çok olmak - Turkish English Dictionary
History

çok olmak



Meanings of "çok olmak" in English Turkish Dictionary : 9 result(s)

Turkish English
General
çok olmak abound v.
çok olmak go too far v.
çok olmak overstep the mark v.
çok olmak brim over v.
çok olmak overstep the limit v.
çok olmak mount up v.
çok olmak abound in v.
Phrasals
çok olmak pullulate with v.
çok olmak teem in v.

Meanings of "çok olmak" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

Turkish English
General
ile çok meşgul olmak be up to one's eyes in v.
çok fazla işi olmak have a lot on one's plate v.
çok yaygın olmak be rife v.
çok zeki olmak have a good head on one's shoulders v.
için çok zor olmak be too much for v.
çok öfkeli olmak foam at the mouth v.
çok öfkeli olmak be out of one's mind v.
çok rağbette olmak be much sought after v.
çok düşkün olmak dote on v.
bir şeyin içinde çok saygın bir yeri olmak be enshrined in v.
kendinden çok hoşnut olmak be in one's glory v.
çok arzuladığı bir şeyi arzulamaz olmak get something out of one's system v.
çok başarılı olmak go far v.
çok önemli olmak be of prime importance v.
çok zor bir durumda olmak be at bay v.
çok memnun olmak be very pleased to v.
kraldan çok kralcı olmak be more royalist than the king v.
sayıca çok olmak outnumber v.
çok memnun olmak be so pleased to v.
çok yüklü olmak (belirli bir şeyle) be weighed down with v.
çok yorgun olmak be fagged out v.
çok mutlu olmak overjoy v.
çok başarılı olmak go to town v.
eski halinden çok düşmüş olmak be a shadow of one's former self v.
çok ihtiyacı olmak cry for v.
çok meşgul olmak have one's hands full v.
faydadan çok zararı olmak do more harm than good v.
çok olmak (bir yerde) abound in v.
çok zor bir durumda olmak be in dire straits v.
çok önde olmak have a big lead v.
çok yakın olmak be hard by v.
çok üzgün olmak feel sick about v.
çok başarılı olmak (belirli bir konuda) shine v.
çok olmak (bir yerde) abound with v.
bitirilmeyi bekleyen çok sayıda görevi olmak have a lot on one's plate v.
çok heyecanlı olmak be all keyed up v.
çok yararlı olmak go a long way towards v.
çok sarhoş olmak be pissed v.
çok komik veya eğlenceli olmak be more fun than a barrel of monkeys v.
çok ciddi olmak mean business v.
çok zor bir durumda olmak be in desperate straits v.
çok azalmış olmak be at a low ebb v.
(olumsuz yönleri) çok olmak be beset by v.
çok öfkeli olmak seethe v.
çok paraya mal olmak cost an arm and a leg v.
çok neşesiz olmak be down in the dumps v.
çok değerli olmak be of great value v.
çok cömert olmak give someone the shirt off one's back v.
çok güç durumda olmak be in dire straits v.
çok çalışkan olmak be a hard worker v.
çok yakınında olmak be hard by v.
çok soğuk olmak (hava) be perishing v.
çok önemli olmak be of capital importance v.
çok bol olmak overflow v.
belirli bir alanda aniden çok başarılı olmak take someone by storm v.
bir konuda çok usta olmak be a past master at v.
(olumsuz yönleri) çok olmak be beset with v.
çok üzgün olmak feel sick at v.
çok şanslı olmak have the luck of the devil v.
çok seyrek olmak be few and far between v.
çok iyi bir şey olmak be quite something v.
çok acıkmış olmak be famished v.
sayıca çok olmak outnumber by v.
çok düşkün olmak dote up v.
en çok başarı kazanan biri olmak (bir konuda) run away with v.
çok süslenmiş olmak be dressed up fit to kill v.
çok zor bir durumda olmak be in a bad way v.
çok alıngan olmak have a chip on one's shoulder v.
çok endişeli olmak be worried sick v.
çok sayıda olmak flood v.
çok meşgul olmak hardly to have time to breathe v.
çok bilgisiz olmak be rather illiterate v.
çok bilgisiz olmak be highly ignorant v.
çok tembel olmak be very lazy v.
çok güzel olmak be very beautiful v.
çok güzel olmak be very pretty v.
çok içip sarhoş olmak get pissed out of one's mind v.
birşeyi yapmakta çok istekli olmak fall over oneself to do something v.
bir konuda çok ilgili olmak take an eager interest in v.
çok mutlu olmak be in seventh heaven v.
çok mutlu olmak be on a natural high v.
çok sevinçli olmak rejoice v.
çok hasta olmak be as sick as a dog v.
morali çok bozuk olmak be at rock bottom v.
çok tembel olmak be work-shy v.
-den çok üzgün olmak be all broken up over v.
-den çok üstün olmak be head and shoulders above v.
-den çok iyi olmak outclass v.
-den çok üstün olmak outclass v.
(sayıca) -den çok olmak outnumber v.
-den çok daha kalıcı olmak outlast v.
çok aç olmak famish v.
çok deneyimli olmak have been around v.
çok yönlü olmak be versatile v.
çok iyi olmak excel v.
çok iyi bir pozisyonda olmak fly high v.
çok yararlı bir etkisi olmak have a very beneficial effect v.
çok şanslı olmak be very lucky v.
çok aç olmak be starved v.
çok hakkı olmak have a good right v.
yapacak çok şeyi olmak have many things to do v.
yapacak çok şeyi olmak have a lot to do v.
yapacak çok şeyi olmak have lots of things to do v.
yapacak çok işi olmak have many things to do v.
yapacak çok işi olmak have a lot to do v.
yapacak çok işi olmak have lots of things to do v.
bir çok ortak özelliği olmak have a lot in common v.
yapacak çok az şeyi olmak have little to do v.
birden çok anlamı olmak have more than one meaning v.
birden çok anlama sahip olmak have many meanings v.
birden çok anlamı olmak have many meanings v.
birden çok anlama sahip olmak have more than one meaning v.
çok az ortak yönleri olmak have little in common v.
çok borcu olmak be in heavy debt v.
bir şey hakkında çok az bilgisi olmak know very little about something v.
çok yararlı olmak go a long way toward doing something v.
çok yararlı olmak go a long way in doing something v.
evlat edinmeye çok hevesli olmak be eager to adopt v.
çok baskı altında olmak be under a lot of pressure v.
role çok uygun olmak be great in the part v.
aklına koyduğu her şeyde çok iyi olmak be great at anything he/she sets one's mind to v.
çok güzel bir çift olmak make such a beautiful couple v.
yapılacak çok şey/şeyi olmak have a lot to do v.
çok fazla ilaç alıyor olmak be on a load of medication v.
bir konu hakkında çok az bilgisi olmak know very little about something v.
çok eski olmak be too old v.
çok eski olmak be very old v.
çok yaşlı olmak be very old v.
çok yaşlı olmak be too old v.
çok parası olmak have a lot of money v.
çok lezzetli olmak taste very good v.
eksisinden çok artısı olmak have more pluses than minuses v.
çok güçlü olmak be very strong v.
çok güçlü olmak be very powerful v.
yapması (çok) zor olmak be (very) hard to do v.
çok düşünceli olmak be very thoughtful v.
çok alıngan olmak be easily offended v.
anlatması/betimlemesi (çok) zor olmak defy description v.
çok cömert olmak be very generous v.
evlenmek için çok yaşlı olmak be too old to marry v.
çok etkili olmak be very effective v.
çok formda olmak be in great shape v.
çok iyi kondisyonda/durumda olmak be in great shape v.
çok başarılı olmak ace v.
çok fazla vakti olmak have a lot of time v.
çok mutlu olmak be very happy v.
çok fazla şikayet etmek/şikayetçi olmak/mızmızlanmak whine/complain a lot v.
bir çok ortak özelliği olmak have many things in common v.
çok aç olmak affamish [obsolete] v.
çok sayıda (...ya) sahip olmak abound with v.
Phrasals
çok yakında olmak close in v.
bir şey için çok tahrip edici/zararlı olmak murder on something v.
çok yorulmuş olmak be all in v.
çok hoşnut/memnun olmak delight in someone or something v.
Colloquial
çok yanlış/uygunsuz olmak/kaçmak be (just) not on v.
çok başarılı olmak ace it v.
araları çok bozuk olmak be at loggerheads v.
bebek sahibi olmak için çok çabalamak try very hard to have a baby v.
bir şeyi karşısındakine göre çok daha fazla yapmış olmak have [done/seen/had] more something than somebody has had hot dinners v.
çok bol olmak ten a penny v.
çok yetersiz olmak leave something to be desired v.
çok başarılı olmak go down big v.
çok önemli olmak matter to v.
çok yetersiz olmak leave a lot to be desired v.
çok başarılı olmak hit the big time v.
çok kötü olmak bite the big one v.
çok zalim olmak out-herod v.
çok başarılı olmak go over big v.
çok mutsuz olmak be down in the mouth v.
çok zor bir durumda olmak be up against it v.
çok başarılı olmak go down a bomb v.
çok kötü durumda olmak be up against it v.
çok yorgun olmak be half-dead v.
çok başarılı olmak go far v.
çok yetersiz olmak leave much to be desired v.
çok parası olmak/para kazanmak hit the big time v.
çok yetersiz olmak leave a great deal to be desired v.
çok deneyimli olmak be through the mill v.
işinde çok iyi olmak be very good at what he/she does v.
işinde çok ciddi olmak be all business v.
Idioms
çok dar olmak (yer) not have room to swing a cat v.
çok hevesli olmak catch fire v.
çok üzgün olmak tie oneself (up) in knots v.
çok endişeli olmak tie oneself (up) in knots v.
bir konuda çok iyi olmak be a great one for (doing something) v.
çok az bilgi sahibi olmak have a passing acquaintance with something v.
çok başarılı/karlı olmak be a roaring success v.
çok meşgul olmak be up to ninety v.
başı çok kalabalık olmak be up to ninety v.
çok kızgın olmak be at the boiling point v.
çok kısa özet niteliğinde olmak be in a nutshell v.
çok pahalıya mal olmak cost dear v.
çok yararlı olmak stand in stead v.
çok meşgul olmak have one's handful v.
kraldan çok kralcı olmak be more catholic than the pope v.
çok hoş/eğlenceli/komik olmak (one) is (just) too much v.
kraldan çok kralcı olmak be more catholic than the pope (himself) v.
çok farklı yerlerde olmak be miles apart v.
çok kolay olmak be (as) easy as one-two-three v.
çok hızlı olmak be fast on the draw v.
çok hızlı olmak be fast/quick on the draw v.
çok muhafazakar/tutucu olmak be more catholic than the pope (himself) v.
birbirlerinden çok uzakta olmak be miles apart v.
aralarında çok mesafe olmak be miles apart v.
çok farklı görüşlerde olmak be miles apart v.
biri için çok kıymetli olmak be the world to (one) v.
biri için çok kıymetli olmak be all the world to somebody v.
biri için çok kıymetli olmak mean all the world to somebody v.
çok güvenilir olmak be beyond suspicion v.
çok fakir olmak not have a penny to bless (oneself) with [old-fashioned] v.
çok fakir olmak not have a penny to bless yourself with v.
çok iyi/süper olmak be (the) bomb v.
çok iyi/süper olmak be the bomb [us] v.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be the world to (one) v.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be/mean (all) the world to somebody v.
çok meşgul/işi olmak be up to ninety v.
çok meşgul/işi olmak be up to your ears in something v.
suça çok açık olmak be wide open v.
çok büyük bir farkla ikinci olmak be a poor second [uk] v.
birinciyle/kazananla arasında çok fark olmak be a poor second [uk] v.
çok büyük bir farkla üçüncü olmak be a poor third [uk] v.
ilk ikiyle arasında çok fark olmak be a poor third [uk] v.
çok büyük bir farkla ikinci olmak come a poor second [uk] v.
birinciyle/kazananla arasında çok fark olmak come a poor second [uk] v.
çok büyük bir farkla üçüncü olmak come a poor third [uk] v.
ilk ikiyle arasında çok fark olmak come a poor third [uk] v.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be the world to (one) v.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak mean the world to (someone) v.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli/anlamlı olmak mean the world to (someone) v.
(bir şeyle) çok ilgilenmek/meşgul olmak be down with (something) v.
(bir şey için) çok heyecanlı olmak be keen about v.
(bir şey) olarak çok deneyimi/tecrübesi olmak know what it is to be (something) v.
inanılması çok güç/imkansız olmak beggar belief v.
anlatılması çok güç/imkansız olmak beggar belief v.
tarif edilmesi çok güç/imkansız olmak beggar belief v.
inanılması çok güç/imkansız olmak beggar description v.
anlatılması çok güç/imkansız olmak beggar description v.
tarif edilmesi çok güç/imkansız olmak beggar description v.
bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok heyecanlı olmak be there with bells on v.
bir yere gitmek/bir olaya katılmak için çok istekli olmak be there with bells on v.
çok/sürekli aktif olmak not let the grass grow beneath (one's) feet v.
yeniden sapasağlam/çok sağlıklı olmak get (oneself) into the best of health v.
(iki şey) arasında çok ince bir çizgide olmak/yürümek tread a fine line between (something) v.
(iki şey) arasında çok ince bir çizgide olmak/yürümek tread a thin line between (something) v.
birden çok işi yapabilecek yetenekte olmak have broad shoulders v.
harcayacak çok parası/zamanı olmak have (something) to burn v.
çok parası/zamanı/yeteneği olmak have (something) to burn v.
ihtiyacından çok parası/zamanı/yeri olmak have (something) to burn v.
harcayacak çok parası/zamanı olmak have something to burn v.
çok parası/zamanı/yeteneği olmak have something to burn v.
ihtiyacından çok parası/zamanı/yeri olmak have something to burn v.
mükemmel/çok iyi olmak be the business v.
bir olayda daha çok zarar gören olmak come by the worst v.
(birine) daha çok yardımcı olmak do all right by (one) v.
çok başarılı olmak come off with flying colors v.
çok başarılı olmak come through with flying colors v.
çok başarılı olmak come to (one's) kingdom v.
çok başarılı olmak come into (one's) kingdom v.
çok başarılı olmak come into (or to) your kingdom v.
bir şeyden en çok zarar gören olmak come by the worst v.
çok paraya mal olmak not come cheap v.
çok sağlıklı olmak get into the pink of condition [dated] v.
(argümanın, anlaşmanın) çok boşlukları olmak could drive a truck through (something) [us] v.
(argümanın, anlaşmanın) açık/zayıf noktası çok olmak could drive a truck through (something) [us] v.
(argümanın, anlaşmanın) çok boşlukları olmak can drive a truck through (something) [us] v.
(argümanın, anlaşmanın) açık/zayıf noktası çok olmak can drive a truck through (something) [us] v.
çok basit bir işi bile yapamayacak kadar beceriksiz/güçsüz olmak can't punch one's way out of a paper bag v.
artık çok geç olmak cast stones against the wind v.
çok sarhoş olmak whip the cat [obsolete] v.
çok zayıf olmak fold like a cheap suitcase v.
çok memnun olmak/hoşnut olmak be made up (about/with something) [uk] v.
çok hevesli/istekli/meraklı olmak be nutty about (someone or something) v.
çok hevesli/istekli/meraklı olmak be nutty about v.
çok da tın olmak not care a hang (about something) v.
çok da tın olmak not care a hang v.
çok da tın olmak not give a hang v.
çok da tın olmak not care two pins (about something) v.
çok da tın olmak not care two straws (about something) v.
çok da tın olmak not care two straws v.
çok yetenekli/hünerli olmak be all that v.
çok becerikli olmak be all that v.
çok zeki/çok akıllı olmak be all that v.
çok yakışıklı/güzel olmak be all that v.
anlaşılması çok güç olmak be over one's head v.
acısı/baharatı/alkolü çok olmak have a kick to it v.
anlaması çok güç olmak go over someone's head v.
anlaşılması çok güç olmak be one of life's great mysteries v.
anlaşılması çok güç olmak be another life's great mysteries v.
araları çok iyi olmak be as thick as thieves v.
bir şeyi yapmaya çok istekli olmak have fire in one's belly v.
bir şeye çok düşkün/meraklı/ilgili olmak be into something v.
bir şeyi yapmaya çok istekli olmak have fire in the belly v.
birisiyle konuşurken çok dikkatli olmak/diken üstünde durmak like walking/treading on eggshells v.
bir işte çok eski olmak be the grand old man of something v.
bir konuda edinmiş olduğu deneyimlerden ötürü çok bilgisi olmak know a thing or two v.
bir şeyi yapmaya çok alışkın olmak be second nature to v.
bir çok alanda yeteneği olmak have more than one string to one's fiddle v.
bir şey hakkında çok endişeli/heyecan içinde olmak pull one's hair out v.
bir şeye eli çok yatkın olmak be a dab hand v.
birine karşı çok kötü olmak be hard on v.
beklenilenden çok uzakta olmak/kalmak fall wide of the mark v.
bir işte çok kötü/beceriksiz olmak can’t do something for toffee v.
beklenilenden çok uzakta olmak/kalmak be wide of the mark v.
bir konuda çok tecrübeli olmak be an old hand v.
bir alanda çok becerikli olmak be an old hand v.
birinden çok daha iyi olmak be streets ahead of someone v.
birinden çok daha iyi olmak stand head and shoulders above someone v.
birinden çok daha üstün olmak be streets ahead of someone v.
birinden çok daha üstün olmak stand head and shoulders above someone v.
bir konu hakkında çok az bilgisi olmak write something on the back of a postage stamp v.
birinden/bir şeyden çok daha üstün olmak tower head and shoulders above v.
biriyle çok yakın ilişkiler içinde olmak live in someone's pocket v.
bir şeyde çok iyi olmak be a dab hand v.
bir şey için çok heyecanlı olmak be in a fever about something v.
bir çok alanda yeteneği olmak have more than one string to fiddle v.
bir şey hakkında çok endişeli/heyecan içinde olmak tear one's hair out v.
bir konu hakkında çok az bilgisi olmak fit something on the back of a postage stamp v.
bir şeyi çok iyi yapıyor/yapabiliyor olmak have down to a science v.
çok fazla şikayet etmek/şikayetçi olmak/mızmızlanmak protest too much v.
çok başarılı olmak go like a bomb v.
çok şanslı olmak bear a charmed life v.
çok ballı/talihli olmak have luck of the irish v.
çok şeye mal olmak cost somebody dear v.
çok pahalıya mal olmak cost an arm and a leg v.
çok yorgun olmak be bushed v.
çok sıkıcı olmak be as dull as dishwater v.
çok kolay olmak be a piece of cake v.
çok işi olmak be run off your feet v.
çok parası olmak not be short of a bob or two v.
çok başarılı olmak be flying high v.
çok şanslı olmak have all the luck v.
çok zamanı olmak have all the time in the world v.
çok pahalıya mal-olmak break the bank v.
çok yol almış olmak have come a long way v.
çok emin olmak bet one's life v.
çok sıkıcı olmak be as dull as ditchwater v.
çok sevinçli olmak be like a kid in a candy store v.
çok yoksul olmak not have two pennies to rub together v.
çok pahalıya mal olmak cost a king's ransom v.
çok sinirli olmak get hot under the collar v.
çok uzaktan belli olmak stand out a mile v.
çok korkak olmak have a yellow belly v.
çok bilgili olmak have something at one's fingertips v.
çok mutlu olmak be full of the joys of spring v.
çok kolay olmak be a piece of piss v.
çok yüksek yerlerde adamı olmak have a friend at court v.
çevresindekilerden çok ilerde olmak be before one's time v.
çok yoğun olmak have a lot on one's plate v.
çok mutlu olmak be as happy as a sandboy v.
çok hoşnut olmak purr like a cat v.
çok işi olmak be hard at it v.
çok endişeli olmak have one's heart in one's mouth v.
çok başarılı olmak bat a thousand v.
çok pahalı olmak cost a bomb v.
çok şanslı olmak have a charmed life v.
çok mutlu olmak be on top of the world v.
çok pahalıya mal olmak cost a pretty penny v.
çok yoğun olmak hardly have time to breathe v.
çok tutumlu olmak scrimp and save v.
çok değerli bir şeyin sahibi olmak be sitting on a gold mine v.
çok farklı olmak be a far cry from something v.
çok mutlu olmak be like a dog with two tails v.
çok sağlıklı olmak be in the pink of health v.
çok dürüst olmak be as honest as the day is long v.
çok bencil olmak think that the world revolves around oneself v.
çok meşgul olmak be tied up v.
çok başarılı olmak be on a tear v.
çok üzgün olmak feel down in the mouth v.
çok başarılı olmak make it to the top v.
çok başarılı olmak make it to the top v.
çok endişeli olmak be worried sick about v.
çok fakir/yoksul olmak be as poor as church mice v.
çok endişeli olmak be quaking in your boots v.
çok moda olmak be all the rage v.
çok sağlıklı olmak be in the pink of condition v.
çok yoğun olmak have too much on one's plate v.
çok meşgul/yoğun olmak be run off your feet v.
çok başarılı olmak ride high v.
çok geveze olmak can talk the hind legs off a donkey v.
çok başarılı olmak go great guns v.
çok memnun olmak purr like a cat v.
çok sayıda çocukları olmak keep the stork busy v.
çok hevesli olmak fall over backwards v.
çok mutlu olmak be in a transport of delight v.
çok zor bir durumda olmak be up against the wall v.
çok geveze olmak can talk the hind leg off a donkey v.
çok azimli olmak be bound and determined v.
çok üzgün olmak tear one's hair (out) v.
çok paraya mal olmak cost an arm and a leg v.
çok şanslı olmak lead a charmed life v.
çok emin olmak bet one's bottom dollar v.
çok hevesi olmak have one's heart in v.
çok işi olmak be rushed off your feet v.
çok popüler olmak go a bomb v.
çok yardımcı olmak go a long way to something v.
çok pahalıya mal olmak cost somebody a pretty penny v.
çok yorgun olmak feel like death warmed up v.
çok parası olmak have money to burn v.
çok sıkıcı olmak bore the pants off of someone v.
çok sabırlı olmak have the patience of job v.
çok sağlıklı olmak be as fit as a flea v.
çok büyük korku ve endişe içinde olmak be in fear and trembling v.
çok kızgın olmak be spitting feathers v.
çok gözde olmak go a bomb v.
çok sert olmak have a poker up one's ass v.
çok kısa bir rolü olmak walk on stage and off again v.
çok güçlü olmak be as tough as old boots v.
çok sayıda (olumlu) seçeneği olmak be spoiled for choice v.
çok mutlu olmak be in a transport of joy v.
çok mutlu olmak be over the moon v.
çok zor bir durumda olmak be up the creek without a paddle v.
çok yardımcı olmak go a long way toward something v.
çok başarılı olmak be batting a thousand v.
çok küstah/arsız olmak have a lot of nerve v.
çok yoğun olmak hum with activity v.
çok mutlu olmak be like a kid in a candy store v.
çok aptal olmak have a bad case of the simples v.
çok hoşnut olmak purr like a kitten v.
çok zengin olmak live high on the hog v.
çok zor bir durumda olmak be up shit creek without a paddle v.
çok sarhoş olmak be in one's cups v.
çok şanslı olmak live a charmed life v.
çok deneyimli olmak have a wise head on young shoulders v.
çok mutlu olmak be as happy as a clam v.
çok sıkı dost olmak be as thick as thieves v.
çok yorgun olmak be dead tired v.
çok şanslı olmak have the luck of the devil v.
çok meşgul olmak have a full plate v.
çok faal olmak hum with activity v.
çok büyük paraya mal olmak cost a real big chunk of change v.
çok nazik/kibar olmak be as gentle as a lamb v.
çok pahalı olmak break the bank v.
çok mutsuz olmak become sick at heart v.
çok başarılı olmak be riding high v.
çok uzaktan belli olmak stick out a mile v.
çok sinirli olmak tear one's hair (out) v.
çok fakir olmak be as poor as church mice v.
çok yaşlı olmak be long in the tooth v.
çok çirkin olmak be as ugly as sin v.
çok meşgul olmak have one's hands full v.
çok zengin olmak live high off the hog v.
çok nazik ve cömert olmak (mecazi) be all heart v.
çok meşgul olmak have a lot going on v.
çok mutlu olmak be on cloud nine v.
çok sayıda çocukları olmak keep the stork flying v.
çok sayıda (olumlu) seçeneği olmak be spoilt for choice v.
çok mutlu olmak be sitting on top of the world v.
çok heyecanlı olmak get the jitters v.
çok deneyimli olmak have been around the block v.
çok heyecanlı olmak be a bundle of nerves v.
çok meşgul olmak be hard at it v.
çok fakir olmak not having a pot to piss in nor a window to throw it out of v.
çok zeki olmak have a mind as sharp as a steel trap v.
çok yorgun olmak be lost in the bush v.
çok gönüllü olmak bend over backwards v.
çok önemli olmak loom large v.
çok yoğun/meşgul olmak hardly have time to think v.
çok meşgul olmak not have a minute to call your own v.
çok korkak olmak have a yellow streak down one's back v.
çok tutulacak olmak be onto a winner v.
çok sağlıklı olmak be in the best of health v.
çok korkmuş olmak be in fear and trembling v.
çok şanslı olmak have the devil’s own luck v.
çok etkili olmak work a treat v.
çok fakir olmak not have a pot to piss in v.
çok tembel olmak be bone idle (brit) v.
çok lezzetli olmak taste like more v.
çok yoğun olmak scarcely have time to breathe v.
çok gözde olmak go like a bomb v.
çok eğlenceli olmak/geçmek go with a swing v.
çok hevesli olmak bend over backwards v.
çok mutlu olmak be floating on air v.
çok cimri olmak scrimp and save v.
çok başarılı olmak go a bomb v.
çok katı olmak have a corncob up one's ass v.
çok meşgul olmak have too much on one's plate v.
çok küstah/arsız olmak take a lot of nerve v.
çok mutlu olmak be walking on air v.
çok hasta olmak feel like death warmed up v.
çok azimli olmak have fire in the belly v.
çok yaşlanmış olmak be over the hill v.
çok uzun süre/seneler sonra olacak olmak be light years away v.
çok sabırlı olmak have the patience of a saint v.
çok mutlu olmak be as happy as a clam (us) v.
çok içip sarhoş olmak belt the grape v.
çok zor bir durumda olmak be up the creek v.
çok geveze olmak can talk the legs off an iron pot v.
çok iyi niyetli olmak not to have a bad bone in one's body v.
çok mutlu/başarılı/güzel olmak be in all somebody's glory v.
çok mutlu olmak dance on air v.
çok gönüllü olmak fall over backwards v.
çok başarılı olmak have the world at one’s feet v.
çok yakında meydana gelecek olmak be in the air v.
çok riskli bir durumda olmak sit on a powder keg v.
çok yorgun olmak be punch-drunk v.
çok pahalıya mal olmak cost the earth v.
çok sıkıcı olmak be like watching paint dry v.
çok hasta olmak look like death warmed over v.
çok iyi durumda olmak live on the fat of the land v.
çok sıkıcı olmak be as interesting as watching paint dry v.