is the tree inclined
Konuşma Dili
durum uygun iken while the going is good expr.
Deyim
(eşlik eden gemi kendi güzergahında seyirde iken) tiramola etmek split tacks f.
sarhoş iken in one's cups expr.
biri görev/vazife başında iken on someone's watch expr.
Konuşma
madem öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together expr.
mademki öyle bir düşüncen vardı niye biz beraber iken söylemedin since you had such thoughts why didn't you let me know while we were together expr.
hava güneşli iken when it's sunny expr.
hal böyle iken and yet expr.
Ticaret/Ekonomi
satıcılar çok sayıda iken birkaç büyük alıcının piyasaya egemen olduğu ve fiyat üzerinde belirli bir denetim gücüne sahip bulunduğu piyasa yapısı oligopsony i.
stok halinde iken dağıtım issue while in stock i.
fayda-maliyet analizinde analizi yapılan program var iken ortaya çıkan sonuçlar ile program yokken ortaya çıkan sonuçların değerlendirilmesi ilkesi with-without principle i.
Hukuk
bir dava görülmekte iken pendente lite i.
bir dava görülmekte iken during litigation expr.
Teknik
demirin sıcak iken dövülmesi forging i.
motor soğuk iken çalıştırma cold start i.
tam yükte iken devreden ayırma cut-off from full-load i.
(gözlemcinin bakış açısı spiral dışında iken) saat yönüne dönen sinistrorsal s.
(gözlemcinin bakış açısı spiral dışında iken) saat yönüne dönen sinistrorse s.
Bilgisayar
boşta iken when idle expr.
Otomotiv
taşıtın motoru vites kutusundan ayrılmış durumda iken sürülmesi coasting i.
(janta takılı iken) maksimum kesit genişliği maximum overall section width i.
Havacılık
havada iken çarpışmayı önleyici sistem airborne collision avoidance system i.
Denizcilik
ay hilal konumunda iken gözlenen küçük gel-git neap tide i.
Medikal
gebe iken gebe kalınması durumu superimpregnation i.
Fizyoloji
zaten gebe iken gebe kalınması durumu superconception i.
Geometri
yarıçap bir iken sinüs değerlerini ifade eden ondalık sayılar natural sines i.
Biyoloji
gebe iken gebe kalınması durumu superfoetation i.
Dilbilim
(sesli harf) dil aşağıda iken üretilen low s.
Dini
kilisede iken kadının başını örtmesi yükümlülüğü exousia i.
Askeri
yakıt alan uçağın tankerin arkasında kontak pozisyonda iken içinde kalması gereken bölge limitleri air refuelling envelope i.
Spor
bir bacak önde bir bacak arkada kalça squat pozisyonunda iken zıplayarak öndeki bacağın arkaya arkadaki bacağın da öne doğru çekilmesi jumping lunge i.
Argo
(eşi/sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip sport's coat i.
(eşi/sevgilisi uzakta iken) kadının birlikte olduğu tip sport coat i.