originals - Turkish English Dictionary

originals

Meanings of "originals" in Turkish English Dictionary : 57 result(s)

English Turkish
Common Usage
original adj. özgün
We must now develop original forms of cooperation, whilst respecting the freedoms and desires of each EU nation.
Şimdi her bir AB ülkesinin özgürlüklerine ve arzularına saygı duyarak özgün işbirliği biçimleri geliştirmeliyiz.

More Sentences
original adj. orijinal
The original idea of producing annual financial plans seemed excessively restrictive.
Yıllık mali planların hazırlanması yönündeki orijinal fikir aşırı derecede kısıtlayıcı görünmekteydi.

More Sentences
original adj. asıl
So we have not succeeded in our original aim of maintaining the population in rural areas.
Dolayısıyla kırsal alanlardaki nüfusu muhafaza etme yönündeki asıl amacımızda başarılı olamadık.

More Sentences
original n. asıl
If that is the case, we should make adjustments but continue to bear in mind the original aim of the regulation.
Eğer durum buysa, düzenlemeler yapmalı ancak düzenlemenin asıl amacını göz önünde bulundurmaya devam etmeliyiz.

More Sentences
General
original n. asıl metin
Ali learnt the Persian language to be able to read the The Mathnawi of Jalaluddin Rumi in original text.
Ali, Mevlana'nın Mesnevisini asıl metninden okuyabilmek için Farsça öğrendi.

More Sentences
original n. başlangıç
I am also pleased to see that little has been changed from the original objectives of reform.
Reformun başlangıçtaki hedeflerinden çok az şey değiştirildiğini görmekten de memnuniyet duyuyorum.

More Sentences
original n. şahsiyet
You are an original masterpiece.
Çok müstesna bir şahsiyetsin.

More Sentences
original n. orijinal
The Commission, for its part, will encourage a return to the original spirit of the G8 summits.
Komisyon ise G8 zirvelerinin orijinal ruhuna geri dönülmesini teşvik edecektir.

More Sentences
original adj. orijinal
That original agenda is one which may embarrass some individual countries, but the action programme is now there.
Bu orijinal gündem bazı ülkeleri utandırabilecek bir gündemdir, ancak eylem programı artık mevcuttur.

More Sentences
original adj. ilk
The original proposed amendment increases the thresholds from 10% to 25%.
Önerilen ilk değişiklik eşikleri %10'dan %25'e çıkarmaktadır.

More Sentences
Trade/Economic
original n. orijinal kopyası
Subtle differences in tone discriminate the original from the copy.
Tonlamadaki ince farklılıklar orijinali kopyadan ayırır.

More Sentences
original adj. asıl
That was its original aim and remains its essential nature.
Bu onun asıl amacıydı ve temel niteliği olmaya devam etmektedir.

More Sentences
Law
original adj. asıl
I welcome the Council's response to the original question.
Konseyin asıl soruya verdiği yanıtı memnuniyetle karşılıyorum.

More Sentences
General
original n. ilginç tip
original n. kaynak
original n. organizatör
original n. orijinal kimse
original n. asıl nüsha
original n. özgün canlı
original n. bir şeyin ilk biçimi
original n. kopyalanan model
original n. kopyalanan desen
original n. kopyalanan arketip
original n. asıl baskı
original n. ilk baskı fotoğraftakiler
original n. resimdekiler
original n. kendisinden kopyalar üretilen resim veya eser
original n. yenilikçi
original n. yenilik yapan kimse
original n. mucit
original n. eksantrik kimse
original n. asıl baskı olan posta pulu
original n. tuhaf kimse
original n. meraklı kimse
original n. karakter
original adj. esas
original adj. gerçek
original adj. zati
original adj. hakiki
original adj. düzenleyen
original adj. değişik
original adj. kopya olmayan
original adj. başlangıçtaki
original adj. asli
original adj. yaratıcı
original adj. el değmemiş
original adj. yeni
original adj. kendine özgü
original adj. menşeye ait
original adj. kökensel
Trade/Economic
original adj. aslı
Archaic
original n. ebeveynlik
original n. soy
original n. nesil
original n. ana-babalık
original n. yazar
original n. yaratıcı

Meanings of "originals" with other terms in English Turkish Dictionary : 269 result(s)

English Turkish
General
original purpose n. asıl amaç
The original purpose of the Directive was to avoid distortions in trade.
Direktifin asıl amacı ticarette çarpıklıkları önlemekti.

More Sentences
very original adj. çok orijinal
Tom's design is very original.
Tom'un dizaynı çok orijinaldir.

More Sentences
Technical
original sound n. orijinal ses
For the whole week we have been unable to hear the original sound out of this system.
Bütün hafta boyunca bu sistemden orijinal sesi duyamadık.

More Sentences
General
original sin n. ilk günah
original capital n. ana sermaye
original turkish people in turkey n. anadolu türkü
original copy n. esas kopya
original text n. asli nüsha
original turkish people in turkey n. türkmen
original sin n. doğuştan olan günah
original inhabitants n. yerliler
original contract n. esas mukavele
true copy of the original n. aslının aynı
exact copy of the original n. aslının aynısı
true and exact copy of the original document n. aslının aynı
true and exact copy of the original document n. aslının aynısı
exact copy of the original n. aslının aynı
true copy of the original n. aslının aynısı
original identity n. özgün kimlik
true copy of the original n. aslı gibidir
the original and the copy n. aslı ve fotokopisi
original sin n. büyük yanlış
original sin n. ölümcül hata
be a true copy of the original v. aslının aynısı olmak
be an exact copy of the original v. aslının aynısı olmak
be original v. özgün olmak
return to the original owner v. asıl sahibine geri vermek
return to the original owner v. asıl sahibine iade etmek
restore to the original state v. orijinal durumuna getirmek
published as original (paper/article) adj. aslı gibi basılan
issued as original adj. aslı gibi basılan
printed as original adj. aslı gibi basılan
same as original adj. aslının aynısı
same as original adj. aslının aynı
in the original position adv. yerli yerinde
in accordance with the original text adv. aslına uygun
og (original) abrev. orijinal
og (original) abrev. asıl
Phrases
appropriate to the original expr. aslına uygundur
Idioms
original character n. orijinal karakter
original character n. asıl/kaynak metnin özellikleri
original character n. ilk halindeki özellikler
original character n. özgün nitelikler
Speaking
you still haven't answered my original question expr. asıl soruma cevap vermedin
Trade/Economic
original capital n. ana sermaye
original capital n. asıl sermaye
depreciated original cost n. amorti olmuş esas maliyet
depreciated original cost n. amortize edilmiş gerçek maliyet
original auditor n. asıl denetçi
original inspector n. asıl denetçi
original ship’s commercial n. asıl manifesto
original manifest n. asıl manifesto
original copy n. asıl nüsha
original manuscript n. asıl nüsha
original inhabitants n. asıl oturanlar
original inhabitants n. asıl sakinler
original member n. asıl üye
original acquisition n. aslen iktisap
original acquisition n. asli iktisap
original copy n. asli nüsha
original capital n. başlangıç sermayesi
original repayment period n. başlangıçtaki geri ödeme süresi
original investment n. başlangıç sermayesi
original document n. belgenin aslı
original capital n. başlangıç sermayesi
original copy n. birinci nüsha
original bill n. ciro edilmeden satılan poliçe
original bill n. cirodan önce satılan poliçe
original bill n. cirodan önce satılan senet
original bill n. cirodan önce alınıp satılan poliçe
original entry n. defterlere geçirilecek gerçek kayıtlar
original entry n. deftere geçirilecek gerçek kayıt
original process n. dava dilekçesini içeren tebligat
original acquisition n. dolaysız iktisap
original copy n. esas kopya
original capital n. esas sermaye
original insurer n. esas sigortacı
original invoice n. fatura aslı
original cost n. fiili maliyet
original cost n. gerçek maliyet
original entry n. gerçek kayıt
original invoice n. gerçek fatura
original capital n. hakiki sermaye
original issue stock ilk n. hisse senetleri
the original receipt for payment n. harcın yatırıldığına dair makbuz aslı
original invoice n. hakiki fatura
the original payment receipt n. harcın yatırıldığına dair makbuz aslı
original cost n. hakiki maliyet
original markup n. ilk satış karı
original capital n. ilk sermaye
original signed document n. ıslak imzalı belge
original signature n. ıslak imza
original cost n. iktisap maliyeti
original balance n. ilk bakiye
book of original entry n. ilk giriş kaydının yapıldığı defter
original share n. ilk hisse senedi
original maturity n. ilk ihraç tarihindeki vade
original bill n. ilk biçimindeki senet
original issue discount debt n. ilk ihraç ıskontolu borç
original data n. ilk el veriler
original purchaser n. ilk alıcı
original charter n. ilk imtiyaz
value as in original policy n. kıymet
available original tranche b commitment n. kullanılabilir orijinal b dilimi taahhüdü
original investment n. kuruluş sermayesi
original capital n. kuruluş sermayesi
depreciated original cost n. muhasebe değeri
original price n. menşe fiyatı
original tranche b advance n. orijinal b dilimi avansı
original design manufacturing n. orijinal tasarım imalatı
an advance under the original tranche b n. orijinal b dilimi kapsamındaki bir avans
original invoice n. orijinal fatura
original ltv ratio n. orijinal dkk oranı
original equipment manufacturer (oem) n. orijinal malzeme üreticisi
original manuscript n. orijinal metin
original manifest n. orijinal manifesto
original cost n. orijinal maliyet
original receipt n. orijinal makbuz
original budget n. orijinal bütçe
original capital n. orijinal sermaye
original design manufacturer n. özgün tasarım üreticisi
original design manufacturer n. özgün tasarım imalatçısı
original share n. sermaye hisse senedi
original issue stock n. şirketin ilk ortaklarına verilen hisse senedi
original issue stock n. şirket hissedarlarına verilen ilk hisse senetleri
original cost n. tik maliyet
original entry n. (defterlere geçen) gerçek kayıt
present the original receipt v. dekont ibraz etmek
true copy of the original expr. aslının aynısıdır
same as original expr. aslının aynısıdır
true copy of the original expr. aslı gibidir
same as original expr. aslı gibidir
same as original expr. aslının aynıdır
same as the original expr. aslı gibidir
i certify this to be a true copy of the original expr. aslı görülmüştür (ibaresi)
i certify this to be a true copy of the original expr. aslının aynısıdır (ibaresi)
Law
court of original jurisdiction n. adli yargı ilk derece mahkemesi
original action n. asıl dava
original jurisdiction n. alt mahkemenin yargı yetkisi
original acquisition n. aslen iktisap
original acquisition n. aslen kazanma
original acquisition n. asli iktisap
original copy n. asli nüsha
original possession n. asli zilyetlik
original jurisdiction n. bidayet mahkemesi yargı hakkı
original evidence n. esas delil
restoration to original condition n. eski durumuna getirme
original evidence n. esas kanıt
restoration to original condition n. eski haline getirme
original work n. eser aslı
owner of the original work n. eser aslının maliki
possessor of the original work n. eser aslının zilyedi
original state n. itibar emri
original jurisdiction n. ilk mahkeme yetkisi
original jurisdiction n. ilk yargı yetkisi
original of judgment n. kararın aslı
original evidence n. orijinal kanıt
original evidence n. orijinal delil
composer of original music n. özgün müzik bestecisi
original of deed n. senedin aslı
Politics
original acts n. asıl belgeler
original members n. asil üyeler
original appearance n. orijinal görünüm
original work of art n. özgün eser
original acts n. temel işlemler
Insurance
original reinsurance treaty n. asli reasürans tretesi
original gross rate n. asli brüt fiyat
original gross premium n. asli brüt prim
original gross premium income n. asli brüt prim geliri
original terms n. asli hükümler
original conditions n. asli koşullar
original net rate n. asli net fiyat
original net retained premium income n. asli net konservasyon prim geliri
original net premium n. asli net prim
original slip n. asli slip
original conditions n. asli şartlar
gross original premium n. brüt asli prim
gross original rate n. brüt asli fiyat
net original rate n. net asli fiyat
Media
original edition n. özgün baskı
oc (original content) n. orijinal içerik
Technical
original signal n. başlangıç sinyali
original crack size n. çatlağın ilk büyüklüğü
original ground surface n. doğal zemin yüzeyi
original raw materials n. el değmemiş hammadde
original position n. ilk vaziyet
original signal n. imgesi
original negative n. orijinal negatif
original container n. orijinal şişe
original structure n. orijinal yapı
original equipment manufacturer n. orijinal ekipman imalatçısı
original equipment n. orijinal ekipman
original positive n. orijinal pozitif
original connection n. orijinal bağlantı
original package n. orijinal ambalaj
original equipment manufacturer n. orijinal malzeme üreticisi
original crack size n. özgün çatlak büyüklüğü
original mineral n. özgün mineral
original document n. özgün belge
original contribution n. özgün katkı
original carrier frequency n. özgün taşıma frekansı
original length of the member n. öğenin orijinal boyu
original rock line n. tabii kaya hattı
original ground line n. tabii zemin hattı
original ground level n. tabii zemin seviyesi
original ground n. tabii zemin
level-original ground n. tabii zemin seviyesi
original ground surface n. tabii zemin sathı
oar (original aspect ratio) abrev. asıl boy-en oranı
Computer
original signal, image n. başlangıç sinyali, imgesi
double original size n. çift özgün boyut
original content n. orijinal içerik
original content n. özgün içerik
original setting n. özgün ayar
original file n. özgün dosya
original name n. özgün adı
original value n. özgün değer
original format n. özgün biçim
original data type n. özgün veri türü
original configuration n. özgün yapılandırma
original size n. özgün boyut
original document n. özgün belge
original file name n. özgün dosya adı
original usn n. özgün usn
original path n. özgün yol
original filename n. özgün dosya adı
original contribution n. özgün katkı
original or xp n. özgün ya da xp
original sound n. özgün ses
original location n. özgün konum
confirm multiple split from original expr. özgünden çoklu ayırmayı onayla
split from original expr. özgünden ayır
relative to original picture size expr. özgün resim boyutlarına göre
keep original formatting expr. özgün biçimi koru
find original expr. özgününü bul
confirm split from original expr. özgünden ayırmayı onayla
open original expr. özgün olanı aç
op (original poster) abrev. gönderiyi paylaşan
op (original poster) abrev. internet forumlarında gönderiyi paylaşan kişiyi belirtmek için kullanılan kısaltma
Telecom
original equipment manufacturer n. özgün teçhizat üreticisi
Textile
original pattern n. baz kalıp
Automotive
original equivalent part n. eşdeğer yedek parça
original finish n. orijinal boya
original equipment n. orijinal donanım
original production years old n. orijinal üretim yaşı
original equipment n. orijinal yedek parça
original equipment manufacturer n. orijinal yedek parça imalatçısı
original equipment sales n. otomotiv endüstrisi satışları
Medical
original product n. orijinal
original product n. özgün ürün
Printing
original print n. özgün baskı
Linguistics
original source language n. özgün kaynak dil
original source language n. orijinal kaynak dil
Environment
original topography n. orijinal topografya
Geography
original forest n. ilk orman
Geology
principle of original horizantalness n. orijinal yataylık prensibi
Military
original destination n. esas varış noktası
Music
original series soundtrack n. dizi müziği
music from the original series n. dizi müziği
Cinema
original-language print n. ana kopya
original negative n. ana negatif
original camera negative n. boş sinema filmi
original camera negative n. ham film
ova (original video animation) abrev. orijinal video animasyonu
ova (original video animation) abrev. ev videosu formatında olan anime filmler
ost (original soundtrack) abrev. orijinal film müziği
Slang
o.g (original gangster) n. bir çetede kendini kanıtlayan kişi
original gangster n. bir çetede kendini kanıtlayan kişi
an original gangster n. gerçek bir gangster