jump - Turkish English Dictionary
History

jump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "jump" in Turkish English Dictionary : 44 result(s)

English Turkish
Common Usage
jump v. sıçramak
jump v. zıplamak
jump v. atlamak
jump n. atlama
General
jump v. fırlamak
jump v. sevişmek
jump v. üzerinden atlamak
jump v. ilişkiye girmek
jump v. eğlenceli olmak
jump v. fırlamak (fiyat)
jump v. zıplatmak
jump v. kışkırtmak
jump v. ürkmek
jump v. atlatmak
jump v. hoplamak
jump v. fırlatmak
jump v. sıçratmak
jump v. zonklamak
jump v. atlamak
jump v. birdenbire yükselmek
jump v. (uçaktan) paraşütle atlamak
jump n. hoplama
jump n. fırlama
jump n. sıçrayış
jump n. artış
jump n. sıçrama
jump n. atlayış
jump n. geri tepme
jump n. fırlayış
jump n. zıplama
jump n. atılış
jump n. ani yükselme (parayla ilgili bir miktarda)
jump n. yükselme
jump n. kademe
Slang
jump sevişmek
jump ev yapımı içki
Technical
jump seyyar kablo
jump sıçramak
Computer
jump sıçra
jump atla
Telecom
jump atlamak
Automotive
jump düz kontak yapmak
jump takviye aküyle çalıştırmak
Sport
jump atlama

Meanings of "jump" with other terms in English Turkish Dictionary : 400 result(s)

English Turkish
General
jump to it v. elini çabuk tutmak
jump up and down v. hoplamak
make jump v. atlatmak
jump at something v. balıklama atlamak
jump from one thing to the other v. daldan dala konmak
jump over v. yüksekten atlamak
jump the queue v. kuyruktakilerin önüne geçmek
jump out of v. bir yerden dışarı atlamak
jump for joy v. göbek atmak
jump rope v. ip atlamak
jump the queue v. hakkı yokken sırada bekleyenlerin önüne geçmek
jump at something v. balıklama dalmak
jump at something v. dünden razı olmak
jump the track v. tren hattan çıkmak
jump for joy v. çok sevinmek
jump the gun v. aceleci davranmak
jump at v. fırsattan hemen faydalanmaya bakmak
jump up and down v. hoplayıp zıplamak
jump to one's feet v. ayağa fırlamak
jump the gun v. çok erken başlamak
jump through hoops v. karşılaşılan tüm engellerin üstesinden gelmek
jump a hurdle v. engelden atlamak
jump the gun v. başlanması gereken zamandan önce başlamak
jump the track v. tren raydan çıkmak
jump the queue v. kaynak yapmak
jump a train v. trene atlamak
jump on someone v. birini terslemek
jump over v. üstünden atlamak
jump through hoops v. çok sayıda engelle karşılaşmak
jump on v. saldırmak
jump at v. atlamak
jump on v. çıkışmak
jump one's bail v. kefalet altındayken duruşmaya gelmemek
jump off v. yüksekten atlamak
jump on someone v. birine çıkışmak
cause to jump v. sıçratmak
jump out of the frying pan into the fire v. yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
jump at the opportunity v. açıkgözlük etmek
jump around v. hoplayıp zıplamak
jump at a conclusion v. acele hüküm vermek
jump for joy v. zilsiz oynamak
jump for joy v. zevkten dört köşe olmak
jump for joy v. zil takıp oynamak
jump for joy v. zekten dört köşe olmak
jump for joy v. aşırı sevinmek
jump at a chance v. şans yakalamak
jump on the train v. trene atlamak
jump aboard the train v. trene atlamak
jump off a cliff v. uçurumdan atlamak
be for the high jump v. zılgıtı yemek
be for the high jump v. azar işitmek
wait to see which way the cat will jump v. yaş tahtaya basmamak
jump over v. -den atlamak
pole-jump v. sırıkla atlamak
jump at v. hemen kabul etmek
jump at v. can atmak
jump into the sea v. denize atlamak
jump over v. bir şeyin üzerinden atlamak
jump to the floor v. yere atlamak
jump out of an airplane with a parachute v. bir uçaktan paraşütle atlamak
jump-start v. aküsü bitmiş aracın motorunu takviye kablosuyla ya da vurdurmak suretiyle çalıştırmak
jump forward v. ileri doğru zıplamak
jump in the middle of the discussion v. tartışmanın ortasına dalmak
jump with enthusiasm v. coşkuyla zıplamak
jump with enthusiasm v. coşkuyla hoplayıp zıplamak
jump up high v. yükseğe zıplamak
jump-start v. hızlı başlatmak
jump-start v. hızlı başlamak
jump start v. hızlı başlatmak
jump out of a moving car v. hareket halindeki bir arabadan atlamak
jump back v. geriye atlamak
jump back v. geriye doğru zıplamak
jump into the pool v. havuza atlamak
jump the fence v. çitten atlamak
jump a red light v. kırmızı ışıkta geçmek
jump into the water v. suya atlamak
jump out of a window v. pencereden atlamak
jump out of the plane v. uçaktan atlamak
jump on the trampoline v. trambolin üzerinde zıplamak
jump on the trampoline v. trambolinde zıplamak
jump out of a plane v. uçaktan atlamak
ski jump n. kayakçının yaptığı atlama
long jump n. uzun atlama
making someone jump n. atlatma/zıplatma
jump up and down n. başlama noktası
ski jump n. kayakçının yaptığı sıçrama
the triple jump n. üç adım atlama
the high jump n. yüksek atlama
water jump n. su bendi
hydraulic jump n. hidrolik gergi
ski jump n. atlama tepesi
high jump n. yüksek atlama
making somebody jump n. atlatma
triple jump n. üç adım atlama
jump suit n. tulum
hydraulic jump n. su atlayışı
bungee jump n. bungee jumping
jump-start n. aküsü bitmiş motorun aküsünden başka bir motorun aküsüne tel bağlayarak aracı çalıştırma
jump instruction n. atlama komutu
jump cut n. (film) atlama
long jump tray n. uzun atlama tepsisi
jump start n. hızlı başlatma
jump-start n. hızlı başlatma
jump start n. hızlı başlangıç
jump-start n. hızlı başlangıç
jump! interj. hop
Phrasals
jump on üzerine binmek
jump at düşünmeden kabul etmek
jump at balıklama atlamak
jump around oradan oraya zıplamak
jump at someone birinin üzerine atlamak
jump across karşısına atlamak
jump across karşıya atlamak
jump from -den zıplamak
jump in 'nın içine zıplamak
jump up atlamak
jump up zıplamak
jump out at üstüne zıplamak
jump out of something -den zıplamak
jump out of bir şeyin dışına çıkmak
jump onto sıçramak
Colloquial
take a running jump yok ol
jump down one's throat boğazına sarılmak
take a running jump git başımdan
take a running jump defol git
jump down one's throat boğazını sıkmak
be for the high jump papara yemek
be for the high jump paylanmak
be for the high jump cezalandırmak üzere olmak
be for the high jump zılgıt yemek
be for the high jump azar yemek
go jump in the lake! defol git ve beni rahatsız etme!
jump in the car arabaya atlamak
jump someone birisine saldırmak
jump out the plane uçaktan atlamak
Idioms
jump ship gemiyi haber vermeden terketmek
jump at the opportunity açıkgözlük etmek
jump out of one's skin aklı başından gitmek
jump out of the frying pan into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
jump the track rayından çıkmak
jump down someone's throat birine veryansın etmek
jump through a hoop kul köle olmak
jump through hoops kul köle olmak
jump out of the frying-pan into the fire yağmurdan kaçıp doluya tutulmak
jump out of the frying pan in the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
jump down someone's throat veryansın etmek
jump down one's throat üstüne yürümek
jump the gun acele etmek
jump the gun herkesten önce hamle yapmak
jump the gun çok aceleci olmak
get the jump on one birinden önce davranmak
jump to it aşırı isteklilik göstermek
be for the high jump başı belaya girmek
be for the high jump ağır şekilde azarlanmaya uğramak
jump to it üzerine atlamak
jump to it balıklama dalmak
be for the high jump ağır cezaya uğramak
get the jump on one birinin önüne atlamak
jump to a conclusion düşünmeden girmek
jump on the bandwagon çoğunluğa katılmak
jump on the bandwagon sürüye uymak
jump on the bandwagon çoğunluğun görüşüne uymak
jump on the bandwagon iyi olan tarafa katılmak
jump out of one's skin korkuyla yerinden sıçramak
jump for joy sevinçten zıplamak
jump at the chance to do something sunulan fırsatı hiç düşünmeden kabul etmek
jump at the chance to do something fırsata balıklama atlamak
jump at the opportunity to do something sunulan fırsatı hiç düşünmeden kabul etmek
jump at the opportunity to do something fırsata balıklama atlamak
jump off the deep end over someone birine tutulmak
jump off the deep end over someone birine abayı yakmak
jump over the broomstick evlenmek
jump in with both feet bir işe balıklama dalmak
jump in with both feet dört elle sarılmak
jump out of the frying pan and into the fire yağmurdan kaçarken doluya tutulmak
jump to a conclusion balıklama dalmak
jump to a conclusion bilmeden/yeterince düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak
jump through hoops meşakkatlere katlanmak
one jump ahead (of someone) bir adım önünde
one jump ahead (of someone) bir adım önde
one jump ahead (of someone) bir adım ötesinde
jump in at the deep end balıklama atlamak
jump in at the deep end bir şeye hazırlık yapmadan başlamak
jump from the frying pan into the fire yağmurdan kaçıp doluya tutulmak
almost jump out of one's skin ödü kopmak
nearly jump out of one's skin ödü kopmak
nearly jump out of one's skin aklı başından gitmek
almost jump out of one's skin aklı başından gitmek
jump the gun erken/hatalı çıkış yapmak
jump the gun (başlanması gereken zamandan) önce harekete geçmek
jump the gun başlanması gereken zamandan önce başlamak
jump clear of something son anda atlamak/zıplamak/çekilmek
jump to conclusions anlamadan hüküm vermek
jump to conclusions alelacele fikir beyan etmek
jump to conclusions anlamadan yargıda bulunmak
jump to conclusions yeterince bilmeden/düşünmeden hemen bir sonuca/karara varmak
have the jump on erken davranmak
get the jump on erken davranmak
jump into the fray tartışmaya katılmak
jump into the fray kavgaya katılmak/karışmak
jump in feet first bir işe balıklama dalmak
get the jump on somebody (birinden) önce/erken davranmak
get a jump on somebody (birinden) önce/erken davranmak
a hop, skip, and a jump çok kısa mesafe
a hop, skip, and a jump birkaç adım mesafe/mesafede
be for the high jump gününü görmek
get a/the jump on somebody (rakibine karşı) avantajlı olmak
be for the high jump canına okunmak
a quantum jump büyük bir gelişme
be for the high jump ağzının payını almak
be for the high jump topun ağzında olmak
jump on somebody birini eleştirmek
jump down someone's throat birini eleştirmek
jump all over somebody birini eleştirmek
jump down someone's throat birini haşlamak
go/jump through hoops badireler atlatmak
jump on someone birini azarlamak
jump on somebody birini azarlamak
jump all over someone birini haşlamak
jump all over someone birini azarlamak
jump on someone birini haşlamak
jump all over somebody birini azarlamak
jump on someone birini eleştirmek
jump down someone's throat birini azarlamak
jump all over somebody birini haşlamak
go/jump through hoops badirelerden geçmek
jump all over someone birini eleştirmek
jump on somebody birini haşlamak
jump clear of something (kamyon/otobüsün) bir şeyin önünden çekilmek
jump at the chance fırsata balıklama atlamak
jump ship işi bırakmak
jump at the opportunity fırsata balıklama atlamak
jump ship görevi terk etmek
jump ship görevi bırakmak
jump the queue kuyruğa kaynak yapmak
one jump ahead (of someone or something) bir adım ötesinde
one jump ahead (of someone or something) bir adım ötede
almost jump out of one's skin yüreği ağzına gelmek
jump off the deep end küplere binmek
jump off the deep end kendini fena halde kaptırmak
jump off the deep end gözü kapalı girişmek
almost jump out of one's skin ödü patlamak
nearly jump out of one's skin yüreği ağzına gelmek
nearly jump out of one's skin ödü patlamak
a quantum jump çok önemli bir gelişme
wait for the cat to jump olayların gelişimine göre temkinli hareket etmek
jump on the bandwagon modaya uymak
Speaking
jump with me zıpla benimle
jump with me atla benimle
Slang
jump ball askıda kalmış
jump the gun çok erken başlamak (ticaret hayatına vb)
go jump in a lake! defol git!
go jump in the lake! git başımdan!
go jump in a lake! git başımdan!
go jump in the lake! defol git!
take a running jump in the lake git başımdan
take a running jump in the lake defol git
take a running jump in the lake kaybol
go take a running jump! defol git!
go take a running jump! git başımdan!
go take a running jump! bas git!
jump the broom (bir mahkumun diğeri le) evlenmek
jump out boys ekip (özellikle bir operasyonda olan emniyet elemanları)
jump out boys cezaevi avlusunda güvenliği sağlamakla görevli olan ekip
jump someone's bones seks yapmak
jump someone's bones birini götürmek
jump someone's bones birinin üstüne atlamak
Trade/Economic
sales jump satışta fırlama
jump-start ekonomik bir durumu belli bir eylemle canlandırmak
Law
jump bail kefaletle serbest bırakılan birinin mahkeme huzuruna çıkmaması
Tourism
jump seat açılır kapanır koltuk
Technical
relative height of hydraulic jump yüzeysel sıçramanın göreceli yüksekliği
length of hydraulic jump hidrolik sıçrama uzunluğu
jump leads takviye kablosu
height of hydraulic jump hidrolik camp yüksekliği
mode jump mod atlaması
length of hydraulic jump yüzeysel sıçrama uzunluğu
unconditional jump instruction koşulsuz atlama komutu
drowned hydraulic jump batmış hidrolik sıçrama
unconditional jump koşulsuz atlama
weak jump zayıf sıçrama
weak jump güçsüz sıçrama
submerged jump batık camp
strong jump kuvvetli sıçrama
length of hydraulic jump hidrolik camp uzunluğu
undular jump dalgalanmalı sıçrama
relative height of hydraulic jump hidrolik sıçramanın izafi yüksekliği
undular jump ondüleli sıçrama
height of hydraulic jump hidrolik sıçrama yüksekliği
undular jump dalgalı sıçrama
jump starting takviye ile çalıştırma
hydraulic jump hidrolik sıçrama
height of hydraulic jump yüzeysel sıçrama yüksekliği
power jump güç kümesi
unconditional jump koşulsuz dallanma
jump frequency sıçrama sıklığı
jump phenomenon atlama olayı (kontrol mühendisliği)
Computer
conditional jump koşullu atlama
good jump iyi sıçrama
hypertext jump hipermetin atlaması
jump term atlama terimi
jump to sıçra
jump term help atlama terimi
unconditional jump instruction koşulsuz atlama komutu
unconditional jump koşulsuz atlama
unconditional jump koşulsuz dallanma
Informatics
unconditional jump koşulsuz atlama
jump instruction atlama komutu
hypertext jump bağlantılı metinde atlama
hypertext jump üstmetinden atlama
jump instruction zıplama komutu
Telecom
jump cut atlamanın kesilmesi
hypertext jump bağlantılı metinde atlama
hypertext jump üst metinden atlama
Electric
jump instruction atlama talimatı
mode jump mod atlaması
Woodworking
jump saw kereste boy bıçkısı
Automotive
jump seat straponten
jump start atlama ile çalıştırma
jump start takviyeyle çalıştırma
jump seat straponten
jump start hatalı çıkış
jump start takviye aküyle çalıştırma
jump-starter akü takviyesi
lithium polymer jump starter lityum polimer akü takviyesi
Traffic
jump the traffic lights kırmızıda geçmek
jump the traffic lights ışıkları geçmek
jump the traffic lights kırmızı yanarken geçmek
jump the traffic lights trafik ışıklarını geçmek
Aeronautic
jump jet dikey kalkabilen jet uçağı
jump seat uçağın dolu olduğu uçuşlarda mürettebat için bulundurulan katlanılabilir fazladan koltuk
jump assistant paraşütle atlama görevlisi
parachute jump paraşütle atlayış
forced parachute jump mecburi paraşüt atlayışı
jump take-off sıçramalı kalkış
jump-jet dikine kalkabilen uçak
Marine
jump reel atlama makarası
hydraulic jump hidrolik sıçrama
Medical
jump bag ambulanstaki ilk yardım çantası
Statistics
jump matrix atlama matrisi
jump statistics atlama istatistiği
unconditional jump koşulsuz atlama
Physics
atomic jump frequency atom sıçrama sıklığı
atomic jump rate atom sıçrama hızı
atomic jump atom sıçraması
quantum jump nicem atlaması
quantum jump kuantum sıçraması
Botanic
johnny-jump-up hercai menekşe
Meteorology
pressure jump ani basınç yükselmesi
pressure jump ani basınç atlaması
Places
jump river wisconsin eyaletinde yerleşim yeri
Military
lateral jump yatay çıkış hatası açısı
combat jump muharebe atlayışı
static line jump otomatik atlayış
static line jump otomatik açma kordonlu atlama
free jump serbest paraşütle atlama
vertical jump dikey çıkış hatası açısı
angle of jump çıkış hatası açısı
jump off line taarruz çıkış hattı
conditional jump koşullu dallanma
jump off point atlama noktası
jump speed atlama hızı
jump area atlama sahası
static line jump bordaya bağlı paraşütle atlama
Sport
cat jump n. erken dönem yüksek atlama stili
salchow jump buz pateninde 6 sıçrama türünden biri olan bir sıçrama hareketi
broad jump uzun atlama
jump racing engelli koşu
the high jump yüksek atlama
high jump yüksek atlama
center jump hava atışı
long jump uzun atlama
final jump bitirme atlayışı
jump shoot sıçrayarak şut atmak
jump pass sıçrayarak pas vermek
jump shooter sıçrayarak atış yapan kimse
jump ball hava atışı
parachute jump paraşütle atlama
rhythmic jump ritmik sıçrama
triple jump üç adım atlama
trial jump deneme atlayışı
water jump su engeli
top loop jump ayak ucunda sıçrama
running broad jump koşarak yüksek atlama
squat jump toplu sıçrama
running long jump koşarak uzun atlama
high jump mat yüksek atlama minderi
pole jump sırıkla atlama
standing long jump uzun atlama
squat jump çömelerek sıçrama
Basketball
jump shot zıplayarak atılan şut
jump ball hava atışı
jump hook sıçrayarak hukşat
jump stop zıplayarak yapılan duruş tek zamanlı duruş
center jump hava atışı
jump ball cembol
Volleyball
jump serve smaç servis
Cinema
jump scare seyircileri aniden korkutmayı amaçlayan bir korku filmi taktiği
British Slang
jump off at edge hill (doğum kontrolü amacıyla) vajinanın dışına boşalmak
jump off at edge hill boşalmadan önce penisini geri çekmek