mean - Turkish English Dictionary
History

mean

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Meanings of "mean" in Turkish English Dictionary : 79 result(s)

English Turkish
Common Usage
mean v. demek istemek
mean v. kastetmek
mean v. anlamına gelmek
mean n. ortalama
mean n. orta
mean adj. alçak
mean adj. aşağılık
mean adj. adi
Irregular Verb
mean v. meant - meant
General
mean v. kastetmek
mean v. ifade etmek
mean v. demeye gelmek
mean v. niyetlenmek
mean v. amaçlamak
mean v. niyet etmek
mean v. demek
mean v. kurmak
mean v. tasarlamak
mean v. düşünmek
mean v. demek istemek
mean v. anlamına gelmek
mean v. demek olmak
mean v. anlam ifade etmek
mean v. istemek
mean v. anlamında olmak
mean v. ciddi olmak
mean adj. sefil
mean adj. ahlaksız
mean adj. değersiz
mean adj. utangaç
mean adj. orantılı
mean adj. tehlikeli
mean adj. kibritçi
mean adj. zor
mean adj. bayağı
mean adj. kötü davranan
mean adj. kötü (davranış)
mean adj. rezil
mean adj. şahsiyetsiz
mean adj. yoksul
mean adj. aşağı
mean adj. pinti
mean adj. vasat
mean adj. eli sıkı
mean adj. acımasız
mean adj. zalim
mean adj. keyifsiz
mean adj. huysuz
mean adj. kılıksız
mean adj. hasis
mean adj. vasati
mean adj. süfli
mean adj. pespaye
mean adj. kaba
mean adj. kanı bozuk
mean adj. kötü
mean adj. kubat
mean adj. keyifsiz
mean adj. rahatsız
Colloquial
mean adj. terbiyesiz
Idioms
mean adj. çok iyi
mean adj. muhteşem
mean adj. sağlam
mean adj. nefis
Slang
mean şahane
mean harika
mean mükemmel
Technical
mean iki şeyin ortası
mean anlamına gelmek
mean demek istemek
mean iki seyin ortası
mean demek olmak
mean ortalama
mean vasat
Construction
mean ortalama
Medical
mean ortalama gradiyent
Statistics
mean ortalama
Linguistics
mean ortalama
Meteorology
mean ortalama

Meanings of "mean" with other terms in English Turkish Dictionary : 500 result(s)

English Turkish
General
mean for v. hazırlamak (bir şeyi biri için)
mean business v. şaka yapmamak
mean well v. niyeti iyi olmak
mean everything to (me/him/her) v. çok şey ifade etmek
mean business v. niyetli olmak
come to mean v. anlamına gelmek
mean business v. ciddi olmak
mean for v. yapmak (bir şeyi biri için)
mean for v. yöneltmek (sözü birine)
mean business v. çok ciddi olmak
come to mean v. demeğe gelmek
not mean to do so v. böyle olsun istememek
not mean to do so v. böyle olmasını istememek
not mean to do so v. böyle yapmak istememek
not mean to do so v. öyle yapmak istememek
not mean to do so v. öyle olmasını istememek
not mean to do so v. öyle olsun istememek
mean more than (that) v. daha öte anlam taşımak
mean more than (that) v. daha öte bir anlam taşımak
mean something v. manidar olmak
mean a lot v. çok şey ifade etmek
golden mean n. ılımlılık
mean time clock n. ortalama zaman saati
mean value theorem n. ortalama değer teoremi
mean sea level n. orta deniz seviyesi
mean curvature n. ortalama eğrilik
mean sidereal time n. ortalama yıldız zamanı
mean reversion n. ortalamaya dönme
mean diameter n. ortalama çap
mean free time n. ortalama serbest zaman
mean sun n. ortalama güneş
mean sea level n. denizin kabarması ve çekilmesi seviyeleri ortasında kalan deniz seviyesi
mean daily temperature n. günlük ortalama sıcaklık
greenwich mean time n. greenwich ortalama zamanı
mean latitude n. ortalama enlem
mean time between failure n. arıza arası ortalama zaman
mean calorie n. ortalama kalori
mean square value n. ortalama kareler değeri
mean time to repair n. ortalama onarım zamanı
greenwich mean time n. milletlerarası saat
mean solar time n. ortalama güneş zamanı
mean height n. ortalama yükseklik
emotional mean n. duygusal ortalama
mean water level n. ortalama su düzeyi
mean depth n. ortalama derinlik
mean noon n. ortalama öğle
mean time n. ortalama zaman
mean distance n. ortalama uzaklık
mass mean diameter n. kütle ortalama çapı
mean anomaly n. ortalama anomali
mean effective pressure n. ortalama etkili basınç
mean stress n. ortalama gerilim
mean sea level n. ortalama deniz seviyesi
mean solar day n. ortalama güneş günü
mean velocity n. ortalama hız
mean pole n. ortalama kutup
mean temperature n. ortalama sıcaklık
geometric mean n. geometrik ortalama
golden mean n. ılım
golden mean n. itidal
mean-time clock n. ortalama zaman saati
weighted mean n. ağırlıklı ortalama
golden mean n. ölçülük
happy mean n. tam ortası
greenwich mean time n. greenwich saati
local mean time n. mahalli vasati zaman
mean of results n. sonuçların ortalaması
mean of results n. sonuç ortalaması
harmonic mean n. harmonik ortalama
mean age n. ortalama yaş
mean proportional adj. orta orantılı
mean-spirited adj. kötü kalpli
mean-spirited adj. kötü niyetli
mean-minded adj. zalim
mean-minded adj. kaba
mean-minded adj. anlayışsız
mean-minded adj. acımasız
mean-minded adj. insafsız
in the mean adv. bu arada
mean-spiritedly adv. kötü niyetli bir biçimde
Phrasals
mean something as something manasında/anlamında olmak
Phrases
no mean cook çok iyi bir aşçı
i mean şunu demek istiyorum ki
must not mean anlamına gelmemeli
don’t be mean, go green duyarsız olma, çevreci ol
do it like you mean it hakkını vererek yap
Proverb
treat them mean keep them keen seversen üzülürsün üzersen sevilirsin
treat them mean keep them keen ilgi gösterme ilgi duysun
Colloquial
wdym (what do you mean) ne demek istiyorsun?
mean business ciddi olmak
mean business niyeti ciddi olmak
mean business bir işi ciddiye almak
mean business bir işin üzerine ciddiyetle eğilmek
in the mean time bu arada
mean statement zehir zemberek açıklama
mean nothing hiçbir anlam ifade etmemek
really i mean it gerçekten samimi söylüyorum
well... /i mean that efendime söyleyeyim
Idioms
mean something v. bir şey ifade etmek
mean something v. bir anlama gelmek
mean something v. (biri için) değerli olmak
mean something v. (biri için) çok şey ifade etmek
mean all the world to somebody v. dünyalara değişmemek
mean all the world to somebody v. çok sevilmek
mean all the world to somebody v. her şeyden daha fazla sevilmek
mean all the world to somebody v. dünyalara bedel/değer olmak
mean all the world to somebody v. biri için çok kıymetli olmak
be/mean (all) the world to somebody v. dünyalara değişmemek
be/mean (all) the world to somebody v. çok sevmek
be/mean (all) the world to somebody v. her şeyden daha fazla sevmek
be/mean (all) the world to somebody v. dünyalara bedel/değer olmak
be/mean (all) the world to somebody v. biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak
be/mean (all) the world to somebody v. çok değer vermek
mean the world to (someone) v. dünyalara değişmemek
mean the world to (someone) v. çok sevmek
mean the world to (someone) v. her şeyden daha fazla sevmek
mean the world to (someone) v. dünyalara bedel/değer olmak
mean the world to (someone) v. biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak
mean the world to (someone) v. çok değer vermek
mean the world to (someone) v. dünya bir yana o bir yana
mean the world to (someone) v. minnettar olmak
mean the world to (someone) v. gönülden borçlu olmak
mean the world to (someone) v. çok teşekkür etmek
mean the world to (someone) v. dünyalara bedel/değer olmak
mean the world to (someone) v. biri için çok kıymetli/önemli/değerli/anlamlı olmak
do/mean something for the best v. iyi niyetle yapmak/söylemek
do/mean something for the best v. sonucu iyi/olumlu olur umuduyla yapmak/söylemek
do/mean something for the best v. sonucu iyi/olumlu olur niyetiyle yapmak/söylemek
do/mean something for the best v. iyi niyetli/olumlu düşünerek yapmak/söylemek
do/mean something for the best v. niyeti iyi olmak/kötü olmamak
do/mean something for the best v. iyi/olumlu sonuçlanmasını umarak yapmak/söylemek
mean (something) for the best v. iyi niyetle yapmak/söylemek
mean (something) for the best v. sonucu iyi/olumlu olur umuduyla yapmak/söylemek
mean (something) for the best v. sonucu iyi/olumlu olur niyetiyle yapmak/söylemek
mean (something) for the best v. iyi niyetli/olumlu düşünerek yapmak/söylemek
mean (something) for the best v. niyeti iyi olmak/kötü olmamak
mean (something) for the best v. iyi/olumlu sonuçlanmasını umarak yapmak/söylemek
a mean (something) adj. muhteşem
a mean (something) adj. sağlam
a mean (something) adj. nefis
a mean something adv. muhteşem
a mean something adv. başarılı
a mean something adv. sağlam
a mean something adv. nefis
no mean mükemmel
no mean harika
no mean çok iyi
the end justifies the mean sonuç yöntemin haklılığını ortaya koyar
mean well iyi niyet göstermek
mean well niyeti iyi olmak
mean all the world to dünyaya bedel olmak
golden mean orta yol
no mean feat büyük başarı
no mean feat büyük bir başarı
lean and mean kollarını sıvamış bekliyor
lean and mean sıkı bir çalışmaya hazır ve nazır
no mean something yabana atılmayacak (başarı vs)
mean no offense kötü (bir) niyeti olmamak
mean something special for someone birine özel anlam ifade etmek
no mean something yabana atılmayacak bir şey
no mean something hatırı sayılır bir şey
no mean something yabana atılacak bir şey değil
no mean yabana atılır değil
no mean yabana atılmayacak
run lean and mean verimli bir şekilde çalışmak
mean streak sert/haşin huy veya karakter
mean as a junkyard dog kavgacı
mean as a junkyard dog zalim
mean as a junkyard dog kindar
as mean as a junkyard dog kavgacı
as mean as a junkyard dog zalim
as mean as a junkyard dog kindar
Speaking
what does it mean bunun anlamı nedir
hope this doesn't mean something bad's going to happen hayırdır inşallah
you mean everything to me sen benim her şeyimsin
i mean what i say bu konuda ciddiyim
what does it mean? ne demek?
i mean yani
what i mean demek istediğim
what does it mean bu ne demek
what is this supposed to mean ne demek şimdi bu
what did you mean? ne demek istediniz?
what did you mean? ne demek istedin?
that's the sort of thing i mean böyle bir şey demek istiyorum
call me i mean it beni ara ama mutlaka
i mean yani anlayacağın
what do you mean ne demek istedin
what do you mean ne demek istiyorsun
you mean a lot benim için değerlisin
you mean a lot to me benim için değerlisin
who do you mean when you say you sen derken kimi kastediyorsun
who do you mean kimi kastediyorsun
you do not mean anything at all to me benim için (artık) hiçbir anlam ifade etmiyorsun
you mean nothing at all to me benim için (artık) hiçbir anlam ifade etmiyorsun
you know i didn't mean it onu kastetmediğimi biliyorsun
i didn't mean to do it bunu yapmak istemedim
i didn't mean to do it bunu yapmak istememiştim
I mean it söylediklerimde ciddiydim
I mean it ciddiyim
I mean it cidden
i didn't mean to say that ben öyle demek istemedim
i mean it doğru söylüyorum
I mean it! ciddiyim
what does that mean? bunun anlamı ne?
what does that mean? bu ne demek?
I think I know what you mean sanırım ne demek istediğini anlıyorum
i didn't mean to worry you seni endişelendirmek istememiştim
what do you mean you don't know? bilmiyorum da ne demek?
i don't mean to disrespect saygısızlık etmek istemedim
i didn't mean it böyle olmasını istemedim
it doesn't mean what you think anlamı düşündüğün gibi değil
you know what i mean ne demek istediğimi biliyorsun
why does it mean that? niye öyle bir anlama gelsin ki?
what do you mean? ne demek istiyorsun?
what's all that mean? tüm bunlar ne anlama geliyor?
I don't understand what you mean ne demek istediğini anlamıyorum
if you know what i mean demek istediğimi anlıyorsan eğer
why does it mean so much to you? bu senin için neden bu kadar önemli?
it doesn't mean a thing bir anlam ifade etmiyor
you mean this one? bunu mu kastediyorsun?
what is that supposed to mean? bu ne demek oluyor?
i didn't mean to bunu yapmak istememiştim
i didn’t mean to wake you seni uyandırmak istemedim
what do you mean? ne demek istiyorsunuz?
i can't say i know what you mean ne demek istediğini anladığımı pek söyleyemem
what's that supposed to mean? bu da ne demek oluyor?
do you know what i mean? ne demek istediğimi anladın mı?
we don't mean you any harm size zarar vermek niyetinde değiliz
what does your name mean? adının anlamı ne?
what does your name mean? isminin anlamı ne?
what does your name mean? adın/ismin ne anlama geliyor
what does your name mean? isminin anlamı nedir?
what does your name mean? adının anlamı nedir?
i mean it çok ciddiyim
we didn't mean it isteyerek yapmadık
you know what i mean! ne dediğimi anladın!
i didn't mean it that way o anlamda söylememiştim
that does not mean i'm going there bu oraya gideceğim anlamına gelmez
i don't know what you mean ne kastettiğini bilmiyorum
i have no idea what you mean ne dediğin hakkında hiçbir fikrim yok
d'you know what i mean? bilmem anlatabildim mi?
if you know what i mean bilmem anlatabiliyor muyum?
i don't mean to intrude burnumu sokmak istemem
what's that supposed to mean? bu da ne demek şimdi?
i don't mean today bugün demiyorum
just because you're older it doesn't mean you 're right yaşlısın diye haklı olman gerekmiyor
does that mean anything to you? bunun senin için bir anlamı var mı?
does this mean anything to you? bunun sizin için bir anlamı var mı?
does this mean anything to you? bu size bir şey ifade ediyor mu?
i know what you mean ne demek istediğini anlıyorum
i don't mean maybe! ciddiyim!
what you say one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediğin bir dakika sonrasını tutmuyor
what she says one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediği bir dakika sonrasını tutmuyor
what he says one minute doesn't mean anything the next bir dakika önce söylediği bir dakika sonrasını tutmuyor
let me explain what i mean izin verirseniz ne demek istediğimi açıklayayım
i don't mean to interrupt you sözünüzü kesmek istemem
i don't mean to make a comparison benzetmek/ karşılaştırmak gibi olması
it has to mean something bir anlamı olmalı
what do you mean? nasıl yani?
did you mean me? beni mi kastettin?
did he mean me? beni mi kastetti?
i didn't mean to make you wait sizi bekletmek istemezdim
i don't mean maybe! belki demiyorum!
you know what i mean? beni/dediğimi anlıyor musun?
do you know what i mean? beni/dediğimi anlıyor musun?
what do you mean by that? bununla ne demek istiyorsun?
what does that mean exactly? bu tam olarak ne anlama geliyor?
you can't mean that! hadi canım!
you can't mean that! yok daha neler!
i don't mean to complain amacım şikayet etmek değil
i didn't mean to eavesdrop kulak misafiri olmak istemezdim
i didn't mean to scare you seni korkutmak istememiştim
i didn't mean to offend anyone kimseyi incitmek istememiştim
i'm laughing but i don't mean it gülüyorum ama komik olduğundan değil
what do you mean exactly? tam olarak ne demek istiyorsun?
do you know what i mean? dediğimi anlıyor musun?
you know what i mean? dediğimi anlıyor musun?
what does this word mean? bu kelimenin/sözcüğün anlamı nedir?
what does this word mean? bu kelime/sözcük ne demek/ne anlama geliyor?
what do you mean you don't know? nasıl bilmiyorsun?
say what you mean ne demek istediğini söyle
i did not mean that onu kastetmedim
i did not mean that onu demek istemedim
i did not mean that o anlamda söylemedim
i did not mean that o anlamda demedim
i didn't mean that o anlamda söylemedim
i didn't mean that o anlamda demedim
i didn't mean that onu demek istemedim
i didn't mean that onu kastetmedim
that doesn't mean she doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean he doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean he doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean he doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmez
that doesn't mean she doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmiyor
that doesn't mean he doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmez
that doesn't mean she doesn't care bu onun umursamadığı anlamına gelmez
that doesn't mean she doesn't care bu onun aldırmadığı anlamına gelmez
i know what you mean ne demek istediğini anladım
i don't know what you mean ne demek istediğini anlamıyorum
i didn't mean to scare anybody kimseyi korkutmak istememiştim
i mean efendime söyleyeyim
i mean demek istiyorum ki
do you mean that in a good way? bunu iyi anlamda mı söylüyorsun?
what does that mean? bu ne demek oluyor?
what's that supposed to mean? ne demek şimdi bu?
i mean no disrespect saygısızlık etmek istemedim
what does your name mean? adınız ne anlama geliyor?
what does your name mean? ismin ne anlama geliyor?
what does your name mean? isminiz ne anlama geliyor?
what does your name mean? adın ne anlama geliyor?
I mean demek istedim
what on earth do you mean? ne diyorsun tanrı aşkına?
how do you mean? neyi kastediyorsunuz?
how do you mean? ne demek istiyorsunuz?
i didn't mean to get you involved in all this seni buna bulaştırmak istememiştim
i mean demek istediğim
you know what i mean neden bahsettiğimi biliyorsun
what do you mean what happened? ne demek ne oldu?
i mean no disrespect saygısızlık etmek istemiyorum
how do you mean? ne demek istiyorsun?
I mean demek istediğim
what I intended to say; what I mean demek istediğim
what does success mean to you? senin için başarının anlamı nedir?
what does success mean to you? başarı senin ne için ne anlam ifade ediyor?
what does success mean to you? başarı senin için ne anlama geliyor?
what does success mean to you? senin için başarı nedir?
what does success mean to you? senin için başarı neyi ifade ediyor?
what does success mean to you? senin için başarı ne anlama geliyor?
dreams mean opposite rüyaların tersi çıkar
you can't mean i̇t ciddi olamazsın
you are mean zalimsin
you are mean kötüsün
i don't mean it onu demek istemedim
i don't mean it bunu demek istemedim
what i mean is… demek istediğim şu ki
i didn't mean to upset you niyetim sizi üzmek değildi
I mean yani
ı didn't mean it bunu demek istemedim
hope this doesn't mean something bad's going to happen umarım bu bir şeylerin kötüye gideceğine işaret etmiyordur
Slang
as mean as cat's piss uyduruk
as mean as cat's piss adi
what the fuck do you mean? ne demek istiyorsun be?
whaddaya mean ne demek istedin
whaddaya mean ne demek istiyorsun
what the hell is that supposed to mean? bu da ne demek oluyor böyle?
what the fuck does that mean? bu da ne demek lan?
mean a hell of a lot to büyük anlam ifade etmek
not mean jack shit to anlam ifade etmemek
what the heck do you mean? ne demek istiyorsun be?
mean muggin ters ters bakmak
Trade/Economic
mean deviation ortalama sapma
mean values ortalama değerler
arithmetic mean basit ortalama
assumed mean farazi ortalama
harmonic mean harmonik ortalama
mean price ortalama fiyat
mean value ortalama değer
pecuniary mean ödeme vasıtası
root-mean-square error hataların ortalama kare kökü
quadratic mean kuadratik ortalama
unweighted mean tartısız ortalama
arithmetic mean formula aritmetik ortalama formülü
mean-end chain araç-sonuç zinciri
mean rank sıralar ortalaması
eat like you mean it (an advertisement slogan) dilediğin gibi ye
eat like you mean it (an advertisement slogan) istediğin gibi ye
Law
take to mean sonucuna varmak
take to mean çıkarım yapmak
take to mean anlam çıkarmak
take to mean varsaymak
Technical
mean water normal su
mean life atomun aktivitesini sürdürdüğü ortalama zaman
mean daily flow günlük ortalama akım
mean error ortalama hata
mean time between failure arızasız geçen ortalama süre
mean water line ortalama su seviyesi
root mean square value etkin değer
mean pressure ortalama basınç
mean value ortalama kıymet
mean repair time ortalama onarım zamanı
mean pressure orta basınç
mean annual evaporation senelik ortalama buharlaşma
harmonic mean harmonik ortalama
mean life ortalama hayat
mean annual evaparation yıllık ortalama buğulanma
mean deviation ortalama dağılma
mean sea level ortalama deniz düzeyi
mean temperature ortalama ısı
mean temperature difference ortalama sıcaklık farkı
mean piston speed ortalama piston hızı
mean ordinate method ortalama ordinat yöntemi
mean annual precipitation senelik ortalama yağış
temporal mean velocity geçici ortalama hız
zero mean sıfır ortalamalı
mean annual precipitation yıllık ortalama yağış
mean annual runoff senelik ortalama yüzeysel akış
trimmed mean kırpılmış ortalama
mean stress ortalama gerileme
mean annual rain fall ortalama senelik yağış
mean range ortalama aralık
log mean temperature difference logarıtmik sıcaklık farkı
convergence in mean ortalama yakınsaklık
mean velocity curve ortalama sürat eğrisi
mean velocity ortalama sürat
harmonic mean uyumlu ortalama
mean pressure cylinder orta basınç silindiri
mean radiant temperature ortalama ışıma sıcaklığı
cauchy mean value theorem cauchy ortalama değer teoremi
mean radius ortalama yarıçap
cylinder mean pressure silindir ortalama basıncı
mean monthly temperature aylık ortalama sıcaklık
mean time to repair onarım için harcanan ortalama zaman
mean annual runoff yıllık ortalama yüzeysel akış
mean piston speed piston ortalama tıızı
mean water level normal su seviyesi
mean time to repair ortalama tamır süresi
brake mean effective pressure fren ortalama basıncı
arithmetic mean diameter aritmetik ortalama çapı
acceptable mean life onanır ortalama ömür
convergence in the mean ortalamada yakınsaklık
hydraulic mean depth hidrolik yarıçap
indicated mean effective pressure teorik ortalama etkili basınç
mean-square approximation ortalama karesel yaklaşıklama
mean square error ortalama karesel yanılgı
mean draft çekilen ortalama su miktarı
mean opinion score ortalama yargı değeri
mean stress ortalama gerilim
mean power ortalama güç
mean time between maintenance bakımlar arası ortalama süre
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
log mean temperature difference logaritmik sıcaklık farkı
mean time vasati güneş saati
mass mean diameter kütle ortalama çapı
mean sea level ortalama deniz seviyesi
mean temperature ortalama sıcaklık
mean strength ortalama dayanım
mean velocity ortalama hız
mean height ortalama boy
mean diameter ortalama çap
mean depth ortalama derinlik
mean water level ortalama su düzeyi
mean slope ortalama eğim
mean effective pressure ortalama etkili basınç
mean deviation ortalama sapma
mean calorie ortalama kalori
mean time between failures arızalar arası ortalama zaman
mean distance ortalama uzaklık
mean square convergence ortalama karesel yakınsaklık
mean value ortalama değer
root mean square ortalama karekök
mean solar day vasati güneş günü
mean strength ortalama kuvvet
mean access time ortalama erişim süresi
mean sun ortalama güneş
mean deviation ortalama inhiraf
mean angle ortalama açı
mean effective wind ortalama rüzgar sürati
mean aerodynamic chord ortalama aerodinamik veter
root mean square kare ortalamalarının kökü
mean time between failures arızalararası ortalama süre
mean relative molecular mass ortalama bağıl molekül kütlesi
mean time between failures bozulmalararası ortalama süre
electron mean free path elektron ortalama özgür gidimi
true mean gerçek ortalama
mean square deviation ortalama kare sapması
mean processing time ortalama işlem süresi
mean fatigue stress ortalama yorulma gerilimi
mean chords length ortalama kiriş uzunluğu
mean solar day ortalama güneş günü
mean life ortalama ömür
root mean-square length ortalama kare kök uzunluğu
mean free path ortalama gidim
mean square error ortalama karekök hatası
sample mean numune ortalaması
mean-field expression orta alan denklemi
coefficient of mean linear thermal expansion ortalama doğrusal termal uzama katsayısı
coefficient of mean linear thermal expansion ortalama lineer termal genleşme katsayısı
the mean relative molecular mass of the alkane monosulfonates alkan monosülfonatların ortalama bağıl molekül kütlesi
mean blading diameter ortalama kanat çapı
mean velocity of steam ortalama buhar hızı
mean speed ortalama hız
mean absolute deviation ortalama mutlak sapma
Computer
mean time to repair/restore ortalama onarım süresi
weighted mean ağırlıklı ortalama
root mean etkin değer
acceptable mean life onanır ortalama ömür
convergence in the mean ortalamada yakınsaklık
geometric mean geometrik ortalama
least mean squares en küçük ortalama kareler
mean time between failures aksamalar arası ortalama süre
mean power ortalama güç
mean value ortalama değer
mean time between maintenance bakımlar arası ortalama süre
mean square convergence ortalama karesel yakınsaklık
mean free path ortalama serbest yol
mean holding time ortalama meşguliyet süresi
mean opinion score ortalama yargı değeri
mean free time ortalama serbest süre
mean life ortalama ömür
mean time to repair ortalama tamir süresi